Image default
Gündem

Şike Davasında Tahliye Değerlendirmesi

Değerli ankahukuk.com okurları; geçen sene aynı gün başladığımız şike davasının yine aynı gün itibari ile sonuna gelmiş ve bir yıllık süreyi geride bırakmış durumdayız. Bugüne kadar söz konusu süreci tüm hatları ile anlatmak mümkün olmasa da yaşanan gelişmeleri vakit buldukça spor hukuku çerçevesinde sizlere aktarmaya çalıştık. Bugün itibari ile verilmiş olan karar açısından da yine aynı şekilde kararı tüm hatları ile anlatmak burada mümkün olamayacağından, sadece siz okurların en çok merak ettiği konulara cevap vermeye çalışacağımı belirtmek isterim. Bu yazımı gerekçeli karar açıklanmadan önce yazdığımı da belirtmek isterim.

Öncelikle en çok konuşulan manşet haberi ile başlayalım. Aziz YILDIRIM’ın tahliyesi. Kamuoyu’nda özellikle de Fenerbahçe taraftarı açısından açıklandığı andan itibaren Sayın YILDIRIM’ın serbest kalmasıyla birlikte hakkındaki tüm suçlamaların haksız çıktığı ve hiçbir suçunun olmadığı gibi bir kanıya varılarak haberler yapılmaya başlanmış ancak işin doğrusunu işi bilen kişilerden dinledikten sonra tekrar bir bekleme sürecine girdiklerini fark ettiler. Verilen karar ile Yıldırım’ın suçlu bulunduğu maçlar açıklanmış ve bu maçlardan dolayı Yıldırım’a 3 yıl 9 ay, örgüt kurma suçundan ise 2 yıl 6 ay ceza verildiği kararı açıklanmıştır.

PEKİ NEDEN TAHLİYE OLMUŞTUR?

Çünkü mahkeme nihai kararını vermiş ve bundan sonraki süreç artık Yargıtay kanadında devam edecektir. Sayın Yıldırım’ın artık delilleri yok etme veya yargılamayı etkilemeye yönelik bir faaliyetinin olamayacağı kanaati oluşmuş ve tutukluluk tedbiri kaldırılmıştır. Eğer ki Yargıtay kararı onarsa Yıldırım 2 yıl 2 ay daha hapis yatmak zorunda kalacak. Bununla birlikte 6222 sayılı kanunun 18.maddesi uyarınca Aziz YILDIRIM’ın sportif hayatı ve Fenerbahçe başkanlığı sona erecek ayrıca seyirden men cezası da bununla birlikte kendisine uygulanacak. Ancak şu an Yargıtay kararına kadar başkanlık görevi devam edecek.

UEFA NE YAPACAK?

UEFA kanadında işler oldukça karışık. Şahsi kanaatim bu kararın UEFA’yı etkilemeyeceği yönünde. Ancak yaşanan gelişmeler ve süreç her türlü sonuca gebe olduğumuzu gösteriyor. UEFA Disiplin Kurulu elinde PFDK’nın kararı olmasına rağmen neden mahkeme kararını bekledi ve kendisi için öncelikli olan PFDK’nın kararına göre bir değerlendirme yapmadı bu husus şu an için muamma. O zaman şu soruyu sorabiliriz: UEFA Disiplin Kurulu “şike vardır” diyen mahkemeyi mi yoksa “şike yok” diyen PFDK’yı mı dikkate alacak? Bunun cevabını bekleyip görmekten başka çaremiz yok. Ama sürecin her türlü kanattan kafa karışıklıklarına yol açtığı bir gerçek. Şunu da belirtelim; disiplin yargılaması ile ceza yargılaması birbirini etkilese de birbirini bağlamaz. PFDK ve Tahkim Kurulu artık kararını vermiştir ve bu yüzdendir ki “UEFA Disiplin Kurulu TFF kurullarının verdiği kararlar doğrultusunda bir sonuca varacaktır” demek sanki şu an için daha mantıklı duruyor.


Ama şu bir gerçek ki; yerel mahkeme şike, teşvik, örgüt ve teşebbüs suçlarının belli kişiler tarafından işlendiği sonucuna varmış, bunu tespit etmiş ve bu doğrultuda karar vermiştir. Hemen belirtelim ki; Yargıtay kararına yani kesin hükme kadar herkes suçsuzdur.

Gelişmeler ile birlikte yeni yazılarda görüşmek üzere.

Av. Ahmet Cem CİRİT

BU KÖŞE YAZISI, AV. AHMET CEM CİRİT TARAFINDAN KALEME ALINMIŞ OLUP; SİTEMİZE, YAYINLANMAK ÜZERE 26 AĞUSTOS 2012 TARİHİNDE GÖNDERİLMİŞTİR.

Bu içeriğimiz ile ilgili düşünceniz?