İcra ve İflas Hukuku – Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi – Vize Sınavı Soru ve Cevapları – 23.03.2019

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi 2018-2019 Öğretim Yılı II. Yarıyıl İcra ve İflas Hukuku II Arasınavı soru ve cevapları

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi                                                      23/03/2019
2018-2019 Öğretim Yılı II. Yarıyıl İcra ve İflas Hukuku II Arasınavı

– Cevap Anahtarı –

Sınav Talimatı: Sınav süresi 1 saat 50 dakikadır. Sınav başlangıcında verilen 4 sayfalık cevap kâğıdından başka 2 sayfalık bir cevap kağıdı daha alınabilir; başka kağıt verilmeyecektir. Sorular numara sırasına göre cevaplandırılacaktır. Cevaplar mavi ya da siyah dolmakalem veya tükenmez kalemle yazılacaktır; kurşun kalem ve kırmızı kalem kesinlikle kullanılamaz. Sınav sırasında kanun kullanılamaz. Yazının okunaklı, ifade ve imlanın düzgün olmasına dikkat edilmesi önemle rica olunur.

Olay I:

İstanbul Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde alüminyum levha imalatı ile uğraşan tacir (A), Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde tencere imalatı ile uğraşan tacir (B) ile, bir miktar alüminyum levhanın satımı konusunda, İstanbul Mecidiyeköy’de bir satış sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşmede kararlaştırılan miktarda alüminyum levhanın teslimi karşılığında (B), (A)’ya 01.03.2019 tarihinde 100.000.-TL ödeyecektir. Bu çerçevede (B), satış bedelinin teminatı olarak, 01.03.2019 tarihli ve 50.000,- TL bedelli bir bonoyu (A) lehine keşide etmiş, kendisine ait olup işinde kullandığı bir kamyonetin trafik sicil kaydı üzerinde de (A) lehine 50.000.- TL üzerinden rehin tesis etmiştir. (B)’nin sözleşmede kararlaştırılan satış bedelini 01.03.2019 tarihi itibarıyla ödememesi üzerine (A), (B) aleyhine icra takibi başlatmak istemektedir.

  1. a. (A), (B) aleyhine genel haciz yolu ile takip başlatabilir mi? Başlatabilirse, neden? Başlatamazsa, neden? (A)’nın genel haciz yolu ile takip başlatması hâlinde bu takibin akıbeti ne olur? Açıklayınız. (5 puan)

Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeğe yetmezse, alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir (İİK m. 45, f. 1).

Alacağın yalnız bir kısmı rehinle temin edilmiş ise, önce rehne başvurma zorunluluğu yalnız rehinle temin edilmiş kısım bakımından uygulanır; rehinle temin edilmemiş kısım bakımından haciz veya iflas yolu ile takip yapılabilir.

Somut olayda (A)’nın 100.000.-TL tutarındaki alacağının 50.000.-TL’lik kısmı rehinle temin edilmiş; alacağın rehinle temin edilmemiş olan 50.000.-TL’lik diğer kısmı için teminat olarak kambiyo senedi (bono) verilmiştir. Buna göre (A), alacağının rehinle temin edilmiş olan 50.000.-TL’lik kısmı için rehne başvurmak zorundadır; alacağının rehinle temin edilmemiş olan 50.000.-TL’lik kalan kısmı için ise haciz yolu ile takip yapabilir.

(A)’nın elinde bir kambiyo senedi vardır (bono). Elinde kambiyo senedi olan alacaklı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmak zorunda değildir; genel haciz yolu ile takip de başlatabilir, bu konuda seçim hakkı kendisine aittir.

Soruda (A)’nın hangi miktar üzerinden genel haciz yolu ile takip başlattığı hakkında bilgi verilmemiştir. Bu bağlamda, ihtimalli olarak değerlendirme yapılırsa:

Önce rehne başvurma zorunluluğu icra müdürü tarafından resen gözetilmesi gereken, alacakları rehinle temin edilmemiş olan diğer alacaklıları korumaya yönelik ve kamu düzenine ilişkin olan bir husustur. Bu sebeple (A)’nın alacağının tamamı olan 100.000.-TL için genel haciz yolu ile takip başlatma talebinin, icra müdürü tarafından reddedilmesi gerekir. Bu yapılmayıp (A)’nın alacağının tamamı için genel haciz yolu ile takip talebi kabul edilmişse, resen gözetilmesi gereken ve kamu düzenine ilişkin olan bu husus, süresiz şikayet yolu ile icra mahkemesi nezdinde ileri sürülebilir ve takibin iptali yönünde karar alınabilir (İİK m. 16, 17, 22).

Ancak (A), alacağının yalnızca rehinle temin edilmemiş olan 50.000.-TL’lik kısmı için genel haciz yoluna veya kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurmuşsa bu takip olağan seyrinde devam edecek, bu takibe karşı şikayet yoluna başvurulamayacaktır. Çünkü İİK m. 45 hükmü yalnızca rehinle temin edilmiş alacak kısmı hakkında uygulanacağından, rehinle temin edilmemiş alacak kısmı için başlatılan genel haciz yolu ile takipte herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

     b. (A), (B) aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatabilir mi? Başlatabilirse, neden? Başlatamazsa, neden? Açıklayınız. (5 puan)

Önceki soruda (1-a) ifade edildiği üzere, rehinle temin edilen alacaklarda, önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması gerekir. Ancak, önce rehne başvurma zorunluluğunun bir istisnası olarak, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, alacağı rehinle temin edilmiş olsa dahi önce rehne başvurma zorunluluğu olmaksızın kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatabilecektir (İİK m. 45, f. 3; m. 167, f. 1).

Somut olayda (A)’nın alacağının 50.000.-TL’lik kısmı rehinle temin edilmiştir. Rehinle temin edilen kısım bakımından rehnin paraya çevrilmesi zorunluluğu vardır. Rehinle temin edilmemiş olan diğer 50.000.-TL’lik kısım bakımından ise rehne başvurma zorunluluğu bulunmadığından, kambiyo senetleri bakımından yukarıda açıklanan istisnanın da uygulanmasına gerek yoktur. Bu sebeple (A), önceki soruda ifade edildiği üzere rehinle temin edilmemiş olan bu kısım için genel haciz yoluyla veya kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmakta serbesttir. Dilerse, önceki soruda olduğu gibi (1-a) genel haciz yoluna, dilerse kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurabilir.

Ancak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda takibin kambiyo senedine dayanması gerektiğinden, (A), rehnin varlığına rağmen, alacağının 50.000.-TL’lik kısmı için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatabilir; fakat alacağının tamamı olan 100.000-TL için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatamaz. Diğer bir deyişle kambiyo senedi alacaklısı olan (A), kambiyo senedinin (bononun) ödenmemiş olan bedeli için takip yapabilir (TTK m.778, f. 1-d atfıyla TTK m.725, f. 1-a ve m. 726, f. 1-a); yoksa, bu kambiyo senedi ile temin edilmiş alacağının tamamını, İİK m.45, f.3’e dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip edemez. Kambiyo senedinin (bononun) ödenmemiş bedeli olan 50.000.-TL aşılarak, bono ile teminat altına alınan asıl alacağın tamamı olan 100.000.-TL için takip başlatılmışsa, bu durumda borçlu beş günlük özel şikayet süresi içinde bu durumu icra mahkemesi nezdinde ileri sürebilir. Bundan başka, icra mahkemesi de müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususunu resen göz önüne alabilir; böylece kambiyo senedine dayanmayan takibi iptal edebilir (İİK m. 170/a; m. 168, b. 3).

  • (A)’nın, (B) aleyhine, geçerli olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatabilmesi varsayımında:

a. (B) kendisine karşı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, takibin dayanağı olan kambiyo senedinin hatır senedi olduğu yönündeki muhalefetini, hangi yolla, hangi süre içinde, hangi merci nezdinde ileri sürebilir? Açıklayınız. (6 puan)

(B) aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılabileceği önceki sorularda ifade edilmişti (1-a, 1-b).

(B)’nin kendisine karşı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte takibin dayanağı olan kambiyo senedinin hatır senedi olduğu yönündeki muhalefetini, bu husus icra müdürü tarafından resen dikkate alınacak bir husus olmadığından, itiraz yoluyla ileri sürmesi gerekir. Bu itiraz imzaya ilişkin olmayıp, borca itiraz niteliğindedir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrine itiraz, genel haciz yolu ile takipten farklı olarak, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren beş gün içinde, icra mahkemesi nezdinde, sebepleriyle birlikte ve yazılı olarak ileri sürülebilir (İİK m. 168, b. 5).

b.  (B)’nin önceki şıktaki (2-a) muhalefetinin takibe etkisi ne olacaktır? (B)’nin bu yöndeki muhalefeti üzerine takibe devam edilmesi nasıl mümkün olacaktır? Açıklayınız. (6 puan)

Önceki şıkta ifade edildiği üzere (2-a) (B) beş gün içinde ödeme emrine itiraz edecektir. Ancak, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emrine itiraz, genel haciz yolu ile takipten farklı olarak satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmayacaktır; yani, alacaklının talebi ile takibe devam edilecek, haciz yapılacak, yalnız satış yapılamayacaktır (İİK m. 169). Bunun için, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, ödeme emri ile borçluya verilen ödeme süresinin (İİK m.168, b.2) geçmiş olması gerekir. Buna göre, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren on gün içinde borcun ödenmemesi hâlinde, (A)’nın talebi üzerine takibe devam edilecek; (B)’nin mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek kadarı haczedilecektir (İİK m.85, f.1). Yani takibe devam edilmesi için alacaklının (B)’nin ödeme emrine itirazını hükümden düşürmesi gerekmeyecektir.

Öte yandan, her ne kadar ödeme emrine itiraz takibi kendiliğinden durdurmayacak ve alacaklının da bu itirazı hükümden düşürmesi gerekmeyecek ise de, burada icra mahkemesi borçlunun ödeme emrine itirazını re’sen inceleyecektir. Zaten, ödeme emrine itiraz da, doğrudan doğruya icra mahkemesi nezdinde yapılmaktadır. Buna göre, icra mahkemesi tarafları kendiliğinden duruşmaya davet edecek ve ödeme emrine itirazı, genel haciz yolunda olduğu gibi, resmî veya imzası ikrar edilmiş belgeler çerçevesinde, mutlaka duruşmalı olarak inceleyecek ve buna göre itirazın kabulüne veya takibin devamına karar verecektir. Bu noktada icra mahkemesi hâkimi, borçlunun itirazına eklediği belgelerden hareketle itirazı ciddi görmesi hâlinde, yargılamanın hemen başında dosya üzerinden verebileceği bir kararla  takibi geçici olarak da durdurabilecektir (İİK m. 169/a, f. 1 ve 2).

  • (A), görevli ve yetkili icra organından, (B)’nin mal, alacak ve hakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini 10.03.2019 tarihinde isteyebilir mi? İsteyebilirse, neden? İsteyemezse, neden? İhtiyati haciz talebinin şartlarını da belirterek açıklayınız. (6 puan)

İhtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş, muaccel bir para borcunun alacaklısı tarafından istenebilir (İİK m.257, f. 1).

(A)’nın 10.03.2019 tarihinde ihtiyati haciz talep etmesi bakımından muaccel bir para borcuna sahip olma şartı yerine gelmiştir. Bununla birlikte (A)’nın alacağının 50.000.-TL’lik kısmı rehinle temin edilmiştir. Buna göre:

(A), alacağının rehinle temin edilmiş olan 50.000-TL’lik kısmı bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyemeyecek; alacağının rehinle temin edilmiş olan bu kısmı bakımından önce rehne başvurma kuralı gereğince rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurması gerekecektir (İİK m. 45, f. 1).

Buna mukabil, (A)’nın alacağının rehinle temin edilmemiş olan diğer 50.000.-TL’lik kısmı ise rehin teminatı dışında kaldığından, (A) alacağının rehin teminatı dışında kalan bu kısmı bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilecektir.

  • (A), (B)’nin kendisi lehine üzerinde rehin tesis etmiş olduğu kamyonetin paraya çevrilmesi için hangi görevli ve yetkili icra organı nezdinde takip başlatmalıdır? Açıklayınız. (6 puan)

Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip talebi bakımından özel görev ve yetki kuralları söz konusu değildir. Bu sebeple (A), (B) aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip talebini genel hükümlere göre görevli ve yetkili icra organı nezdinde yapacaktır. Buna göre:  

Takip talebi icra dairesine verilecektir (görevli icra organı) (İİK m. 145, m. 58).

Yetkili icra dairesi bakımından ise ilk olarak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin kıyasen uygulanması ile yetkili olan icra dairelerinin tespit edilmesi gerekir (İİK m. 50). Bu bağlamda, borçlunun takibin başlatıldığı tarihteki yerleşim yeri (somut olayda belirtilmemiştir) icra daireleri genel yetkili icra dairesidir (İİK m. 50; HMK m. 6).

Somut olayda sözleşmeden doğan bir para borcu söz konusu olması, bununla birlikte sözleşmede ifa yerinin kararlaştırılmamış bulunması, sözleşmede para borcunun nerede ifa edileceğinin kararlaştırılmaması hâlinde ise ifa yerinin Türk Borçlar Kanununun tamamlayıcı hükümlerinin uygulanması suretiyle alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olarak tespit edilecek olması sebebiyle (TBK m.89, f.1, b.1) alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri (somut olayda belirtilmemiştir) icra daireleri de özel yetkili icra daireleridir (İİK m. 50; HMK m. 10).

Öte yandan, İİK m. 50’de özel olarak yetkilendirilen icra dairesi olan “sözleşmenin yapıldığı yer” icra dairesi de yetkilidir (İİK m.50, f.1, 2.cümle). Somut olayda sözleşmenin İstanbul Mecidiyeköy’de akdedildiği belirtilmiştir. Buna göre, yukarıda tespit edilen icra dairelerinin yanında, İstanbul Merkez icra daireleri de yetkilidir.

  • (B), kendisi aleyhine başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe karşı aşağıdaki savunmaları hangi süre içinde, hangi icra organı nezdinde ve hangi yolla ileri sürebilir? Bu savunmaların takibe etkisi ne olacaktır? Bu savunmalar üzerine takibe devam edilmesi nasıl mümkün olacaktır? Her bir şık için, ayrı ayrı açıklayınız:
    • Trafik sicili kaydındaki rehin süreye bağlıdır; sürenin dolması sebebiyle rehin hakkı sona ermiştir. (6 puan)

(B)’nin bu yöndeki muhalefeti yalnız rehin hakkına ilişkin bir itirazdır. Ödeme emrine itiraz hakkındaki İİK m. 62 ila 72. maddeleri hükümleri, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte de uygulanacaktır (İİK m. 147, 1.cümle). Buna göre ödeme emrinin kendisine tebliği üzere (B), bu muhalefetini yedi gün içinde, takibin yapıldığı icra dairesine, ödeme emrine itiraz yolu ile ileri sürecektir (İİK m. 62). Ödeme süresi ise genel haciz yolu ile takipten farklı olarak onbeş gündür (İİK m. 146, b. 1).

Ödeme emrine itirazda, yalnız rehin hakkına itiraz edilip, borca itiraz edilmemesi hâlinde takip alacaklısı, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek takibe genel haciz yolu ile devam edebilecek ve borçlu yalnız rehin hakkına itiraz ederek borca itiraz etmemiş olduğundan, borçlunun mallarının haczini isteyebilecektir (İİK m. 147, b. 2).

Ödeme emrine itirazda, yalnız rehin hakkına itiraz edilip, borca itiraz edilmemesine rağmen takibe genel haciz yolu ile devam etmek istemeyen takip alacaklısının, genel hükümlere göre, genel görevli mahkemelerde borçlunun rehin hakkına itirazının iptalini veya icra mahkemesinde rehin hakkına itirazının kaldırılmasını istemesi de mümkündür (İİK m.147, 1.cümle; m. 67, 68).  

  • Söz konusu borcu ödedim; borcum yoktur. (6 puan)

Önceki soruda belirtildiği gibi (5-a), rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte ödeme emrine itiraz, genel hükümlere tabidir (İİK m.147, 1.cümle). Buna göre (B)’nin bu yöndeki muhalefeti borca itiraz niteliğindedir ve ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde, takibin yapıldığı icra dairesine yapılması gerekir (İİK m.62). (B)’nin ödeme emrine itiraz etmesi ile takip kendiliğinden duracaktır (İİK m.66). Bu durumda ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi gerekir. Genel haciz yolunda olduğu gibi burada da ödeme emrine itiraz üzerine itirazın hükümden düşürülmesi genel mahkemeler nezdinde itirazın iptali veya icra mahkemesi nezdinde itirazın (kesin) kaldırılması yollarıyla mümkün olabilecektir (İİK m. 67, 68).

Olay II:

Apartman yöneticisi (A), aylık 100.- TL olan apartman aidatını 1 yıldır ödemeyen ve kendisine karşı yapılan bütün ihtarlara da kayıtsız kalan (M)’ye karşı icra takibi başlatmak istemiş; (M)’nin tacir olduğunu bildiğinden, 1 yıllık ödenmemiş aidatın faiziyle birlikte ödenmesi için, 1.200.- TL ve işlemiş faiz üzerinden (M) aleyhine genel iflas yolu ile takip başlatmaya karar vermiştir.

  1. (A), (M)’ye karşı iflas takibini hangi görevli ve yetkili icra organı nezdinde başlatabilir? Açıklayınız. (6 puan)

Genel haciz yoluyla takip talebinde olduğu gibi, iflas yoluyla takip talebinde de görevli icra organı, icra dairesidir; iflas dairesinin görevi ancak iflas kararının verilip bu kararın iflas dairesine bildirilmesinden itibaren başlamaktadır (İİK m. 166, f. 1).

İflas yoluyla takip talebini almaya yetkili olan icra dairesi ise, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra daireleridir. Ancak iflas takibi bakımından icra dairelerinin yetkisi kesin yetki niteliğinde değildir. Bu sebeple, yetki itirazında bulunulmadığı takdirde başka bir icra dairesinde yapılan iflas takibi geçerli olduğu gibi, tarafların bu konudaki yetki sözleşmeleri de geçerli olacaktır (İİK m.154). Buna göre (A), (M)’ye karşı iflas takibini, (M)’nin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra daireleri nezdindeki takip talebiyle başlatabilir.

  • (M) kendisine gönderilen iflas ödeme emrine karşı, faizin fazla hesaplandığı yönündeki muhalefetini hangi yolla, hangi süre içinde, hangi icra organı nezdinde ileri sürebilir? (M)’nin bu muhalefeti üzerine (M)’nin iflasına hangi prosedür çerçevesinde karar verilecektir? Açıklayınız. (10 puan)

(M)’nin, muhalefetini, iflas ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde, icra dairesi nezdinde ileri sürmesi gerekir (İİK m.155). (M)’nin muhalefeti üzerine iflas takibine devam edilebilmesi için ise iflas davasında (M)’nin iflasına karar verilmesi gerekir. Bunun için, alacaklı (A) ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren bir sene içinde, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açarak borçlunun itirazının kaldırılması ile iflasına karar verilmesini talep edecektir (İİK m.156). Asliye ticaret mahkemesinin yetkisi kesin yetkidir. Buna göre, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır (İİK m.154, f.3). İflas davasında, alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde bu durum 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler (İİK m.158, f.1). Asliye ticaret mahkemesi, borçlunun ödeme emrine itirazını genel hükümler çerçevesinde inceleyecektir. Borçlunun ödeme emrine itirazının haklı bulunmaması üzerine mahkeme borçluya o güne kadarki faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağı mahkeme veznesine depo etmesi için yedi günlük süre verecektir (depo kararı). Depo kararı üzerine de borçlunun borcunu ödememesi üzerine ilk oturumda iflasına karar verilecektir (İİK m.158, f.2).

  • (M)’nin iflasına 10.03.2019 tarihinde karar verildiğini kabul edelim. Bu durumda:
    • (M)’ye ait apartman dairesi üzerine daha önce haciz koydurmuş olan (C), bu dairenin satılmasını isteyebilir mi? Neden? (6 puan)

(M)’nin iflasına karar verilmesiyle, iflas açılır (İİK m.165); böylece (M)’nin haczi kabil bütün malları iflas masasını oluşturur ve alacakların ödenmesine tahsis olunur (İİK m.184, f. 1). Buna göre (M)’ye ait hacizli mallar da (paraya çevrilmiş olmadığı sürece) iflas masasına dahil olacak, bu malları haczettirmiş olan alacaklıların alacaklarını iflas masasından almaları gerekecektir (İİK m. 186). Bu sebeple (C), daha önce haczettirmiş olduğu apartman dairesinin satılmasını isteyemez; ancak bu apartman dairesi paraya çevrilmişse bu para iflas masasına girmez, (C) alacağını bu paradan alır.

  • (M)’nin kendisine rehin verdiği otomobile karşı daha önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatmış olan (D), bu otomobilin paraya çevrilmesini isteyebilir mi? Çeşitli ihtimallere göre cevaplayınız. (8 puan)

(M)’nin iflasına karar verilmesi ile (M)’ye ait rehinli mallar da iflas masasına dahil olur; ancak rehinli alacaklının hakkı saklıdır. Buna göre rehinli alacaklının rehinli malların satışından alacağını öncelikle elde etmek hakkı vardır; rehinli alacaklı alacağını tam olarak aldıktan sonra geriye para artarsa, bu para iflas masasına dahil olur. İflasın açılması (yani, iflas kararı verilmesi; İİK m. 165) halinde dahi daha önce başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe (iflas masasına karşı) devam edilebileceği gibi, iflas kararından sonra dahi (iflas masasına karşı) rehnin paraya çevrilmesi ile takip başlatılabilir. Alacaklı, daha önce başlatmış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe devam etmeyip, rehnin iflas idaresi tarafından paraya çevrilmesini de talep edebilir (İİK m.185, f. 1; m.193, f.4).

  • (E), (M)’ye olan borcunu 10.03.2019 tarihinde kendisine elden ödemiştir. (E) borcundan kurtulmuş mudur? Çeşitli ihtimallere göre cevaplayınız. (8 puan)

(M), iflasına karar verilmesinden sonra hiçbir ödeme kabul edemez. (M)’nin borçluları da, iflas kararından sonra müflise yaptıkları ödemelerde, ancak yaptıkları ödeme iflas masasına girdiği takdirde borçlarından kurtulurlar.

Bununla birlikte, iflas kararı verilmesi ile iflas kararının ilanı arasındaki sürede, iyi niyetli borçluların müflise yaptığı ödemeler geçerli olacaktır. Buna göre, müflis (M)’nin borçlusu (E), iflas kararının verildiği gün olan 10.03.2019 tarihinde, yani iflasın ilan edilmesinden önce yapmış olduğu ödemede iyi niyetli ise, yani (M)’nin iflasına karar verildiğini bilmiyor ve bilmesi gerekmiyorsa, bu konuda kendisinden beklenen özeni göstermişse, yaptığı ödeme iflas masasına intikal etmemiş olsa bile borcundan kurtulmuş olacaktır. (E) iyi niyetli değilse, yani (M)’nin iflas ettiğini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu konuda kendisinden beklenen özeni göstermemişse, ancak ödediği miktar iflas masasına dahil olduğu ölçüde borcundan kurtulacaktır (İİK m. 192).

Metin Soruları:

1. İhtiyati haciz kararı hangi görevli ve yetkili icra organından istenebilir? Belirtiniz. (6 puan)

İhtiyati haciz kararında görevli icra organı, genel görevli mahkemelerdir (İİK m. 258, f. 1; HMK m. 1-4). Buna göre ihtiyati haciz kararı kural olarak, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinden istenecektir (HMK m.2). Bununla birlikte, asıl alacak bakımından özel görevli mahkeme varsa, ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin de bu özel görevli mahkemede (örneğin tüketici mahkemesinde) ileri sürülmesi gerekir.

İhtiyati haciz kararı verilmesi bakımından yetkili mahkeme ise İİK m. 50’deki yetki kurallarına göre belirlenecektir (İİK m.258, f.1). Buna göre Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetkiye ilişkin hükümlerine göre yetkili mahkemelerin yanında (HMK m. 6-19), sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi de yetkili olacaktır (İİK m.50, f.1).

2. İhtiyati haciz kararının uygulanmasını ve ihtiyati haczi tamamlayan işlemleri kısaca anlatınız. Bu prosedüre uyulmaması halinde yaptırımın ne olacağını belirtiniz. (10 puan)

İhtiyati haciz kararının verilmesinden itibaren on gün içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesi gerekir, aksi takdirde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkacaktır. İhtiyati haciz kararının uygulanması ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden istenecektir. (İİK m. 261, f. 1).

İhtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra, asıl alacak hakkında daha önce icra veya dava takibi başlatılmamışsa, icra veya dava takibinin başlatılması gerekir, aksi takdirde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkacaktır. Buna göre dava açılmadan veya icra takibi başlatılmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı, ihtiyati haciz kararının (kendi huzuriyle) uygulanmasından; ihtiyati haciz yokluğunda yapılmış olan alacaklı ise haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren, yedi gün içinde, icra takibi veya dava takibi yoluna başvurmalıdır (İİK m. 264, f.1). İhtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra süresi içinde dava veya icra takibi yoluna başvurulması hâlinde ihtiyati haciz kural olarak davanın veya takibin sonuçlanmasına kadar devam eder. Bu sürelerin kaçırılması hâllerinde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkacaktır (İİK m. 264, f. 4).

Daha Fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir