arama

Sosyal Sigortalar Hukuku – 2012 – İstanbul Üni. Hukuk Fak.

ILO sözleşmelerinden birisinde gerçekleşebilecek riskler sayılmıştır. İş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, yaşlılık, işsizlik, ölüm, malullük, aile öncelikleridir. Türkiye’de aile öncelikleri dışında tüm riskler tanınmıştır.
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • ankahukuk ankahukuk

Sosyal Sigortalar Hukukuna ilişkin kapsamlı ve düzenli ders notu.

İnsan olarak gider yapmamızı gerektiren bazı durumlar vardır. Kişiler geleceklerini güvence altına almak için bireysel yatırımlar yapabilir. Ama devlet kendisi de bir sistem kurabilir. Bu sosyal devlet ilkesi gereğidir.

ILO sözleşmelerinden birisinde gerçekleşebilecek riskler sayılmıştır. İş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, yaşlılık, işsizlik, ölüm, malullük, aile öncelikleridir. Türkiye’de aile öncelikleri dışında tüm riskler tanınmıştır.

Bu sigorta kollarının bir kısmı kısa vadeli, bir kısmı uzun vadelidir. Bu sigortadan yararlanabilmek için ne kadar süreyle prim ödenmesi gerektiğini gösterir. İş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık kıs vadeli sigortalardır.

İş sözleşmesi ile çalışılmaya başlandığında kanun gereği sigortalılık kendiliğinden doğar. Sigorta risklerinden bazılarını seçme imkanı yoktur. Kişi tüm sigorta rizikolarına karşı güvence altına alınır.

Sosyal sigorta kamu tüzel kişiliği tarafından yürütülür. Özel sigorta özel tüzel kişiler tarafından yürütülür ve prim ödenecek riskin seçilmesi mümkün değildir.

Sosyal sigortada prim kazançla orantılı olarak ödenir. Özel sigortada böyle bir ayrım yoktur.

Özel sigortada risk gerçekleşmişse sigorta yapılmaz. Ancak sosyal sigortada böyle bir kısıtlama yoktur.

Prime tabi herkesin primleri ortak bir havuzda toplanır. Riziko hesabı genel olarak yapılır. Buna sosyal sigortada dayanışma ilkesi denir.

Bir kişi çalışmaya başladığı anda sigortalı vasfını kazanır. İşverenin çalıştırmaya başladığı işçileri sigorta kurumuna bildirme yükümlülüğü vardır. Primleri kesip ödemekle yükümlü olan da işverendir. Ama bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi veya primlerin ödenmemesi sigortalı vasfının kazanılmasına engel olmaz. Sigortalı olma sıfatından işçinin vazgeçmesi mümkün değildir. Hatta işçi bu konuda tespit davası açarsa, tespit davası işçinin feragat etmesiyle dahi sona ermez. Bu sosyal koruma ilkesinin gereğidir.

Ek tasarruf etme imkanı olan bireyler bireysel emeklilik sistemine de başvurabilir. Bu sistemlerden emekli olmak isteyenler 10 sene sistemde bulunmalı ve 56 yaşına ulaşmış olmalıdır. İki sistemden birlikte emekli olan kişi daha yüksek bir aidat alacaktır. Ancak bireysel emeklilikte hayat boyu ödenecek bir aidat yoktur. Hesapta para bitince ödemeler de biter.

Sigorta Kapsamı

Sosyal sigorta farklı kurumlar altındayürümekteydi. Bu kurumlar SGK adı altında birleştirilmiştir. Ancak bunların uygulamaları birleştirilememiştir. Bu sebeple sistemin esası değişmemiştir. Bu farklı statüler 4/a, 4/b ve 4/c olarak adlandırılmaktadır. İşçiler 4/a kapsamında çalışmaktadır. Kişinin iş sözleşmesiyle çalışması burada yeterlidir, İş Kanunu’na tabi olması gerekmez.

Yabancı statüsüne tabi olan kişilerin sigortalılık durumu eskiye göre farklıdır. Eskiden o kişinin ülkesiyle aramızda konuyu düzenleyen bir uluslararası sözleşme yoksa kısa vadeli sigortadan yararlanabilmekteydi, uzun vadeli sigortalarda talepte bulunması gerekmekteydi. Yabancılar için bu durum artık kaldırılmıştır. Yabancılar usulüne uygun çalışma iznine dayanarak çalışıyorsa, tam sigortalı olur.

İşçiler 4/a kapsamında çalışırlar. Profesyonel sendika yöneticisi olmak için işten ayrılanlar, 4/a statüsünde sayılmaktadırlar. Bu kişilerin sigorta primlerini sendika öder. Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan sanatçı, düşünür ve yazarlar 4/a statüsünde sayılırlar. Korucular 4/a statüsünde sayılırlar. Genelevde çalışan kadınlar 4/a statüsünde sayılırlar. 657 sayılı kanuna tabi olup 4/C statüsünde çalışan geçici personel, Sosyal Sigortalar Kanununa göre 4/a statüsünde sayılırlar. Toplum yararına çalışma programından yararlananalar 4/a statüsünde sayılırlar.

Bağımsız, kendi nam ve hesabına çalışanlar 4/b kapsamında sayılırlar. Şirket ortakları 4/b statüsünde sayılmıştır. Ancak anonim şirketlerde sadece Yönetim Kurulu üyesi olan kişiler 4/b statüsünde sayılırlar. Komandit şirketlerde de sadece komandite ortaklar 4/b statüsündedirler. Çiftçiler, köy ve mahalle muhtarları 4/b kapsamında sayılırlar. Jokeyler ve onların antrenörleri 4/b kapsamında sayılırlar.

Kamu kurumlarında ve kamu idarelerinde çalışan kişiler 4/c statüsüne tabidir.

Hiçbir statüye tabi olmayan ama herhangi bir riziko ile karşılaşma riski olanlar da, kısmi sigortalı sayılırlar.

Çıraklar iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası riskleri için kısmen sigortalıdır. Diploma alabilmek için stajyer öğrenciler iş kazası ve meslek hastalığı için kısmen sigortalıdır. Zorla çalıştırılan hükümlüler hastalık sigortası, iş kazası, meslek hastalığı ve analık için kısmi sigortalıdır. Türkiye İş Kurumu meslek edindirme kursu kapsamında çalışan kişiler iş kazası ve meslek hastalığı sigortalarından yararlanır.

İşsizlik sigortası kapsamında yapılan yardım işsizlik ödeneğidir. Aynı zamanda Türkiye İş Kurumu’nun katıldığı iş kurslarına katılarak ilave bir meslek edinme imkanı getirilmiştir.

Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden iş üstlenen kişinin Türk işçiler kısmen sigorta kapsamına dahil edilmiştir. Bu kişiler sadece hastalık sigortasından ve kısa vadeli sigorta kollarından, yani iş kazası, meslek hastalığı ve analık sigortasından yararlanır.

Özelleştirilen kamu kurumunda çalışan işçilerin sözleşmesi feshedilince iş kaybı tazminatına hükmedilebilmektedir. İş kaybı tazminatı alan işçiler, bu tazminatı aldığı süre boyunca genel sağlık sigortasından ve uzun vadeli sigorta kollarından, yani yaşlılık, malullük ve ölüm sigortalarından yararlanabilir.

Emekli olup yaşlılık aylığı alan kişiler, bu aylığı alırken başka bir işte çalışabilmek için sosyal güvenlik destek primi öderler. Kanun yürürlüğe girdikten sonra, yani Ekim 2008’den sonra ilk kez işe girip emekli olmaya hak kazanan kişi daha sonra bağımsız çalışma haricinde diğer çalışma türlerinde çalışırsa sosyal güvenlik destek primi uygulanmaz. Ekim 2008 öncesinde çalışmaya başlayan kişiler için uygulama devam etmektedir.

Emekli olan kişi bağımsız çalışmaya başlarsa, emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi olarak %15 kesilir. Eğer bağımsız çalışmıyorsa kısa vadeli sigorta kollarına uygulanan prim miktarları %30’a eklenir. Bu miktar azami %36.5 olur. Bunun ¼’ü işçiye, ¾’ü işverene aittir. Kısa vadeli sigorta kollarına uygulanan prim Eylül 2013’ten itibaren %2’de sabitlenecektir.

Kanunun tamamen kapsam dışında tuttuğu, hiçbir sigorta kapsamında kabul etmediği kişiler vardır. Kanunda sigortalı sayılmayan kişiler hiçbir sosyal güvenlik hükmünden yararlanamaz. Çiftçiler 4/b statüsündedirler. Kanun 4/b’li sayılan çiftçilerinnet geliri asgari ücretin altında kalıyorsa sosyal sigorta hükümlerinin dışında olacağını söylemektedir. Bu diğer bağımsız çalışan kişiler için de geçerlidir. İşverenin ücretsiz çalışan eşi, sosyal sigorta kapsamının dışındadır. Ev hizmetlerinde çalışanlar hakkında da sosyal güvenlik hükümleri uygulanmaz. Ancak ücretle ve sürekli olarak çalışan kişiler sosyal güvenlik hükümlerine tabidir. Askerlik hizmetini yapan kişiler de kapsam dışındadır. Askerlikte geçen süre sigortalılıktan sayılmaz. Ancak yedek subaylar maaş aldığı için sigortalı sayılırlar. Er ve erbaşlar da askerlikte geçen süreyi borçlanarak, yani primlerini ödeyerek sigortalı sayılabilirler. Rehabilite edilenler sigorta kapsamının dışındadır. İşveren temsilcisi olarak Türkiye’ye geçici olarak gönderilen kişiler, kendi ülkesinde sigortalı ise bu sigortalılığının kanıtlamak şartıyla sigorta hükümlerinin dışındadır. Geçiciliğin sınırı yönetmelikte 3 ay olarak belirtilmiştir. Bağımsız çalışan kişi yurtdışında ikamet ediyorsa sosyal sigorta kapsamının dışındadır.

İsteğe Bağlı Sigorta

Sosyal sigorta kapsamına dahil olabilmek için, kanunun sigorta statüsü olarak nitelendirdiği belirli statülere tabi olmak yeterlidir. İşveren kuruma bildirmese dahi, sigorta kurumu ile sigortalı arasındaki ilişki kendiliğinden kurulur.

İsteğe bağlı sigorta ile çalışan kişi, hiçbir sigorta kapsamına dahil değildir. Bu kişiler, isterlerse prim ödeyerek uzun vadeli sigorta kollarından ve genel sağlık sigortasından yararlanabilir.

İsteğe bağlı sigortanın, takdiri tarafı sigortalıdır. Sigorta kurumunun başvuruyu reddetme hakkı yoktur.

Eskiden isteğe bağlı sigortalı olmak için 3 sene zorunlu sigortalı olarak çalışmak gerekmekteydi. Yeni kanunda bu zorunluluk kaldırılmıştır. Daha önce hiç sigortalı olunmamış olsa bile bu sigortadan yararlanılabilir.

Eskiden isteğe bağlı sigortalı olan kişi, kendi sigortaları ile genel sağlık sigortasından yararlanamamaktaydı. Ancak başkalarının sigortalarıyla yararlanabilmekteydi. Yeni kanunda bu kişilerin kendi sigortalarıyla da sağlık yardımlarından yararlanabilmesinin önü açılmıştır.

Eskiden zorunlu sigorta statüsüne tabi kişiler isteğe bağlı sigortalı olamazdı. Yeni kanunda, zorunlu sigorta için ay içinde sigorta primi ödenmemiş günler, isteğe bağlı sigorta kapsamında ödenebilir. Bu kişiler kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan kişilerdir.

İsteğe bağlı sigortaya müracaat edecek kişinin şu şartları sağlaması gerekir:

·       Türkiye’de ikamet etme

Türkiye’den çalışmak üzere yurtdışına götürülen işçiler kısa vadeli sigortalardan yararlanırlar. Bu kişiler uzun vadeli sigortadan yararlanabilmek için isteğe bağlı sigortalı olabilir. Bu kişilerde ikamet şartı aranmaz.

Türkiye ile olan ikili sözleşmesinde ikamet şartı aranmayacağı öngörülmüş olan bir ülkede çalışan kişiler ikamet şartı aranmadan isteğe bağlı sigortalı olabilir.

·       18 yaşını doldurmuş olmak

Evlenmeyle veya mahkeme kararıyla reşit olmuş kişiler, 18 yaşını doldurmadan isteğe bağlı sigortalı olamaz.

·       Zorunlu sigortaya tabi olmamak

·       Kendi sigortalılığından dolayı aylık almamak

Aylık dışında, sigortadan alınan “gelirler” bu kapsamda değildir. Gelir alıp aylık almayan kişiler isteğe bağlı sigortalı olabilirler.

·       Kuruma müracaat

İsteğe bağlı sigortalı olmak isteyen kişi matbu formu doldurup kuruma vermelidir. Sigortalılık statüsü, formun verildiği günden sonra başlar. Primlerin ödenmiş olması bir müracaatın var olduğunu gösterir.

İsteğe bağlı sigortalıların ödeyeceği primin belirlenmesi için, prime esas kazancın alt ve üst sınırı belirlenmiştir. Prime esas kazancın alt sınırı brüt asgari ücrettir. Üst sınır ise bunun 6,5 katıdır. Kişi bu ikisinin arasında bir ücret belirler ve bunun %32’sini prim olarak öder. Bunun %20’si uzun vadeli sigortalar için, %12’si genel sağlık sigortası için alınır. Başkasının sigortasından dolayı sağlık hizmetlerinden yararlanan kişi, %12’lik kısmı ödemekten kaçınamaz.

İsteğe bağlı sigortalılık kişinin iradesiyle sona erebilir. Kişi aylık bağlanması için talepte bulunursa isteğe bağlı sigorta ilişkisi sona erer. Kişinin ikametini yurtdışına taşıması halinde sigortalılık ilişkisi kendiliğinden sona erer. Kişi, zorunlu sigortalı bir işte çalışmaya başlarsa, ölürse, 1 yıl boyunca sigorta primlerini ödemezse isteğe bağlı sigortalılık sona erer.

İsteğe bağlı sigortalılar, 4/b statüsünde sayılırlar. Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan kişiler bunun istisnasını oluşturur. Eğer kişi 4/a statüsüne tabi olarak kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan kişi kalan süresini öderse, 4/a statüsünde emekli olur.

Statülerin Çatışması

Kişi, aynı sigorta statüsünden, birden fazla yerden sigortalı olarak gösterilebilir. Aynı anda birden farklı statüde sigortalı olarak gözükmek mümkün değildir. İsteğe bağlı sigorta ile zorunlu sigorta çakıştığında, zorunlu sigorta öne geçer. Kısmi süreli sigorta ile tam süreli sigorta çakıştığında, tam süreli sigorta öne geçer. 4/c herhangi bir statüyle çakıştığında 4/c uygulanır. 4/a ile 4/b çatıştığında 4/a uygulanır. 4/a ile 4/b çakıştığında, kişi 4/b’ye isteğe bağlı prim ödeyerek daha fazla aylık elde edebilir. Bu ödenecek prime esas kazancın tabanı asgari ücret, tavanı bunun 6,5 katıdır.

4/b kapsamında olması gereken kişiler, kendilerini 4/a olarak gösteremezler.

Farklı sigorta statüsüne tabi olarak geçen süreler birleştirilebilir. 1 Ekim 2008 gününden önce işe başlamış kişiler için birleştirme yapılırken, talepten itibaren son 7 yıla bakılır. Son 7 yılda en çok hangi statüde geçirilmişse, kişi o statüden emekli olur.  1 Ekim 2008’den sonra işe başlayan kişiler için, son 7 yıla değil bütün çalışma hayatına bakılır.

Bütün şartlar eşitse veya kişi malul olursa kişi son çalışma şeklindeki statüye tabi olur.

Primin yanlış ödenmiş olması halinde, prim doğru sigortaya ödenmiş sayılır.

Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir.

Bildirimler

Bir işyeri açıldığında, işveren işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı anda kuruma verir.

İşverenler, 4/a statüsünde sayılan kişilerisigortalılık başlangıç tarihinden önce, yani işçi işe başlamadan önce kuruma bildirmekle yükümlüdür.  İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, çalışmaya başlatıldığı gün de bildirim yapılabilir. Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar veyeni açılan işyerlerinde işe alınanlar işyerinin açıldığı tarihten itibaren bir aylık sürenin sonuna kadar bildirim yapılabilir. Bu bildirimler yapılmazsa kaçak çalıştırma yapılmış sayılır. İşveren bildirim yapmamışsa, işçi kendi bildirimini kendisi yapabilirler.

Adına bildirim yapılmamış kişilerin çalıştıkları kurum tarafından tespit edilmemiş ise, bu kişiler sigortalılık tespit davası açılabilir. Dava İş Mahkemesi’nde görülür. Dava, kişinin işinden ayrıldığı yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde açılabilir. Davada husumet kurum ve işverene birlikte yöneltilir. Çalışmanın ispatı için bu davada tanık beyanı yeterli olmayacaktır. Kişinin işe giriş bildirimi zamanında yapılmamışsa, işverenin kusuruna bakılmaksızın kurum tarafından işverene rücu edilir.

İş sözleşmesi sona erdikten sonra 10 gün içinde bildirim yapılmalıdır.

Primli ve Primsiz Rejimler

Primli rejimlerde belirli miktarda prim alınır. Bu prim ödenen sürede risk gerçekleşirse yardımlardan yararlanılabilir. Primsiz rejimlerde ise primin ödeniyor olmasına gerek yoktur.

Prim alınırken, sigortalının geliri temel alınır. Buna prime esas kazanç denir. Prime esas kazanç temel alınarak tespit edilen prim, işveren tarafından işçinin maaşından kesinti yapılarak kuruma ödenir.

·       Uzun vadeli sigorta kollarında, yani malullük, yaşlılık ve ölüm için, prime esas kazanç üzerinden %20 prim alınır. %20’nin %9’u sigortalıya, %11 işverene aittir.

·       Kısa vadeli sigorta kollarında, yani iş kazası, meslek hastalığı ve analık için, prime esas kazanç üzerinden %1 ile %6,5 arasında prim alınır. Bunun tamamı işverene ittir.

·       Genel sağlık sigortasında, prime esas kazanç üzerinden, %12,5 prim alınır. Bunun %5’i sigortalıya, %7,5’u işverene aittir.

·       İşsizlik sigortasında, prime esas kazanç üzerinden, %4 prim alınır. Bunun %1’i sigortalıya, %2’si işverene, %1’i devlete aittir.

·       Sosyal Güvenlik Destek Priminde, kişi 4/a rejiminde ise %30’a işyerinde uygulanan kısa vadeli sigorta primi eklenir. Bunun ¼’ü sigortalıya, ¾’ü işverene aittir. Kişi 4/b rejiminde ise emekli aylığının %15’i prim olarak kesilir. 

·       İsteğe bağlı sigorta priminde, kendi belirlediği prime esas kazanç üzerinden, %32’lik kesinti yapılır. Bunun %20’si uzun vadeli sigorta kolları için, %12’si genel sağlık sigortası içindir.

Kişinin gerçek prime esas kazancı çok yüksek olsa da, prime esas kazancın üst sınırı dikkate alınır.

Primlerin işveren tarafından, takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi gerekir.

Ödenmesi gereken primlerin kesintisi yapılır ama süresinde ödenmez ise kamu idarelerinin ilgili işle görevli kamu görevlileri, diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere bu işle ilgili üst düzeydeki yöneticileri, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Prim borcu amme alacağıdır. Limited şirket ortakları, şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından şahsen sorumlu olurlar. Ortak şirketteki payını devrederse, devreden ve devralan, devir tarihinden önce doğmuş alacağından müteselsilen sorumludur.

Şirketin tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen amme alacağı, şirketin kanuni temsilcisinden, tüzel kişiliği olmayan toplulukların şahsi malvarlığından tahsil edilebilir.

Rizikolar

İş Kazası

İş kazası kısa vadeli sigorta kollarından birisidir. İş kazası sigortasında, sadece parasal yardımlar yapılır. İş kazası sigortasından sağlık yardımı alınmaz. Sağlık yardımları genel sağlık sigortasından alınır.

İşçi, işe başlamakla sigortadan iş kazası halinde yardım alma hakkı kazanır. 4/a ve 4/b statüsündekiler, iş kazası rizikosu kapsanmışsa kısmi sigortalılar bu yardımlardan yararlanabilir.

Sigortalının iş kazası sigortasından parasal yardımlar alabilmesi için bir iş kazasının gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir olayın iş kazası sayılıp çalışanın yardıma hak kazanması için, olayın anî, irade dışı ve dıştan gelen etkenle zararın meydana gelmiş olması gerekmektedir.

İş kazası, anilik unsuruyla meslek hastalığından ayrılır. Meslek hastalığında sürekli olarak bir etkene maruz kalıp, yıllar içinde o hastalığa duçar olma söz konusudur.

İrade dışı olmak, kazanın sigortalının kendi isteğiyle meydana gelmemiş olması demektir. İşçinin kusurlu olması kazanın iş kazası olması niteliğini değiştirmez. Sadece işverenin sorumluluğunu hafifletebilir. Yargıtay, işten kaynaklanan nedenlerle işyerinde intihar eden kişinin olayını da iş kazası saymıştır.

İş kazası dıştan gelen etkenle meydana gelmiş olmalıdır. Örneğin, kişinin çocukluğundan beri kalbi delikse ve bundan dolayı işyerinde ölmüşse ortada iş kazası yoktur. Ancak işyerinde kazanın patlamasından duyduğu korku ile kalp krizi geçirmişse iş kazası vardır.

Zarar ile olay arasında illiyet bağı olmalıdır. Bazı durumlarda illiyet bağı var kabul edilir. Bu kapsamda, işçinin iş yerinde bulunduğu hallerde, işyeri dışında olsa bile işveren tarafından yürütülmekte olan bir iş dolayısıyla, görevli olarak işverence başka bir yere gönderilmesi dolayısıyla asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadının emzirme saatinde, işverence tahsis edilmiş bir araçta işe geliş ve gidiş sırasında gerçekleşen kazalarda illiyet bağı var sayılır.

İşyeri, işin yapıldığı yerden ibaret değildir. Araçlar ve eklentiler işyeri kapsamındadır. Kişinin işyerinde iş yaparken zarara uğraması gerekmez. İşyeri sınırlarının içinde zararın oluşması yeterlidir. 

İşçinin görevli olarak işverence başka bir yere gönderilmesi dolayısıyla asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda gerçekleşen kaza iş kazasıdır. Yurtdışı eğitimleri gibi zamanlarda meydana gelen kazalar da iş kazası sayılabilir.

İşverence tahsis edilmiş bir araçta işe geliş ve gidiş sırasında gerçekleşen kazalarda illiyet bağı var sayılır. Eskiden burada toplu taşımaya tahsis edilmiş aracın var olması gerekmekteydi. Şimdi bu şart aranmamaktadır. Ancak işçinin aracın içinde olması aranmaktadır. Örneğin bu araç beklenirken başka bir araç çarpıp işçiyi öldürürse, bu iş kazası olmaz. 

Zararın ortaya çıkmış olması gerekir. Fiziki ve zihinsel zararlar iş kazası olarak nitelendirilebilir.

İş kazası gerçekleşince derhal kolluk kuvvetlerine bildirim yapılır. Ayrıca kazanın meydana gelmesinden itibaren 3 işgünü içinde SGK’ya işveren tarafından bildirim yapılır. Bu bildirim yapılmazsa geciken süredeki geçici iş göremezlik ödeneği SGK tarafından işverenden alınabilir.

İş kazası kapsamında sağlık sigortası yardımları yapılmaz.

·       İşçi sağ kalmışsa geçici iş göremezlik ödeneği yardımı yapılır. Bu, sigortalının tedavi gördüğü süre boyunca çalışamayıp gelir kaybına uğraması nedeniyle çalışamadığı süre için verilir. Ayrıca sürekli iş göremezlik geliri yardımı yapılır. Bu yardım, meslekte kazanma gücünün en az %10’unu kaybeden kişiye yapılır. Bu gelir, kişinin ömrünün sonuna kadar verilir. İş kazasında meslekte kazanma gücü önemlidir, çalışma gücü kaybı aranmaz.

·       İşçi ölmüşse, hak sahipleri yani eş, çocuklar ve gelire muhtaç olması halinde ana ve baba, gelire hak kazanır. Eş ve iki çocuk varsa ana ve babaya pay kalmaz.

·       Yapılan cenaze harcamaları için maktu bir bedel ödenir.

·       Son olarak ölüm halinde evlenme ödeneği ödenir. Bu yardım sadece kız çocuklarına ödenir. Kız çocuk, geliri alırken evlenirse yardım kesilir. Ama bu halde, kız çocuğa alınan gelirin 24 aylık tutarı peşin olarak ödenir.Bu ödeme bir evlilik için geçerlidir. Evlilik sona ererse gelir yeniden bağlanır. Ama ödenen 24 aylık süre geçmiş olmalıdır. Bu 24 aylık süre için çifte ödeme yapılmaz. Birlikte yaşama halinde de aylık kesilir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, yaptığı ödemeler için kazanın meydana gelmesine kusuruyla neden olan kişiye rücu edebilir. Bu kişi işveren veya üçüncü bir kişi olabilir.

İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği hükümlerine aykırılıktan meydana gelmişse, sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ve yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı için işverene rücu edilir. Burada kusur sorumluluğu vardır.

Sigortalı çalıştırmaya başlandığının kuruma bildirilmemesi halinde, kurumun bunu öğrenmesinden önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri kurumca ödenir. Kurum bu hallerde doğrudan işverene rücu eder. Burada kusursuz sorumluluk vardır.

Meslek Hastalığı

Bir olayın meslek hastalığı sayılabilmesi için kişinin 4/a, 4/b veya bu rizikoyu kapsayan kısmi sigortalılardan olması gerekmektedir.

Hangi hastalıkların hangi şartlarda meslek hastalığı olacak yönetmelikle düzenlenmiştir. Burn-out sendromunun bu kapsamda sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır.

Hastalık Sigortası

Hastalık sigortası kapsamında sağlık yardımı yapılmaz. Burada da sadece geçici iş göremezlik ödeneği vardır.

Hastalık kanunda ayrıntılı bir düzenleme ile tanımlanmamıştır. Bedeni arıza olan bir olay sonucunda iş kazası ortaya çıkmamışsa, hastalık rizikosunun gerçekleştiği söylenebilir.

Hastalık ödeneğinden yararlanılabilmesi için asgari 3 gün iş görülememiş olması gerekmektedir.

Hastalığın ortaya çıkardığı iş göremezlikten başlayarak geriye doğru 1 yıl içerisinde 90 gün kısa vadeli sigorta primi ödenmiş olmalıdır.

Bu ödeneğin alınabilmesi için kuruma başvuru yapılması gerekmektedir.

Hastalık sigortasında da, kanun rücu mekanizmasını tanımıştır. Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerekliliği bildirilen işlerde, rapor alınmadan veya rapora aykırı olarak kişi çalıştırılmışsa işverene rücu edilir. İşçinin işe başladığı bildirilmemişse kusursuz olarak rücu edilir.

Analık

Analık sigortası, sigortalı kadına ve sigortalı olmayan eşe koruma sağlar. Sigortalı kadının bu yardımdan faydalanması için evli olmasına gerek yoktur. Sigortalı kadına, belirli şartlarla geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısına bu ödenek verilmez, zira o zaten çalışmamaktadır.

Çocuğun ana rahmine düştüğü dönemde sigortalı olan kişi çocuk doğduğunda sigortasızsa, belirli şartlarla bazı imkanlardan yararlanabilir.

Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.

İki yardım vardır. Bunlar emzirme ödeneği ve iş göremezlik ödeneğidir.

Emzirme ödeneğinden yararlanmanın şartı, doğumdan önceki bir yıl içerisinde en az 120 gün prim ödenmesidir. İş göremezlik ödeneği, sadece sigortalı kadına verilir. Bunun için de kadına doğumdan önceki bir yıl içerisinde en az 90 gün prim ödenmiş olması gerekir. Sigortalılık statüsünün sona ermesinden itibaren 300 gün içinde çocuk doğarsa, doğumdan önceki 15 ay içinde 120 gün prim ödenmiş olması gerekir.

Maluliyet Sigortası

Malul olmak, iki halde söz konusudur. Herhangi bir sebeple kişinin çalışmadığı bir dönemde olsa bile çalışma gücünün %60’ı kaybedilirse veya iş kazası, meslek hastalığı sonucunda meslekte kazanma gücünün %60’ı kaybedilirse kişi malul olur.

Kişi iş kazasından dolayı meslekte kazanma gücünü kaybederse hem maluliyet aylığı hem de iş kazası yardımları bağlanabilir.

Uzun vadeli sigorta kollarında, sigortalılık süresi şartı aranmaktadır. Bunun için sigortaya ilk giriş tarihinden itibaren en az 10 yıl geçmiş olması ve bu süre içinde 1800 gün prim ödemiş olmak veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün prim ödenmiş olması gerekir. Malûllük, ilk çalışmaya başlanan tarihinden itibaren önce ortaya çıkmışsa bu kişi malullük aylıklarından yararlanamaz. Ancak ilk çalışmaya başlanan tarihte %60’ı bulmayan bir hasar varsa ve sonra %60 aşılırsa, bu yardımlardan yararlanılabilir. Maluliyet sigortasından yararlanacak kişinin işten ayrılması gerekmektedir. Şartlar gerçekleşip işten ayrılırsa hem maluliyet hem de iş kazasından yararlanılabilir.

Başka bir kişinin bakımına muhtaç kişilere aylık bağlanırken %10 artırım yapılır.

Sigorta, maluliyete neden olan kişiye, sigortalıya yaptığı ödemenin belli bir oranı nedeniyle rücu edebilir.

Yaşlılık Sigortası

Yaşlılık sigortası için bireyler farklı düzenlemelere tabidir. Genel kural, kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşında emekliliktir. 7200 gün prim ödenmiş olması gerekir.

Ölüm Sigortası

Ölüm sigortası, ölüm olayının doğmuş olması ve prim ödeme gün sayısı doldurulmuş olması halinde ölenin geride kalanlarına aylık bağlanmasını içerir. 1800 gün uzun vadeli sigorta kolları için prim ödenmiş olması gerekir. Veya borçlanma süreleri hariç olmak üzere 5 yıl sigortalı olmak ve toplamda 900 gün prim ödenmiş olması gerekir.

Emekli aylığı alırken ölen kişiler zaten bu şartları sağlamış olduğu için, onun ölümü sebebiyle geride kalan hak sahiplerine aylık bağlanır.

Eş, çocuklar ve şartları varsa anne baba ölüm aylığı için hak sahibidir.

İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan ölümlerde, ölüm aylığı için yeterli şartlar sağlanamıyorsa bu kısa vadeli sigortalardan yararlanılabilir.

Genel Sağlık Sigortası

Herkes, durumuna göre primini tamamen veya kısmen kendisi ödeyerek genel sağlık sigortasından yararlanır.

İşsizlik Sigortası

İşsizlik sigortası kişi çalışmaya başladıktan sonra işsiz kalırsa devreye girer. Bunun için son 3 yıl içinde en az 600 gün prim ödenmiş olması gerekir. Ayrıca işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde aralıksız çalışılmış ve prim ödenmiş olması gerekir. Bazı kesintiler bu 120 gün içinde sayılmaz. İşçinin, kendi kusuruyla işsiz kalmış olması halinde işsizlik sigortasından yararlanılamaz. İşçi istifa ederse veya iş sözleşmesi işveren tarafından haklı nedenle feshedilirse kusurlu sayılır. Belirli süreli iş sözleşmesi süresi sonunda sona ererse, özelleştirme uygulamaları sonunda kişi işsiz kalırsa işçi kusurlu sayılamaz.

İşsizlik sigortasından gelen ödenek miktar olarak kısıtlıdır. Bu ödeneğin yanında meslek kazandırma yardımlarından da yararlanılabilir. Bu kurslara katılmak sebepsiz olarak reddedilirse işsizlik ödeneği de kesilir.

İşsizlik sigortası ödeneği süreyle sınırlıdır. 600 güne kadar prim ödenmişse 180 gün,900 güne kadar prim ödenmişse 240 gün, geri doğru 3 yılın tamamında ödenmişse 300 gün ödenek ödenir. 

İşsizlik sigortası için sigortalının prime esas kazancının %4’ü ödenir. Bunun %1’i işçiye, %1’i devlete, %2’si işverene aittir.

Şartları gerçekleşmişse birden fazla kez işsizlik sigortasından yararlanılabilir. Bir kere yararlanmaya hak kazanıldıktan sonra, sürenin tamamı kullanılmadan iş bulunur ve 120 gün şartı sağlanmadan işsiz kalınırsa, işsizlik sigortasında kalan bakiye gün kullanılabilir. Ancak 120 gün şartı yeniden sağlanırsa bakiye günler yanar, işsiz kalma halinde yararlanılacak gün sayısı yeniden başlar.

İşsizlik sigortası ödeneğinin miktarı, son 4 aylık ücretin ortalamasıdır. Alınan ücret, asgari ücretin brüt tutarının %80’ini geçemez.

İşsizlik ödeneğinden yararlanmaya hak kazanan işsizlere, işten ayrılmadan itibaren 15 gün içinde işten ayrılma bildirimi verilir. İşçi, sözleşme sona erdikten sonra 30 gün içinde kuruma başvuruda bulunmalıdır. Süre geçirilmişse, geciken süre yararlanılacak süreden düşer.

İşçi, İş-Kur tarafından kendisine uygun olarak teklif edilmiş işlerin reddederse işsizlik ödeneği kesilir. İşçi iş bulursa ödenek kesilir. İşçi emekli statüsüne geçerse veya hali hazırda emekli iseişsizlik ödeneği verilmez.

İşsizler ödenekten yararlandıkları dönemde genel sağlık sigortasından yararlanabilirler.

Borçlanma

Sigortasız olarak geçen ve kanunda borçlanılabileceği açıkça gösterilmiş bazı hallerdeki süreler borçlanılabilir.

Çalışmaya başladıktan sonra askere giden kişiler bu süreyi borçlanabilir. Çalışmaya başlamadan önce askerlik hizmetini yapmış kişiler hem bu süreyi borçlanabilir hem de çalışmaya başladığı süreyi askerlik süresi kadar geriye çekebilir.

Stajyer avukatlar bu süreyi borçlanabilir ve çalışmaya başlama süresini staj süresi kadar geriye çekebilir.

Ücretsiz doğum izni süreleri ve doğumdan sonra işten ayrılarak boşta geçirilen 2 yıllık süre borçlanılabilir. Ancak 2 yıllık süreyi borçlanma imkanı iki seferden fazla kullanılamaz. Er ve erbaşlıkta geçen süre, yedek subay okulunda geçen süre, 4/c personelinin aylıksız izin süreleri, doktora ve tıpta uzmanlık için yurtiçi veya yurtdışında geçen süre, avukatlık stajında geçen süre, fahri asistanlıkta geçen süre, grev ve lokavtta geçen süre, beraat edilmişse tutukluluk ve gözaltında geçirilmiş süre, seçim kanuna göre istifa edenlerin geçirdikleri süre borçlanılabilir. Kısmi süreli çalışanlar isteğe bağlı olarak tam süreli ödeyebilir. Eğer bunu yapmazsa, bu süreyi borçlanabilir.

Yurtdışında sigortalı olarak çalışılan süre ve yurtdışında her işsiz kalmada 1 yılı aşmadan geçen süre, ev kadını olarak geçirilen süre borçlanılabilir. 18 yaşının doldurulmasından önce geçen süreler, Türk vatandaşı olmadan veya Türk vatandaşlığı kaybedildikten sonra geçen süreler hesaba katılmaz. Yurtdışında geçirilen hizmet süresinin belgelendirilmesi gerekir. Eğer bir uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmışsa bunun ispatı daha kolaydır. Yurtdışında geçirilen sürenin tamamı veya bir kısmı borçlanılabilir. Borçlanmada prime esas kazanç üzerinden hesap yapılır. Günlük 32,62 ve bunun 6,5 katı arasından prime esas kazanç seçilir. Borçlanma talebinden isteğe bağlı olarak vazgeçilebilir. Ancak bunun için aylık bağlanmamış olmalıdır. Ödeme 3 ay içerisinde yapılmalıdır. Sigorta başlangıcı da borçlanılan sürenin başına kadar geriye gider. Talepte bulunabilmek için kesin dönüş yapılmış olmasına gerek yoktur. Ancak aylık bağlanması için yurda kesin dönüş yapılmış olması gerekir. Kesin dönüş, yurtdışında çalışmayı bırakmak ve yurtdışındaki ikamete bağlı yerel yardımlardan yararlanmıyor olmaktır.

Son Eklenen Ders Notları