İcra İflas Hukuku 2014 Bütünleme Soru ve Cevapları – 25.07.2014 – AÜHF

Image default
Sınav Soruları & Kur-Pratik

İcra İflas Hukuku 2014 Bütünleme Soru ve Cevapları – 25.07.2014 – AÜHF

ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ
İCRA VE İFLÂS HUKUKU BÜTÜNLEME SINAVI (25.07.2014)
Sınav Talimatı: 1)Sınav süresi 110 dakikadır2) Sınavda, İcra ve İflâs Kanunu (İİK) ve İİK Yönetmeliği metni kullanılabilir. 3) “SORU I” optik form üzerinde yumuşak kurşun kalemle cevaplanacak, optik forma da isim ve numara kodlanacaktır. 4) “SORU II” ve “SORU III”, soru kâğıdında bırakılan boşluklara cevaplanacak; başka kâğıt verilmeyecektir. Başarılar dilerim.
Emel HANAĞASI
SORULAR
OLAY: Merkezi Bursa’nın Gemlik ilçesinde bulunan (B) Zeytincilik A.Ş., üzerinde 800 adet zeytin ağacı bulunun İzmir’in Menderes ilçesindeki 40 dönümlük arazinin sahibi (A) ile bu araziyi 300.000 TL’ye satın almak konusunda anlaşmıştır. (A), arsayı satıp tescil işlemlerini yapmış, Şirket de ödemesi gereken satış bedelinin 200.000 TL’sini peşin ve nakit olarak ödemiş, bakiye kısm için de 100.000 TL’lik bir adet çeki (A)’ya vermiştir.Yeni bir zeytinyağı fabrikası kurma hazırlığında bulunan Şirket, fabrika binasının yapımını finanse etmek için, (D) Bankası ile bir yıl içinde kullanacak şekilde 700.000 TL’lik bir kredi sözleşmesi imzalamıştır. Bu kredi borcunun teminatı olarak, Şirket’in yönetim kurulu başkanı (C), İstanbul Sarıyer’de bulunan 800.000 TL değerindeki villası üzerinde Banka lehine birinci dereceden ipotek tesis etmiştir. Bu arada, Şirket, kurmakta olduğu fabrikada kullanılmak üzere, merkezi Sivas’ta bulunan (E) Ltd. Şti.’den satın aldığı zeytin eleme ve zeytinyağı dolum makinalarının satış bedeli olan 150. 000 TL’yi ödeyememiştir. Bunun üzerine, (B) Şirketi’nden olan alacağını tahsil için dava açan (E) Şirketi, davayı kazanmış ve dava sonunda verilen kararın kesinleşmesini beklemeden (B) Şirketi aleyhine Sivas’ta ilâmlı icra takibi başlatmıştır.İşleri beklenildiği gibi gitmeyen (B) Şirketi, (D) Bankası’ndan kredi sözleşmesine göre kısım kısım çektiği toplam 450.000 TL’yi ödeyememiştir. Bunun üzerine, (D) Bankası’nın hukuk müşavirliği, (B) Şirketi’nden olan alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır.Çekini kanunî ibraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz eden (A) da, çekin sadece 20.000 TL karşılığı olduğunu öğrenmiştir. Söz konusu parayı (A)’ya ödeyen muhatap Banka, “karşılıksızdır” işlemi yapmış ve (A) da durumu kanunî süresi içerisinde tespit ettirmiştir. Daha sonra, (A), (B) Şirketi aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatmıştır.
SORU I) Somut olaya göre, aşağıda yer alan ifadelerden bir bölümü tümüyle doğru, bir bölümü ise kısmen veya tamamen yanlıştır. Bunların içerisinde tümüyle doğru olanı, dağıtılan optik formda (a) şıkkı olarak; kısmen de olsa yanlış bilgi içereni ise(b) şıkkı olarak işaretleyiniz. Her bir ifade diğerinden bağımsızdır!(Bir soru için birden çok cevap yeri işaretlenmişse o soru yanlış cevaplanmış sayılacaktır.)(20 X 2= 40 puan/ Her yanlış cevap (-0,5) puan değerindedir!)
