Makale

Saadet Zinciri ve Dolandırıcık Suçu

SAADET ZİNCİRİ NEDİR VE DOLANDIRICILIK SUÇUNA GİRER Mİ ?

Saadet zinciri, 1990’lı yıllarda ortaya çıkmış bir para kazanma sistemi olan piramit sisteminin halk arasındaki adıdır. Tamamen para ile para kazanma metodu üzerine kurulmuştur. Bu sistemlerde mutlaka bir katılım ücreti bulunmaktadır. Bu katılım ücretleri belli bir havuzda birikerek daha sonra hak sahiplerine bulundukları pozisyonlara göre dağıtılır. Üçgen şeklinde oluşturulan bu sisteme, üçgenin alt sağ veya sol köşesinden giriş yapılır. Bir kişi bu köşeden giriş yaptığında önündeki herkesin bir kademe ileri gitmesini sağlar. Böylelikle üçgene daha önce girmiş ve köşesine gelmiş olan kişi, bir üst kademeye çıkarak piramidin yöneticileri tarafından belirlenen miktardaki parayı, belirlenen periyotlar aralığı ile kazanmaya başlar. Üye, her kademe atladığında havuzdaki paradan daha fazla para almaya hak kazanır ve piramidin en üst tepesine çıktığında ise en yüksek hakkı alır ve piramitten çıkar.

Network marketing yada piramit satışlar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile tamamen yasaklandı. Buna göre daha çok kozmetik, bitkisel tıbbi ürünler, giyim ve aksesuarlar ile medikal ürünlerin pazarlanması ve satışı için insanlar depozito yatırarak ürün alıyor ve bu ürünleri satıyorlardı. Ancak düzenlemeler yapılarak çıkan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile birlikte dolandırıcılığa yönelik olduğu gerekçesiyle yasaklandı. Network marketing ya da piramit satışların yapılması, yayılması da TKHK.m.80 hükmüne göre yasaklandı. Dolandırıcılık suçu TCK.m.157’de düzenlenmiştir. Buna göre hileli davranışlarla bir kişiyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişi bu suçu işlemiş olur. Bu suçla korunan hukuki değer malvarlığıdır. Suçun faili herkes olabilir. Hile, diğerinin düşüncesi üzerinde etki yaratan hataya düşürücü her türlü davranıştır. Aldatma, karşısındakinin bilgisizliğinden yararlanarak kendi yararına kazanç elde etmektir. Malvarlığı ise, kişiye ait ekonomik değeri olan her şeydir. Bu suç, bir zarar suçudur ve genel kastla işlenir. 
Dolandırıcılık suçu bakımından mağdurun rızası hukuka uygunluk sebebi olabilir. Ancak, hilenin varlığı rızayı sakatlar. Bu yönüyle söz konusu rıza hukuki sonuç doğurmaz. Dolayısıyla  dolandırıcılar insanların zaaf, korku ve umutlarına yönelerek insanları kandırmaktadır. Bu organizasyonlarını kendilerine yarar sağlamak amacıyla ve hileli bir şekilde pazarlama, network marketing gibi isimlerle ve etkili reklamlarla tanıtarak, insanlara kolay yoldan zengin olmayı vaat etmektedir ve buradaki rıza da sakatlandığı için hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilemez.
Katılımcıların bir miktar para veya mal ortaya koymak suretiyle sisteme aynı koşullar altında yeni üyeler kazandırmasına dayalı organizasyonların kurulması, yayılması ve tavsiye edilmesi suç olup, bu fiilleri işleyenler TCK’daki dolandırıcılık suçunu işlemiş olurlar.
Serhat Ertok – av.serhatertok@hotmail.com

BU YAZI, YAYINLANMAK ÜZERE, YAZARI TARAFINDAN SİTEMİZE GÖNDERİLMİŞTİR.

Related posts

Türk Ceza Yargılamasında Koruma Tedbirleri Bakımından Esas Alınan Şüphe Kavramı

ankahukuk

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İtirazda İncelemenin Kapsamı

ankahukuk

Ticari Davalar – Ticaret Mahkemeleri

ankahukuk

Bu içeriğimiz ile ilgili düşünceniz?