İdari Yargılama Hukuku Pratik-Kur Çalışması -2- AÜHF – 2013-2014

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdari Yargılama Hukuku Uygulamalı Dersleri

ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ
İDARİ YARGILAMA HUKUKU DERSİ UYGULAMALI DERSLERİ- II
2013-2014

OLAY – 1 

Adalet Bakanlığı Başmüfettişi (B) tarafından, Hâkim (H) hakkındaki hal kâğıdı “orta” olarak düzenlenmiş ve (H)’nin gizli sicil dosyasına konulmuştur. (H), hal kâğıdının “orta” olarak düzenlendiğini, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yaptığı başvuru üzerine, 10.10.2010 tarihinde kendisine yapılan bildirim üzerine öğrenmiştir. 

Ardından, (H), Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu’na 15.10.2010 tarihinde başvurarak, hal kâğıdı notunun “iyi” olarak düzenlenmesini talep etmiştir. Ancak, Bakanlıkça kendisine herhangi bir yanıt verilmemesi üzerine (H), 20.12.2010 tarihinde, hal kâğıdı notunun iptali için, idari yargıda dava açmıştır. 

Not: Adalet Bakanlığı müfettişlerince hâkimler hakkında düzenlenen hal kâğıtları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca, hâkimlerin yükselme ve birinci sınıfa ayrılmasına karar verilirken dikkate alınmaktadır. 

1- Davalı idare, verdiği cevap dilekçesinde: 

a- Adalet Bakanlığı Başmüfettişi tarafından hâkimler hakkında hal kâğıdı düzenlenmesinin, idari fonksiyona dâhil olmadığı; 

b- İdari fonksiyona dâhil olduğu kabul edilse bile, kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı; 

c- Ayrıca, davanın süresi içinde açılmadığı, 

iddialarına yer vermiştir. 

Sizce, davaya bakan yargı yerinin, bu iddialar hakkındaki kararı ne yönde olmalıdır? Her bir iddia yönünden ayrı ayrı açıklayınız. 

2- Davalı idare, bu iddiaları, ikinci savunma (düplik) için kendisine tanınan süre geçtikten sonra vereceği bir dilekçe ile ileri sürmüş olsa idi; bu iddialar, davaya bakan yargı yerince değerlendirilebilir miydi? Açıklayınız. 

OLAY- 2 

İstanbul ili sınırları içindeki Silivri Lisesi‟nin müdürü olan (M), beş yıllık çalışma süresinin doldurduğu gerekçesiyle, Milli Eğitim Bakanlığı‟nın 01.09.2010 tarihli işlemi ile, aynı il sınırları içinde Şile Lisesi müdürlüğüne naklen atanmıştır. 

Bunun üzerine (M), eşinin işyerinin ve çocuklarının okullarının Silivri‟de olması nedeniyle aile konutunu Şile‟ye taşımasının mümkün olmadığı, yeni görev yerinin, Silivri‟ye karayolu ile yaklaşık dört saatlik mesafede bulunduğu ve naklen atama işleminin kamu hizmetinin gerekleri ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, 01.09.2010 tarihli işleme karşı yürütmenin durdurulması istemli bir iptal davası açmıştır. 


İlgili Mevzuat : 

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik 

Atama yetkisi 

Madde 17 – (1) İller arası yer değiştirme suretiyle atamalar hariç olmak üzere bu Yönetmelik kapsamındaki eğitim kurumlarının her kademesindeki yöneticileri valiliklerce atanır. 

Zorunlu yer değiştirme suretiyle atamalar 

Madde 22 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde eğitim kurumu müdürlerinden bulundukları eğitim kurumunda beş yıllık çalışma süresini tamamlayanların görev yerleri, il içinde aynı veya daha üst tipteki eğitim kurumları olacak şekilde (…) değiştirilir. 

1- (M) tarafından açılan bu davada, görevli ve yetkili yargı mercii hangisidir? 

2- Yürütmenin durdurulması isteminin reddi halinde; kim tarafından, ne gibi bir istemle, nereye, hangi süre içinde başvurulabilir? 

3- Başvurulan merciin kararı, sizce ne yönde olmalıdır? 

4- (M), dava konusu ettiği işlemden dolayı uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini, idari yargıda hangi süre içinde talep edebilir? Çeşitli olasılıklara göre tartışınız. 


OLAY – 3 

Bakanlar Kurulu, 06.05.2008 tarihinde, (Ü) Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi kurulması için karar almış ve bu karar, 15.05.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 

Bu kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen (X) Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim elemanı (Ö), anılan karara karşı, süresi içinde, görevli yargı yerinde bir iptal davası açmıştır.

Ancak davaya bakan yargı yeri, 17.09.2008 tarihinde, davanın ehliyet yönünden reddine karar vermiş ve bu karar 29.09.2008 tarihinde (Ö)’ye tebliğ edilmiştir. 

1- (Ö), anılan karara karşı hangi mercie, ne gibi bir istemle, en geç tarihe kadar, ne tür bir başvuruda bulunabilir? 

2- Başvurulan merciin kararı sizce ne yönde olmalıdır?

OLAY – 4 

İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni 03.08.2006 günlü işlemi ile, “İstanbul ili sınırları içinde açık mekanlarda canlı ve/veya müzik cihazıyla müzik yayını yapan kamuya açık eğlence yerlerinde haftanın cuma ve cumartesi günlerinde saat 01:00’den, diğer günlerde ise saat 24:00’ten sonra müzik yayını yapılmasının yasaklanmasına ve kapanış saatlerinin de bu şekilde belirlenmesine” karar vermiştir. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi çevre denetim birimi görevlileri tarafından 29.05.2010 tarihinde yapılan denetimlerde Turizm İşletme Belgesi sahibi (A) tarafından işletilen eğlence tesisinde yukarıda belirtilen saatlerden sonra da müzik yayını yapıldığı ve kapanış saatlerine uyulmadığı tespit edilmiş ve bu durum tutanak altına alınmıştır. Söz konusu tutanağa istinaden İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 07.06.2010 tarihinde eğlence tesisinin faaliyetinin 2 ay süre ile durdurulmasına karar verilmiş ve bu karar 09.06.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. 

Hakkında yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünen (A), İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 03.08.2006 ve 07.06.2010 günlü işlemlerine karşı 10.09.2010 tarihinde iptal davası açmıştır.

İlgili Mevzuat : 

– 2872 sayılı Çevre Kanununun 

12 nci maddesi: “Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; (…) çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına (…) devredilir. Denetimler, Bakanlığın belirlediği denetim usulü ve esasları çerçevesinde yapılır.” 

14 üncü maddesi: “Kişilerin huzur ve sükûnunu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır.(…) (Eğlence yerlerinden) kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır.” 

15 inci maddesi: “Bu Kanun ve bu Kanun uyarınca yayımlanan yönetmeliklere aykırı davrananlara söz konusu aykırı faaliyeti düzeltmek üzere (…) bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir. Faaliyet; süre verilememesi halinde derhal, süre verilmesi durumunda, bu süre sonunda aykırılık düzeltilmez ise (…) kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak 
durdurulur.” 

– Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin 

7 nci maddesi: “ (…) (2) Belediyeler; 

a) Çevre Kanunu gereği yetki devri yapılan belediyeler, … bu Yönetmelikte belirlenen esaslara uyulup uyulmadığını denetlemek, gerektiğinde gürültü kaynakları için akustik rapor veya çevresel gürültü seviyesi değerlendirme raporu hazırlattırmak, bu raporları incelemek ve değerlendirmek, bu Yönetmeliğin ihlalinin tespiti halinde idari yaptırım uygulamakla (…) ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır.”

1- (A)’nın açtığı iptal davasında yürütmenin durdurulmasını talep ettiğini ve bu talebinin kabul edilerek dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulduğunu varsayacak olursak; 

a- Bu karara karşı davalı idare; hangi mercie, hangi süre içinde, ne gibi bir istemle başvurabilir? 

b- (a) şıkkında belirttiğiniz başvuruyu yapan idarenin; 

“2872 sayılı Çevre Kanununun 12, 14 ve 15 inci maddelerinde Belediyelere gürültü konusunda gerekli gördüğü tedbirleri alma, bu tedbirlere uyulup uyulmadığını denetleme ve aykırılık saptandığı durumlarda yaptırım uygulama yetkisinin verildiğini, bu yetkinin belediyeler tarafından gürültünün önlenmesi için alınacak tedbirlerin içeriğini belirlemeyi de kapsadığını; ilgili mevzuatta eğlence yerlerinin kapanış saatlerine ilişkin bir sınırlama getirilmemiş olmasının Belediyenin bu yetkisini ortadan kaldırmayacağını dolayısıyla dava konusu işlemlerde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığını” ileri sürdüğünü varsayarsak; 
idarenin başvurusunu değerlendirecek olan merci size göre bu iddia çerçevesinde hangi yönde karar vermelidir? 

c- Davalı idarenin başvurusunu inceleyecek merciin vereceği karara karşı başvurulabilecek herhangi bir yol var mıdır? 

2- Davaya bakan yargı yerinin, davayı süre aşımı nedeniyle reddettiğini varsayacak olursak; 

a- Söz konusu karara karşı (A); nereye, hangi süre içinde, ne gibi bir istemle, nasıl bir başvuru yapabilir? 

b- (A) tarafından yapılan başvuruyu inceleyecek olan merciin kararı size göre hangi yönde olmalıdır? İptali istenilen her iki işlem açısından ayrı ayrı değerlendiriniz. 

3- İşyeri iki ay süre ile kapatılan (A)’nın, bu işlem nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesi için, ne gibi bir yola, hangi süreler içinde başvurmasını önerirsiniz?Açıklayınız. 

OLAY – 5 

Muğla, Merkez, (…) Mahallesi, (…) parsel sayılı taşınmazın yeşil alandan çıkarılarak konut alanına alınması yönündeki imar planı değişikliği, Muğla Belediye Meclisi tarafından onaylanmış ve adı geçen Belediye Başkanlığı’nca 05.09.2005 tarihinden itibaren bir ay süre ile ilan edilmiştir.

Muğla’da ikamet eden (B), söz konusu plan değişikliğini, 18.10.2005 tarihinde öğrenmiş ve kentteki yapılaşma yoğunluğunu aşırı ölçüde arttıracağından kamu yararı ile bağdaşmadığını ileri sürdüğü bu plan değişikliğinin iptali istemiyle bir dava açmıştır. 

1- (B)’nin açmış olduğu davaya bakmaya görevli ve yetkili yargı yeri hangisidir? 

2- (B), dava dilekçesinde, dava konusu imar planı değişikliğinin ilan ve öğrenme tarihlerini belirtmemiştir. Bu durumda;

a- Davaya bakan yargı yeri ne yönde karar vermelidir? 

b- Bu karara karşı (B)’nin başvurabileceği bir kanun yolu var mıdır? 

c- (B)’nin başvurabileceği bir kanun yolu olmadığı varsayıldığında; (B)’nin, hangi süre içinde, ne yapması gerekir? 

3- Dava konusu imar planı değişikliği kapsamında, taşınmazı yeşil alandan çıkarılarak konut alanına alınan malik (M) ve (M)’nin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiği müteahhit (T)’nin, davanın taraflarından birinin yanında yer almaları mümkün müdür? 

4- Davalı idarenin, davaya bakan yargı yerine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; 
– imar planı değişikliği yapılmasının, idarenin “takdir yetkisi” kapsamında olduğunu ve yargı organının bu yetkiyi kaldıramayacağını, 
– davacının, dava konusu plan değişikliğinin “kamu yararı” ile bağdaşmadığı yolundaki iddiasının, “yerindelik” ile ilgili olduğunu ve davaya bakan yargı yerinin “yerindelik” denetimi yapamayacağını, 
ileri sürmüştür. Davalı idarenin bu iddiaları karşısında, davaya bakan yargı yerinin ne yönde karar vermesi gerekir? 

5- Davaya bakan yargı yeri, 19.06.2006 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermiş ve bu karar, 23.06.2006 tarihinde taraflara tebliğ edilmiştir. Anılan karar, davalı idare tarafından süresi içinde temyiz edilmiş ve davalı idare, 19.06.2006 tarihli kararın gereklerini, temyiz başvurusu sonuçlandıktan sonra yerine getireceğini belirtmiştir. Bu durumda; 

a- Davalı idarenin, iptal kararının gereklerini, temyiz başvurusu sonuçlandıktan sonra yerine getireceğini belirtmesi hukuka uygun mudur? 

b- Eğer hukuka uygun değilse; davacı (B)’ye, ne yapmasını önerirsiniz? 

OLAY – 6 

İstanbul‟da bulunan (Ü) Üniversitesi Hukuk Fakültesi‟nde üçüncü sınıf öğrencisi olan (Ö), 19.08.2011 tarihinde ilan edilen sınav sonuçlarına göre, Vergi Hukuku dersi bütünleme sınavından, 90 puan alarak başarılı olmayı beklerken; 40 puan almış ve adı geçen dersten “başarısız” olmuştur.

Diğer bütün derslerden geçer not almasına rağmen, 02.10.1997 tarihli Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren (Ü) Üniversitesi Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği‟nde yer alan, “herhangi bir dersten başarısız olan öğrenci, üst sınıftan ders alamaz.” hükmü nedeniyle, 2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında üst sınıftan ders alması mümkün olmayan (Ö), hem 19.08.2011 tarihinde ilan edilen Vergi Hukuku dersi bütünleme sınavı notunun, hem de 02.10.1997 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan Yönetmeliğin anılan hükmünün iptali istemiyle, 18.10.2011 tarihinde bir dava açmıştır. 

Aşağıdaki soruları, yukarıdaki kurgusal olaya göre yanıtlayınız.

1- (Ö)‟nün açmış olduğu davanın türü nedir? Bu dava türünün genel özellikleri nelerdir? 

2- Yargılamanın uzun süreceğini ve nihai karar lehine olsa dahi, bu karar verilinceye kadar üst sınıftan ders alamaması nedeniyle okulunun fiilen bir yıl uzayacağını düşünen (Ö)‟nün, bu sakıncayı bir ölçüde giderebilmesi için yararlanabileceği herhangi bir hukuksal müessese var mıdır? 

3- (Ö)‟nün açmış olduğu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkeme hangisidir? 

4- (Ö), (Ü) Üniversitesi Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin anılan hükmünün değil de; Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından çıkartılan bir yönetmeliğin iptali istemiyle dava açmış olsa idi; (3.) soruya verilecek yanıtta değişiklik olur muydu? 

5- Davalı idare, davaya bakan mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; 

“Vergi Hukuku dersi bütünleme sınavı notunun iptali istemi yönünden, dava süresinde açılmış olsa da; (Ü) Üniversitesi Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin 02.10.1997 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle, Yönetmeliğin anılan hükmünün iptali istemi yönünden, 18.10.2011 tarihinde açılan davada süreaşımı bulunduğu”nu ileri sürmüş ve bu nedenle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı idarenin bu iddiası haklı mıdır? Davaya bakan mahkemenin, bu iddia ve talep karşısında nasıl bir karar vermesi gerekir? 

6- Davaya bakmakta olan mahkemenin, davanın esastan kabulüne karar vermesi durumunda; bu karara karşı kim, hangi süre içinde, ne gibi bir istemle, hangi mercie başvurabilir? 

7- (6.) sorunun yanıtı olan merciin, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararını hukuken isabetli bulmaması halinde, ne yönde karar vermesi gerekir? 

Bu karar üzerine, davanın kabulüne ilişkin kararı veren mahkemenin, kendi kararının doğru olduğu kanısına varması durumunda, nasıl bir karar vermesi gerekir? 

OLAY – 7

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi (Ö), 25.03.2008 tarihinde, bir grup arkadaşıyla birlikte Yükseköğretim Kurulunu protesto etmek amacıyla, “bilimsel özerkliğe ve özgürlüğe evet; vesayetçi YÖK düzenine hayır” diyerek slogan atarken, Kampus içerisindeki polisin, yakın mesafeden ve aşırı yoğunlukta uyguladığı biber gazı nedeniyle sağ gözünden 
yaralanmış ve hemen hastaneye kaldırılmıştır.

Gözünden geçirdiği bir dizi ameliyata rağmen, almış olduğu 15.07.2008 tarihli doktor raporuna göre yüzde otuz oranında kalıcı görme kaybı yaşayan ve bu nedenle 1.500 TL maddi ve 5.000 TL manevi zarara uğradığını ileri süren (Ö), söz konusu zararlarının giderilmesi amacıyla bir dava açmayı düşünmektedir.

Buna göre, aşağıdaki soruları gerekçeli olarak yanıtlayınız.

1- (Ö)’nün açacağı davanın türü ve hukuksal niteliği nedir?

2- (Ö)’nün, bu davayı açmadan önce mutlaka izlemesi gereken bir prosedür var mıdır? Varsa, bu prosedürü izlemeden dava açması halinde, davaya bakan yargı yerinin kararı ne yönde olmalıdır? 

3- Bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkeme hangisidir? 

4- Davaya bakan mahkemece, olay nedeniyle uğranılan maddi zararın gerçek miktarını hesaplaması için görevlendirilen Bilirkişi (B), (Ö)’nün eskisi gibi çalışmasının güçleşmesi gibi hususları da göz önünde tutarak, uğranılan maddi zararın 20.000 TL olarak tespit edildiğine ilişkin bir rapor hazırlamış ve bu raporunu, 10.12.2008 tarihinde mahkemeye sunmuştur.

Bu durumda (Ö)’nün, 1.500 TL’lik maddi tazminat istemini, 20.000 TL olarak ıslah etmesi (yani maddi tazminat talebini -gerekli harçları ve giderleri de ödemek koşuluyla- 18.500 TL tutarında arttırması) mümkün müdür? Böyle bir ıslah talebi karşısında, mahkemenin kararı ne yönde olmalıdır?

5- (4.) sorunun yanıtının, (Ö) açısından olumsuz olması durumunda, (Ö)’ye önerebileceğiniz başka bir idari yol var mıdır? 

6- Dava devem ederken, (Ö)’nün, aynı olayda birlikte slogan attığı arkadaşlarından olan (A), bir dilekçe ile mahkemeye müracaat etmiş ve arkadaşının durumuna çok üzüldüğünü belirtip, bu davada onun yanında olmak istediğini ileri sürerek, davaya katılma (müdahale) talebinde bulunmuştur. Bu durumda, mahkemenin nasıl bir karar vermesi gerekir? 

7- Davaya bakan mahkeme, 05.02.2009 tarihinde, (Ö)’nün maddi tazminat talebinin tümünün; manevi tazminat talebinin ise, 2.000 TL’lik kısmının kabulüne karar vermiştir.

Bu karara karşı başvurulabilecek herhangi bir yol var mıdır? Eğer varsa, bu başvuru; kim tarafından, hangi süre içerisinde, nasıl bir istemle ve nereye yapılmalıdır?

8- (7.) sorunun yanıtı olan merciin vermiş olduğu karara karşı kim tarafından, hangi süre içerisinde, nasıl bir istemle ve nereye başvuruda bulunulabilir? Sizce bu merciin kararı ne yönde olmalıdır? 

9- Yargılama süreci neticesinde, kararın kesinleşmesinden sonra; davacının yüzde otuz oranında kalıcı görme kaybı bulunduğu yönündeki doktor raporunun sahte olduğu anlaşılacak olursa; bu durumda, başvurulabilecek herhangi bir yol var mıdır? Varsa, bu başvurunun koşulları, süresi ve usulü nasıldır? 

OLAY – 8 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı (M), 23.08.2011 tarihli müşterek kararname ile bu görevinden alınmış ve adı geçen Bakanlığın Van İl Müdürlüğüne, şube müdürü olarak atanmıştır. Söz konusu görevden alma işleminin salt siyasi saiklere dayandığını düşünen (M), görevden alınarak, Van’da daha alt bir göreve atanmasının, ilköğretim çağındaki çocuklarının okul durumları ile eşinin iş durumu nedeniyle, yaşamını altüst ettiğini; ayrıca, özlük hakları yönünden de ciddi kayıplara uğradığını ileri sürerek, bu olumsuzlukları bir an önce bertaraf etmek amacıyla bir dava açmayı istemektedir.

Buna göre, aşağıdaki soruları gerekçeli olarak yanıtlayınız. 

1- (M)’nin ulaşmayı istediği amaçlar göz önüne alındığında, burada (M)’nin açacağı davanın türü, hukuksal niteliği ve genel özellikleri nelerdir? 

2- Yargılama sürecinin tamamlanmasının zaman alacağını ve nihai karar verilinceye kadar, yaşadığı şehri değiştirmek zorunda kalması halinde yaşamının altüst olacağını düşünen (M)’nin, bu sakıncayı bir ölçüde giderebilmesi için yararlanabileceği bir 
hukuksal müessese var mıdır? 

3- (M)’nin açmış olduğu bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkeme neresidir? 

4- (M), Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Müsteşar değil de, Müsteşar Yardımcısı olsa ve bu görevinden müşterek kararname ile alınarak, yine Van Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne şube müdürü olarak atansa idi; (3.) soruya verilecek yanıt değişir miydi? 

5- (M)’nin yazmış olduğu dava dilekçesinde davalı idarenin gösterilmemiş olmasının hukuksal sonucu nedir? 

6- (M)’nin, bu davayı en geç hangi tarihin mesai saati bitimine kadar açması gerekmektedir? Davanın, bu süre geçtikten sonra açılması halinde, davaya bakan mahkemenin kararı ne yönde olmalıdır? 

7- (M)’nin dava dilekçesinde, duruşma yapılmasını da istemesine rağmen, davaya bakan mahkemenin duruşma yapmaması hukuken mümkün müdür? 

8- Mahkemenin, 11.01.2012 tarihinde dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermesi durumunda; 

a- Bu kararın gerekleri, idarece nasıl yerine getirilmelidir? 

b- Bu karara karşı başvurulacak bir yol var mıdır? 

9- Mahkemenin, 24.03.2012 tarihinde, davanın reddine karar verdiğini varsayacak olursak; bu karara karşı kim, hangi süre içinde, ne gibi bir istemle, hangi mercie başvurabilir? 

10- (9.) sorunun yanıtı olan merciin, davanın reddine ilişkin mahkeme kararını isabetli bulmaması halinde, nasıl bir karar vermesi gerekir? Bu karar üzerine, davanın reddine ilişkin kararı veren mahkemenin kendi kararında ısrar etmesi (direnme kararı vermesi) olanaklı mıdır? 

OLAY – 9 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi (Ö), 12.03.2012 tarihinde yapılan İdare Hukuku dersi vize mazeret sınavında kopya çektiği gerekçesiyle, Disiplin Kurulunun 08.06.2012 tarihli kararıyla, “yükseköğretim kurumundan iki yarıyıl uzaklaştırma cezası” almıştır.

Bu disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu düşünen (Ö), 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında derslere devam edebilmek veya en azından sınavlara girebilmek amacıyla, 07.09.2012 tarihinde bir dava açmıştır. 

Buna göre, aşağıdaki soruları gerekçeli olarak yanıtlayınız.

1- (Ö)’nün açmış olduğu davanın türü ve hukuksal niteliği nedir? Bu dava türünün genel özellikleri nelerdir? 

2- Yargılama sürecinin zaman alacağını ve nihai karar lehine olsa dahi, bu karar verilinceye kadar derslere devam edememesi ve sınavlara girememesi nedeniyle, okulunun fiilen bir yıl uzayacağını düşünen (Ö)’nün, bu sakıncayı bir ölçüde giderebilmesi için yararlanabileceği bir hukuksal müessese var mıdır? 

3- (Ö)’nün açmış olduğu bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkeme hangisidir? 

4- Bu davada hangi merciin davalı olarak gösterilmesi gerekir? (Ö)’nün yazmış olduğu dava dilekçesinde, davalıyı yanlış göstermesinin veya davalıyı göstermeyi unutmasının hukuksal sonucu nedir? 

5- Davalı idare, bu davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür. Davalının bu iddiası haklı mıdır? Davaya bakan mahkemenin, bu iddia karşısında nasıl bir karar vermesi gerekir? 

6- Davaya bakmakta olan mahkemenin, davanın kabulüne karar vermesi halinde; 

a- Bu karar ne anlama gelir ve idare tarafından nasıl uygulanır? 

b- Bu karara karşı kim, hangi süre içinde, ne gibi bir istemle, hangi mercie başvurabilir? 

c- (b) seçeneğindeki sorunun yanıtı olan merciin, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararını isabetli bulmaması halinde, nasıl bir karar vermesi gerekir? 

Bu karar üzerine, davanın kabulüne ilişkin kararı veren mahkemenin, kendi kararının doğru olduğu kanısında olması halinde, ne yönde karar vermesi gerekir?

OLAY – 10 

(X) A.Ş. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca, kaynak tahsisini gerektiren ve kullanım hakkı sayısı sınırlandırılmayan bir elektronik haberleşme hizmetini sunmak amacıyla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na 14.05.2010 tarihinde başvuruda bulunmuş ve fakat, bu başvurusu, adı geçen Kanunda öngörülen 30 günlük süre boyunca yanıtsız bırakılmıştır. Bunun üzerine, 22.07.2010 tarihinde, Kurum’un ilişkili olduğu Ulaştırma Bakanlığı’na başvuran (X) A.Ş. buradan da yanıt alamayınca, 11.10.2010 tarihinde, Ankara İdare Mahkemesi’nde bir iptal davası açmıştır. 


İlgili Mevzuat:

2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’un,

“Kuruluş” başlıklı 5. maddesi: 

“ Kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip özel bütçeli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kurulmuştur. Kurum, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu ile Başkanlık teşkilatından oluşur. 
Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kuruma emir ve talimat veremez 
Kurum’un ilişkili olduğu bakanlık Ulaştırma Bakanlığıdır. 
(…) ” 

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun, “Yetkilendirme Usulü” başlıklı 9. maddesi: 

“ (1) Yetkilendirme, bildirim veya kullanım hakkının verilmesi yoluyla yapılır. 

(2) Elektronik haberleşme hizmeti sunmak ve/veya şebekesi veya alt yapısı kurup işletmek isteyen şirketler faaliyete başlamadan önce Kurum (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) düzenlemeleri çerçevesinde Kuruma bildirimde bulunurlar. 

(3) Kuruma bildirimde bulunan şirketler, sunmak istedikleri elektronik haberleşme hizmeti ve/veya işletmek istedikleri elektronik haberleşme şebekesi veya altyapısı için numara, frekans, uydu pozisyonu gibi kaynak tahsisine ihtiyaç duymuyorlar ise Kurumun belirlediği usul ve esaslara uygun bildirimle birlikte; kaynak tahsisine ihtiyaç duyuyorlar ise Kurumdan 
kullanım hakkı alınması kaydıyla yetkilendirilirler.

(4) Kurum, kullanım hakkı verilmesinin gerektiği elektronik haberleşme hizmetlerini ve bu hizmetlere ilişkin kullanım hakkı sayısının sınırlandırılmasının gerekip gerekmediğini tespit eder.

(5) Kullanım hakkı sayısının sınırlandırılmasının gerekmediği tespit edilen elektronik haberleşme hizmetleri için usulüne uygun başvuruyu müteakip 30 gün içerisinde Kurumca kullanım hakkı verilir. 
(…) ” 

Kurgusal olaya ilişkin olarak yan tarafta yer alan soruları, yukarıda verilen mevzuat hükümlerini de göz önünde tutarak, gerekçeli biçimde yanıtlayınız. 

1- Davalı idare, bu davanın süresinde açılmadığını ileri sürmüştür. 

Davalının bu iddiası haklı mıdır? Davaya bakan mahkemenin, bu iddia karşısında nasıl bir karar vermesi gerekir? 

2- Bu davada hangi merciin davalı olarak gösterilmesi gerekir? Davalı idarenin yanlış gösterilmiş olmasının hukuksal sonucu nedir? 

3- Dava devam ederken, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun, 03.04.2011 tarihinde, kullanım hakkını vermek suretiyle (X) A.Ş.’yi yetkilendirmesi durumunda; 

a- Davaya bakmakta olan mahkemenin ne yönde karar vermesi gerekir? 

b- (X) A.Ş.’nin, bu süreçte uğramış olduğu zararlarının giderilmesi mümkün müdür? Mümkün ise, nasıl bir usul izlenmesi gerekecektir?

OLAY – 11 

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üyesi (H)’ye, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.12.2010 tarihli kararıyla, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu uyarınca meslekten çıkarma cezası verilmiştir. Bu karar (H)’ye 05.01.2011 tarihinde tebliğ ve 10.01.2011 tarihli Resmi Gazete‟de ilan edilmiştir. 

Söz konusu meslekten çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğunu düşünen (H), mesleki yaşamının tamamen sona ermesi anlamına gelen bu cezanın bir an önce ortadan kaldırılması amacıyla bir dava açmayı istemektedir. 

Buna göre aşağıdaki soruları gerekçeli olarak yanıtlayınız. 

1- (H)’nin dava açmadan önce başvurabileceği hukuksal yol ve bunun sonuçları nedir? 

2- (H)’nin açacağı davanın türü ve hukuksal niteliği nedir? 

3- (H)’nin bu davayı en geç hangi tarihte açması gerekmektedir? 

4- (H)’nin açmış olduğu bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkeme hangisidir? 

5- Bir an için, (H)’ye meslekten çıkarma cezası değil de; kınama disiplin cezası verilmiş olduğunu varsayacak olursak; bir önceki (4.) soruya verilecek yanıtta değişiklik olur muydu? 

6- (H)’nin, dava dilekçesinde, hangi mercii davalı olarak göstermesi gerekir? (H)’nin, dava dilekçesinde davalı mercii yazmayı unutmuş olmasının hukuksal sonucu nedir? 

7- (H)’nin, dava dilekçesinde, duruşma yapılmasını da istemiş olmasına rağmen, davaya bakan mahkemenin duruşma yapmaması hukuken olanaklı mıdır? 

8- Davaya bakan mahkemenin, 03.05.2011 tarihinde dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermesi halinde; 

a- Bu kararın gerekleri nasıl yerine getirilmelidir? 

b- Bu karara karşı başvurulacak bir yol var mıdır? 

9- Davaya bakan mahkemenin, 08.07.2011 tarihinde davanın reddine karar verdiğini varsayacak olursak; bu karara karşı kim, en geç hangi tarihin mesai saati bitimine kadar, ne gibi bir istemle, hangi mercie başvurabilir? 

10- (9.) sorunun yanıtı olan merciin, davanın reddine ilişkin kararı isabetli bulmaması halinde, nasıl bir karar vermesi gerekir? Bu karar üzerine, davanın reddine ilişkin kararı veren yargı yeri ne yönde karar/kararlar verebilir? 

OLAY – 12

Adana’da talim yapmakta olan askeri uçağın, motorunda meydana gelen arıza nedeniyle, çocuk parkında oynamakta olan (Ç)’nin üzerine düşmesi sonucunda, (Ç)’nin ölmesi nedeniyle zarara uğrayan annesi (A), 5.000 TL tutarındaki maddi ve 50.000 TL tutarındaki manevi zararlarının giderilmesi istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde dava açmış ve fakat, davalı idare ise, bu davada Adana İdare Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunmuş ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi de, görevsizlik kararı vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. 

Bunun üzerine, davacı (A), Adana İdare Mahkemesi’nde, süresi içinde bir tazminat davası açmış; ancak, bu Mahkeme de, Adana Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu kanısına ulaşmıştır. 

Buna göre, aşağıdaki soruları gerekçeli olarak yanıtlayınız. 

1- (A)’nın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açmış olduğu davanın türü nedir? Bu dava türünün genel özellikleri nelerdir? 

2- Adana Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu kanısına ulaşan Adana İdare Mahkemesinin, ne yönde karar(lar) alması mümkündür? Bu karar(lar)ın olası sonuçları nelerdir? 

3- Bir an için, Adana İdare Mahkemesinin, Adana Asliye Hukuk Mahkemesinin değil de; 

a- Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu, 

veya 

b- Ankara İdare Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu, 

kanısına vardığı düşünülecek olursa; (2.) soruya verilecek yanıtlarda herhangi bir değişiklik olur mu? 

4- (2.) soruya verilen yanıtla ortaya çıkabilecek görev uyuşmazlığını çözecek olan yargı merciinin kararı ne yönde olmalıdır? 

5- Maddi ve manevi zararların giderilmesi istemli dava; askeri uçağın düşmesi nedeniyle ölen pilot Yarbay (Y)’nin eşi tarafından açılmış olsa idi; (4.) soruya verilecek yanıtta herhangi bir değişiklik olur muydu? 

OLAY – 13

İzmir Konak Belediyesi (…) ölçekli uygulama imar planında 08.09.2005 tarihinde değişiklik yaparak Konak ilçesinde yapılaşma hakkını 7 kata çıkarmıştır. Sözü edilen imar planı değişikliği 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmüne uygun olarak 10.09.2005 tarihinden itibaren bir ay süre ile ilan edilmiştir.

İlgili Mevzuat:

3194 sayılı İmar Kanunu;

Madde 8/1 (b): “İmar Planları: Nazım İmar Planları ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planların belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara 
bağlar”. 

1- Sözü edilen imar planı değişikliğinin hukuka aykırı olduğunu düşünen Mimarlar Odasının bu işlem hakkında ne gibi istem ya da istemlerle nerede dava açması gerekmektedir? 

2-Mimarlar Odasının açacağı bu davaya bakacak olan yargı yeri, yapacağı ilk incelemede “menfaat” koşulu ile ilgili olarak size göre ne yönde karar vermelidir? 

3-Mimarlar Odasının bu davayı 07.10.2005 tarihinde açmış olduğunu ve davaya bakmakta olan yargı yerinin de davayı ilk inceleme safhasında ortada “kesin ve yürütülmesi gereken” bir işlem olmadığı gerekçesi ile reddettiğini varsayacak olursak; 

a) Size göre Mimarlar Odası bu karara karşı ne gibi bir istem/istemlerle hangi süre içinde nereye başvurmalıdır? 

b) Bu başvuruyu inceleyecek olan mercii size göre başvuru ile ilgili ne yönde bir karar vermelidir? Neden? 

c) Mimarlar Odasının bu başvurusunun reddedildiğini varsayacak olursak bu ret kararına karşı başvurulabilecek bir yol var mıdır? 

d) Mimarlar Odasının (a) şıkkındaki başvurusunun kabul edildiğini varsayacak olursak bu karardan sonra yargılama süreci ne şekil veya şekillerde devam edebilir? Çeşitli ihtimalleri ayrı ayrı gözeterek değerlendiriniz. 

4-İzmir’in Konak İlçesi sakinlerinden (A), (B) ve (C)’ nin 25.09.2005 tarihinde belediyeye başvurarak imar planında yapılan değişikliğin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile itiraz ettiklerini, belediye tarafından itiraza bir cevap verilmemesi üzerine de bu işleme karşı 05.02.2006 tarihinde dava açtıklarını varsayacak olursak; bu davaya bakacak olan yargı yeri size göre süre konusunda ne yönde karar vermelidir? 

5-İzmir Konak Belediyesi’nin yapmış olduğu imar planı değişikliğinin idari yargı yerince 25.05.2007 tarihinde iptal edildiğini, bu karar üzerine Belediye’nin de 20.06.2008 tarihinde (E)’ye ait olan İzmir İli, Konak İlçesi, Yeşilyurt (…) pafta, (…) ada, (…) parsel sayılı taşınmaza ait inşaat ruhsatının 5., 6. ve 7. katlara ilişkin kısmının iptaline ve bu katların yıkılmasına karar verdiğini ve bu kararların 22.06.2007 tarihinde (E)’ye tebliğ edildiğini varsayacak olursak, (E) bu durumda ne gibi bir istem veya istemlerle, hangi tarihte, nerede dava açması gerekmektedir? 

OLAY – 14

Ankara Barosu’na kayıtlı olarak görev yapan avukat (E) hakkında disiplin suçu işlediği iddiasıyla yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Ankara Barosu Disiplin Kurulu tarafından 3 ay meslekten çıkarma cezası verilmiş, (E) bu karara karşı Türkiye Barolar Birliği’ne itiraz etmiş; ancak itirazı reddedilmiş ve bu ret kararı Adalet Bakanlığınca onaylanmıştır.

(E) meslekten çıkarma cezası verilmesi işlemine karşı dava açmış, Ankara 2. İdare mahkemesi disiplin kararına konu olan eyleminin 3249 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkındaki Yasanın yürürlüğünden önce işlenmiş disiplin suçu olması nedeniyle açılan disiplin soruşturmasının işlemden kaldırılması gerektiğinden bahisle iptal kararı vermiştir.

1- (E)’nin açtığı iptal davasında davalı olarak gösterilmesi gereken idare hangisidir? Davalı idarenin yanlış gösterilmesi halinde yargı yeri nasıl bir karar vermelidir? 

2- (E) davaya konu meslekten çıkarma işlemi nedeniyle uğradığı zararın karşılığı olarak idarenin 20.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminata mahkum edilmesini talep etmektedir. İşlemin iptali istemiyle birlikte uğradığı zararların giderilmesi için 
birlikte dava açması mümkün müdür? 

3- İdare mahkemesinin iptal kararı üzerine, uğradığı zararların giderilmesi için açtığı davada idare mahkemesi idari merci tecavüzünde bulunulduğu gerekçesiyle dosyanın davalı idareye gönderilmesine karar vermiştir. Mahkemenin kararı yerinde 
midir? Tartışınız.

OLAY – 15

Hazar Pastacılık ve Unlu Mamulleri şirketi İzmir ili Üçkuyular beldesinde ekmek fırını açmak için 10.01.2013 tarihinde ruhsat başvurusunda bulunmuş, bu talebi idarece 25.01.2013 tarihli işlemle reddedilmiştir. Şirket bu ret işlemine karşı süresi içinde dava açmamış; ancak 22.05.2013 tarihinde ruhsat talebiyle idareye yeniden başvuruda bulunmuştur. İdare talebi yine reddetmiş ve bu ret işlemi ilgiliye 07.06.2013 tarihinde elden tebliğ edilmiştir.

1- İdareye yapılan bu başvurunun niteliğini açıklayınız. 

2- Ruhsat başvurusu idarece reddedilen (H)’ nin hangi süreler içinde, hangi idari yargı merciine başvurması gerekir? İdarenin başvuruyu cevapsız bırakması halinde yanıtınız ne olurdu? 

3- 07.06.2013 tarihli ret işlemine karşı 06.07.2013 tarihinde iptal davası açmış, davalı idare savunmasında süreaşımından bahisle davanın reddedilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Davalı idarenin iddiasını değerlendiriniz?

OLAY – 16

Davacı (D)’ye ait akaryakıt istasyonunda sırasıyla 12.02.2008, 21.11.2008 ve 19.02.2009 tarihlerinde denetimler yapılmış, akaryakıt numuneleri alınmış ve yapılan incelemelerde alınan örneklerin yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediğinden ve teknik düzenlemelere uygun olmayan akaryakıt ikmal edildiğinden bahisle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nca 08.12.2010 tarih ve 2910/39, 2910/40 ve 2910/41 sayılı kararlar ile davacı hakkında üç ayrı idari para cezası verilmiştir.

1- Davacı (D)’nin akaryakıt örneklerinin incelenmesi sonucu verilen teknik düzenlemelere uygun olmadığı yönündeki EPDK kararına karşı dava açması mümkün müdür? Mahkeme bu davada ne yönde bir karar vermelidir? 

2- EPDK’ nın idari para cezası verme işlemine karşı açılacak davada görevli ve yetkili idari yargı mercii neresidir? 

3- Davacının, 2910/39, 2910/40 ve 2910/41 sayılı kararlar ile hakkında tesis edilen idari para cezası para cezası verme işlemlerine karşı tek bir dilekçe ile dava açması mümkün müdür?

OLAY – 17

Görev süresi 6.8.2004 tarihinde sona erecek olan Gazi Üniversitesi rektörü (R)’in başkanlığında toplanan Üniversite Senatosu davacı (Ü)’ yü Üniversite Yönetim Kurulu üyeliğine seçmiştir.

Üniversitenin yeni seçilen rektörü 5.7.2004 tarihli kararname ile Cumhurbaşkanı tarafından atanmış, bu kararname 6.7.2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmış ve yeni rektör görevine 6.8.2004 tarihinde başlamıştır.

Rektörlük 6.8.2004 tarihinde (Ü)’nün yönetim kurulu üyesi seçilmesi yönündeki Senato kararının yok hükmünde olduğundan bahisle davacı (Ü)’nün üyeliğinin yok sayılması ilişkin bir işlem tesis etmiştir.

1- Rektörlüğün 6.8.2004 tarihli, (Ü)’nün yönetim kurulu üyeliğinin yok sayılmasına ilişkin işlemi ne tür bir işlemdir? 

2- Davalı idarenin, senato kararının yok sayılmasına ilişkin işlemini idari işlem teorisi açısından değerlendiriniz. 

3- Rektörlüğün 6.8.2004 tarihli, üyeliğinin yok sayılmasına ilişkin işlemine karşı (Ü) hangi süre içinde ne tür bir dava açmalıdır? 

4- Yokluk idari işlemin hangi öğesiyle ilişkilidir? Yokluk kararı verme yetkisi hangi mercidedir?

OLAY – 18

Güzelkent Belediye Encümeni 19.09.2007 tarih ve 33 sayılı işlemiyle “Sinop İli, Türkeli İlçesi, Güzelkent Beldesi, 140 ada, 187 sayılı parselde yer alan taşınmazın parktan ihdas edilerek belediye tüzel kişiliği adına tescil edilmesine” karar vermiştir.

Belediye Encümeninin 19.09.2007 tarih ve 33 sayılı kararının hukuka aykırı olduğunu düşünen (B); tapu kaydının iptali ve taşınmazın kendi adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle 21.10.2007 tarihinde Türkeli Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 23.12.2009 tarih ve E.2009/94, K.2009/202 sayılı kararıyla; açılan tapu iptali ve tescil davasının dayanağının idari işlem (parselasyon işlemi) olduğu, bu itibarla uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, tarafların söz konusu kararı temyiz etmemesi üzerine karar 20.07.2010 tarihinde 
kesinleşmiştir.

Türkeli Asliye Hukuk Mahkemesinin söz konusu kararının tebliği üzerine davacı (B), dosyanın görevli Samsun İdare Mahkemesine gönderilmesini adı geçen Asliye Hukuk Mahkemesinden talep etmiş, ancak dosya görevli İdare Mahkemesine gönderilmemiştir.

Bunun üzerine (B) söz konusu işlemin iptali için 09.02.2011 tarihinde Samsun 2.İdare Mahkemesinde dava açmış ancak dava süre aşımı yönünden reddedilmiştir.

Samsun 2. İdare Mahkemesinin süre aşımı yönünden ret kararını idari yargılama usulü kuralları açısından değerlendiriniz.

OLAY – 19

Adana Lisesi 3.sınıf öğrencisi (N) hakkında, 08.30’da başlayan derslere haftanın en az iki günü 09.05’te katıldığı, geç gelmeyi alışkanlık haline getirdiği gerekçesiyle bir ay süre ile okuldan uzaklaştırma disiplin cezası tesis edilmiştir.

(N)’ nin bir ay süre ile okuldan uzaklaştırma cezası aldığı 20.02.2012 tarihinde velisine bildirilmiş, tebligat metninde ilgili yönetmeliğin disiplin cezasını gerektiren davranışlara ilişkin hükmüne de yer verilmiştir.

Tebligat üzerine derin bir üzüntü ile beraber büyük bir şaşkınlık yaşayan (N)’nin velisi, çocuğunun geç kalışının haklı sebepleri olduğu, keyfiliğin ve alışkanlık haline getirmenin söz konusu olmadığı; davranışın niteliği, önemi ve ne gibi şartlar altında yapıldığına dikkat edilmeden tesis edilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle 01.03.2012 tarihinde Adana 1. İdare Mahkemesinde disiplin cezasının iptali için dava açmıştır.

Davaya bakan mahkeme ilgili mevzuat hükümlerini incelemiş ve idari merci tecavüzü olduğundan bahisle dilekçenin görevli idari merciine tevdiine karar vermiştir. Mahkeme kararı üzerine dilekçeyi alan Adana Lisesi Müdürlüğü, cezaya itiraz süresinin geçtiğinden bahisle disiplin cezasının geri alınması talebini reddetmiştir.

Adana Lisesi Müdürlüğünün ret kararına karşı (N)’nin velisinin başvurabileceği bir yol var mıdır?

İlgili Mevzuat:

-MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Ortaöğretim Kurumları Ödül Ve Disiplin Yönetmeliği

Disiplin cezasını gerektiren davranışlar

MADDE 12 – (1) Cezayı gerektiren davranışlar şunlardır: 
(…) 
b) Okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezasını gerektiren davranışlar; 
(…) 
9) Derslere, etütlere, atölye, laboratuvar ve mesleki eğitim alanları ile okulun faaliyetlerine 
geç gelmeyi veya erken ayrılmayı alışkanlık hâline getirmek, 
(…) 
Cezalara itiraz 
MADDE 24 – (1) Cezaların tebliğ tarihinden itibaren yedi iş günü içinde; 
a) Okul öğrenci ödül ve disiplin kurulu kararlarına okul müdürü, öğrenci velisi veya 18 yaşını tamamlamış öğrencilerce ilçe öğrenci disiplin kuruluna (…) itirazda bulunulabilir.

OLAY – 20

Sağlık Bakanlığı Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı ile Yorulmaz İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş arasında “Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetlerin Temin İşi”ne ilişkin sözleşme imzalanmış ve hastanenin yapımına başlanmıştır. 
Sözleşme ile sağlık kampüsü içinde yer alan, Morg hizmetleri ile beraber MR Görüntüleme Merkezinin işletilmesinin Yorulmaz (…) A.Ş’ye bırakılmasının; sağlık hakkını ihlal edeceği, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle örtüşmediğini düşünen Türk Tabipler Birliği sözleşmenin iptali ve sözleşmeye dayanak olan “Sağlık Tesislerinin, Kiralama Karşılığı Yaptırılması ile Tesislerdeki Tıbbî Hizmet Alanları Dışındaki Hizmet ve Alanların İşletilmesi Karşılığında Yenilenmesine Dair Yönetmelik” in iptali taleplerini içeren bir dilekçe ile Kayseri 3.İdare Mahkemesine başvurmuştur.

İlgili mevzuat:

Sağlık Tesislerinin, Kiralama Karşılığı Yaptırılması İle Tesislerdeki Tıbbî Hizmet Alanları Dışındaki Hizmet Ve Alanların İşletilmesi Karşılığında Yenilenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; 
(…) 
l) (Değişik : 2010/403 – 30.4.2010 / m.2) Sözleşme: Yapım ve yenileme işlemleri ile ilgili olarak idare ile yüklenici arasında özel hukuk hükümlerine göre yapılan, Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yüklenici lehine bedelsiz olarak kırkdokuz yıla kadar üst hakkı tesis edilmek suretiyle bu taşınmazların devredilmesi halinde, üst hakkı sözleşmesine esas teşkil eden ve onun ayrılmaz bir parçası olan sözleşme ve eklerini, 
(…)

o) Tıbbi hizmetler dışındaki hizmetler: Sözleşme hükümlerine göre, yüklenici tarafından üstlenilen tıbbi destek hizmetleri ile bilgi işlem, hasta danışmanlığı, sterilizasyon, çamaşırhane, temizlik, güvenlik, yemekhane, arşivleme ve benzeri hizmetleri; aydınlatma, asansör, ısıtma, soğutma, havalandırma, tıbbi gaz, su ve enerji temini, atık ve atık su uzaklaştırma hizmetleri de dâhil olmak üzere binaların tamiri, bakımı ve işletilmesi, park ve bahçe bakımı ve kara, hava, deniz ambulans hizmetleri ile morg ve gasilhane hizmetlerini, 
(…) ifade eder. 
Sağlık tesislerinin yaptırılması veya yenilenmesi 
(…) (2) Sağlık tesislerindeki tıbbi hizmetler dışındaki hizmet ve alanların işletilmesi yükleniciye bırakılabilir. 
Anlaşmazlıkların çözümü 
MADDE 47 – (1) Sözleşmenin uygulanması sırasında taraflar arasında doğabilecek hukukî ihtilaflar Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına tabi olup, ihtilafların çözümünde Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri görevli ve yetkilidir. Ancak, taraflar sözleşmede ihtilafların Türk hukukuna göre ve Türkiye’de, tahkim yolu ile çözümlenebileceğini kararlaştırabilirler. 
Mahkeme yapacağı ilk incelemede ne yönde bir karar vermelidir? Ehliyet ve görev unsurları yönünden tartışınız.

DANIŞTAY KARARI TAHLİLİ

“ Dava, davalı idareye ait taşınmazların 31.10.1991 onay tarihli 1/1000 ölçekli Pendik İmar Planı değişikliğinde belediye hizmet ve otopark alanı olarak ayrılması nedeniyle davacı Pendik Belediye Başkanlığının davalı idareye yaptığı taşınmazların devri talebinin reddedilmesi üzerine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca Danıştay Dairesine yapılan başvurunun reddi yolundaki 30.3.1993 günlü, 1993/53 sayılı Danıştay 1. Dairesinin kararının iptali istemiyle açılmıştır. 
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesinin 2. fıkrasında „Taşınmaz mala, kaynak veya irtifak hakkına ihtiyacı olan idare, ödeyeceği bedeli de belirterek mal sahibi idareye yazılı olarak başvurur; mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmış gün içinde cevap vermez ise anlaşmazlık isteyen idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idari dairesinde incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır.‟ kuralı yer almaktadır. Bu yasa kuralından anlaşılacağı üzere, iki idarenin taşınmaz malın devri konusunda anlaşamamaları halinde yapılan başvuru üzerine Danıştay ilgili idari dairesinin bu konuda vereceği kararın kesin 
olduğu ve davaya konu edilemeyeceği açıktır. Bu nedenle, davacı Pendik Belediye Başkanlığının davalı idarenin taşınmazların devrine muvafakat etmemesi ve Danıştay 1. Dairesine yaptığı başvurunun da dairece reddine karar verilmesi üzerine bu kararın iptali talebiyle açılan davayı incelemeye olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın incelenmeksizin reddine karar verildi. ”

Danıştay 6. Dairesinin, metni yukarıda verilen, 14.09.1993 tarihli ve E.1993/2684, K.1993/3061 sayılı kararının, hukuken isabetli olup olmadığını tartışınız.

[Not : Karar metnine, “Danıştay Bilgi Bankası”ndan (www.danistay.gov.tr) ulaşılabilir.]

Daha Fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir