İş Hukuku Kapsamında Psikolojik Tacizin Değerlendirilmesi ve Mağdurların Kullanabilecekleri Haklar

Psikolojik taciz her gün ismini daha fazla duyduğumuz bir kavram haline gelmiştir. Uluslararası hukuk literatüründe 20 yıl önce tartışılmaya başlanmış olan psikolojik tacizin ulusal hukukumuz kapsamında değerlendirilmesi 6-7 sene önce başlamıştır.
Psikolojik taciz her gün ismini daha fazla duyduğumuz bir kavram haline gelmiştir. Uluslararası hukuk literatüründe 20 yıl önce tartışılmaya başlanmış olan psikolojik tacizin ulusal hukukumuz kapsamında değerlendirilmesi 6-7 sene önce başlamıştır. Konunun hukuku ihlal ettiği birçok alan bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de çalışma hakkıdır. Buna karşın çalışanların gerek kavram olarak psikolojik tacizi tam olarak bilmedikleri gerekse mağdurların kullanabilecekleri hukuksal yolları değerlendiremedikleri görülmektedir. Bu amaçla bu makalede öncelikle psikolojik taciz kavramı üzerinde durulmuş, bunun iş hukuku kapsamında değerlendirmesi yapılmış ve nihayetinde mağdurların başvurabilecekleri hukuki yollar analiz edilmiştir.
1980’li yıllarda uluslararası akademik çalışmalarda artan bir hızla incelenmeye başlayan işyerinde psikolojik taciz olgusu, 1990’lı yılların başından itibaren yasal düzenlemelerde de kendini göstermeye başlamıştır.
Türkiye’de ise konuya eğilim 2000’li yıllarda önce akademik çalışmalar sonra da yargı kararları ile kendini göstermiş, nihayetinde psikolojik taciz kavramı 2011 yılında yasal mevzuata dahil olmuştur.
Gerçekleşen psikolojik tacizin mağdura yönelik ekonomik, sosyal ve sağlıksal sonuçlarının yanında gerek örgütlere ilişkin gerekse ülke ve toplum ekonomisine ilişkin olumsuz sonuçlarının bulunması, ülkeleri, bu konuda engelleyici düzenlemeler yapmaya itmektedir. Karşılaştırmalı hukukta incelendiğinde, Türkiye’de bu çabalar göreceli olarak geç başlamış gözükmekle birlikte, diğer bir çok ülkede de konuya eğilim, özel yasaların yapılması yerine varolan hukuki enstrümanlar kapsamında çözüm üretilmesidir.
Türkiye’de konu ile ilgili bugüne kadar yapılan hukuki çalışmalar incelendiğinde, konunun genel olarak iş hukuku boyutu ile ele alındığı; yine, kişilik haklarının korunması bakımından medeni hukuk ve ceza hukuku boyutlarının belirli bir kapsamda ortaya konulmaya çalışıldığı görülür. Bu durum, psikolojik tacizin bireylerin kişilik haklarına, sağlık haklarına ve çalışma haklarına olan müdahalesinden kaynaklanır.

ÇALIŞMANIN TAMAMINI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ!

Bu İçeriği Paylaş!
İçeriğimizi Yararlı Buldunuz mu?
00

İçeriğimize yorumda bulunmak ister misiniz?

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a target="" href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> <img src="" height="" width="" alt="" title=""> <table border="" style=""> <iframe frameborder="" allowfullscreen="" src="" width="" height=""> <div class=""> <tbody style=""> <tr style=""> <td style=""> <sub> <sup> <pre lang="" line=""> <ul style=""> <ol style=""> <li style=""> <span class="" style=""> <noindex>