2. İnsan Hakları Korumasında Uluslararası Mekanizmalar

Bu İçeriğimizin Başlıkları göster

İnsan Hakları Mevzuatı Adlı Dosyamızdaki Diğer Başlıklar

2.1. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

2.1.1. İLGİLİ MEVZUAT

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (“Sözleşme”) ve Ek Protokoller.

2.1.2. BAŞVURU KRİTERLERİ

Başvurucular

Sözleşme, Yüksek Sözleşmeci Tarafların yetki alanları içinde bulunan herkes için Sözleşme’nin birinci bölümünde bulunan hak ve özgürlüklerden yararlanma- larını sağlama yükümlülüğünde olduklarını öngörmüştür. (Sözleşme m. 1)

Bu Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci Taraflar’dan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükümet dışı kuruluş veya kişi grupları Mahkeme’ye başvurabilir. (Sözleşme m. 34)

Başvuru Konusu

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu Protokoller başvuru kapsamındadır.

Başvuru Süresi

İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve iç hukuktaki kesin karar tarihinden itibaren altı ay içinde başvurulabilir.

Başvuru İçin Gerekli Evraklar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin internet sitesinde yer alan başvuru formu. Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:(Mahkeme İçtüzüğü m. 47)

– Başvurucunun adı, doğum tarihi, uyruğu, adresi, başvurucunun tüzel kişilik olması halinde ise tam adı, kurulma veya tescil tarihi, sicil numarası (eğer varsa) ve resmi adresi; (Başvuru formu- bölüm A.) temsilcisi varsa, temsilcisinin adı, mesleği, adresi, telefon ve faks numaraları ve elektronik posta adresi; (Başvuru formu- bölüm C. veya D.)

– Başvurucunun temsil edildiği durumlarda, başvuru formunun yetki belgesi bölümünde tarih ve başvurucunun ıslak imzası olmalıdır. Aynı şekilde, temsilcinin de başvurucu adına hareket etmeyi kabul ettiğini belirtmesi bakımından başvuru formunun yetki belgesi bölümünde temsilcinin de ıslak imzası bulunmalıdır;

– Aleyhine başvuru yapılan Sözleşmeci Devletin veya Devletlerin adı; (Başvuru formu- bölüm B.)

– Olaylara dair özlü ve okunaklı bir açıklama; (Başvuru formu- bölüm E.)

– İddia edilen Sözleşme ihlal(ler)ine ve dayanaklarına dair özlü ve okunaklı bir açıklama; ( Başvuru formu- bölüm F.)

– Başvurucunun, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen kabul edilebilirlik şartlarına uyduğunu gösteren özlü ve okunaklı bir açıklama. ( Başvuru formu- bölüm G.)

Bununla birlikte, başvurucu, olaylara, ileri sürülen Sözleşme ihlallerine ve ge- rekçelerine ilişkin ayrıntılı açıklamalarını ekleyerek bu bilgileri tamamlayabilir. Ancak bu bilgiler 20 sayfayı geçmemelidir. (Başvuru formu- bölüm F.)

Başvuru formu,başvurucunun vekilinin yanı sıra, başvurucu veya başvurucu- nun kanuni temsilcisi tarafından bizzat imzalanmalı ve ekinde aşağıdaki belgeler yer almalıdır:

– Şikâyete konu olan, yargısal veya başka nitelikteki karar veya işlemlere ilişkin belgelerin örnekleri;

– Başvurucunun, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrasında gösterildiği şekil- de, iç hukuk yollarını tükettiği ve altı aylık süre kuralına uyduğunu gösteren belge ve kararların örnekleri;

– Varsa, başka uluslararası soruşturma veya çözüm makamları önündeki başvurulara ilişkin belgelerin örnekleri;

– Başvurucunun İçtüzüğün 47.§ 1 (a) hükmü uyarınca tüzel bir kişilik olması halinde, başvuruyu yapan kişinin başvurucuyu temsile yetkili olduğunu gösteren belge veya belgeler;

Kimliğinin acıklanmasını istemeyen başvurucu, bu hususu belirtmeli ve Mahkeme önündeki yargılamanın aleniliği ilkesinden ayrılmayı haklı kılabilecek sebepleri bildirmelidir. Mahkeme, kimliğin saklı tutulmasına talep üzerine karar verebileceği gibi kendiliğinden de karar verebilir.

Mahkeme her durumda başvurucunun belirli bir zaman dilimi içinde ve uygun gördüğü şekil ve şartlarda, bilgi ve belge sunmasını talep edebilir.

Başvurucu adres değişikliğini ve başvurunun incelenmesi bakımından gerekli olan her olayı Mahkeme’ye yazılı olarak bildirmek zorundadır.

Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Usule ilişkin kabul edilebilirlik kriterlerinde aşağıdaki hususlar yer alır: (Sözleşme m. 35)

– Başvurudan önce iç hukuk yolları tüketilmelidir.

– İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra altı aylık süre kuralına riayet edilmelidir.

– Başvuru isimsiz olmamalıdır.

– Başvurunun Mahkemece daha önce incelenmiş ya da uluslararası diğer bir soruşturma veya çözüm merciine daha önceden sunulmuş başka başvuruyla esasen aynı olmamalıdır.

– Başvuru hakkı kötüye kullanılmamalıdır.

Mahkemenin yargı yetkisine ilişkin kabul edilebilirlik kriterlerinde aşağıdaki hususlar yer alır:

– Kişi bakımından (ratione personae) bağdaşırlık, iddia edilen Sözleşme ihlalinin bir Sözleşmeci Devlet tarafından işlenmiş olmasını veya bir şekilde Sözleşmeci Devlete isnat edilebilir olmasını gerektirmektedir. (Sözleşme m. 32, 35 § a)

– Yer bakımından (ratione loci) bağdaşırlık, iddia edilen Sözleşme ihlalinin davalı Devletin yargı yetkisi alanında veya davalı Devlet tarafından etkili bir şekilde kontrol edilen topraklarda meydana gelmiş olmasını gerektirir. (Sözleşme m. 32,35 § 3.a)

– Zaman bakımından (ratione temporis) bağdaşırlık, Uluslararası hukukun ge- nel kuralları (antlaşmaların geriye yürümezliği ilkesi) gereğince Sözleşme hükümleri, bir Sözleşmeci Devlet bakımından Sözleşme’nin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelmiş herhangi bir eylem veya olay ya da bu tarihten önce sona ermiş herhangi bir durum, söz konusu Devlet açısından bağlayıcı olmayacağı yönündedir. (Sözleşme m. 32, 35 § 3.a)

– Konu bakımından (ratione materiae) bağdaşırlık, başvuran tarafından dayanılan hak, Sözleşme ve yürürlüğe girmiş olan Protokolleriyle korunuyor olmasını gerektirir. (Sözleşme m. 32, 35 § 3.a)

Mahkemenin esasa ilişkin kabul edilebilirlik kriterlerinde aşağıdaki hususlar yer alır:

– Başvuru açıkça dayanaktan yoksun olmamalıdır. (Sözleşme m. 35 § 3.a)

– Başvuranın önemli bir zarar görmüş olmalıdır. (Sözleşme m. 35 § 3.b)

Bir başvuruda yukarıdaki hususlardan biri veya birkaçının bulunmadığı durumlarda, Mahkeme kabul edilemez bulduğu tüm başvuruları reddeder. Mahkeme, yargılamanın her aşamasında bu yönde karar verilebilir. (Sözleşme m. 35§4)

2.1.3. BAŞVURU YÖNTEMİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin internet sitesinde bulunan elektronik başvuru formunun doldurulması ve ek evrakların eklenerek posta yoluyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin adresine gönderilmesi gerekmektedir. Başvuru dilekçesinin toplamda 20 sayfayı geçmemesi gerekmektedir. Başvuru ve yazışmalar Türkçe yapılabilir;ancak başvurunun Hükümet’e bildirilmesinden (communication) sonra Hükümet’in cevaplarına Mahkemece kendisine tebliğ edilmesi üzerine başvurucu tarafından verilecek tüm cevaplar ve tüm yazışmalara, kural olarak, İngilizce ya da Fransızca olan resmi dillerden birinde devam edilecektir.

2.2. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İNSAN HAKLARI KOMİTESİ (BM İHK/ KOMİTE)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi (“Komite”) Birleşmiş Milletler Me- deni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin (“MSHS”) Ek Protokolü ile kurulmuştur. Komite, MSHS’de korunan hakların ihlal edildiğine dair yapılan bireysel başvuruları karara bağlamakla görevlidir. Türkiye, bu Ek Protokol’ü 2006 yılında onayla- mış olup bu tarihten sonra gerçekleşen ihlallere karşı Komite’ye yapılan bireysel başvuru usulünü kabul etmiş bulunmaktadır.

2.2.1. İLGİLİ MEVZUAT

Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Ek Protokolü.

2.2.2. BAŞVURU KRİTERLERİ

Başvurucular

MSHS’de düzenlenmiş bulunan haklarından birisinin ihlal edildiği iddiasında olan Protokole Taraf Devletlerin yetkisindeki bireyler başvurabilmektedir.

Başvuru Konusu

Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi kapsamındaki hak ve özgürlüklerdir.

MSHS yaşam hakkını korumakta (m. 6); işkenceyi,eziyeti ve aşağılayıcı ve insanlık dışı muameleyi yasaklamakta (m. 7); köleliği, köle ticaretini, angaryayı ve zorunlu çalıştırmayı yasaklamakta (m. 8); keyfi tutuklama ve gözaltına almayı yasaklamakta (m. 9); özgürlüğünden yoksun bırakılan herkesin insanca muamele görmesini gerektiğini (m. 10) ifade ederek, kimsenin sırf sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememekten dolayı hapse atılamayacağını (m. 11) düzenlemektedir. Bunun yanı sıra Sözleşme, seyahat özgürlüğü ve yabancıların sınır dışı edilmelerine karşı usuli güvenceleri (m. 13), adil yargılanma hakkını (m. 14), kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini (m. 15), kişi olarak tanınma hakkını (m. 16), özel hayatın gizliliği ilkesini (m. 17), düşünce, din, vicdan özgürlüğünü (m. 18), ifade özgürlüğünü (m. 19), ailenin korunmasını (m. 23), örgütlenme özgürlüğünü (m. 22), çocuk haklarını (m. 24), hukuk önünde eşitlik ilkesini (m. 26) ve azınlıklar korunması (m. 27) düzenlemektedir.

Başvuru İçin Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Komiteye yapılan bireysel başvuruların kabul edilebilirlik kriterleri şu şekilde sıralanabilir:

– Başvurucunun Sözleşme’de korunan haklardan birinin ihlalinin mağduru olması ve bu iddianın yeterince temellendirilmesi gerekmektedir (Ek Protokol m. 1).

– Başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmiş olması gerekmektedir. Fakat iç hukuk yolları makul olmayan bir şekilde uzun sürerse, bu şart aranmayacaktır (Ek Protokol m. 5/2).

– Başvurucunun Taraf Devletlerin yetkisindeki bireylerce yapılmış olması ve başvurunun anonim olmaması yani yazılı ve başvuranın kimliğini ortaya koyacak şekilde olması gerekmektedir. (Ek Protokol m. 3).

– Başvuru hakkın kötüye kullanımı niteliği taşımamalıdır (Ek Protokol m. 3).

– Şikâyet konusu, başka bir uluslararası makamda çözüme kavuşturma usulü çerçevesinde incelenmiş olmamalıdır (Ek Protokol m. 5/2).

– Başvurunun Sözleşme hükümleriyle bağdaşmaz olmaması gerekmektedir (Ek Protokol m. 3)

Başvuru Süresi

Komite’ye yapılacak bireysel başvurular bakımından Protokol’de bir süre sınırı belirtilmemiştir. Fakat Komite’nin konuya ilişkin içtihadında,iç hukuk yolları tükendikten çok uzun süre sonra yapılan başvuruların hakkın kötüye kullanılması nedeniyle kabul edilemez bulunduğunu tespit edilmiştir.

2.3. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADINLARA KARŞI AYRIMCILIĞIN ORTADAN KALDIRILMASI KOMİTESİ

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komi- tesi, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin (“CEDAW”) denetim organıdır. Taraf devletler, Sözleşmeye taraf oldukları ilk yıl içinde, daha sonra ise en az her dört yılda bir olmak üzere Komiteye rapor sunmakla yükümlüdür. Bu raporlarda Sözleşme hükümlerine etkililik kazandırmak için aldıkları yasal, yargısal, idari ve diğer tedbirler ile konuda kaydedilen gelişmeler açıklanmaktadır. Ayrıca, Komite tarafından gerek duyduğunda da ilgili devlet tarafından rapor sunulmaktadır. Komite, sunulan bu raporlar doğrultusunda genel tavsiyelerde bulunmaktadır.

Türkiye’nin, Sözleşme’nin yorum veya uygulanmasına ilişkin olarak Taraf Devletler arasında uyuşmazlık olması halinde, bunun tahkim veya Uluslararası Adalet Divanı tarafından çözülmesini öngören 29. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin çekincesi bulunmaktadır. Ayrıca, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine İlişkin İhtiyari Protokol’ü onaylayan devletler, Komite’nin bireysel başvuruları değerlendirme yetkisi ile soruşturma usulüne ilişkin yetkisini tanımaktadırlar. Devletlerarası başvuru usulü bulunmamaktadır. İhtiyari Protokol, Türkiye yönünden 29 Ocak 2003 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

2.3.1. İLGİLİ MEVZUAT

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi

2.3.2. BAŞVURU KRİTERLERİ

Başvurucular

CEDAW’da düzenlenmiş bulunan haklarından birisinin ihlal edildiği iddiasın- da olan ve Protokole Taraf Devletlerin yetkisindeki bireyler, bireylerden oluşan gruplar tarafından ya da onlar adına başvurabilmektedir. Ancak, bireyler veya bireylerden oluşan gruplar adına başvuru yapılan hallerde, başvuruyu yapan, bireylerin rızası olmadan harekete geçmesinin haklı nedenlerini ortaya koymadığı müddetçe başvuru, ilgililerin rızasıyla yapılmaktadır.

Başvuru Kapsamı

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi kapsamındaki hak ve özgürlüklerdir.

CEDAW, kadınlara karşı ayrımcılığını tanımını yaparak (m.1), taraf devletlere ayrımcılığı önlemek ve ortadan kaldırmak için hukuki (m. 2), siyasal, ekonomik ve kültürel (m.3) alanlarda ve toplumda mevcut önyargıların ve geleneklerin tas- fiye edilmesine (m. 5) ilişkin tedbirler alma yükümlülüğü yüklemekte; bu esnada alınacak ve pozitif ayrımcılık niteliğinde olan geçici özel tedbirlerin ayrımcılık olarak görülemeyeceğini belirtmektedir (m. 4). Ayrıca, kadın ticareti ile kadınla- rın fuhuş yoluyla istismarını engelleyip ortadan kaldırmak için her türlü tedbiri almalıdır (m. 6). Bunun yanı sıra politika ve kamu hayatında ayrımcılığın önlenmesi (m. 7); uluslararası düzeyde ülkeyi temsilde ayrımcılığın önlenmesi (m. 8); vatandaşlık haklarında ayrımcılığın önlenmesi (m. 9); eğitimde fırsat eşitliği (m.10); çalışma yaşamında fırsat eşitliği (m. 11); sağlık hizmetlerinden yararlanmada fırsat eşitliği (m. 12); ekonomik ve sosyal hayatın her alanında fırsat eşitliği (m.13); kırsal alanda yaşayan ve kayıt dışı sektörlerde çalışarak ailelerinin ekono- mik yaşamlarına önemli katkıda bulunan kadınların hakları ve onlara ilişkin özel tedbirler alma yükümlülüğü (m. 14); hukuk önünde eşitlik (m. 15); evlenme ve aile ilişkileri alanında eşitlik (m. 16) hususları düzenlemekte ve devletler, tüm bu haklar yönünden ayrımcılığı ortadan kaldırıp gelecekte de engelleyecek nitelikte eşitlikçi tedbirler almakla yükümlü olmaktadır. Ayrıca, gecikmesinde sakınca olan ve telafisi mümkün olmayan zararların doğacağı durumlarda, geçici önlem alma yetkisi de mevcuttur.

Başvuru İçin Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Komiteye yapılan bireysel başvuruların kabul edilebilirlik kriterleri şu şekilde sıralanabilir:

– Başvurucu, Sözleşme’de korunan haklardan birinin ihlalinin mağduru olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 2).

– Başvurular yazılı olarak ve başvuranın kimliğini meçhul kalmayacak biçimde yapılmalıdır (İhtiyari Protokol m. 3).

– Başvuru, CEDAW ile İhtiyari Protokolü’ne taraf olan bir devlete yönelik olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 3).

– Başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmiş̧ olması gerekmektedir. Fakat iç hukuk yolları makul olmayan bir şekilde uzun sürerse veya etkili sonuç verme ihtimali zayıfsa, bu şart aranmamaktadır (İhtiyari Protokol m. 4/1).

– Aynı başvuru, daha önce Komite tarafından veya başka bir uluslararası soruşturma veya çözüm çerçevesinde incelenmemiş veya incelenmemekte olmalı (İhtiyari Protokol m. 4/2-a).

– Başvuru, Sözleşme hükümlerine aykırı olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 4/2-b).

– Başvurunun açıkça temelsiz veya yeterli dayanaktan yoksun olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 4/2-c).

– Başvuru hakkı kötüye kullanılmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 4/2-d).

– İhtiyari Protokol›ün ilgili Taraf Devlet açısından yürürlüğe giriş tarihinden sonra da devam eden olgular hariç̧ olmak üzere, başvuru konusu olgular, Protokolün ilgili Taraf Devlet açısından yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 4/2-e).

Başvuru Süresi

Komite’ye yapılacak bireysel başvurular bakımından Protokol’de bir süre sınırı belirtilmemiştir. Fakat Birleşmiş Milletler Komiteleri dahil olmak üzere ulusla- rarası denetim mekanizmalarının genel içtihadı doğrultusunda, iç hukuk yolları tükendikten çok uzun süre sonra yapılan başvurular, hakkın kötüye kullanılması nedeniyle kabul edilemez bulunabilecektir.

2.4. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İŞKENCEYE KARŞI KOMİTE

Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite, Birleşmiş Milletler İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin (“CAT”) denetim organıdır. Taraf devletler, Sözleşmeye taraf oldukları ilk yıl içinde, daha sonra ise en az her dört yılda bir olmak üzere Komiteye rapor sunmakla yükümlüdür. Bu raporlarda devletler, Sözleşme uyarınca üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmek için aldıkları tedbirleri açıklanmaktadır. Ayrıca, Komite tarafından gerek duyduğunda da ilgili devlet ta- rafından rapor sunulmaktadır. Komite, sunulan bu raporlar doğrultusunda genel tavsiyelerde bulunmaktadır.

Sözleşme ile rapor usulünün yanı sıra bireysel başvuru, devletlerarası başvuru ile soruşturma usulleri de öngörülmüştür. Sözleşme, Türkiye yönünden 1 Eylül 1988 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin, Sözleşme’nin yorum veya uygulanmasına ilişkin olarak Taraf Devletler arasında uyuşmazlık olması halinde, bunun tahkim veya Uluslararası Adalet Divanı tarafından çözülmesini öngören 30. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin çekincesi bulunmaktadır. Soruşturma usulü yönünden, taraf devletlerin, bu usule dair yetkiyi tanımadıklarına ilişkin beyanda bulunmaları gerekirken bireysel başvurular ve devletlerarası başvuru yönünden, Komite’nin yetkisinin tanındığı hakkında beyan sunulmalıdır. Türkiye, Komite’nin bireysel ve devletlerarası başvuru ile soruşturma yetkisini tanımıştır.

İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Ce- zaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi İhtiyari Protokol’ü onaylayan devletler- se, Protokol ile kurulan İşkence ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezanın Önlenmesi Alt Komite’nin bireylerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldıkları gözaltı yerlerini haberli ya da habersiz olarak ziyaret ederek taraf devletlere tavsiyelerde bulunma yetkisini kabul etmektedir. Şayet taraf dev- let, Alt Komite’nin tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmezse, Alt Komite, ziyare- te ilişkin hazırladığı raporu kamuya açıklayabilmektedir. Ayrıca, Protokol ile taraf devletler, Alt Komite ile paralel yetkilere sahip bir ulusal önleme mekanizması kurma yükümlülüğü altına girmektedir. Türkiye bakımından, söz konusu bu İhti- yari Protokol, 27 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir ve Türkiye’nin ulusal önleme mekanizması Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’dur.

2.4.1. İLGİLİ MEVZUAT

Birleşmiş Milletler İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi.

