Tüketici Hukukundan Kaynaklanan Ayıplı Mal Davaları

Tüketici Hukukundan Kaynaklanan Ayıplı Mal Davaları, Araştırılması Gereken Hususlar ve İspat Vasıtaları, Uygulamada Sıkça Hataya Düşülen ve Bozma Nedeni Yapılan Konular

a.       Araştırılması Gereken Hususlar ve İspat Vasıtaları

Bu davalarda;

  • Garanti süresinin dolup dolmadığı,
  • Ayıbın gizli mi yoksa açık ayıp mı olduğu,
  • Ayıbın basit bir muayene ile anlaşılıp anlaşılmadığı,
  • Ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise süresinde olup olmadığı,
  • Davanın süresinde açılıp açılmadığı,
  • Bedel iadesi veya değişim şartlarının oluşup  oluşmadığı, ayıbın imalat  hatası mı, kullanıcı  hatası mı olduğu,
  • Davanın görevli mahkemede açılıp açılmadığı,
  • Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği,

Öncelikle araştırılmalıdır.

b.      Uygulamada Sıkça Hataya Düşülen ve Bozma Nedeni Yapılan Konular

Bu davalarda;

  • Görev hususunun yeterince incelenmemesi nedeniyle gecikmeli olarak görevsizlik kararı verilmesi,
  • Tüketici tarafından açılan davalarda tüketicinin harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak tüketiciden harç alınması veya davanın reddi halinde de tüketici aleyhine harca hükmedilmesi,
  • Nispi yerine maktu, maktu yerine nispi harç veya vekalet ücretine hükmedilmesi,
  • Tüketici dışındaki diğer taraftan harç alınmaması,
  • Bilirkişi raporlarının yetersiz olması ve yeterince denetlenmemesi,
  • Vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
  • Temyiz incelemesi için dosyanın yanlış daireye gönderilmesi,
  • Gerekçenin yetersiz ya da gerekçe ile hükmün farklı olması,
  • Bedel iadesine karar verilmesi halinde; ayıplı malın davalıya iadesine karar verilmemesi, tüketiciye iade edilen bedele ayıplı malın iade tarihi yerine dava tarihinden itibaren faiz uygulanması, davalı lehine kullanımdan dolayı bedelde indirim uygulanması,
  • Ayıplı malın değişimine karar verilmesi halinde ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmemesi,
  • Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, belirlenen ayıpların gizli ya da açık ayıp olup olmadığı hususunun açıklattırılmaması,
  • Mahkemece davaya konu taşınmaz üzerinde, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yapılması, ayıpların tüketici hatasından mı üretimden mi kaynaklandığının bulunması, üretimden kaynaklandığı değerlendirilir ise ayıbın gizli ya da açık ayıp mahiyeti belirlenmesi, neticesine göre tüketicinin ayıbı yasada belirlenen sürede ihbar edip etmediğinin tespit edilmesi gerekirken bunların yapılmaması,

Başlıca yapılan hatalar olarak sayılabilir.

Ayrıca 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK.’nın 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanunu’nun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nın 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Bu itibarla davacı süresinde davalıya ihbar edilmeyen açık ayıplı işler nedeniyle tazminat talep edemeyecektir. Davacının derhal ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde bu ayıplardan doğan zararını talep etmesi mümkün değildir. Derhal ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini davacı ispatlamalıdır.

Kaynak: Adalet Bakanlığı Hukuk Rehberi

Daha Fazlası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir