Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 704’üncü maddesi hükmüne göre, taşınmaz mülkiyetinin konusuna, arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler girmekte olup bu itibarla bilgisayar programlarının taşınmaz olarak kabulünün mümkün olmadığı açıktır.

Bilgisayar programı en geniş anlamda, donanım denilen bilgisayarın işletilebilmesi için hazırlanmış, doğrudan doğruya bilgisayara hitap eden talimatları ifade etmektedir. Bu programlar, öncelikle işletim (sistem) programı ve uygulama programı olarak ikiye ayrılmaktadır. İşletim programı, bilgisayarın işleyebilmesi için temeli oluşturan, bilgisayarı yöneten ve gözeten programdır. Uygulama programlan ise, kullanıcı tarafından özgülendiği amaca uygun olarak verileri işleme işlevi görür. Öyleyse, denilebilir ki; işletim programının önceden belirlenmiş bir amacı bulunmakta iken, uygulama programı, sahip olduğu işlevler elverdiği oranda, kullanıcısının şu veya bu sorununu çözme amacı taşır.  

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 704’üncü maddesi hükmüne göre, taşınmaz mülkiyetinin konusuna, arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler girmekte olup bu itibarla bilgisayar programlarının taşınmaz olarak kabulünün mümkün olmadığı açıktır. Ancak, TMK’nın taşınır mülkiyetini düzenleyen 762’nci maddesinden de bilgisayar programları gibi somut bir maddi varlığı olmayan “şey”leri kapsayan açık bir ifade anlaşılamamaktadır. 

Yer verilen tanımlardan hareketle bilgisayar programlarının “gayrimaddi mal” olduğuna şüphe bulunmamaktadır. Nitekim 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 1/B maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre , bilgisayar programı tanımı yapılmıştır ve  koruma altına alınmıştır. TCK m.141/1, taşınır bir malın bulunduğu yerden alınmasından bahsederken, malın ne şekilde götürüldüğünü ayrıca tanımlamayıp, taşınır mal üzerinde zilyedinin tasarruf olanağına son verilmesini dikkate alıp, hırsızlık suçu saymıştır. Hükmün gerekçesine göre de, “Almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarının kullanmasının olanaksız hale gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca, suç da tamamlanır”. Netice itibariyle; bilgisayar programı taşınır eşya olmakla birlikte; bilişim sisteminde bulunan bir veri, bilgi veya programın izinsiz olarak salt başka yere gönderilmesi veya bulunduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturmamaktadır.


Siteye Gönderen: Serhat Ertok - av.serhatertok@hotmail.com

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Bu içerik ile ilgili görüşler