Anayasa Mahkemesi ‘ne Yapılacak Bireysel Başvuru’ya Dair Sık Sorulan Sorular

İlginizi Çekebilir

Anayasa Mahkemesi tarafından hazırlanan, Bireysel Başvuru’ya Dair Sık Sorulan Sorular klavuzu

Bireysel başvuru nedir?

Bireysel başvuru, herkesin Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden  Avrupa  İnsan  Hakları  Sözleşmesi  ve  buna  ek  Türkiye’nin  taraf  olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla başvurabileceği  bir  hak  arama  yoludur  (Anayasa’nın  148.  maddesinin  üçüncü  ve  dördüncü fıkraları, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası).

Bireysel başvuru nasıl yapılır?

Bireysel  başvuru, 6216  sayılı Kanun ve  Anayasa Mahkemesi  İçtüzüğü’nde (İçtüzük) gösterilen  kurallara  uygun  şekilde,  İçtüzük  ekinde  örneği  bulunan  ve  Mahkemenin  internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak ve resmî dilde yapılır (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (1), (2), (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları; İçtüzük’ün 59., 60., 61. maddeleri, 62. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 63. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları, 64. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları).

2.1. Başvuru formu hangi bilgileri içermelidir?

Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:
a) Başvurucunun adı,  soyadı,  vatandaşlık  numarası,  doğum  tarihi  ve  yeri,  uyruğu, cinsiyeti, mesleği ve adresi, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi
b) Başvurucu tüzel kişi ise unvanı, adresi ve tüzel kişiliği temsile yetkili kişinin kimlik bilgileri, varsa telefon numaraları ve elektronik posta adresi
c) Kanuni temsilcisi  ya  da  avukatı  varsa  kanuni  temsilcisinin  ya  da  avukatının  adı, mesleği ve adresi, varsa telefon numarası ve elektronik posta adresi
ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti
d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü açıklamalar
e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları
f) Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar
g) Başvuru yollarının tüketildiği veya başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih
ğ) Başvuru, mazeret nedeniyle süresi içinde yapılamamışsa buna dair açıklamalar
h) Başvurucunun talepleri
ı) Başvurucunun Anayasa Mahkemesi önünde devam eden bir başka başvurusu varsa numarası
i) Başvurucunun varsa kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması talebi ve bunun gerekçeleri
j) Başvurucunun kısa  mesaj  (SMS)  veya  elektronik  posta  yoluyla  bilgilendirme yapılmasını isteyip istemediği
k) Başvurucunun varsa avukatının ya da kanuni temsilcisinin imzaları
Başvurucunun  adresinde  veya  başvuruyla  ilgili  koşullarda  herhangi  bir  değişiklik meydana geldiğinde bunu Anayasa Mahkemesine bildirmesi zorunludur (6216 sayılı Kanun’un 47.maddesinin (3) numaralı fıkrası; İçtüzük’ün 59. maddesinin (1), (2) ve (5) numaralı fıkraları ve 47. Maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları).

2.2. Başvuru formuna hangi belgelerin eklenmesi gerekir?

Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylı örnekleri eklenir:
a) Kanuni  temsilci  veya  avukat  vasıtasıyla  takip  edilen  başvurularda  başvurucuyu temsile yetkili olunduğuna dair belge
b) Harcın ödendiğine dair belge
c) Nüfus cüzdanı örneği, başvurucu yabancı ise geçerli kimlik belgesi ç)   Tüzel kişilerde tüzel kişiliği yetkili olunduğuna dair belge
d) Nihai karar ya da işlem tebliğ edilmişse tebellüğ belgesi
e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri
f) Tazminat talebi varsa uğranılan zarar ve buna ilişkin belgeler
g) Başvuru, süresinde yapılamamışsa varsa mazereti ispatlayan belgeler
Başvurucu, ihlal iddiasına dayanak gösterdiği İçtüzük’ün 59. maddesinin (3) numaralı fıkrasındaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunun gerekçelerini belirtir. Anayasa Mahkemesi gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri resen toplar (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları; İçtüzük’ün 59. maddesinin (1), (3) ve (4) numaralı fıkraları ve 60. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları).

2.3. Bireysel başvuru formu nereden temin edilebilir?

Başvurular, İçtüzük ekinde örneği bulunan ve Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde yayımlanan başvuru formu kullanılarak yapılır (İçtüzük’ün 59. maddesinin (1) numaralı fıkrası).

2.4. Bireysel başvuru yapmak için nereye müracaat edilebilir?

Bireysel başvurular, Anayasa Mahkemesine doğrudan müracaatla ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (1) numaralı fıkrası, İçtüzük’ün 63. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları).

2.5. Bireysel başvurunun bizzat yapılması zorunlu mudur?

Bireysel başvuru bizzat başvurucu, kanuni temsilcisi ya da avukatı tarafından yapılabilir. Avukat veya kanuni temsilci aracılığıyla yapılan başvurularda temsile dair yetki belgesinin sunulması zorunludur (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, İçtüzük’ün 61. maddesinin (1) numaralı fıkrası).

2.6. Anayasa Mahkemesi önünde başvurucuyu kimler temsil edebilir?

Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda başvurucuyu kanuni temsilcisi ya da avukatı temsil edebilir (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, İçtüzük’ün 61. maddesinin (1) numaralı fıkrası).

2.7. Bireysel başvuruda bulunmak için avukat tutmak zorunlu mudur?

Bireysel başvuruda bulunulurken ya da başvurunun incelenme sürecinde avukat tutmak zorunlu değildir.

2.8. Başvuru   tarihinden   sonra   başvuruya  ilişkin   koşullarda   meydana   gelen değişikliklerin bildirilmesi zorunlu mudur?

Başvurucuların adreslerinde veya başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde bunu Anayasa Mahkemesine bildirmeleri zorunludur (İçtüzük’ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrası).

2.9. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulmasını talep etme hakkı var mıdır?

Başvurucu  gerekçesini  belirtmek  kaydıyla  kamuya  açık  belgelerde  kimliğinin  gizli tutulmasını talep edebilir (İçtüzük’ün 59. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (i) bendi).

2.10. Bireysel başvuru harca tabi midir?

Bireysel başvurular harca tabidir (6216 sayılı Kanun 47. maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları, İçtüzük’ün 59. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) bendi, 62. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 63. maddesinin (2) numaralı fıkrası).

2.11. Bireysel   başvuru   harcını   ödeme gücünün   bulunmaması hâlinde adli yardımdan yararlanmak için ne yapılmalıdır?

Başvurucunun  adli  yardım  talebini  başvuru  formunda  açıkça  dile  getirmesi  ve  harcı ödeme imkânından yoksun bulunduğunu ispatlayan belgeleri forma eklemesi gerekmektedir. Adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için başvurucunun kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması ve aynı zamanda adli yardım talebinin açıkça dayanaksız olmaması gerekmektedir. Adli yardım talepleri, genel hükümlere göre başvuruların kabul edilebilirliği hakkında karar verecek  yargısal  organ  tarafından  hükme  bağlanır  (Mehmet  Şerif  Ay,  B.  No:  2012/1181,17/9/2013, § 23), (6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddeleri, İçtüzük’ün 62. maddesinin (2) numaralı fıkrası).

2.12. Başvuru formunun teslim edilebileceği yerler hangi işlemleri yapar?

Usulünce hazırlanan başvuru formu, harç tahsil makbuzuyla birlikte teslim edildiğinde başvurucu ya da temsilcisine alındı belgesi verilir ve bu tarih, başvurunun yapıldığı tarih olarak kabul edilir.
Mahkemeler ya da yurt dışı temsilciliklerine teslim edilen başvuru formu ve ekleri gerekli kayıt işlemleri yapılıp fiziki ve elektronik ortamda Anayasa Mahkemesine gönderilir. Dava ve diğer  yargılama  işlemlerinin  elektronik  ortamda  gerçekleştirildiği  hâllerde  Ulusal  Yargı  Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır (İçtüzük’ün 63. maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları).