2.4.2. BAŞVURU KRİTERLERİ

Başvurucular

CAT’te düzenlenmiş bulunan haklarından birisinin ihlal edildiği iddiasında olan ve Sözleşme’ye taraf olarak Komite’nin bireysel başvuru usulünü tanımış devletlerin yetkisindeki bireyler başvurabilmekte ya da onlar adına başvurulabilmektedir. Ancak, başkası adına kişinin onayı olmaksızın yapılan başvurularda, bireyin bizzat başvuramama nedeni gerekçelendirilerek bireyin bizzat başvuramama nedeni Komite’ye sunulmalıdır.

Başvuru Kapsamı

Birleşmiş Milletler İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi kapsamındaki hak ve özgürlüklerdir.

CAT, işkencenin tanımını yaptıktan sonra (m.1), taraf devletlere işkenceyi ön- leme yükümlülüğü ve işkenceyi haklı gösterme yasağı (m. 2) getirmektedir. Geri göndermeme ilkesi kapsamında, gönderileceği ülkede işkence tehlikesine maruz kalacağına inanmak için esaslı sebeplerin bulunması halinde bireyin, sınır dışı edilemeyeceği, geri gönderilemeyeceği veya iade edilemeyeceği düzenlenmektedir (m.3). Taraf devletlere işkenceyi cezalandırma yükümlülüğü (m. 4) getirmekte, işkence hususunda devletlerin yargılama yetkisi (m. 5) ile işkence eylemini gerçekleştireni adalet huzuruna çıkarmak için alınacak tedbirleri (m. 6), yürütülecek kovuşturma, bu esnadaki kanıt standardı ile adil muamele gösterilmesi gerekliliğini (m. 7) ve de suçluların iadesi (m. 8) ile ceza davasında devletlerarası yardım yükümlülüğünü (m. 9) belirlemektedir. Ayrıca, taraf devletlere ilgili personeline işkence yasağı hakkında eğitim verme (m. 10), sorgulama yöntemlerini ve uygulamayı denetleme (m. 11), işkence eylemlerini soruşturma (m. 12) yükümlülüğü getirmekte; bireylere ise, yetkililere işkence hususunu şikayet hakkı (m. 13), böyle bir giderim ve tazminat (m. 14), tanımaktadır. İşkence altında verilen ifadelerin delil olarak kullanılamaması (m. 15) ilkesini benimsemekte ve işkenceye varma- yan diğer zalimane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya ceza fiillerinin de sözleşme kapsamında bulunduğunu belirtmektedir (m. 16). Ayrıca, gecikmesinde sakınca olan ve telafisi mümkün olmayan zararların doğacağı durumlarda, geçici önlem alma yetkisi de mevcuttur.

Başvuru İçin Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Komiteye yapılan bireysel başvuruların kabul edilebilirlik kriterleri şu şekilde sıralanabilir:

– Başvuru, Komite’nin bireysel başvuru yetkisini tanımış bir taraf devlete yönelik olmalıdır (Sözleşme m. 22/1).

– Başvurucu, Sözleşme’de korunan haklardan birinin ihlalinin mağduru olmalıdır (Sözleşme m. 22/1).

– Başvuru hakkı kötüye kullanılmamalıdır (Sözleşme m. 22/2).

– Başvuru, Sözleşme hükümleri ile bağdaşır nitelikte olmalıdır (Sözleşme m.22/2).

– Başvuru anonim olmamalıdır (Sözleşme m. 22/2).

– Aynı başvuru, daha önce Komite tarafından veya başka bir uluslararası soruşturma veya çözüm çerçevesinde incelenmemiş veya incelenmemekte olmalı (Söz- leşme m. 22/5-a).

– Başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmiş̧ olması gerekmektedir. Fakat iç hu- kuk yolları makul olmayan bir şekilde uzun sürecekse veya etkili sonuç verme ihtimali zayıfsa, bu şart aranmamaktadır (Sözleşme m. 22/5-b).

– Başvurunun açıkça temelsiz veya yeterli dayanaktan yoksun olmamalıdır (Usul Kuralları m. 113-b).

– İç hukuk yollarının tüketilmesinin üzerinden geçen zaman, makul olmayacak derecede uzun olmamalıdır (Usul Kuralları m.113/f)

Başvuru Süresi

Komite’ye yapılacak bireysel başvurular bakımından Protokol’de bir süre sınırı belirtilmemiştir. Fakat Komite’nin Usul Kuralları ile belirlendiği üzere, iç hukuk yolları tükendikten çok uzun süre sonra yapılan başvurularda iddiaların incelenmesi oldukça zor olacağından, kabul edilemez bulunmaktadır.

2.5. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇOCUK HAKLARI KOMİTESİ

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin (“ÇHS”) denetim organıdır. Taraf devletler, Sözleşmeye taraf oldukları ilk iki yıl içinde, daha sonra ise her beş yılda bir olmak üzere Komiteye rapor sunmakla yükümlüdür. Bu raporlarda devletler, Sözleşme’ye göre üstlenilen sorumlulukların, şayet varsa, yerine getirilmesini etkileyen nedenler ve güçlükleri belirtmektedir. Ayrıca, Komite tarafından gerek duyduğunda da ilgili devlet tarafından rapor sunulmaktadır. Komite, sunulan bu raporlar doğrultusunda genel tavsiyelerde bulunmaktadır.

Türkiye bakımından Sözleşme, 4 Mayıs 1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin, Sözleşme’nin 17, 29 ve 30. maddeler yönünden, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Anlaşması hükümlerine ve ruhuna uygun olarak yorumlama hakkını saklı tutmakta olduğuna ilişkin çekincesi bulun- maktadır. Sözleşme’nin İhtiyari Protokolü bireysel başvuru, devletlerarası başvuru ve soruşturma usulleri de öngörülmüştür. Protokol, Türkiye yönünden 26 Mart 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Ayrıca, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi ile İlgili İhtiyari Protokol ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocukların Silahlı Çatışmalara Dâhil Olmaları Konusundaki İhtiyari Protokol de yine Sözleşme’nin Türkiye tarafından onaylanan İhtiyari Protokollerindendir. Söz konusu Protokoller ile devletler, Komite’ye rapor sunma yükümlülüğü altına girmiştir.

2.5.1. İLGİLİ MEVZUAT

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme

2.5.2. BAŞVURU KRİTERLERİ

Başvurucular

ÇHS ile İhtiyari Protokollerinde düzenlenmiş bulunan haklarından birisinin ihlal edildiği iddiasında olan ve Bireysel Başvuruya ilişkin İhtiyari Protokol’e taraf olarak Komite’nin bireysel başvuru usulünü tanımış devletlerin yetkisindeki bireyler başvurabilmekte ya da onlar adına başvurulabilmektedir. Ancak, başkası adına kişinin onayı olmaksızın yapılan başvurularda, bireyin bizzat başvuramama nedeni gerekçelendirilerek Komite’ye sunulmalıdır. Çocukların, veli ya da vasilerinin izni olmaksızın doğrudan başvuru yapabilmeleri mümkündür.

Başvuru Kapsamı

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme; Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi ile İlgi- li İhtiyari Protokol ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocukların Silahlı Çatışmalara Dâhil Olmaları Konusundaki İhtiyari Protokol kapsamındaki hak ve özgürlüklerdir.

ÇHS; çocuk kavramının tanımını yaptıktan sonra (m.1), ayrım gözetmeme ilkesi (m. 2), çocuğun yüksek yararının gözetilmesi ilkesi (m. 3), ana – babanın sorumluluklarına, hak ve ödevlerine saygı yükümlülüğü (m. 5), yaşama ve gelişme hakkı (m. 6), isim ve vatandaşlık hakkı (m. 7), kimliğin korunması hakkı (m.8), ana – baba ile yasama hakkı (m. 9), ailenin yeniden birleşmesi hakkı (m. 10), yasa dışı yollarla ülke dışına çıkarma ve geri döndürmemeden korunma hakkı (m.11), çocuğun görüşünün alınması ilkesi (m. 12), ifade özgürlüğü (m. 13), düşünce, vicdan ve din özgürlüğü (m. 14), dernek kurma özgürlüğü .(m. 15), özel yaşan- tının korunması hakkı (m. 16), gerekli bilgilere ulaşma hakkı (m. 17), çocuğun yetiştirilmesinde ana – babanın ve devletin sorumlulukları (m. 17), suiistimal ve ihmalden korunma hakkı (m. 18), aile ortamından yoksun çocuğun korunma hakkı (m. 19), evlat edinmeye ilişkin prensipler (m. 20), mülteci çocukların durumlarına özgü hakları (m. 21), engelli çocukların durumlarına özgü hakları (m. 22), sağ- lık ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı (m. 23), yerleştirme uygulamasını denetim hakkı (m. 24), sosyal güvenlik hakkı (m. 25), yeterli yasam standardına ulaşma hakkı (m. 26), eğitim hakkı (m. 27), azınlıklara ve yerli halklara mensup çocukların hakları .(m. 28), dinlenme, boş zaman değerlendirme ve kültürel etkinliklere katılma hakkı (m. 29), çocukların çalışmalarına (m. 30), cinsel sömürüden korunma hakkı (m. 31), satılma, kaçırılma ve fuhuştan korunma hakkı (m. 32), sömürünün diğer biçimlerinden korunma hakkı (m. 33), işkence ve özgürlükten yoksun bırakmaya karşı korunma hakkı (m. 34), silahlı çatışmadan korunma hakkı (m. 35), yeniden sağlığa kavuşturucu bakımdan yararlanma hakkı (m. 36), adil yargılanma hakkı ve çocuğa özgü adalet sisteminin ilkeleri (m. 37) ve üstün standartlara uyma yükümlülüğü (m. 38)’nü düzenlemektedir. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi ile İlgili İhtiyari Protokol ise; çocuk satışı, fahişeliği ve pornografisinin yasaklamakta (m.1), ceza kanunu kapsamına alınması gereken fiilleri (m. 3), taraf devletlerin yargı yetkisini (m. 4), suçluların iadesinde uyulması gereken kuralları (m. 5), taraf dev- letler arasında suçluların kovuşturulması konusunda işbirliğine ilişkin hususları (m. 6), suç̧ unsuru eşya ve delillerinin korunması konularını (m. 7), mağdurların haklarının korunmasını (m. 8) belirlemekte ve ihlallerin önlenmesi ve mağdurların korunmasına yönelik yükümlülükler (m. 9) getirmektedir. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocukların Silahlı Çatışmalara Dâhil Olmaları Konusundaki İhtiyari Protokol ise; silahlı çatışmaya katılma yaşını (m. 1), zorunlu olarak silahlı kuvvetlere alınma yasını (m. 2), gönüllü olarak silahlı kuvvetlere yazılma yaşını (m. 3) belirledikten sonra, silahlı gruplara yönünden de benzer kısıtlamalar ge- tirmektedir (m. 4). Ayrıca, Sözleşme hükümlerinin yaşama geçirilmesi için taraf devletlere yasal, idari ve diğer önlemleri almakla yükümlü tutmakta (m. 6) ve devletlerarası işbirliğini düzenlemektedir (m. 7).

Ayrıca, gecikmesinde sakınca olan ve telafisi mümkün olmayan zararların doğacağı durumlarda, geçici önlem alma yetkisi de mevcuttur.

Başvuru İçin Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Komiteye yapılan bireysel başvuruların kabul edilebilirlik kriterleri şu şekilde sıralanabilir:

– Başvuru, Komite’nin bireysel başvuru yetkisini tanımış bir taraf devlete yönelik olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 5/1).

– Başvurucu, Sözleşme’de korunan haklardan birinin ihlalinin mağduru olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 5/1).

– Başvuru anonim olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 7-a).

– Başvuru yazılı olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 7-b).

– Başvuru hakkı kötüye kullanılmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 7-c).

– Başvuru, Sözleşme hükümleri ile bağdaşır nitelikte olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 7-c).

– Aynı başvuru, daha önce Komite tarafından veya başka bir uluslararası soruşturma veya çözüm çerçevesinde incelenmemiş veya incelenmemekte olmalı (İhti- yari Protokol m. 7-d).

– Başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmiş olması gerekmektedir. Fakat iç hukuk yolları makul olmayan bir şekilde uzun sürecekse veya etkili sonuç verme ihtimali zayıfsa, bu şart aranmamaktadır (İhtiyari Protokol m. 7-e).

– Başvurunun açıkça temelsiz veya yeterli dayanaktan yoksun olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 7-f).

– İhtiyari Protokol›ün ilgili Taraf Devlet açısından yürürlüğe giriş tarihinden sonra da devam eden olgular hariç olmak üzere, başvuru konusu olgular, Proto- kol›ün ilgili Taraf Devlet açısından yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 7-g).

– Başvurucunun, bu zaman dilimi içerisinde başvuruda bulunmanın mümkün olmadığını kanıtladığı durumlar dışında, iç hukuk yollarının tüketilmesinin üzerinden bir yıl geçmiş olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 7-h).

Başvuru Süresi

Komite’ye yapılacak bireysel başvurular bakımından, iç hukuk yolları tüketildikten sonra en geç bir yıl içinde başvuru yapılması şartı bulunmaktadır.

2.6. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ENGELLİ HAKLARI KOMİTESİ

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesi, Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme’nin (“EHS”) denetim organıdır. Taraf devletler, Sözleşme- ye taraf oldukları ilk iki yıl içinde, daha sonra ise her dört yılda bir olmak üzere Komiteye rapor sunmakla yükümlüdür. Bu raporlarda devletler, Sözleşme’nin gereklerinin yerine getirilmesi için alınan önlemler ve kaydedilen gelişmeleri belirtmektedir. Ayrıca, Komite tarafından gerek duyduğunda da ilgili devlet tarafından rapor sunulmaktadır. Komite, sunulan bu raporlar doğrultusunda genel tavsiyelerde bulunmaktadır.

Türkiye bakımından Sözleşme 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme’nin İhtiyari Protokolü ile bireysel başvuru ve soruşturma usulleri de ön- görülmüştür. Protokol, Türkiye yönünden 10 Şubat 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

2.6.1. İLGİLİ MEVZUAT

Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına Dair Sözleşme

2.6.2. BAŞVURU KRİTERLERİ

Başvurucular

EHS ile düzenlenmiş bulunan haklarından birisinin ihlal edildiği iddiasında olan ve Bireysel Başvuruya ilişkin İhtiyari Protokol’e taraf olarak Komite’nin bi- reysel başvuru usulünü tanımış devletlerin yetkisindeki bireyler başvurabilmekte ya da onlar adına başvurulabilmektedir. Ancak, başkası adına kişinin onayı olmaksızın yapılan başvurularda, bireyin bizzat başvuramama nedeni gerekçelendirilerek Komite’ye sunulmalıdır.

Başvuru Kapsamı

Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına Dair Sözleşme kapsamındaki hak ve özgürlüklerdir.

EHS; taraf devletlerin engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermek- sizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yasama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlü olduğunu belirtmekte (m. 4) ve devletlere, engellilerin ayrımcılığa uğramaksızın eşit korunmaları yükümlülüğünü yüklemektedir (m. 5). Engelli kadınlar (m. 6) ve engelli çocuklar (m 7) yönünden ayrımcılığa maruz kalmama ve eşitlik ilkelerine dair özel hükümler getirdikten sonra, toplumda engellilere yönelik bilin- ci artırılması gerekliliğini vurgular (m. 8). Taraf devletlere, engellilerin bağımsız yasayabilmelerini ve yasamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak amacıyla, engellilerin fiziki çevre, ulaşım, bilgi ve iletişim olanaklarına, halka açık diğer tesis ve hizmetlere erişimini güvence altına alma yükümlülüğü (m. 9) getirmektedir. Bunun yanı sıra yaşam hakkı (m. 10), adalete erişim hakkı (m. 13), kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı (m. 14), işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezaya maruz kalmama (m 15), sömürü, şiddet veya istismara maruz kalmama (m.

