Oyunu bozan kadınlar!

Sanatçı Serkan Adın, Galeri x-ist’te ‘+18’ uyarısıyla izleyiciyle buluşan ‘AnonymoX’ başlıklı sergisinde sadece güzel kadınları resmetmiyor artık, birilerini rahatsız etmek istiyor. Anonim kadın imajları kullanan Adın, “Karakterler benim tarafından değil toplum tarafından yaratıldı. Ben oyuncu değil top toplayıcı pozisyondayım” diyor.

Serkan Adın, ‘AnonymoX’ başlıklı beşinci solo sergisiyle 25 Ocak 2014’te kadar x-ist’e konuk oldu. Galerinin girişinde de uyardığı gibi +18 bir sergi bu. Sanatçı kendiyle bayağı vakit geçirip çokça şey biriktirmiş. Bunu apolitik ve ego çıkışlı işlerden; bugünkü herbiri kendi öyküsünü barındıran, toplumsal kadın imgesini deşifre eden erotik işlere geçişinden anlamak mümkün. Tekniğindeki güçlü dönüşüm de cabası. Birilerini rahatsız etmek istiyor, sadece güzel kadınlar resmetmiyor artık. ‘AnonymoX’un öyküsünü sanatçıdan dinleyelim…

Önceki sergilerinde figürlere yönelttiğin steril bakış, onların soğuk ve yalıtılmış mekanlarda yapayalnız bırakılması bu sergide yerini çoğu zaman rengarenk fonlara bırakmış. Figürlerin özgürleşmesi nasıl gerçekleşti?

Evet, mekanı genelde boşluk, sonsuz alan olarak bırakır ve figürü heykel gibi kullanırdım. Yeni işler teknik açıdan tekstürü ve hacimleri ile zaten o heykelsi etkiyi yakaladılar. Mekan; aslında bir figür alanından öte, temsili ikinci bir figür, gizli eril eleman. Misal figürün arkasındaki bir çocuk odası duvar kağıdı mavi, erkek çocuğuyla özdeş. Yahut bir dizi ‘gummy bear’ ayıcığı (jelibon), gang bang elemanı, yani erkek tecavüzcüler…

Önceki sergilerindeki izleyiciye sadece anı yaşatıp bir haz ortaklığı oluşturma gayesinden sapıp derinlere iniyorsun. Bu sergide neredeyse her resmin bir alt metni var. Artık hedefin ‘anlık değil kalıcı ileti’ mi?

Yeni işlerde izleyiciyle girişilen duygudurum ortaklığı interaktif bir hal alıyor. Mesela figürün göğüs kafesine yerleştirdiğim bir saç parçası üzerine, (çoktan seçmeli) mıknatıslı magnetleri takıp çıkartabiliyor ve resmin anlamına kendi öyküsüne paralel bir anlam yükleyebiliyor. Anlık mı, kalıcı mı, ne kadar kalır; bu izleyiciyle resmin arasında gerçekleşecek bir iletişim.

Uzaktan bakıldığında kadın bedenini nesneleştirmiş, onu ataerkil düzenin hizmetinde bir meta olarak imlemişsin gibi okunabilir işlerin. Bu serginde ise bambaşka deneyimleri paylaşıyorsun. Son yapıtlarını bir eleştiri, hatta özeleştiri olarak okumak mümkün mü?

Uzaktan bakılmaması adına detayı arttırdım, umarım faydası olur. Ben uzun süre içerik olarak resmin hikayesinden, kurgusundan, anlatımcılığından uzak durdum. Zamanla deneyimledikçe kurgu, öykü, kavram resmin içine dahil oldu. Bu nedenle özeleştiri değil de; devinim, değişim ya da olgunlaşma olarak tanımlamakta fayda var.

Nostaljik ve erotik kadın imajlarının çoğu anonim. Bu bilinçli tercihinin nedeni nedir?

Sosyal medya ortamında dönen bir iletiden, bir Trier filminden, bir Wes Craven karakterinden, s.c.u.m. manifestosundan ya da Madonna ikonundan izler var işlerde. Hazır imajlar, replikler, hepsi bir araya gelerek kurgulandı, makyajlandı, kroplandı ve kolajlandı. Her bir resmin kendine has karakteri, kısa-uzun öyküsü derlendi. Cazibesiyle boy gösteren bir kadını da görmek mümkün, korkulan bir kadını da. Tıpkı toplumun içindeki kadın ve kadına bakış açılarımız gibi farklı ve çeşitli. Bu nedenle sergiye ‘AnonymoX’ adını verdim. İşlerdeki karakter çeşitliliğini, işlerin oluşum sürecindeki beslenme kaynaklarının anonim bir sürece dayanmasını, tüm karakterlerin aslında benim tarafından değil de toplum tarafından yaratıldığını da destekler çağrışımda. Bu anlamda ben oyuncu değil, top toplayıcı pozisyonundayım.

Erkekler, bir gölge gibi varlık gösterseler de somut olarak resimlerinde yer almıyorlar. Resimlerinde hiç erkek figür göremeyecek miyiz?

Son dönemde tüketim kültürünün metası olan Adonis reklamın, klibin vazgeçilmezi. Kaldı ki alttan gelen ciddi bir ergen kız kitlesi, Justin’ler ve onların Biber’leri ile filizleniyor ve erkeği biçimlendiriyor. Ben gene bildiğim yerden devam ederim, gizli erkek özneden.

Katmanlı, dokulu resimlerinin çoğu heykelsi. Önümüzdeki günlerde heykel ya da enstalasyonlarını izleyebilecek miyiz?

Çok fazla endistüriyel malzeme girdi işe, bunların hemen hiçbirisi sanatsal üretim adına tasarlanmış değiller. Her birini tedarik etmek, birbirleri ile girdikleri kimyasal etkileşimi denemek bir hayli zaman alıyor ama bir o kadar da heveslendiriyor. Art14 London fuarına yeni bir iş hazırlıyorum, bir taraftanda ayna ve keçeyle denemeler yapıyorum. Malzeme ve teknik çocuğun oyun hamuru gibi eğlenceli, 10 metreküplük tek bir işte çıkabilir yarın. Ama Kavram şu sıra çok daha fazla çağırıyor.

Ağaç baskı, linol baskı, grafik, fotoğraf derken artık bu sergiye geldiğimizde bambaşka bir teknik ve yorumla karşılaşıyoruz. Resimlerine katkısı olan teknik dili yorumlar mısın?

Baskı resim tekniklerinin geleneksel yapısı, her dönem kullandığım tekniğin temelini oluşturdu. Fotoğraf ise yine ilk referans. Mevcut grafik dile tipografi de eklendi bazı işlerde. Sayısal ve sistematik olan renk-leke ayrımı, steril bir uygulama, işçilik bugün de hakim. Bu seride çok çeşitli zemin elemanları kullandım; alüminyum kompozit, dekota, pvc paneller ya da şeffaf muşambaları. Su bazlı yağlı boya diye bilinen akrilikler kullandım. Tüm bunlar yüksek baskı resim tekniğinin uzantıları olarak değerlendirilebilir. Ek olarak oluşturduğum figürlerin arka yüzeylerinden silikon ve poliüretan köpükler ile hacim ve form verdim. Bu nedenle alışılagelmişin dışında olarak figürler, mekanlarını oluşturan zeminlerinden fırlıyormuş gibi bir izlenim yarattı izleyicide. Bu da dokunmayı, teması pekiştirdi; işleri duvar heykeli ya da rölyef gibi adlandıranlar oldu.

İçeriğimize Puanınız?

1 point
Upvote Downvote

Total votes: 1

Upvotes: 1

Upvotes percentage: 100.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Comments

comments

Ceza Hukuku Özel Pratik-Kur Çalışmalar – İstanbul Ü.H.F – 2014

Eski Yunan Yargı Sistemi: MÖ IV. Yüzyılda Atina’da Yargıçlar Ve Mahkemeler