Hukuk, bireyleri yaptırımlar biçiminde ciddi olarak etkileyen, diğer yandan meşruiyet kaygısı taşıyan bilimler üstü bir disiplin; bu kanaat yaygın olarak kabul ediliyor. Hukuk eğitimi de, binlerce yıl öncesine dayanan köklü bir geleneğe sahip olmakla birlikte devletten devlete, kültürden kültüre değişkenlik gösteregelmiş. Hukukçular doğal olarak öyle, her zaman ayrıcalıklı, çoğu zaman onursal bir mesleğe sahip insanlar olarak pek çok toplumda ayrı muamele gören insan grubu olarak karşımıza çıkıyor. İlkel kabilelerde hukuku şef temsil ederken, Roma’da Preatorlar, Frigler’de kral, Hitit devletinde Pankuş meclisi bu işlevi görüyor. Fakat hepsinde ortak nokta, hukuku, yani teraziyi ve kılıcı, elinde tutan kim olursa olsun meşru olmayı, meşru değilse en azından meşru görünmeyi başarma konusunda derin bir kaygı taşımalarıdır.
Devletlerin bir biri ardına çağdaş hukuk sistemlerine geçip yıllardır benimsediği şu zamanda, çağdaş hukuk eğitimi de hukuk sistemlerinin vazgeçilmez bir parçası, olmazsa olmaz ayırt edici özelliği haline geldi. Pekâlâ, öyleyse, çağdaş hukuk eğitiminin ayırt edici özellikleri nelerdir? Bir çırpıda cevaplanamayacak bir soru olmasının yanı sıra sorunlar yumağını araştırmacıların kucağına atan bu soru, Türkiye’deki hukuk eğitimi bakımından yanıtlanmayı bekliyor.
- 17/12/2009 17:21 - Neden Hukuk Eğitimi
- 17/12/2009 17:12 - Hukuk Eğitimi Üzerine Söyleşi
- 16/11/2009 00:29 - Hukuksal Problem Çözümünde İzlenecek Yol ve Dikkat Edilecek Noktalar
- 09/08/2009 00:12 - Küreselleşen Dünyada Öğretim ve Eğitimin Önemi ve Bu Kapsamda Hukuk Öğretimi ve Eğitimi
- 28/10/2008 21:31 - Hukuk Fakültelerinde Öğretim








Şirket sözleşmesinden boşanma protokolüne, alım-satım sözleşmesinden iş sözleşmesine yüzlerce sözleşme örneğine , sitemizin