2.13. Başvurunun durumu hakkında bilgilendirme yapılmakta mıdır?

Başvurunun kayda alındığı ve başvuru numarası Anayasa Mahkemesince başvurucuya bildirilmektedir. Daha sonra yapılacak yazışmalar, bildirilen bu başvuru numarası üzerinden yürütülür. Anayasa Mahkemesince adli yardım talebinin kabulü ya da reddi ile Komisyonlar ya da Bölümlerce  başvurunun  idari  yönden  reddine,  kısmen/tamamen  kabul  edilemezliğine  ya  da esasına ilişkin olarak verilen kararlar başvurucuya tebliğ edilir (İçtüzük’ün 59. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (j) bendi ve 63. maddesinin (2) numaralı fıkrası).

2.14. Bireysel  başvuru  formunda  ya  da eklerinde  eksiklik  bulunması hâlinde başvuru reddedilir mi?

Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline on beş günü geçmemek üzere bir süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir. Tespit edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde başvurunun reddine karar verilir  ve  bu  karar başvurucuya  tebliğ edilir.  Bu  karara  karşı  tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği kararlar kesindir (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (6) numaralı fıkrası, İçtüzük’ün 66. maddesi).

2.15. Bireysel başvuru yapıldığında başvuruya konu kamu gücü işleminin infazı ya da icrası durur mu?

Bireysel başvuru yapılması, kesinleşen kamu gücü işleminin icrası ya da infazını engelleyici bir etki doğurmadığı gibi kamu gücü işleminin icra/infaz edilebilirliği bireysel başvuru incelemesi süresince de devam eder. Bu hususun istisnası, Anayasa Mahkemesi tarafından bir tedbir kararı verilmesi hâlidir.

2.16. Başvuru ne zaman karara bağlanır, inceleme için belirli bir süre var mıdır?

Bireysel başvurular, geliş sırasına göre incelenerek karara bağlanır. Ancak Anayasa Mahkemesi, başvuruların konuları itibarıyla önemini ve aciliyetini gözönünde bulundurarak tespit ettiği   kriterler   çerçevesinde   farklı   bir   inceleme   sıralaması   belirleyebilir   (İçtüzük’ün   68. maddesinin (1) numaralı fıkrası).

2.17. Bireysel başvuru yapıldıktan sonra başvurudan vazgeçilebilir mi?

Bireysel  başvuruda  bulunulduktan  sonra  başvurudan  feragat  edilebilir.  Başvurudan feragat edilmesi hâlinde düşme kararı verilir (6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (5) numaralı fıkrası, İçtüzük’ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ve (2) numaralı fıkrası).

2.18. Anayasa Mahkemesi ile yazışma usulü nasıldır?

Başvurucu, Anayasa Mahkemesi ile yazışmalarını İçtüzük’te belirlenen bireysel başvuru usulünü izleyerek yapmak zorundadır.
Başvurulara ilişkin bilgi, belge ve diğer her türlü talebin yazılı olarak yapılması gerekir. Duruşma, tanık dinlenmesi veya keşif esnasında yapılanlar hariç bu usule uyulmaksızın yapılan talepler dikkate alınmaz (İçtüzük’ün 69. maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları).

Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik şartları nelerdir?

3.1. Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi nedir?

Anayasa  Mahkemesi  bireysel  başvuru  incelemelerinin  konusu, Anayasa’da  güvence altına  alınmış  temel  hak  ve  özgürlüklerden  Avrupa İnsan  Hakları  Sözleşmesi  kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddialarıdır. Ancak yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan yapılan başvurular ile Anayasa Mahkemesi kararlarıyla Anayasa’nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler bireysel başvuru incelemelerinin kapsamı dışındadır (Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası, 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları).

3.2. Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesinin kişi bakımından yetkisi nedir?

Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel  ve  kişisel  bir  hakkı  doğrudan  etkilenenler  tarafından  yapılabilir.  Kamu  tüzel  kişileri bireysel başvuru  yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği  gerekçesiyle  bireysel  başvuruda  bulunabilir.  Yalnızca  Türk  vatandaşlarına  tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar bireysel başvuru yapamaz (Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası, 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 46. maddesi).

3.3. Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesinin yer bakımından yetkisi nedir?

Anayasa’nın 148. ve 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca işlem, eylem ya da ihmali  nedeniyle  bireysel  başvuruda  bulunulan  kamu  gücü  faaliyeti,  Türkiye  Cumhuriyeti devletine ait veya onun adına kullanılmış olmalıdır. Bu anlamda ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin  kamu  gücü  kullanan  organlarına  atfedilebilir  şekilde  gerçekleşmiş  temel  hak  ve özgürlük  ihlalleri  bireysel  başvuru  konusu  olabilir  (Ali  Kemal  Renklioğlu,  B.  No:  2012/171, 12/2/2013,   §   17).   Dolayısıyla   Anayasa   Mahkemesinin   yer   bakımından   yetkisi,   Türkiye Cumhuriyeti devletine ait veya onun adına kullanılmış kamu gücü faaliyetinin etki alanına göre belirlenir.

3.4. Bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi nedir?

Anayasa Mahkemesi 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler (Anayasa’nın geçici 18. maddesinin yedinci fıkrası,6216 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası).

3.5. Bireysel başvuru ne kadar süre içinde yapılmalıdır?

Bireysel  başvurunun  başvuru  yollarının  tüketildiği  tarihten,  başvuru  yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası, İçtüzük’ün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası).
Bireysel başvuru yapılırken mevzuata ilişkin yukarıdaki bilgilerle yetinilmemesi, başvuru süresine   ilişkin   Anayasa   Mahkemesinin   içtihatlarının   dikkate   alınması   önemle   tavsiye edilmektedir. Mahkemenin içtihadına Kararlar Bilgi Bankası’ndan (www.kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/) ulaşılabilir.

3.5.1. Haklı mazeret bireysel başvuru süresini uzatır mı?

Mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde bireysel başvuruda   bulunamayanlar,   mazeretin   kalktığı  tarihten   itibaren   on   beş   gün   içinde   ve mazeretlerini belgeleyen delillerle Anayasa Mahkemesine başvurabilirler. Anayasa Mahkemesi, öncelikle  başvurucunun  ve  mazeretinin  geçerli  görülüp  görülmediğini  inceleyerek  mazereti kabul eder veya reddeder (6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası , İçtüzük’ün 64. maddesinin (2) numaralı fıkrası).

3.6. İdari ve yargısal başvuru yollarını tüketmek ne anlama gelir?

İdari ve yargısal başvuru yollarını tüketmek; ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem  ya  da  ihmal  için  kanunda öngörülmüş  idari  ve yargısal  başvuru  yollarının  tamamının bireysel  başvuru  yapılmadan önce  tüketilmesi  anlamına  gelir  (Anayasa’nın  148.  maddesinin üçüncü fıkrası, 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası).

3.7. Hangi hâllerde başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar verilir?

Anayasa Mahkemesi, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.
Anayasa Mahkemesi  şu  dört  nedenden  birinin  varlığını  saptadığı  takdirde başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez bulmaktadır (Kürşat Eyol, B. No:2012/665, 13/6/2013, § 20).
a) İhlal iddialarının temellendirilememesi (temellendirilememiş şikâyet) (Sabah Yıldızı Radyo  ve  Televizyon  Yayın  İletişim  Reklam  Sanayi  ve  Ticaret  Anonim  Şirketi [GK],  B.  No: 2014/12727, 25/5/2017, §§ 19-21)
b) İddiaların salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olması (kanun yolu şikâyeti) (Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası, 6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrası)
c) Başvurunun karmaşık  veya  zorlama  şikâyetlerden  ibaret  olması  (karmaşık  veya zorlama şikâyet) (İrfan Sarı, B. No: 2014/1397, 30/6/2014, § 26)
d) Temel haklara yönelik bir müdahalenin olmaması veya müdahalenin meşru olduğunun açık olması (bir ihlalin olmadığının açık olduğu şikâyet) (Sulhiye Arzu Saraç, B. No: 2014/12114, 13/9/2017, §§ 63, 64; Asım Yönemli ve diğerleri, B. No: 2014/8591, 6/4/2017, § 41; Abdullah Baybaşin, B. No: 2014/5161, 20/9/2017, §§ 50, 51; Cemal Duğan, B. No: 2014/19308, 15/2/2017, § 47-49, §§ 59-60; Veysel Kara, B. No: 2014/12139, 5/10/2017, §§ 53, 54; Arzu Ekici Tireki, B.No: 2014/13942, 5/10/2017, §§ 23, 24)

3.8. Anayasal önem kriteri nasıl uygulanmaktadır?

Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın uygulanması, yorumlanması veya temel hakların kapsamının  ve  sınırlarının  belirlenmesi  açısından  önem  taşımayan,  başvurucunun  önemli  bir zarara uğramadığı başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir (6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası; K.V. [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, § 54).

Mükerrer bireysel başvuru yapıldığı tespit edilirse ne şekilde karar verilir?

Bir başvuru incelenmekte iken ya da neticelendikten sonra aynı olay, olgu ve ihlal iddialarına dayanılarak yeni bir başvuru yapılması hâlinde mükerrer başvuru yapılmış olur. Bu hâlde  yukarıda  anılan  usul  kuralları  gereği  bireysel  başvurunun  mükerrer  başvuru  olması nedeniyle reddine hükmedilir (6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası; 6100 sayılı Kanun’un 114. ve 115. maddeleri; Türkiye İş Bankası A.Ş. Şubeleri, B. No: 2015/356,22/9/2016, §§ 22-28).

Hangi hâllerde bireysel başvuru hakkı kötüye kullanılmış olur?

İstismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarda bulunulması hâlinde başvurucunun bireysel başvuru hakkını kötüye kullandığı kabul edilir. Bireysel başvuru hakkının açıkça kötüye kullanıldığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve başvurucu aleyhine -yargılama giderlerinin dışında- ayrıca disiplin para cezasına hükmedilebilir (6216 sayılı Kanun’un maddesi, İçtüzük’ün 83. maddesi).

Hangi hâllerde başvurunun düşmesine karar verilir?

Başvurucunun davadan açıkça feragat etmesi, davasını takipsiz bıraktığının anlaşılması, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması, Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi  durumlarında  düşme  kararı  verilir  (6216  sayılı  Kanun’un  50.  maddesinin  (5) numaralı fıkrası, İçtüzük’ün 80. maddesi).

Bireysel başvuru Anayasa Mahkemesinin hangi organları  tarafından incelenmektedir?

Anayasa Mahkemesinde bireysel başvurular iki Bölüm, bu bölümlere bağlı Komisyonlar ve  Genel  Kurul  tarafından  incelenmektedir  (Anayasa’nın 149.  maddesinin  birinci,  ikinci  ve beşinci fıkraları; 6216 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (ç) ve (g) bentleri; İçtüzük’ün 3. maddesinin (ğ) ve (p) bentleri).

7.1. Komisyonların görevi ve yetkisi nedir?

Komisyonlar ikişer üyeden oluşur. Kabul edilebilirlik incelemesi Komisyonlarca yapılır. Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oybirliği ile karar verilen başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verilir. Oybirliği sağlanamayan başvurular ise Bölümlere sevk edilir. Kabul edilebilirliğine karar verilen bireysel başvuruların esas incelemesi Bölümler tarafından yapılır.
Komisyonlar; önlerindeki bir başvurunun Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsam ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşıyıp taşımadığının, başvurucunun önemli bir zarara uğrayıp uğramadığının tespiti ve başvurunun çözümünün bir ilke kararını gerektirmesi veya alınacak kararın Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş başka bir karar ile çelişebilecek nitelikte olması hâllerinde kabul edilebilirlik hususunu karara bağlamadan başvuruyu ilgili Bölüme gönderir.
Süresinde  yapılmayan,  İçtüzük’ün  59.  ve  60.  maddelerdeki  şekil  şartlarına  uygun olmayan ve tespit edilen eksiklikleri verilen kesin sürelerde tamamlanmayan başvuruların Komisyonlar Başraportörü tarafından reddine karar verilir ve bu karar başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği kararlar kesindir (6216 sayılı Kanun’un 22. maddesi, 48. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları; İçtüzük’ün 33. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları, 62. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 64. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası, 73. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 80. maddesi, 83. maddesi).

7.2. Bölümlerin görevi ve yetkisi nedir?

Bölümler, bir başkanvekilinin başkanlığında yedi üyeden oluşur ve ilgili başkanvekili başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır; Komisyonlarca kabul edilebilirliğine karar verilmiş başvuruların esas incelemesini, kabul edilebilirliği hususu karara bağlanmak üzere sevk edilen başvuruların ise kabul edilebilirlik ve esas incelemesini yapar.
Bölümler, kabul edilebilirliğe ilişkin bir engelin varlığını tespit etmesi ya da bu durumun sonradan ortaya çıkması hâlinde incelemenin her aşamasında başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verebilir.
Bölümlerden birinin görülmekte olan bir başvuruya ilişkin olarak vereceği karar, Bölümlerin önceden vermiş olduğu bir kararla çelişirse ya da konunun niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görülürse ilgili Bölüm, dosyadan el çekebilir.
Komisyonlar arasındaki içtihat farklılıkları, bağlı oldukları Bölümler tarafından giderilir (6216 sayılı Kanun’un 22. maddesi, 49. maddesinin (1), (3) ve (5) numaralı fıkraları; İçtüzük’ün 28.maddesi, 62. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 73. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 74. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 75. maddesinin (1), (4) ve (5) numaralı fıkraları, 80. maddesi, 83. maddesi).

7.3. Genel Kurulun görevi ve yetkisi nedir?

Genel Kurul bireysel başvurulara ilişkin olarak Bölümlerin kararları arasında oluşmuş veya oluşabilecek farklılıkları gidermek, Bölümlerce Genel Kurula sevk edilen konuları karara bağlamakla görevli ve yetkilidir.
Bölümler arasındaki içtihat farklılıkları Genel Kurul tarafından karara bağlanır (6216 sayılı Kanun’un 21. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) ve (e) bentleri; İçtüzük’ün 25. maddesinin (d), (e), (f) ve (g) bentleri, 83. maddesi).

Anayasa Mahkemesi  bireysel başvuru  incelemesinde  hangi yollarla  bilgi  ve belge edinebilir?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları incelerken bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğine yönelik her türlü araştırma ve incelemeyi yapabilir; başvuruyla ilgili gerekli gördüğü bilgi, belge ve delilleri ilgililerden ister.
Anayasa Mahkemesi kendisine verilen görevlerin yerine getirilmesi sırasında yasama, yürütme, yargı organları, kamu idareleri, kamu görevlileri, bankalar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle doğrudan yazışmaya, bilgi ve belge istemeye, gerekli gördüğü her türlü belge, kayıt ve işlemi  incelemeye,  bilgi  almak  üzere  her  derece  ve  sınıftan  kamu  görevlileri  ile  ilgilileri çağırmaya, idare ve diğer tüzel kişilerden temsilci istemeye yetkilidir.
Başvurucu, ihlal iddiasına dayanak gösterdiği belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunun gerekçelerini belirtir. Anayasa Mahkemesi gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri resen toplar (6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (3) numaralı fıkrası, 62. maddesi; İçtüzük’ün 59. maddesinin (4) numaralı fıkrası ve 70. maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları).

8.1. Bireysel başvuru incelemesinde duruşma yapılması, tanık ve uzman dinlenmesi ve keşif yapılması mümkün müdür?

Bireysel başvuru incelemesinde duruşma yapılması, tanık ve uzman dinlenmesi ve keşif yapılması 6216 sayılı Kanun ile İçtüzük’te öngörülen şartlar altında mümkündür (6216 sayılı Kanun’un 26. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları, 49. maddesinin (4) numaralı fıkrası, 62. maddesinin (3) numaralı fıkrası; İçtüzük’ün 38. maddesinin (1) ve (8) numaralı fıkraları, 69. maddesinin (3) numaralı fıkrası, 74. maddesi).

Esas  incelemesi  sonucunda  bir temel  hakkın  ihlal  edildiği  tespit  edildiğinde Anayasa Mahkemesi hangi kararları alabilir?

İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
İhlalin bir mahkeme kararından kaynaklandığı tespit edilirse:
a) İhlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderi  İlgili  mahkeme,  ihlal  kararında  açıklanan  ihlali  ve  sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapar ve mümkünse dosya üzerinden ivedilikle karar verir.
b) Yapılan inceleme sonunda, başvurucunun bir hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi hâlinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı takdirde başvurucu lehine uygun bir tazminata hükmedilebilir.
c) Tazminat miktarının tespitinin, daha ayrıntılı bir incelemeyi gerektirmesi hâlinde, bu konu karara bağlanmaksızın genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. (6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları, İçtüzük’ün 79. maddesi).

Bireysel başvuru incelemesinde verilen kararlar kesin midir?

Bireysel  başvuru  incelemesinde  Komisyonlar,  Bölümler  ve  Genel  Kurul  tarafından verilen kararlar kesindir. Ancak başvurunun süresinde yapılmadığı, 59. ve 60. maddelerdeki şekil şartlarına uygun olmadığı ve tespit edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde Komisyonlar Başraportörünce verilen başvurunun reddi kararlarına karşı Komisyonlara itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği kararlar kesindir (6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (4) numaralı fıkrası, 66 maddesinin (1) numaralı fıkrası; İçtüzük’ün 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası, 81. maddesinin (3) numaralı fıkrası).

Bireysel başvuru kararları kimlere tebliğ edilir ve nerede yayımlanır?

Kararların imzalı asıl suretleri Anayasa Mahkemesi arşivinde saklanır. Kararların birer örneği başvurucuya, Adalet Bakanlığına ve diğer ilgililere tebliğ edilir.
Genel Kurul ve Bölüm kararlarının tümü ile Komisyon kararlarından kabul edilebilirlik açısından ilkesel önem taşıyanları Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde yayımlanır.
Genel Kurul ve Bölüm tarafından verilen pilot karar niteliğinde ya da içtihadın ortaya konulması  açısından  ilkesel  önemi  haiz  kararlar  Resmî  Gazete’de  yayımlanır  (6216  sayılı Kanun’un  48.  maddesinin  (4)  numaralı  fıkrası,  50.  maddesinin  (3)  numaralı  fıkrası,  66. maddesinin (7) numaralı fıkrası; İçtüzük’ün 81. maddesinin (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları).

Bireysel başvuru sürecinde tedbir kararı verilebilir mi?

Bölümler tarafından esas incelemesi aşamasında, başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması halinde temel hakların korunması için zorunlu görülen tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir (6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası, İçtüzük’ün 73. maddesi).

12.1. Esas incelemesi aşamasından önce hangi yöntemle tedbir kararı verilebilir?

Tedbir  kararına  başvurulmaması  hâlinde  başvurucunun  yaşamına  ya  da  maddi  veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike ortaya çıkabilir. Bu husus, esas hakkında karar verilmeden önce resen ya da başvurucunun talebi üzerine anlaşılabilir. Anılan durumda Komisyonlarca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesi derhâl yapılarak tedbir hususu da karara bağlanmak üzere başvuru, ilgili Bölüme gönderilir (İçtüzük’ün 73. maddesinin (2) numaralı fıkrası). Ciddi bir tehlikenin mevcut olmadığı anlaşıldığında ise ilgili Komisyon tarafından dosyanın Bölüme gönderilmesine yer olmadığına karar verilir.

12.2. Sınır dışı işlemlerine karşı yapılan başvurularda ciddi tehlikenin varlığı nasıl tespit edilir?

Anayasa Mahkemesi; sınır dışı işlemlerine karşı yapılan başvurularda, geri gönderilen ülkenin koşullarını dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle sınırlı kalmaksızın ulusal ve uluslararası
kuruluşların ve devletlerin düzenlemiş olduğu insan hakları raporlarından da yararlanmak suretiyle resen  araştırmaktadır.  Bununla  birlikte  kural  olarak  menşe  ülkede  karşılaşılabilecek  kişisel risklerin ve buna ilişkin somut bilgilerin başvurucular tarafından Anayasa Mahkemesine ayrıntılı şekilde sunulması gerekmektedir.

12.3. Ceza infaz kurumunda veya geri gönderme merkezinde sağlık durumu dikkate alınmaksızın tutulma iddiasıyla yapılan başvurularda ciddi tehlikenin varlığı nasıl tespit edilir?

Ceza infaz kurumunda veya geri gönderme merkezinde sağlık durumu dikkate alınmaksızın tutulma iddiasıyla yaptığı başvurularda başvurucunun sağlık hizmetlerine erişim imkânına sahip olup olmadığı ve bu yerlerde tutulmasının yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike oluşturup oluşturmadığı dikkate alınmaktadır.

Yorumlar

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

Kategoriden Daha Fazlası

Siteye Son Eklenenler

Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edilen İlk Paketinde Hangi Düzenlemeler Bulunuyor?

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda düzenlemeler içeren Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı...

Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin İlk Paketi Adalet Komisyonunda Kabul Edildi.

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda düzenlemeler içeren Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı...

Kıyı Kullanımı, Kıyı İşgali ve Sorunları

Kişisel menfaatler ile kamu yararının çatışmaya başladığı anda, merkezi idare ile mahalli idareler de bir biri...

Ecrimisil ve Uygulama Esasları

Ecrimisili, diğer tabiri ile haksız işgal tazminatını tanımlamak gerekirse; bir malın sahibi ve/veya idarenin izni bulunmaksızın...

Yıkım Kararları ve Uygulama Esasları

İdare tarafından alınan yıkım kararlarının konusu mülkiyettir.  Anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının konusunu oluşturması sebebiyle...

Taciz edildi, karakoldaki şikayetinde “Bir şey çıkmaz” denince durağa uyarı afişi astı.

İstanbul’da yaşayan Gülce Tokyol, Anadolu yakasındaki metronun Acıbadem çıkışında, halk arasında E-5 olarak bilinen D-100 karayolu üzerindeki otobüs...

Siyasal Tarih Vize Sınavı – Soru ve Cevapları – FSM Üniversitesi Hukuk Fakültesi – 2018-2019 Yılı

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2018-2019 öğretim yılı, Siyasal Tarih Vize Sınavı soru ve...

Avukatlık Hizmetlerinde KDV İndirimi

Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinin görev alanına giren davalar ve işler, vesayet davaları ve...