İdari Yargıda İhbar – Sık Sorulan Sorular – Yargı Kararları ile

İdari yargıda davanın ihbarına ilişkin yargı kararları ışığında sık sorulan sorular

Tarafların Talebi Üzerine İhbar Yapılması Usule Aykırı Mıdır?

T.C.
DANIŞTAY 10. DAİRE

E. 2016/97 K. 2016/2054

T. 18.4.2016

KARAR : Dava, davacılar çocuğu ve kardeşi olan …’ın 3.10.2010 tarihinde Kahramanmaraş Döngel Deresi Taşkın Koruma İnşaat Proje sahasında inşaat çalışması yapılmakta iken sahada bulunan tersip bendi ve beş (5) adet kademeli ıslah sekileri önünde toplanan çamurlu su birikintisi içine girmesi sonucu boğularak vefat ettiği ve ölüme davalı idarece, inşai faaliyetler sırasında gerekli önlemlerin alınmaması ve idari hizmetin kusurlu işletilmesinin neden olduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen destekten yoksun kalma ve manevi zararlar 

…Davalı idarenin ihbar istemi hakkında karar verilmediği yolundaki temyiz isteminin incelenmesinden,

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu İle Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller” başlıklı 31.maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, davanın ihbarı ile ilgili olarak yapılacak işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ancak davanın ihbarının mahkeme veya hâkim tarafından re’sen yapılacağı belirtilmiştir.

1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61.maddesinde, “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” hükmüne; 62.maddesinde ise, “İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.

(2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Tazminat istemiyle ne karşı açılan bakılmakta olan davada, davalı idarenin, davanın …. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ihbar edilmesini talep ettiği görülmektedir.

Her ne kadar İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarda anılan maddesinde, davanın ihbarının mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılacağı belirtilmiş ise de, bu durum, tarafların istemi üzerine mahkemenin davayı ihbar etmesine engel değildir.

Buna göre, yukarda aktarılan gerekçe doğrultusunda temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması sebebiyle, bozma üzerine mahkemesince iş bu ihbar talebi hakkında da yeniden değerlendirme yapılacağından, bozulan kısım yönüyle bu hususta ayrıca karar verilmesine gerek olmadığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, idari yargılama usulleri içerisinde ancak taraflar yanında davaya katılım mümkün olduğundan, yani, tarafların yerine geçerek davayı sürdürmeye yönelik bir katılımın mümkün olmaması karşısında, İdare Mahkemesi kararının, herhangi bir bozma sebebi bulunmayan manevi tazminat isteminin kabulüne dair kısmı yönünden, ihbar istemi hakkında bir karar verilmemiş olmasının, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle,

1-) Temyiz isteminin kısmen reddi ile, Kahramanmaraş İdare Mahkemesi’nin 28.10.2015 tarih ve E:2014/374, K:2015/999 Sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kabulü ile, adli yargıda dava açma tarihi olan 3.10.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine dair kısmının ONANMASINA,

SONUÇ : 2-) Temyiz isteminin kısmen kabulü ile, anılan kararın, maddi tazminat isteminin kabulüne ve yasal faizin başlangıç tarihine dair kısmının BOZULMASINA, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, yürütmenin durdulması istemi hakkında karar verilmediğinden 45,60.-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, 18.4.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

***

T.C.

DANIŞTAY 15. DAİRE

E. 2015/8819 K. 2015/8250

T. 1.12.2015

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesi’nce, davacının karar düzeltme istemi kabul edilerek, Danıştay 15. Dairesi’nin 27/05/2015 tarih ve E:2014/4787; K:2015/3250 Sayılı kararı kaldırılarak temyiz istemi yeniden incelenip gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; …Eczanesi için verilen 15.01.2013 günlü, 17/72 Sayılı ruhsatın; söz konusu eczanenin tapuda tarla olarak göründüğü, ilgili mevzuatında ise eczanelerin bağımsız dükkanlarda açılması gerektiğinin belirlendiği, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.

…Öte yandan, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yollamada bulunulmakta ve devamında davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.

İdare Mahkemesi tarafından, anılan mevzuat hükmü kapsamında bakılan davanın, karardan etkileneceği açık olan davaya konu ….. Eczanesi sahibi Eczacı ….’na ihbar edilerek ruhsatı davaya konu edilen eczacının davaya katılmasına imkan verilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, ihbar kuralları işletilmeksizin ve belirtilen araştırma ve değerlendirmeler yapılmadan, davaya konu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle Ankara 13.İdare Mahkemesi’nin 17/01/2014 günlü, E:2013/364; K:2014/105 Sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mahkeme Re’sen İhbar Etmez İse, Taraflar İhbar Talebinde Bulunabilir mi? Mahkeme Bu Talebi Değerlendirebilir mi?

T.C.
DANIŞTAY 5. DAİRE

E. 2012/2503 K. 2013/3648

T. 2.5.2013

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ne bağlı … Elektrik Dağıtım A.Ş. Elazığ İl Müdürlüğü emrinde İş Kanununa tabi statüde raportör olarak görev yapan davacının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik 01.11.2010 tarih ve 7406 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31.maddesinde “davanın ihbarı” konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine yollama yapılmakla birlikte anılan maddenin 1. fıkrasına 18.06.1994 günlü, 4001 sayılı Yasanın 14. maddesiyle “Ancak davanın ihbarı ve bilirkişinin seçimi Danıştay mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır.” yolundaki hüküm eklenmiş bulunmaktadır. Bu hükmün, bir usul kuralını içermesi nedeniyle bakılan davada da gözönünde tutulması gerekeceği açıktır.

Anılan maddenin düzenleniş biçimi karşısında; Danıştay, mahkeme veya hakimin re’sen ihbara gerek görmediği, buna karşılık taraflardan birinin yöntemine uygun biçimde vereceği dilekçe ile davanın ihbarını istediği takdirde, davaya bakmakta olan mahkemenin, bu istemi değerlendirmesi ve buna ilişkin yasal prosedürü işletmek suretiyle buna göre bir karar vermesi gerekeceğini vurgulamak gerekir.

Bu durumda, davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin davanın Devlet Personel Başkanlığına ihbarını içeren dilekçesinin İdare Mahkemesince yukarıda açıklanan madde hükmüne göre değerlendirilmesi ve buna dair tebligat tamamlandıktan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu yola başvurulmadan doğrudan esas hakkında karar verilmiş olmasında usule uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Elazığ 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 24.01.2012 günlü, E:2011/830; K:2012/48 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme’ye gönderilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mahkeme Taraflardan Birinin İhbar Talebini Değerlendirebilir mi?

T.C.
DANIŞTAY 5. DAİRE

E. 1991/501 K. 1993/4530

T. 17.11.1993

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Davacı, 331 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen geçici madde uyarınca intibakının yapılması yolundaki isteminin reddine ilişkin işlemin 2914 sayılı Yasanın 3/c. maddesi de gözetilerek iptali istemiyle dava açmıştır.

…Sözü geçen maddelerin birlikte incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, davanın ihbarı ile ihbarda bulunan taraf ihbarda bulunulandan görülmekte olan bir davada, davaya katılarak kendisine hukuki yardımda bulunmasını ve ortak hukuki çıkarları ilgilendiren davanın kazanılması için kendisiyle birlikte çaba sarfedilmesini istemektedir.

HUMK`nun düzenlemesine göre davanın ihbarının mahkeme kanalıyla yapılması asıl olup; görülmekte olan “davanın her halinde ihbar caizdir.” Taraflardan birinin yöntemine uygun biçimde düzenleyeceği dilekçe ile davanın ihbarını istemesi halinde davaya bakmakta olan mahkemeye düşen görev bu konudaki dilekçeyi doğrudan doğruya davanın ihbar edileceği kişi ya da kuruluşa göndermekten ibaret olup; mahkemenin bu konuda ayrıca bir karar alması gerekmediği gibi ihbar isteminin hukuken haklı olup olmadığını inceleyip bu istemin kabulü ya da reddi yolunda bir karar vermesi de anılan yasa hükümleri karşısında olanaklı ve uygun değildir.

Açıklanan hukuksal duruma göre davalı idarenin davanın Maliye Bakanlığına ihbarını içeren dilekçesinin idare mahkemesince adı geçen bakanlığa tebliğ edilmesi gerekirken bu yola gidilmemesinde ve yasaya aykırı olarak ihbar isteminin reddine karar vermek suretiyle davanın sonuçlandırılmasında usule uyarlık görülmediğinden davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İzmir 3. İdare Mahkemesinin 31.10.1990 günlü, E: 1989/1140, K: 1990/788 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinin 1/c maddesi uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 17.11.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Siz de içeriğe eklemede bulunabilirsiniz!

[csn_news_form]

Daha Fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir