İcra Borcunun Üçüncü Kişi Tarafından Ödenmesi Sonrası Borçlu’nun Haczedilemezliğe İlişkin Şikayet Hakkı

İcra borcunun İİK 89/1 maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişi tarafından ödenmiş olması, borçlunun haczedilmezliğe ilişkin şikayet hakkını ortadan kaldırmaz.

T.C YARGITAY 
Hukuk Genel Kurulu 
Esas: 2017/ 1857 
Karar: 2018 / 90 
Karar Tarihi: 24.01.2018

Taraflar arasındaki “haczedilmezlik şikayeti” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 6. İcra (Hukuk) Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 21.05.2014 gün ve 2014/200 E., 2014/486 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin şikayetçi borçlu … vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.09.2014 gün ve 2014/17182 E., 2014/17416 K. sayılı kararı ile, 

“…Şikayet eden borçlu Belediye vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ilama dayalı başlatılan icra takibinde, İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü’ne gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi işleminin yasaya aykırı olduğunu 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 5. ve 9. fıkra hükümlerine göre Hazine tarafından satılan taşınmazlardan Belediye adına %10 pay ayrılarak belediye’ye ödenmek üzere emanet hesaplarında tutulan 775 sayılı Gecekondu Yasası’na göre kullanılmak üzere fon hesabına aktarılması gereken 5779 sayılı Kanun’un 7. maddesi hükmü ile vergi hükmünde olan alacakların, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesine göre haczedilemeyeceğini ileri sürerek dosyadaki haciz işleminin kaldırılmasını ve tahsilatın Belediye’ye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. 

Mahkemece; dava açılmadan önce şikayete konu haczedilen para alacaklıya ödenmiş ve dosya infaz edilmiş olup, dava açılmadan önce ödenen paranın iadesi icra hukuk mahkemesinden istenemeyeceğinden şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm; şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan Defterdarlık hesabından şikayet tarihinden önce para gönderildiği, alacaklılara ödendiği anlaşılmaktadır. Haczedilen hesaptan gelen para ile dosya borcunun ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayet nedenleri incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir…” 

gerekçesiyle ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki bilgi ve belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Talep, haczedilmezlik şikâyetine ilişkindir.

Şikâyetçi borçlu … vekili, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ilama dayalı başlatılan icra takibinde, İcra Dairesinin işlemi ile İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğüne gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesiyle dosyaya ödeme yapıldığını, dosya borcunun bilgileri dışında haczen tahsil edildiğini, 4706 sayılı Kanunun 5. maddesinin 5. ve 9. fıkralarına göre Hazine tarafından satılan taşınmazlardan Belediye adına %10 pay ayrılarak belediyeye ödenmek üzere emanet hesaplarında tutulan 775 sayılı Gecekondu Kanunu’na göre kullanılmak üzere fon hesabına aktarılması gereken 5779 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü ile vergi hükmünde olan alacakların, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesine göre haczedilemeyeceğini ileri sürerek dosyadaki haciz işlemlerinin kaldırılmasını, ayrıca kullanımı kanunla belirlenen bir fonda tutulması gereken tahsilatın belediyeye iade edilmesini şikâyet yolu ile talep etmiştir.

Yerel Mahkemece şikâyet olunanlar vekili tarafından şikâyetçi belediye aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığı, dava açılmadan önce icra dosyası infaz olduğundan davanın konusunun bulunmadığı, ayrıca dava açılmadan önce ödenen paranın iadesinin icra mahkemesinden istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Şikâyetçi borçlu … vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece önceki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararını şikâyetçi borçlu … vekili temyize getirmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, ilama dayalı alacağa hasren başlatılan icra takibinde haczedilen hesaptan gelen para ile şikâyet tarihinden önce dosya borcunun ödenmesi hâlinde, bu durumun hazcedilmezlik şikayetinin incelenmesine engel teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Şikâyetçi borçlu … vekili İcra Mahkemesine başvurusunda Belediyenin, emanet hesaplarında tutulan alacaklarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek dosyadaki haciz işlemlerinin kaldırılmasını, ayrıca kullanımı kanunla belirlenen bir fonda tutulması gereken tahsilatın belediyeye iade edilmesini talep etmiştir.

İcra takip dosyasının incelenmesinde, İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğüne 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 89/1. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle borçlu belediyenin alacakları üzerine haciz konulmuş, İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü tarafından 4706 sayılı Kanunun 5. maddesine istinaden hazine taşınmazlarının satışından dolayı emanet hesaplarına alınan belediye paylarından takip dosyası hesabına 64.900 TL aktarılmıştır. Başka bir anlatımla borçlu belediye tarafından icra dosyasına yapılmış bir ödeme bulunmayıp, dosyaya gelen para, borçlunun üçüncü kişi nezdinde haczedilen emanet hesabı nedeni ile Defterdarlık tarafından yatırılmıştır. Bu nedenle haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine üçüncü kişi tarafından dosyaya yatırılan paranın alacaklıya ödenmesi iradi nitelikte bir ödeme sayılamayacağından, şikâyet tarihinden önce dosya borcunun Defterdarlık hesabından ödenmesi haczedilmezlik şikâyetinin esasının incelenmesine engel değildir.

Hâl böyle olunca yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Şikâyetçi borçlu … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.01.2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

Düşüncelerinizi duymaktan mutluluk duyarız

Yorumda Bulunun!

Yeni Üyelik Kaydı
İsim - Soyisim (gerekli)
Short Description
Long Description
Cinsiyet (gerekli)
Doğum Tarihi (gerekli)
Şehir
Meslek (gerekli)
Okunan/Bitirilen Hukuk Fakültesi (gerekli)
Hakkında

Üye hakkında, kısa, biyografik bilgi

Şifreyi Sıfırla