1.(A)’nın (B) Şirketi aleyhine başlattığı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, takip talebine, muhatap banka tarafından verilen çekin fotokopisi eklenmiştir. Bu durumda, (B) Şirketi, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde, şikâyet yolu ile ödeme emrinin iptal edilmesini talep edebilir.
2.(A) tarafından aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrini tebellüğ eden (B) Şirketi, “çekte keşide günü bulunmadığı” yönündeki iddiasını, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde, kural olarak ödeme emrini düzenleyen icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinde, şikâyet yolu ile ileri sürmelidir.
3.(A) tarafından aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrini tebellüğ eden (B) Şirketi, “faizin yüksek hesap edildiği” yönündeki iddiasını, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 gün içinde, kural olarak ödeme emrini düzenleyen icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinde, itiraz yoluyla ileri sürmelidir.
4.Bir an için (B) Şirketi’nin (A)’ya çek vermekle birlikte, merkezinin bulunduğu taşınmaz üzerinde de (A) lehine bir ipotek tesis ettiğini varsayalım. Bu durumda, (A), (B) Şirketi’ne karşı ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilirdi.
5.(A) tarafından aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, ödeme emrine itiraz etmeyen (B) Şirketi, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde takip konusu borcu icra dairesinin banka hesabına ödemiştir. Maddî hukuk bakımından borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığı iddiasında bulunan (B) Şirketi, (A)’ya karşı genel mahkemelerde bir istirdat davası açabilir.
6.Bir an için (A)’nın ödenmeyen alacağı için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip değil de, asıl sözleşmeye dayanarak genel haciz yolu ile takip başlattığını düşünelim. Bu durumda, ödeme emrini tebellüğ eden (B) Şirketi, çek varken genel haciz yoluyla takip yoluna başvurulamayacağı iddiası ile şikâyet yoluna başvurabilir.
7.(A) tarafından (B) Şirketi’nin aleyhine başlatılan takip kesinleşmiş ve haciz aşamasına gelinmiştir. (A)’nın talebi üzerine (B) Şirketi’nin bankadaki mevduatı üzerine haciz konulmuş ve icra müdürlüğünce bankaya birinci haciz ihbarnamesi gönderilmiştir. Bankanın birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmesi halinde, (A)’nın tek yapabileceği, itirazın gerçeğe aykırı olduğu iddiası ile ilgililer aleyhine ceza ve tazminat davası açmaktır.
8.(A) tarafından (B) Şirketi’nin aleyhine başlatılan takip kesinleşmiş ve haciz aşamasına gelinmiştir. (A)’nın talebi ile (B) Şirketi’nin (T) Bankası’ndaki mevduatının üzerine haciz konulmuş ve icra müdürlüğünce Banka’nın genel müdürlüğüne birinci haciz ihbarnamesi gönderilmiştir. Bu durumda, genel müdürlük kendisine bağlı olarak çalışan şubedeki mevduata ilişkin beyanda bulunma yükümlülüğü altındadır.
9.(B) Şirketi, aleyhine başlatılan ve kesinleşen takipte satış aşamasına geçilmeden hemen önce, (A) ile görüşerek borcu ödeyeceklerini, ancak kendilerine süre verilmesini talep etmiştir. Bu talebi uygun bulan (A), Şirket’e süre vermiş; fakat daha sonra hacizli malların satışını istemiştir. Bu durumda (B) Şirketi, yetkili icra mahkemesine başvurarak (A)’nın kendilerine süre verdiğini, noterden onaylı veya imzası (A) tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin ertelenmesine karar verilir.
10.Bir an için kredi borcunun vadesinde ödenmemesi üzerine (D) Bankası’nın, (B) Şirketi aleyhine genel haciz yolu ile takip başlattığını varsayalım. Bu durumda, kendisine ödeme emri tebliğ edilen (B) Şirketi, kanuna aykırılık gerekçesiyle, ödeme emrini tebellüğ ettiği tarihten itibaren 7 gün içinde şikâyet yoluna başvurarak, takibin iptalini talep etmelidir.
11.(B) Şirketi’nin (D) Bankası lehine kurduğu ipotek “anapara ipoteği” olduğundan, Banka, Şirket aleyhine “ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmli takip”yapabilir.
12.(D) Bankası’nın (B) Şirketi aleyhine başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip talebinde hem asıl borçlu (B) Şirketi, hem de ipotek konusu taşınmazın maliki (C) gösterilmelidir; bunlar arasında mecburî takip arkadaşlığı vardır.
13.(D) Bankası’nın (B) Şirketi aleyhine başlattığı takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmsız takip olduğunu varsayalım. Kredi borcunun bir kısmını ödediğini ileri sürmek isteyen (B) Şirketi, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir; itiraz üzerine takip durmaz.
14.(D) Bankası’nın (B) Şirketi aleyhine başlattığı takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmlı takip olduğunu varsayalım. Kredi borcunun bir kısmını ödediğini ileri sürmek isteyen (B) Şirketi, bunu ancak yetkili icra mahkemesinden icranın geri bırakılması hakkında bir karar alarak gerçekleştirebilir.
15.(D) Bankası’nın (B) Şirketi aleyhine başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip kesinleşmiş ve satış aşamasına gelinmiştir. Gerçekleştirilecek satışta, artırma bedelinin en az 540.000 TL’yi bulması ve satış ve paylaştırma giderlerini de geçmesi gerekir.
16.(D) Bankası’nın (B) Şirketi aleyhine başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin kesinleşmesi üzerine yapılan satışta, satış bedeli takip konusu alacağı karşılamamıştır. (D) Bankası, bu durumda kendisine verilen kesin rehin açığı belgesi ile, satışın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir yıl içinde, (B) Şirketi aleyhine genel haciz yolu ile takip yaparsa, yeniden ödeme emri tebliğ edilmesine gerek yoktur.
17.(E) Şirketi tarafından aleyhine açılan davayı kaybeden (B) Şirketi, kararı temyiz etmiştir. Temyiz talebi reddedilen (B) Şirketi, karar düzeltme yoluna başvurursa, aleyhine başlatılan ilâmlı icra takibi durdurur.
18.(E) Şirketi tarafından aleyhine başlatılan ilâmlı icra takibinde icra emrini tebellüğ eden (B) Şirketi, icra emrinin tebliğinden sonraki bir dönemde borcu ödediği iddiası ile icranın geri bırakılması yoluna başvurmuştur. Bu iddiasını ispat edemediği için talebi reddedilen (B) Şirketi, borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığı iddiasında ise, alacaklıya karşı ancak bir sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
19.(E) Şirketi tarafından aleyhine başlatılan ilâmlı icra takibinde icra emrini tebellüğ eden (B) Şirketi, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı iddiasındadır. Bu durumda (B) Şirketi, icra emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde, kural olarak ilâmlı takibin yapıldığı icra dairesinin tâbi bulunduğu icra mahkemesine, şikâyet yoluyla başvurarak takibin iptalini istemelidir.
20.(B) Şirketi, (E) Şirketi tarafından aleyhine başlatılan ilâmlı icra takibinde borcu süresi içinde ödememiş ve icranın geri bırakılması kararı da almamıştır. Bu durumda, (E) Şirketi’nin haciz isteme hakkı, icra emrinin (B) Şirketi’ne tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içinde düşer. Bundan sonra, haciz talep edilebilmesi için, (B) Şirketi’ne yeniden bir icra emri tebliğ edilmesi gerekir.
SORU II) Ara bilânçodan şirketin borca batık olduğunun anlaşılması üzerine, (B) Zeytinlik A. Ş.’nin yönetim kurulu, yetkili ticaret mahkemesine başvurarak, şirketin iflâsını istemiştir. Mahkeme, 4 Nisan 2014 tarihinde (B) Şirketi’nin iflâsına karar vermiştir. Şirket’in iflâs ettiği hususu da 8 Nisan 2014 tarihinde ilân edilmiştir. İflâs kararı kendisine bildirilen iflâs dairesi, müflis (B) Şirketi’nin mallarının defterini tutmuş; tutulan deftere göre de, iflâs tasfiyesinin adî tasfiye biçiminde gerçekleştirilmesine karar vermiş; bu hususu da, ilân yoluyla ilgililere duyurmuştur.
1.(B) Şirketi’ne karşı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında 22 Mart 2014 tarihinde başlatılmış bulunan haciz yolu ile takibin akıbetinin ne olacağını, değişik olasılıkları da gözeterek, gerekçeli olarak açıklayınız. (10 puan)
Bu takipte, haczedilen malların paraya çevrilme aşaması iflâsın açılmasından önce tamamlanmışsa, bu takip iflâsın açılmasından etkilenmez. Buna karşılık, haczedilmiş malların paraya çevrilmesi aşaması tamamlanmamışsa, bu takip iflâsın açılması ile durur; iflâs karının kesinleşmesi ile de düşer (m. 193; 186/II). Bu halde, Ahmet, alacağını, iflâs alacağı olarak masaya yazdırır.
2. (B) Şirketi’nin alacaklısı (G) A.Ş. lehine, 2 Ocak 2013’te ipotek hakkı tesis etmiş bulunduğu Bursa Gemlik’teki arazisi iflâs masasına girer mi? Alacaklı (G) Şirketi’nin, 1 Nisan 2014’te başlatmış olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin akıbetine de değinerek gerekçeli olarak açıklayınız. (10 puan)
Müflis borçlunun, üzerinde rehin (m.23) bulunan (başkasına rehnetmiş olduğu) malları da iflâs masasına girer. Fakat, rehin alacaklısının, iflâs masasına giren rehinli mallar üzerindeki rüçhan hakkı (m.206,I) saklıdır.
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflâstan sonra da takip alacaklısı tarafından iflâs masasına karşı devam edilebilir ve satış bedeli 151. maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflâs masasına intikal eder. Bu çerçevede (G), iflâstan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe devam edebilir. Ya da bu takipten vazgeçerek, rehnin 185. maddeye göre satılmasını isteyebilir (m. 193/4).
3.(B) Şirketi, 28 Mart 2014’te (F) Ltd. Şti’ne, 1.000 şişe sızma zeytinyağı satmış ve satış bedelini tahsil etmiştir. Ancak taraflar ürünlerin (F) Şirketi’ne, 1 Mayıs 2014’te teslim edileceği hususunda anlaşmışlardır. Bu durumda, (F) Şirketi, taahhüt edilen malların kendisine teslimini isteyebilir mi? Gerekçeli olarak açıklayınız. (10 Puan)
(F) Şirketi’nin sızma zeytinyağı alacağı, para alacağına dönüşür ve muaccel hale gelir (m. 195, m. 198). (F) Şirketİ, para alacağı olmayan alacağını iflâsın açıldığı tarihte ona eşit kıymette para alacağına çevirir ve iflâs masasına yazdırır. İflâs idaresi, Şirket’in yaptığı paraya çevirmeyi doğru bulmazsa o zaman kendisine göre alacağın para ile değerini hesaplar ve bu miktar parayı, alacak olarak sıra cetveline alır; fazla miktarı reddeder. Bunun üzerine Şirket, alacağının haksız olarak indirildiğinden sözederek sıra cetveline karşı itiraz davası açabilir. İflâs idaresi, borcu aynen yerine getirmeyi, masanın yararına daha uygun bulursa, o zaman borcu aynen yerine getirmeye karar verir. Buna, masanın sözleşmeye girmesi denir.
4.(B) Şirketi aleyhine iflâsın açılmasından önce başlatılmış bulunan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte Şirket’in takip alacaklısı aleyhine 2 Şubat 2014’te açmış bulunduğu menfi tespit davasının akıbetinin ne olacağını gerekçeli olarak açıklayınız. (5 puan)
Kural olarak, iflâstan önce açılmış olup da devam eden, müflisin gerek davacı gerek davalı olarak taraf bulunduğu hukuk davaları iflâsın açılmasıyla ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonraya kadar durur. Bununla birlikte, Kanun, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarının iflâsın açılması ile durmayacağını kabul etmiştir (m. 191). Bu nedenle, iflâsın açılmasının (B) Şirketi’nin açmış olduğu davaya bir etkisi olmaz.
SORU III) Genel iflâs yolu ile takip ile kambiyo senetlerine mahsus iflâs yolu ile takip arasındaki farklardan sadece 5 tanesini sayınız. (10 puan)
1.Kambiyo senetlerine mahsus iflâs yolunda, alacaklının kambiyo senedinin aslını takip talebine eklemesi zorunludur (m.167,II). Genel iflâs yolunda ise zorunlu değildir; hatta, genel iflâs yolunda alacağın bir senede (belgeye) bağlı olması bile gerekli değildir.
2.Kambiyo senetlerine mahsus iflâs yolunda, itiraz ve şikâyet süreleri beş gündür (m.171/ 2-4; 172). Oysa genel iflâs yolunda bu süreler yedi gündür (m.155; 16,I).
3.İcra müdürü, kambiyo senetlerine mahsus iflâs yolunda ödeme emrini hemen (m.171,I), genel iflâs yolunda ise üç gün içinde (m.155;61,I) düzenleyip tebliğe göndermeye mecburdur.
4.Kambiyo senetlerine mahsus iflâs yolundaicra müdürünün, ödeme emri göndermeden önce, senedin kambiyo senedi olup olmadığını ve vadesinin gelip gelmediğini inceleme yetkisi vardır (m.171,I). Genel iflâs yolunda ise icra müdürünün böyle bir yetkisi yoktur.
5.Kambiyo senetlerine mahsus iflâs yolunda ödeme emrine şikâyet dilekçe ile icra dairesine yapılır (m.172) ve şikâyet ticaret mahkemesince incelenir (m.174). Genel iflâs yolunda ise, normal şikâyette olduğu gibi, ödeme emrine şikâyet de sözlü veya yazılı olarak icra mahkemesine yapılır ve icra mahkemesi tarafından incelenir.
6.Alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, alacaklı önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunmadan doğruca kambiyo senetlerine mahsus iflâs yoluna başvurabilir (m.45,III; 167,I). Oysa rehinli alacaklar için önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmadan, genel iflâs yoluna gidilemez.
7.Kambiyo senetlerine mahsus iflâs yolunda borçlunun ödeme emrine itiraz ve şikâyet dilekçesinin bir nüshası alacaklıya tebliğ edilir (m.172); genel iflâs yolunda ise tebliğ edilmez.
SORU IV) Aşağıdaki Yargıtay kararını değerlendiriniz. (15 puan)
“…icra takibi, dayanak bonoların lehtarı tarafından keşideci limited şirket hakkında yapılmaktadır. Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, şirketin temsil ve ilzamının çift imza ile olup tek imza ile borç altına sokulmayacaklarını ileri sürerek takibe itiraz etmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, takip dayanağı bonoların düzenlendiği 02.05.2006 tarihi itibariyle keşideci şirketin temsil ve ilzamı, 10.02.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen karara göre Caner ve Mümin’in müşterek imzası ile mümkündür. Takip dayanağı bonolar ise şirket adına Mümin’in tek imzası ile keşide edilmiştir. Bu hali ile şirket, anılan bonolar nedeniyle sorumlu tutulamaz.-Borçlunun yukarıda özetlenen itirazı borca itiraz niteliğindedir. O halde, mahkemece, borçlunun borca itirazının kabul edilerek, İİK’nın 169/a-6. maddesi gereğince bonoların lehtarı olan alacaklının bonoların keşidecisinin tek imza ile sorumlu olup olmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceğinden, talebi bulunan borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile İİK’nın 170/a maddesine dayalı olarak takibin iptaline ve bu maddede öngörülmediği nedeni ile borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.”

Bu içeriğimiz ile ilgili düşünceniz?