Bireysel Başvurularda “Açıkça Dayanaktan Yoksunluk” Kriterinin Anayasa Mahkemesi Tarafından Yorumu ve Uygulanması

3 dakikada okunabilir.


128
24 paylaşım, 128 points

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruların esası hakkında karar verilebilmesi, öncelikle, bu başvuruların kabul edilebilirlik koşullarını sağlamalarına bağlıdır. Bu koşullardan biri de, başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması gereğidir.

ÖZET: Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruların esası hakkında karar verilebilmesi, öncelikle, bu başvuruların kabul edilebilirlik koşullarını sağlamalarına bağlıdır. Bu koşullardan biri de, başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması gereğidir. Bu çalışmada, şu ana kadar Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlardan hareketle açıkça dayanaktan yoksunlukölçütünü bir kabul edilebilirlik koşulu olarak nasıl değerlendirdiğinin ve nasıl yorumladığının açıklanması amaçlanmaktadır. Bu ölçüt AİHS’de de yer almakta ve AİHM tarafından da uygulanmaktadır. Bu sistemin Anayasa Mahkemesi için de örnek alındığı bilindiğinden, gerek görüldüğü ölçüde karşılaştırmalı olarak bu ölçütün uygulanması ve yorumlanması değerlendirilmiştir. Gelinen noktada, Anayasa Mahkemesi’nin, bu kavramı büyük ölçüde AİHM ile paralel yorumlama eğiliminde olduğu kendinigöstermektedir. Ancak aynı şekilde, AİHM’nin konuyla ilgili uygulamasına yönelik eleştiriye açık noktaların Anayasa Mahkemesi’nin uyguladığı sisteme taşınması riski de kendini göstermektedir.

 

Bülent ALGAN*

Yrd. Doç. Dr., Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi (algan@ankara.edu.tr)

BU MAKALE AÜHF DERGİSİNİN 38. SAYISINDA YAYINLANMIŞTIR.

ABSTRACT

Individual applications to the Constitutional Court should first be found admissible before the examination of merits. One of these requirements for admissibility is that an application should not be “manifestly ill-founded”.

This article aims to explain how the Constitutional Court has so far assessed and interpreted this criterion under the light of its rulings. This admissibility requirement is also incorporated in the ECHR and applied by the ECtHR as well.

Taking into consideration the fact that this system of the ECtHR has been taken as an example by the Constitutional Court, the application and interpretation of this criterion is evaluated from a comparative perspective, to the extent deemed necessary. At this point, it is apparent that the Constitutional Court inclines to interpret this concept largely in line with the ECtHR. However, there is also a risk of transporting the issues which are open to criticism regarding the application of the ECtHR into the system applied by the Constitutional Court.

Keywords: Manifestly ill-founded, individual application, Constitutional Court, European Court of Human Rights, admissibilityrequirements.

1) Giriş

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun Dördüncü Bölümü (m. 45-51), Mahkemeye bireysel başvuru yapılmasını düzenlemektedir. Mahkeme, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra bireysel başvuruları almaya başlamış ve beklendiği gibi, bireysel başvurular, adeta Anayasa Mahkemesi’nin asli işini oluşturacak düzeye ulaşmıştır. Gerçekten de, başvuruların kabul edildiği ilk gün olan 24 Eylül 2012’den 31 Aralık 2013 tarihine kadar, mevzuatta belirtilen yerlere yapıldığı için kayda alınan toplam başvuru sayısı 11.239’dur. Anayasa Mahkemesi’ne gelen bireysel başvurularda kabul edilemezlik oranı, bu sistemin uygulandığı diğer örneklerde olduğu gibi, oldukça yüksek seyretmektedir. Öyle ki, 2013 yılında sonuçlandırılan dosyalarda kabul edilebilirlik kararı verilen toplam dosya sayısı yalnızca 31 iken, kabul edilemezlik kararı verilen dosya sayısı ise 2.539’dur ve bu sayıya, bu aşamaya bile gelemeyen 1.376 idari ret kararı dâhil değildir.Bu tablonun açıkça gösterdiği gibi, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruların ezici bir çoğunluğu, kabul edilebilirlik koşullarını karşılamaktan uzaktır.

6216 sayılı Kanunun 48. maddesi, bireysel başvuruların kabul edilebilirlik koşullarına ilişkindir. Sözü edilen maddenin ilk fıkrasında bireysel başvuruların kabul edilebilir bulunmasının, bunların öncelikle 45- 47. maddelerde sayılan koşulları taşımasına bağlı olduğu vurgulanmaktadır.

Maddenin 2. fıkrasında ise, “Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine” hükmedilebileceği belirtilmiştir.

MAKALENİN TAMAMINI BURADAN İNDİREBİLİR (OKUYABİLİR)SİNİZ!


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekleyeceğiniz içeriğin türünü seçiniz!
Yazı
Ekleyeceğiniz içerik yazı ağırlıklı ise bu içerik türünü tercih ediniz! Bu formatta yazınıza resim, video, anket, test vb. bütün diğer öğeleri de ekleyebilirsiniz!
İnteraktif İçerik
Oluşturacağınız içeriğe diğer üyelerin de katkı sağlayabileceğini düşünüyor ve aktif katılım sağlamayı amaçlıyorsanız bu formatı tercih edebilirsiniz!
Oylu ve Yorumlu İçerik
Listeli içeriklerinizde, konu başlıklarının oylanmasına ve en çok beğenilenlerin başa geçebilmesine olanak tanınan içerik formatı
Video
Youtube, Vimeo, Dailymotion, Vine ve bir çok video sitesinin videosunu eklemek ve bilgiler vermek istiyorsanız bu formatı seçiniz
Resim
Fotoğraf, resim, hareketli gif resimleri eklemek istiyorsanız ve bilgi vermek istiyorsanız lütfen bu alanı seçiniz!