10 Eylül 2010

Son Guncelleme:11:03:45 AM GMT

Sayfa Konumu:
Technogenics

Hukuki Makaleler

Çeşitli Hukuk Konularına ait Makaleler-Bilimsel Çalışmalar

Kamulaştırma Davalarında Bilirkişi Raporlarının Hazırlanması

E-posta

Bilindiği üzere, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15. maddesine dayanılarak 24.11.2006 tarihli ve 26356 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamulaştırma Davalarında Görev Yapacakların Nitelikleri ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 11.maddesi gereğince meslek içi eğitim kursları, bilirkişi yetki belgesinin verilmesi, yenilenmesi,iptali ve sicillerin tutulmasında uyulacak usul ve esasları düzenlemektedir.

Kamulaştırma Davalarında Bilirkişi Olarak Görev Yapacak Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Nitelikleri, Belgelendirilmesi ve Çalışma Koşullarına İlişkin Usul ve Esaslar 10.2.2007 tarihli TMMOB Yönetim Kurulu Toplantısında alınan 239 nolu kararla yürürlüğe girmiştir.

Buna göre belirlenen meslek içi eğitim kurslarının konularından birisini Bilirkişi Raporlarının hazırlaması oluşturmakta olup bu yazının konusunu oluşturmaktadır.



Yazının Devamını Okumak İçin giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olunuz!
LAST_UPDATED2

Liberal-Demokratik Toplum, Hukuk ve Devlet Düzeninde İfade Hürriyetinin Sınırı

E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Giriş

Konumuz ifade hürriyeti 

Bilge kişi Esop’ un dün dil hakkında dedikleri bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Gerçekten, o gün, Sokrat’ın dili yüzünden başı derde girmiş, ölüme mahkum edilmiştir. Ne yazı ki bugün de pek fazla değişen bir şey yoktur. Gerçekten, hâlâ dünyanın birçok yerinde, dili yüzünden mahkum edilenlerin, korkutulanların, hatta öldürülenlerin sayısı az değildir. 
Burada, liberal-demokratik bir toplum, hukuk ve devlet düzeninde ifade hürriyetini, kapsamını ve sınırlarını tartışmak istiyoruz . 2

Ulaşmak istediğimiz sonuç, düşünce, inanç ve kanaat hürriyetine hiç bir sınır getirmeden, ifade hürriyetinin, demokratik toplumsal hayatın zorunlu kıldığı koşullar ile sınırlı olarak düzenlenmesini sağlayan, taktire değil ama, sadece tespite yer veren bir “ norm “ elde etmeye çalışmaktır. 

1. Düşünce, inanç ve kanaat hürriyeti ve buna bağlı olarak ifade hürriyeti ancak laik bir toplum, hukuk ve devlet düzeninde mümkündür. 

Düşünce, inanç ve kanaat ve ifade hürriyeti ancak laik bir toplum, hukuk ve devlet düzeninde mümkün olabilir .3

 



Yazının Devamını Okumak İçin giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olunuz!
LAST_UPDATED2

Tapu Sicillerinin Tutulmasında Devletin Sorumluluğu

E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

1- MEVZUAT

TürkMedenî Kanunun 1007 nci (eski M.K. 917.md.) maddesi; “Tapu sicilinin tutulmasındandoğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.

Devlet,zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.

Devletinsorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesindegörülür.” hükmündedir.

Tapusicilinin tutulmasından doğan zararın anlamı, bu sicilin tutulmasında,görevlilerin bilerek veya bilmeyerek uygulanması gereken mevzuat hükümlerineaykırı işlemleri veya ihmalleri sonucu bir hakkın kaybına sebep olmalarıdır.

Zikredilenhükümde, Devletin sorumluluğunda kusur aranmaz. Devletin sorumluluğu içinaranacak koşullar özetle, ortada tapu sicillerinin tutulmasından ötürü birzararın olması, zararla tapu sicilinin tutulması arasında bir nedensellikbağının (illiyet bağının) bulunması ve zararın tapu sicilinin hukuka aykırıbiçimde tutulmasından doğmasıdır. Tapu sicilinin tutulmasında hukuka aykırılıkyoksa zaten Devletin sorumluluğu söz konusu olmaz.

Yazının Devamını Okumak İçin giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olunuz!

İfade ve Sorgu

E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

SORUŞTURMA  m.145-174

İFADE VE SORGU

İfade ve Sorgu İçin Çağrı (m.145-146)

İfade ve sorgu için çağrı ile zorla getirme kuralları temelde aynıdır. Şüpheli veya sanık, tanık, bilirkişi, şikayetçi ve diğer ilgililerin çağrılması kural olarak aynıdır.

İfadesinin alınması veya sorgusunun yapılması için, kural olarak kişinin davetiye ile çağrılması gerekir. Ancak madde, kişi gelmezse zorla getirilebileceğinin davetiyeye yazılmasını öngörmektedir.

Hakkında tutuklama kararı verilebilmesi veya yakalama müzekkeresi kesilebilmesi için yeterli nedenler bulunan şüphelinin veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilecektir. Bu hüküm eski kanunla paraleldir zorla getirme konusunda var olan uygulama devam edecektir.

Zorla getirme kararı yerine getirilemediğinde, yerine getirememe nedenleri kolluk görevlisi ve mahalle veya köy muhtarınca düzenlenecek tutanağa yazılır ve altı bu kişilerce imzalanır (m.146/6). Böylece zorla getirme yerine kişiye haber bırakıp ertesi gün adliyede bekleme, kişi gelmeyince de zorla getirme yazısının arkasına bir neden yazma uygulaması sona erecektir. Zorla getirilemeyen kişi ile ilgili bu hususun önceden muhtar ile birlikte yazılması gerekir.

Yazının Devamını Okumak İçin giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olunuz!

Yeni Malikin İhtiyacı Sebebiyle Tahliye

E-posta

I. GENEL OLARAK
 
Kullanma ve yararlanma hakkı veren sözleşmelerden en önemlisi ve uygulama alanı en geniş olanı adi kira sözleşmesidir. Bununla birlikte, toplumda en fazla uyuşmazlık doğuran hukuki ilişkilerden birisi de, kiracı-kiraya veren ilişkisidir. BK[1] 248’e göre “Adi kira, bir akittir ki kiralayan onunla, kiracıya ücret mukabilinde bir şeyin kullanılmasını terk etmeye iltizam eder.” Kanunun verdiği bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, adi kira sözleşmesinde, kiraya veren, bir şeyin kullanılmasını belli bir bedel karşılığında sözleşmenin diğer tarafı olan kiracıya bırakma borcunu üstlenmektedir. Adi kira sözleşmesi ile ilgili BK’daki düzenlemelerin yanı sıra 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun[2], mesken ve işyeri kiralamalarını konu edinen adi kira sözleşmeleriyle ilgili olarak kira parasının sınırlandırılması ve kiralananı tahliyesi bakımından özel hükümler getirmektedir[3]. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, 6570 sayılı Kanun, kiracı- kiraya veren ilişkisinde, ekonomik açıdan güçsüz olan kiracıları korumak, mesken ve işyeri ihtiyacının şiddeti yüzünden kendini gösterebilecek sosyal kargaşayı önlemek amacıyla çıkarılmıştır[4].



Yazının Devamını Okumak İçin giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olunuz!
LAST_UPDATED2

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL