Bu sözlük Av. Erhan KIRMIZI tarafından sitemizde yayınlanmak üzere gönderilmiştir. Sözlüğün tamamı henüz yazılmamıştır. Eksikler tamamlandıkça güncellenme yapılacaktır.
There are 311 entries in this glossary.All
| Term | Definition |
|---|---|
| ABAD |
Farsça bir kelime olup “Mamur,şen,çok dolu” anlamlarına gelir. |
| ABDEST |
Farsça ab (su) ve dest (el) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen abdest keliemsi “el suyu” anlamına gelir.Abdest kelimesi Arapçada “vudu” kelimesiyle ifade edilir.”Güzellik ve temizlik” anlamına gelir. (1) (1) Dini Kavramlar Sözlüğü,s.3,Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.2005-Ankara |
| ABES |
Arapça bir kelime olup “kişiye dünya ve ahirette herhangi bir fayda sağlamayan söz,iş ve davranış” demektir. (1) (1) Dini Kavramlar Sözlüğü,s.4,Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.2005-Ankara |
| ABİDE |
Arapça bir kelime olup bir hadiseyi unutulmamak üzere gelecek nesillerin hatırlaması için “inşa edilen yapı,heykel,anıt” gibi anlamlara gelir. |
| ABLA |
Abla, Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi;Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. aba/apa/apu/ebe 'yaşlıca ve saygıdeğer kadın, bacı, büyük kızkardeş.' l- ara sesi Türkiye Türkçesinde geç dönemde türemiştir. Asya Türk dillerinde ape, apay, appa biçimlerine rastlanır. Çocuk dilinden geldiği de ileri sürülmektedir.(1) (1) http://www.blogcatalog.com/blogs/kelimelerin-soyaac/posts/tag/arapcadan+gecen+kelimeler/,27.07.2009 |
| ABLUKA (kuşatma) |
İtalyanca “blocce” den gelen (1) kelime olup sözlük anlamı kuşatmaktır. Terim olarak ise Bir devletin veya bir şehrin dışarıyla olan her türlü bağlantısının kesilmesi demektir.(2) Savaş zamanında, bazen de savaş olmadan siyasi gerginlikler zamanında bir ülkenin başka ülkelerden almakta olduğu yardımı, ikmal malzemelerinin sevkiyatını ve diğer bağlarını kesmek için savaş düşmanı olduğu devlet tarafından uygulanan tedbirler abluka kapsamında değerlendirilir. Genellikle denizde alınan tedbirleri içine alır. Ablukayı zorlayan gemiler batırılır veya içindeki mallara el konulur. (3) (1) Büyük Türk Sözlüğü,Hayat Yayınları,s.11 (2) PÜSKÜLLÜOĞLU,Ali, Türkçedeki Yabancı Sözcükler Sözlüğü,s.20,Arkadaş Yayınevi,2004,Ankara (3) http://rehber.ihya.org/yenirehber/abluka.html, 19.06.2009 |
| ABONE |
ABONE Fransızca bir kelimedir.Önceden parasını ödeyerek bir şeye belli bir süre için alıcı olmak anlamına gelir.Bu kelime aynı zamanda önceden parasını ödeyerek bir şeye belli bir süre için alıcı olan kişi (abonman) anlamına da gelmektedir. (1) (1) PÜSKÜLLÜOĞLU,Ali, Türkçedeki Yabancı Sözcükler Sözlüğü,s.20,Arkadaş Yayınevi,2004,Ankara |
| ABONMAN |
Bir alıcı ile satıcı ya da bir hizmet kuruluşu arasında malın ya da hizmetin düzenli olarak sağlanmasına yönelik anlaşma demektir. (1) (1) PÜSKÜLLÜOĞLU,Ali, Türkçedeki Yabancı Sözcükler Sözlüğü,s.20,Arkadaş Yayınevi,2004,Ankara |
| ACELECİLİK |
Doğuştan her insanda acelecilik vardır. “Acele” kavramı, zamanı gelmeden önce bir şeyi arama ve istemeyi ifade eder. Fıtri olarak var olan bu eğilimi tamamen söküp atmak mümkün değildir.Allah, İnsanın bünyesine acelecilik eğilimi yerleştirmiştir. Aşırı acelecilik, insan olmanın bir gereği gibidir. İnsan daima gözünü içinde bulunduğu anın ötesine diker ve geleceği kucak¬lamak ister. Aklına gelen şeyi hemen o anda yapmak ister. İnsanın, sonucuna bakmaksızın her aklına gelen şeyi yapmak istemesi ahlaki açıdan kusur teşkil eder.Ace¬leci insanın işlerinde tedbirsizlik ve plansızlık görülür,iş kazası trafik kazası hukuki işlemlerin yanlış yapılması gibi hukuku ilgilendiren olumsuz sonuçlar da doğurur. (1) (1) KASAPOĞLU,Abdurrahman,Kur’an da Ahlak Psikolojisi, www.darülkitap.com. |
| ACEM |
Eskiden Araplar kendilerine nisbetle yabancı olanlara acem derlerdi.Arap olmayanlara verilen bu isim daha sonra yalnız İranlılar için kullanılmıştır.Ancak İslamiyetten sonra İran ve idarelerindeki kavimler için kullanılmaya başlanmıştır.Bu gün ise acem tabiricoğrafyada İran’a delalet etmektedir.Hatta İran’a Acemistan dendiği bile olmuştur. |
| ACEMİ |
Arapça cacamī kelimesinden türemiş olan bu kelime, Arapçada bilmeyen kimse, barbar, İranlı gibi anlamlarda kullanılmıştır. Arapların, Arap olmayanlara ve özellikle İranlılara verdikleri isimdir Acem,açık seçik konuşmak manasına gelen "Arab" kelimesinin karşıtıdır. Acem kelimesinin aynı zamanda tek kişiyi belirtmek için kullanılan bir kalıbı olan nispet hali acemî de Arap olmayan kişi anlamına gelir. Arapların bu kelimeyi kullandıkları toplumlar, ilk planda komşuları olmuştur. Bu bakımdan acem kelimesi, ilk İslamî fetihler sırasında özel manada İranlılar için kullanılmıştır. Arapların İranlılara karşı sosyal ve siyasî üstünlüklerini gösteren aşağılayıcı bir manada kullandıkları acem kelimesi, 9. yy'dan itibaren Arap olmayan toplumların ve özellikle İranlıların, İslam dünyasında sosyal ve kültürel alanda olduğu gibi politik alanda da güç kazanmalarıyla birlikte, sadece etnik ve coğrafi bir ayrımı ifade eder olmuştur. Daha sonraki dönemlerde acem kelimesi, İran'ın bütünü için kullanılmış, Farsçada ve Türkçede de "İranlı" ve "İranlılar" anlamında günümüze kadar kullanılagelmiştir. |
| ACENTE (doğrudan temsille çalışan bağıms |
İtalyanca “agente” den gelen bir kelime olup bir çok sözlük anlamı vardır.Bir kuruluşun yaptığı işi o kuruluş dışında ve onun adına kazanç karşılığı yürüten daha küçük kuruluş ve bu kuruluşun başındaki kimse demektir. Terim anlamıyla acente bağımsız bir tacir olarak ve bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde bir ticari işletmeyi ilgilendiren belli işlerde aracılık eder ve bunları o işletme adına yapar. Halk dilinde birçok tacir yardımcılarına acente denilmekle beraber, bu kimseler acente vasfına haiz değillerdir. Artist acentesi, emlak acentesi, istihbarat acentesi namıyla iş yapan işletmeler, hukuken tellal veya simsardır |
| AÇIK ARTIRMA |
Bir malın, alıcılar tarafından en yüksek fiyatı ödemeyi kabul edene satıldığı bir satış türüdür. |
| AÇIKLAMALI CÜMLELER |
Bir konuda bilgi vermek,okuyucuyu aydınlatmak,bilinmeyeni bilinir kılmak ve konuyu öğretmek için başvurulan anlatım biçimine açıklama denir. Açıklama, bilinmeyeni bilinir kılmaktır. Bir kavram, durum ya da olguyla ilgili bilgi vermek amacıyla kurulan cümleler, açıklama nitelikli cümlelerdir. Açıklama belirten cümlelerde yargılar arasındaki bağlantı bağlaçlarla kurulur. Örnek : Bugün ormana gitmeyeceğim; çünkü hastayım. Endişeli görünüyorsun,belli ki bir sıkıntın var. Hukukla ilgili şu örnekleri verebiliriz. “Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.” Medeni Kanun m.295 “Hukukî sebebin belgelenmesi, bu sebebin geçerliliği için gerekli şekle uyulduğunun ispatı suretiyle olur.” Medeni Kanun m.1015 “Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.” Medeni Kanun m.118 “Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur.” 1982 Anayasası m.127 |
| AÇIKLAYICI ANLATIM |
Bu anlatım biçiminde temel amaç, okura herhangi bir konu üzerinde bilgi verme, iyice anlaşılmayan ya da yanlış anlaşılan bir sözü, bir düşünceyi açıklığa kavuşturmaktır. Bu anlatım biçiminde temel amaç bilgi vermek olduğu için belirtilen yargı tartışılmaz; konuyla ilgili karşıt görüşlere yer verilmez. Anlatım oldukça ciddi, kuru ve öğreticidir. Açıklamanın yapılabilmesi, bir bilginin tam ve eksiksiz olarak verilmesi için tanımlamalardan, örneklemelerden, karşılaştırmalardan ve sayısal verilerden yararlanılır. Fıkra, makale, deneme, gezi, eleştiri, röportaj gibi yazı türlerinde açıklayıcı anlatım biçimi yoğun olarak görülür. Ceza kanununda suçların cezasının ağırlatıcı sebeplerinin belirtilmesi açıklayıcı bir anlatımdır.Ağılaştırıcı sebepler maddeler halinde açıklandığı zaman kimsenin cezaların artırılmasına bir itirazı olmamaktadır. Örneğin; “Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma MADDE 264. - (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.” Polis elbisesi giymiş bir kapkaççı yolda bir arabayı durdursa ve arama yapmak bahanesi ile içinde yüklü miktarda para bulunan çantayı kapıp kaçsa bu durumda herkes bunu cezasının normalden daha fazla olmasını ister. |
| AÇIKLAYICI BETİMLEME |
Bu tür betimlemelerde amaç bilgi vermektir. Betimlenen varlık yada nesne tanıtıcı ve ayırıcı özellikleriyle nesnel bir tutumla okura aktarılır. Türk Ceza Kanunu müstehcenlikle ilgili 226 maddesi b fkrası hükmündeki ifadeleri bir betimleme (tasvir) sonucu kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Hukukla ilgili şu örnekleri verebiliriz; Toplum hayatını düzenleyen, ilgili herkesin uymak zorunda olduğu ve uyulmadığında yaptırımı devlet gücü ile sağlanan kurallara hukuk kuralı denir. Buradaki devlet gücü aslında devleti yöneten insan gücüdür. “Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır” |
| ACİR |
Kiraya veren kimse demektir. |
| ACİZ |
Sözlükte bir kimsenin iş yapamayacak güçsüz durumda olması demektir. Hukuki bir terim olarak “bir şahsın borçlarını ödeyemeyecek durumda bulunması” anlamına gelir. |
| ACİZ VESİKASI |
Sözlük anlamı “güçsüzlük belgesi” demektir. Alacaklı borçlunun maddi gücü olmadığı için alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen bir belgedir. Borçlu ileride maddi durumu iyileştiğinde alacaklı kalan alacağı için yeniden icra takibinde bulunabilecek ve alacağını alabilecektir. Böyle bir durum alacaklı için istenmeyen bir durumdur. Fakat alacağından tamamen vazgeçmektense ileride alacağını alabileceğine dair bir ümidi vardır. (İİK 143) |
| ACYO |
İtalyanca ticari bir kelimedir.Bir çok anlamı vardır.”Bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki miktar arasındaki fark” ve “bir ticaret senedinin yenilenmesinden alına pay”,”sarraflık payı” gibi anlamlara gelir. |



Hukuk Fakültelerinde okutulan derslere ilişkin yüzlerce ders notu ve sınav sorusu örneklerine