“Hastane enfeksiyonudur, ölümcüldür, rutindir, hasta kaybedilebilir ” denebilir mi ?

ÖNLENMESİ VE TESBİTİ

Enfeksiyona sebebiyet vermemek için operatif işlemlerden önce, özellikle  her türlü sterilizasyon sağlanmalıdır. Hasta, hekim, ameliyathane ve çevresel koşullardaki riskler tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Risk içeren durumlar olması halinde bu riskler özenle ortadan kaldırılmalıdır.

Hastane Enfeksiyonları morbidite ve mortaliteyi arttıran enfeksiyonlar olduklarından tedavileri de son derece maliyet yükleyen, hastanın yatış süresini uzatan enfeksiyonlardır. Bu sebeple hastane enfeksiyonlarından korunma ve kontrol son derece önemlidir. Yeterli ve disiplinli korunma önlemleri alarak, hastane enfeksiyonlarının görülme sıklığı, yaklaşık %30 oranında azaltılabilir. Hatta, son yıllarda bazı ülkelerde, özel eğitimli ekipler ile kontrol paketleri oluşturulup, yapılan özenli uygulamalar ile hastane enfeksiyonları sıfıra yakın oranda görülmektedir.

Bu da göstermektedir ki “hastane enfeksiyonları kader değildir”, hastane enfeksiyonu önlenebilir bir durum olduğundan, her olay kendi içinde değerlendirilmeli ve teknik şartlar dahilinde neyin yanlış yapıldığı veya ihmal olup olmadığı araştırılmalı, bu araştırmalar sonucunda ihmal (hata) varsa, tıbbi malpractice olarak kabul edilebilir olup olmadığına bakıldıktan sonra, tıbbi malpractice olarak kabulü halinde hastaların en kutsal hakları olan yaşam haklarının korunması amacıyla ihmali olanlar cezalandırılmalıdır. Her vakada yapılan doğru nedensellik araştırmaları ve tespitler, daha sonra hastane enfeksiyonlarının ortaya çıkma sıklığını da azaltmaktadır.

Hastane enfeksiyonlarının saptanabilmesi ancak güvenilir bir sürveyans sisteminin olması ve sürveyans çalışmalarının aralıksız olarak sürdürülmesi ile mümkün olabilir. Düzenli işleyen bir sürveyans sisteminin olması halinde tespitte hızlı davranılmış olunur,enfeksiyonun nedeni kolayca ortaya konur ve gereken önlemler alınarak enfeksiyonun yayılması önlenir ve ayrıca hastalığın bulaştığı kişilere de derhal müdahale edilebilir. Ancak düzenli sürveyans sistemi çalışmayan kurumlarda, tespitte ve teşhiste hız kazanılamaz(ki bu tür enfeksiyonlarda hız çok önemlidir) hastalık yayılır, salgın halini alır, tesbit ve teşhis hızlı yapılamadığından, uygun tedaviye geçilemez: Bu durumda hasta diğer hastalardan izole de edilemediğinde, bulaş riski artar ve kayıp büyük olur. Çoğu zaman gereken önlemler, fiziki yetersizlik sebebiyle de alınamamaktadır. Zira hastanelerin fiziki özellikleri, hastaların izole edilmesini güçleştirmekte ve bazen de imkansız kılmaktadır.

Kısaca; bir yoğun bakımda gelişen hastane enfeksiyonu varsa, bunun tespitinde bazı vakalarda geç kalındığı gibi, vaka ortaya çıktığında hasta kişi diğerlerinden çoğu zaman ayrılmadığından(fiziki yetersizlikler sebebiyle), izole edilmediğinden diğer kişilere de bulaş riski artmakta ve hatta bütün bir yoğun bakım kısa zamanda kontamine olmaktadır.

Hastane enfeksiyonları,alt yapının iyi düzenlenmesi, yeterli sayıda sağlık personeli, sürveyans, eğitim, tüm kontrol ve korunma önlemlerine uyum, invazif uygulamaların azaltılması, damar içi kateter ve diğer invazif aletlerin eğitimli personel tarafından kontrolleri kuralına uygun olarak yapılarak takılması, bakımı ve kontrolü, doğru ve yerinde antibiyotik kullanımı ile ciddi manada azaltılabilir.

Hastane enfeksiyonları sadece hastalar için değil, hekimler ve diğer sağlık çalışanları ve hatta ziyaretçiler, refakatçılar için bile ciddi tehdit oluşturabilir. Bu hedenle hastane yönetimi tarafından bu kişilerin de hastane enfeksiyonlarından korunmaları için gereken önlem alınmalıdır. Aşağıda yazılı hususlara riayet edilmesi halinde hem hastane enfeksiyonlarının görülme sıklığı azalacak, hem meydana çıkması halinde mortalite ve hastanede ek yatış süresi azalacak ve buna bağlı maliyet azalacak, hem de hastane ve hekimin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır;

a) Hastane içinde sterilizasyon ve dezenfeksiyon kurallarına eksiksiz uyulmalıdır.

b) Sürekli ve etkili sürveyans programı yapılmalıdır.

c) Enfeksiyon kontrol komiteleri etkin ve yerinde çalışmalı, kontrol ve korunma ile ilgili gerekli talimat ve rehberler ayrıntılı ve anlaşılır olarak hazırlanmalı ve bunların uygulanması için gereken eğitim ve denetimler sıkı bir şekilde yapılmalıdır. Kurumlar, hekimler ve sağlık çalışanları standartlara, talimat veya protokollere eksiksiz uymalıdırlar.

d) Hastane enfeksiyonundan şüphelenildiğinde tanısı acilen konulmalı ve gereken tedavide, tanıya uygun olarak, eksiksiz ve isabetli olarak uygulanmalıdır.

e) İyi klinik ve laboratuar uygulamaları süreklilik arz eder şekilde yapılmalıdır.

f) Hastane çalışanlarının enfeksiyondan korunmaları için gerekenher türlü önlem alınmalıdır

g) El yıkama son derece önemlidir, kurallara uygun olarak el yıkama işlemlerinin yapılıp yapılmadığı sıkı bir şekilde denetlenmelidir.

h) Hastane fiziki yapı itibariyle ( cihaz, malzemeve çalışanlar) uluslar arası ve ulusal standartlarauygun bir şekilde hizmet vermelidir.

ı) Hastanenin temizlik, tıbbi atıkların ortamdan uzaklaştırılması konusuna hassasiyet gösterilmelidir.

i) Hastanede yapılacak tamiratlar sırasında hastane enfeksiyonları olasılığı dikkatle izlenmeli ve gereken tedbirler alınmalıdır.

j) Hastanın veya yakınlarının hastane enfeksiyonları konusunda da ayrıntılı olarak bilgilendirilmesi ve buna ilişkin aydınlatılmış onamının da alınması gereklidir.

“Sağlık Bakanlığı bünyesinde hastane enfeksiyonlarının kontrolüne yönelik ulusal düzeydeki çalışmalar Tedavi Hizmetleri Genel müdürlüğü Hemşirelik Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Refik Saydam Hıfzıshha Merkezi Başkanlığı Ulusal Hastane Enfeksiyonları Sürveyans ve Kontrol Birimi tarafından Hastane Enfeksiyonları Danışma Kurulu görüşleri, kararları doğrultusunda yürütülmektedir”8.

Yataklı Tedavi Kurumları Enfeksiyon Kontrol Yönetmeliği’ne göre, başhekimlik,hastanede görevli bir enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanını,hastanenin Enfeksiyon Kontrol Hekimi olarak görevlendirecektir. Hastane Enfeksiyonlarının önlenmesi için alınması gereken tüm tedbirleri almak, eğitimleri vermek ve denetlemek bu hekimlerin görevleri arasındadır. Ayrıca Enfeksiyon Kontrol Hemşireleri de bu hekime bağlı olarak çalışırlar. Ayrıca yine Bakanlığa bağlı olarak çalışan Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu da oluşturulmuştur. Hastane Enfeksiyonlarının kontrolüne yönelik yapılan çalışmalar bu kurulun kararları doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.

Enfeksiyon Kontrol Programları gereği gibi yapıldığında hastane enfeksiyonlarının görülme oranı azalmaktadır. “Türkiye de yapılan bir çalışma- da da etkili bir enfeksiyon kontrolprogramı ve eğitimiile üç yıl içerisinde HE sıklığının önemli düzeydeazaldığı(HE oranları; 1991 yılında %8.96, 1992 yılında %5.36, 1993 yılında %3,22olarak bulunmuş) ve sonuçların istatis- tiki olarak anlamlı olduğu görülmüştür.”9 Bu da göstermektedir ki etkili bir çalışma ile “kader” olmayan butablonun da değişmesi mümkündür.

Antibiyotik Kontrol Komiteleri de son derece önemlidir. Antibiyotiklere karşı gelişen direnç,hastane enfeksiyonlarının meydana gelmesinde en önemli etkenlerden biridir. Antibiyotik Kontrol Komitelerinin kurulması ve görev yapması düşük bir maliyet getirmektedir. Oysa, hastane enfeksiyonları sonuçları itibariyle maddi ve manevi büyük maliyetler getirmektedir. Bu sebeple antibiyotik kontrol komitelerinin de hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde son derece önemli bir yeri vardır.

Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde sürveyans sistemi son derece önemlidir. Sürveyans sisteminin ideal şekilde çalışmamasında, personelin hastane enfeksiyonlarını gizli tutma isteği çoğu zaman etkili olmakta- dır. Cezalandırılma korkusu ile zamanında bildirilmeyen tehlikeler, gerçekleştiğinde çok daha ağır kayıplara neden olmaktadır.

Ağustos 2007’de Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı bünyesinde “Ulusal Hastane Enfeksiyonları Sürveyans Sistemi” yazılımı ulusal düzeyde kullanıma açılmıştır. Yataklı tedavi kurumları, hastane enfeksiyon hızlarıve sürveyans sonuçlarını her yıl şubat ayı sonuna kadar Bakanlığa bildirmekle yükümlüdürler.

Bu enfeksiyonların meydana gelmesinin önlenmesi, meydana geldiği takdirde teşhis ve tedavisinin kısa sürede yapılabilmesi için yapılan hastane enfeksiyon kontrol programları,sağlık hizmetleri açısından son derece önemlidir. Burada da ifadesini bulduğu gibi, hastane enfeksiyonlarının önlenmesi ve tedavisi bir sağlık hizmetidir. Bu hizmetin eksik, geç ya da hatalı verilmesi ve hastanın bu sebeple zarar görmesi halinde doğaldır ki hizmeti verenler, hastaya karşı sorumludurlar.

“Hastane enfeksiyonlarının meydana gelmesinde etken olan materyel ve işlemlerden sadece ilaç kullanımı ve özellikle antibiyotik kullanımı para-metrik olarak en iyi takip edilebilen parametre iken, diğer parametreler iyi takip edilememektedir. Hastane enfeksiyonlarının yasal boyutu, kişinin aile ve işinden uzak kalması,mortalite oranları da iyi takip edilememektedir.”10

Mortalite oranlarının iyi takip edilememesinin nedenlerinden biri de, halkımız arasında otopsii şlemine sıcak bakılmaması, kayıtların düzgün tutulmasına dikkat edilmemesidir.

Hastane enfeksiyonları hastane giderlerini arttırmaktadır. Yatış süresini uzatmaktadır“Hastane enfeksiyonları’nın getirdiği ek mortalite oranları %4 ila %33 oranında değişmektedir. Değişik çalışmalarda en yüksek  mortalite oranlarının özellikle nozokomiyal pnömoniler sonrası ortaya çıktığı bildirilmektedir.”11 Bu da maliyet artışı, iş gücü kaybı bir yana, mortalite sebebiyle toplumda manevi bir çöküntüye neden olmaktadır.

Enfeksiyon kontrol önlemlerinin arttırılması ile hem maliyet kaybı ve bu nedenle ekonomiye binen yük azalacaktır, hem de sağlıkta güvenlik ve  kalite artacaktır.

Hastane enfeksiyonlarının tamamen ortadan kalkması söz konusu olmasa da, etkin bir eğitim ve kontrol programı ile ek maliyet,uzun has- tanede yatma süresi ve ölüm oranlarını azaltmak mümkündür. Diğer taraftan hastane enfeksiyonlarının bir “kader” olarak kabullenilmesinden uzaklaşıldıkça, nedenlerini araştırmak, önleyici tedbirler almak ve sıfıra yakın oranları yakalamak mümkün olabilecek ve hastaneye ölmeye değil,yaşamlarını sürdürmeye gelmiş olan hastalar tedavilerini tamamlayarak topluma yeniden katılacaklar ve böylece toplumsal iş gücü ve maliyet kayıplarının önüne geçilmesi bir yana, diğer taraftan toplumsal motivasyon da artacaktır.


__________________________________

8   ERTEK Mustafa-İ.Ü Cerrahpaşa Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Hastane Enfeksiyonları

Korunma ve Kontrol-Sempozyum Dizisi No:60 Ocak 2008 Shf:10

9   YALÇIN Ata Nevzat- Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon hastalıkları Anabilim Dalı-Hastane Enfeksiyonları Maliyet Analizi İ.Ü CerrahpaşaTıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri- Hastane Enfeksiyonları Korunma ve kontrol Sempozyum Dizisi No:60 Ocak 2008 Shf: 20

10 YALÇIN Ata Nevzat –AkdenizÜniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana bilim dalı-İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi etkinlikleri Hastane Enfeksiyonları Korunma ve Kontrol Sempozyum Dizisi Hastane Enfeksiyonları Maliyet Analizi S. 16

11 YALÇIN Ata Nevzat–Adı geçen makale Shf: 17-18



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Bu içerik ile ilgili görüşler