Belirli Süreli İş Sözleşmeleri

<< MAKALE BAŞLIKLARI

2. BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİNİN YAPILMASI

2.1. Sözleşmenin Yazılı Şekilde Yapılması

2.1.1. Kanundan Kaynaklanan Şekil Zorunluluğu

4857 sayılı İş Kanunu’nun belirli süreli iş sözleşmelerinin  şekline ilişkin birbirinden farklı iki düzenlemesi mevcuttur. Kanun’un 11.maddesi belirli süreli iş sözleşmelerini tanımlarken yazılı yapılması gerekliliğini zikretmektedir.

8.maddede ise süresi bir yıl ve daha uzun süreli olan belirli  süreli sözleşmelerin yazılı yapılması gerektiği ifade edilmektedir. Bahis konusu yapılan maddelerin süresi bir yıldan  daha kısa süreli iş sözleşmeleri bakımından  açık bir çelişki yarattığı kolayca görülmektedir.

Bilim Kurulu tarafından hazırlanan 4857 sayılı İş Kanunu’nu  tasarısında sadece bir yıl ve daha uzun süreli iş sözleşmeleri bakımından yazılı şekil şartı getirilmiş idi. 11.maddede yer alan yazılılık  unsuru TBMM’de yasalaştırma sürecinde eklenmiştir. Diğer deyişle; çelişki, TBMM görüşmeleri sırasında yapılan değişiklik nedeni ile oluşmuştur[23].

Süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli iş sözleşmelerinin şekil şar- tına tabi olduğu yönünden tartışma bulunmamaktadır. Farklı görüşler; süresi, bir yıldan daha kısa olan belirli iş sözleşmeleri ile ilgilidir. Doktrinde bir görüş; 8.maddeye üstünlük tanıyarak şekil şartının bir yıldan daha uzun süreli sözleşmeler açısından geçerli olduğunu ileri sürmektedir[24]. Aksinin kabulü halinde 8/II ve 8/III. fıkralarında  sayılan yükümlülüklerin anlamsız kalacağı belirtilmektedir[25].  Aksi görüş ise; 11.maddenin belirli  süreli sözleşmeler için özel olarak düzenlendiğini belirterek tüm belirli süreli iş sözleşmeleri bakımından yazılı şekil şartı konulduğunu savunmaktadır[26]. Kanaatimizce;  süresi bir yıldan  daha kısa olan belirli  iş sözleşmeleri bakımından da yazılı şekil şartının aranması doğru olacaktır. AB Yönergesi ve 4857  sayılı İş Kanunu’nun temel refleksi belirli süreli  iş sözleşmesi ile çalışan işçiyi korumak  yönündedir. Bu noktada, bir yıldan  kısa süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler bakımından menfi yönde bir fark yaratmamak gerekecektir.

Farklı görüşlerin bulunduğu bir diğer nokta ise kanunla öngörülen yazılı şekil şartının geçerlilik şartı mı yoksa ispat şartı mı olduğudur. Şekil şartının hukuki  niteliğinin  belirlenmesi, şekle aykırılık halinde gündeme gelecek yaptırımla ilgilidir. Bu nedenle konu ile ilgili açıklamalar aşağıdaki başlık altında yapılacaktır.

2.1.2. Yazılı Şekle Aykırılığın Hukuki Sonuçları

Yazılı şekil şartının geçerlilik şartı olarak kabulü  halinde  şekle uyulmamasının sonucu TBK.md.12 gereğince hükümsüzlüktür.  İş Kanunu, hükümsüzlük halinde  sözleşmenin ve ifa edilen edimlerin akıbeti ile ilgili bir düzenleme içermemektedir. Eski Borçlar Kanunu da bu konuda bir hüküm içermemekte idi. Bununla birlikte TBK. md. 394/III hükmü;  “Geçersizliği sonradan anlaşılan hizmet  sözleşmesi, hizmet ilişkisi ortadan kaldırılıncaya kadar, geçerli bir hizmet sözleşmesinin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur.” ifadeleri ile geçersizlik yaptırımının ileriye etkili olarak sonuç doğuracağını hükme bağlamıştır. TBK’nın yürürlüğe girmesinden önce doktrinde hâkim olan geçersizliğin ileriye etki doğuracağı yönündeki  görüş de bu şekilde yasal temele kavuşmuştur[27].

Yazılılık unsurunun geçerlilik şekli olduğunun kabulü halinde sözleşmenin sona ermesi gerektiği  de akla gelecektir. Buna karşılık İş Hukuku’nun temel gayelerinden biri sözleşmenin devamını sağlamaktır. Bu noktada; yazılı şeklin, sözleşmenin “belirliliğine” ilişkin olduğu ve şekle aykırılık halinde sözleşmenin belirsiz süreli sayılması gerektiği görüşü önem arz etmektedir[28]. Aynı yönde bir diğer görüş ise; objektif  koşulların  yokluğunda  sözleşmenin belirsiz süreliye dönüşmesinde olduğu gibi yazılı şeklin bulunmadığı hallerde de aynı yaptırımın 

gündeme gelmesini savunmaktadır[29]. Şöyle ki; objektif şartların bulunması belirli süreli iş sözleşmelerinin kurulabilmesi  için zorunlu bir unsurdur. Bu unsurun yokluğu ise sözleşmeleri geçersiz yapmamakta, belirsiz süreli sözleşmeye çevirmektedir. Bu doğrultuda aynı yaptırımın  yazılı şekil şartının yokluğunda da uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir[30].

Doktrinde yer alan diğer görüş; yazılı şekil şartını ispat şartı olarak ele almaktadır[31]. Yazılı şeklin geçerlilik şartı olarak kabul edilmesi halinde sözleşmenin ayakta tutulmasının  sağlanamayacağı; bu durumun  da işçi aleyhine olacağı belirtilmektedir. İş Kanunu’nun amaca uygun yorumunun da butlan yaptırımını desteklemeyeceği ifade edilerek bu şeklin ispata yönelik olarak konulduğu savunulmaktadır. Yazılı şekle uyulmadığı  iddiasının  aksi ispat edilemediği takdirde sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşme olarak kabul  edilecektir[32].

Doktrinde; yukarıda ele alınan sonuçlara ulaşan bir başka görüş de sözleşmenin tahvili görüşüdür. Bu görüş; geçersiz sözleşmenin, kanuni  şekle sahip sözleşmeye dönüşmesi gerektiğini savunmaktadır. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde şekil şartı aranmaması, sözleşmenin tahvil edilebilmesini  sağlamaktadır. Belirsiz süreli iş sözleşmesinin, tarafların  ulaşmak istediği gerçek amaç ve hukuki sonucu da doğuracağı dile getirilmektedir[33].

Yukarıda belirtilen  görüşlerin birlikte incelenmesi halinde esasen farklı yollardan aynı sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır[34]. İş Kanunu  ve AB 99/70 sayılı Yönergesi’nin  belirli  süreli iş sözleşmeleri ile çalışan işçileri koruma amacı, sözleşmenin sona ermesi yaptırımını desteklemeyecektir. Bu noktada; yaptırımın, katı biçimde  borçlar hukuku  prensiplerine  göre belirlenmesi iş hukukunun varlığını  ve amaçlarını göz ardı etmek de olacaktır.


[23]   Ekonomi, Münir.  (2007).  4857  sayılı Kanun Hükümlerine Göre  Belirli Süreli İş Sözleşmelerinin Şekil Yönünden Hukuka Uygunluğu (II/1). LEGAL İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, C.4 S.15, s.894 (Ekonomi, (II/1)) ; Güler, s.55; Bozkurt Gümrükçüoğlu, s.81-82. 1475 sayılı İş Kanunu’nun 9.maddesi de bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmeler bakımından yazılı şekil şartı öngörmektedir. Bu madde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 8.maddesi olarak muhafaza edilmiştir. Çelişkiyi ve ikiliği yaratan bu noktada 11. madde olarak ele alınabilecektir.

[24]   Güler, s.55; Aktay/ Arıcı/ Kaplan-Senyen, s.87; Çil, s.37; Ayan, s.454; Yiğit, Yusuf. (2012). Belirli Süreli İş Sözleşmesi Yapma Serbestisi ve Bu Serbestinin Sınırları. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. C.14 S.2, s.115.

[25]   Güler, s.55.

[26]   Çelik, Nuri/ Caniklioğlu, Nurşen/ Canbolat, Talat. (2015). İş Hukuku Dersleri. 28.Bası. İstanbul: Beta Yayınları, s.127-128; Güzel/ Özkaraca/ Ugan, s.546; Ekonomi(II/1), s.903.

[27]   Bozkurt Gümrükçüoğlu, s.89. [28]   Güler, s.56.

[29]   Ekonomi(II/1), s.904, Güzel/ Özkaraca/ Ugan, s.547-548. Yazarlar devamında; Fransız ve Alman hukuklarındaki yasal düzenlemeleri ele almaktadırlar. Belirtilen düzenlemelerde yazılı şekle aykırılığın yaptırımı belirsiz  süreli sözleşmeye dönüşmedir.

[30]   Ekonomi (II/1), s.904-905. [31]   Alpagut, s.22; Yiğit, s.119.

[32]   Alpagut, s.22-23.

[33]   Ayan, s.455-456; Bozkurt Gümrükçüoğlu, s.91.

Düşüncelerinizi duymaktan mutluluk duyarız

Yorumda Bulunun!

Yeni Üyelik Kaydı
İsim - Soyisim (gerekli)
Short Description
Long Description
Cinsiyet (gerekli)
Doğum Tarihi (gerekli)
Şehir
Meslek (gerekli)
Okunan/Bitirilen Hukuk Fakültesi (gerekli)
Hakkında

Üye hakkında, kısa, biyografik bilgi

Şifreyi Sıfırla