Makale

Gizli Tanık mı?

CİRİMİNOLOGİA (Suç, suçlu ve ceza) ile ilgili kitabın yazarı. Ceza Alemi GAROFALO, kitabının başlangıcında “bu kitap, adalet mantığı ile iştimai ( sosyal) menfaat arasındaki açık ahenksizliği halletmek için yazılmıştır”, demektedir. Kitabında suçlu tiplerini de belirtmiştir.

Ellili yıllarda çalışmakta olduğum yörenin Ağır Cezasına çevre ilçelerden birisinden Sorgu Kararnamesi ile. adeta keyif için. Nagant tabancası ile adam öldürmekten sanık birisini göndermişlerdi. O zaman Sorgu Yargıçlığımda vardı. Savcı tarafından talepname ile sorguya dava açılır. Sorgu da gerekli tahkikatdan sonra bir kararname ile görevli mahkemeye davayı açardı. Kararname ile birlikte görevli Savcı da İDDİANAME düzenlerdi. (Seksenli yıllarda sorgu Yargıçlığı kaldırılmıştır.) Sanık, tam bir suçlu tipinde birisi. Orta boylu yüzünden yumruk yemiş gibi. yüzü içeriğe dönük birisi. Sırf dedikodu ile doldurulmuş sanık, çayırda çalışmakta olan adamın yanına giderek hiçbir neden olmadan elindeki toplu tabanca ile avını yakalamış yırtıcı yaratık gibi tetiği çekmiş ve avını yerlere sermiş. Adam daha ölmemiş, şüpheliye yalvarıyor, bu yaralarla ölmem; üç çocuğum, bir de eşim var onlara acı. Bu sefer katil, elindeki Nagant tabancanın sonuna kadar namlusunu ağzına al seni öldürmeyeceğim der. Yaralı da mecburen Nagant’ın uzunca namlusunu alabildiği kadar ağzına alınca katil tetiği çeker.

Olayı gören birçok tanık var. Fakat hiçbirisi korkularından konuşamıyorlar. Sorgu Yargıçlığında “olayı bilmiyoruz diye geçiştirirler” Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda da sorguda olduğu gibi durumu aydınlatacak beyanda bulunmadılar. Saygıdeğer bir Başkan, tanıkların ağzından beyan alamıyor. Buna karşın tanıkları olabildiğince sıkıştırıyor ve olayı biliyorsunuz açıklamalısınız diye bastırıyor. Sanıklar yine de kem küm ediyorlarsa da, teker teker dinlenirlerken yüzlerinden soğuk, soğuk boncuk gibi terler akıtıyorlar. Dizleri tir tir titriyor. Bacaklar yay gibi alçalıp yükseliyorlar; suratları değişiyor. İşte tam bu olağan dışı jest, mimik ve diğer hareketleri Başkan tarafından tıpkı bir film gibi teker teker tutanağa geçirildi. Yargılama sonunda da ağır bir ceza verildi.

GİZLİ TANIK dinlenmelerinde Yargıç’ın tanığın hareketlerinden alacağı herhangi bir beyan, dolayısıyle kanaat da alamaz. Çünkü tanık görülmüyor.
Gaipten gelen bir ses gibi. Asıl mühim olan, aleyhine beyanda bulunulan sanık da tanığın kim olduğunu bilmediği gibi vücut hareketlerini de göremediği için tepkisini beyan ve zapta geçiremiyor. BİR BAŞKA OLAY;

Yine altmışlı yıllarda Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davada sanığın bu kez savunma Avukatıyım. Çevrede tanınmış birisi adam öldürmekten yargılanıyor. Köylerinin birkaç kilometre ilerisinde ölüm olayı var. Ölünün taşla veya benzer sert cisimlerle kafası parçalanmış. Sorgu kararnamesi ve Savcılıktan düzenlenen iddianame ile hakkında idam cezası isteniyor. Tahkikat bitmiş (bana göre daha bitmemiş) Savcı mütalaasında TCK’nın 450/3. fıkrasının uygulanmasını istedi. Bu madde ve fıkrasında “ Canavarca bir his şevki ile veya işkence ve tazip (azap ve eziyet vermek) ile işlenirse fail idam cezası ile cezalandırılır” demektedir.

Savunma nedeniyle mehil aldım ve ertesi günkü duruşma için. tutuklu olan Sanık için Cezaevinde görüşüp, aleyhine beyanda bulunan kişi ile aralarında herhangi bir husumetin olup olmadığını sordum. “Elbette var” dedi ve “Bu tanık köyümüzde öğretmendi. Köy halkı ile arasında para alış-verişi (tefecilik) yapıyordu. Ben de köyün muhtarı olarak Valiliğe şikayette bulundum dedi.

Savunma yapacağını ilk duruşmada durumu heyete arz ettim. İsteğim yerinde görülerek durum valilikten soruldu; Gelen cevap da Savunmamızı doğruladı;

Sanık da beraat ettirildi.

Yukarıda kısaca arzına çalıştığım iki olay gösteriyor ki; Gizli tanığın beyanı gaipten gelen bir ses gibidir. Gerek Yargılamayı yapan heyet ve gerekse aleyhinde beyanda bulunulan sanık hiçbir suretle bir itiraz yapmak için neden bulamayacaklar. Zira tanığı tanımadıkları gibi varsa yalan beyanlarını açıklarken yalanla ilgili tanığın jest, mimik vs. hareketlerini de göremeyeceklerdir.

Hak için insanların en son müracaat nedeni olan Hukuk, dolayısıyla Mahkemelerde gizli tanık uygulaması yargısız infaz olabilecektir.

Av. Halis ÖZDEMİR
İstanbul Barosu Avukatı
Bu yazı, İstanbul Barosu Dergisinin 2013/1 sayısında yayınlanmıştır.

Related posts

Türk Ceza Kanunu’nda Zamanaşımı

ankahukuk

Türk Ceza Hukukunda Cinsel Taciz Suçu

ankahukuk

Türk Borçlar Kanunu’nun “Yayın Sözleşmesine” İlişkin Getirdiği Yenilikler ve Bu Düzenlemelere Yönelik Eleştiriler

ankahukuk

Bu içeriğimiz ile ilgili düşünceniz?