16), kişisel bütünlüğün korunması hakkı (m. 17), seyahat özgürlüğü ve uyrukluk (m. 18), bağımsız yaşayabilme ve topluma dahil olma hakkı (m. 19), kişisel hareketlilik hakkı (m. 20), düşünce ve ifade özgürlüğü ile bilgiye erişim (m. 21), özel hayata saygı (m. 22), hane ve aile hayatına saygı hakkı (m. 23), eğitim hakkı (m.

24), sağlık hakkı (m. 25), habilitasyon ve rehabilitasyon hakkı (m. 26), çalışma ve istihdam hakkı (m. 27), yeterli yaşama standardı ve sosyal korunma hakkı (m. 28), siyasal ve toplumsal yaşama katılım hakkı (m. 29), kültürel yaşama, dinlenme, boş zaman aktiviteleri ve spor faaliyetlerine katılım hakkı (m. 30) korunmakta; devlet- ler yönünden risk durumları ve insani bakımdan acil durumlarda gerekli tedbirleri alma (m. 11) ve engelli bireylerin yasa önünde eşit tanınması (m. 12) yönünden yü- kümlülükler tanınmaktadır. Ayrıca, gecikmesinde sakınca olan ve telafisi mümkün olmayan zararların doğacağı durumlarda, geçici önlem alma yetkisi de mevcuttur.

Başvuru İçin Kabul Edilebilirlik Kriterleri

Komiteye yapılan bireysel başvuruların kabul edilebilirlik kriterleri şu şekilde sıralanabilir:

– Başvuru, Komite’nin bireysel başvuru yetkisini tanımış bir taraf devlete yönelik olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 1/2).

– Başvurucu, Sözleşme’de korunan haklardan birinin ihlalinin mağduru olmalıdır (İhtiyari Protokol m. 1/1).

– Başvuru anonim olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 2-a).

– Başvuru hakkı kötüye kullanılmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 2-b).

– Aynı başvuru, daha önce Komite tarafından veya başka bir uluslararası soruşturma veya çözüm çerçevesinde incelenmemiş veya incelenmemekte olmalı (İhti- yari Protokol m. 2-c).

– Başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmiş̧ olması gerekmektedir. Fakat iç hukuk yolları makul olmayan bir şekilde uzun sürecekse veya etkili sonuç verme ihtimali zayıfsa, bu şart aranmamaktadır (İhtiyari Protokol m. 2-d).

– Başvurunun açıkça temelsiz veya yeterli dayanaktan yoksun olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 2-e).

– İhtiyari Protokol›ün ilgili Taraf Devlet açısından yürürlüğe giriş̧ tarihinden sonra da devam eden olgular hariç̧ olmak üzere, başvuru konusu olgular, Proto- kol›ün ilgili Taraf Devlet açısından yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olmamalıdır (İhtiyari Protokol m. 2-f).

Başvuru Süresi

Komite’ye yapılacak bireysel başvurular bakımından, iç hukuk yolları tüketildikten sonra en geç bir yıl içinde başvuru yapılması şartı bulunmaktadır. Fakat Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere uluslararası denetim mekanizmalarının genel içtihadı doğrultusunda, iç hukuk yolları tükendikten çok uzun süre sonra yapılan başvurular, hakkın kötüye kullanılması nedeniyle kabul edilemez bulunabilecektir.

2.7. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER MÜLTECİLER YÜKSEK KOMİSERLİĞİ

BMMYK, mültecileri korumak ve mültecilerin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yürütülen uluslararası müdahaleye liderlik etme ve bu müdahalenin koordinasyonunu sağlama yetkisiyle 1950 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kurulmuştur. Temel amacı, mültecilerin haklarını ve refahını korumaktır. Bir noktada evlerine gönüllü dönüş, yerel entegrasyon ve üçüncü bir ülkeye yerleştirme seçenekleriyle, her bireyin sığınma talebinde bulunma hakkını kullanabilmesini ve başka bir ülkede mülteci olarak güvenli bir şekilde barınabilmesini sağlamak için çalışmaktadır.

BMMYK’nın yetki alanı içerisinde sığınmacı ve mültecilerin yanı sıra, vatan- sız kişilere yardım etmek de vardır. 134 ülkede faaliyet gösteren BMMYK’nın Türkiye’de de Ankara merkez ofisinin yanı sıra, İstanbul, İzmir, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Van’da saha ofisleri bulunmaktadır. BMMYK Türkiye, 10 Eylül 2018 tarihinden itibaren Türkiye’de uluslararası koruma başvurusunda bulunmak isteyen yabancıların kayıtlarını almayı sonlandırmıştır. Devlet, Türkiye’deki mül- tecileri ve sığınmacıları korumaya ve onlara yardım etmeye yönelik müdahaleleri birinci elden yönetmektedir. BMMYK ise, güncel olarak Türk makamlarına operasyonel destek, kapasite geliştirme ve teknik tavsiye sunmaktadır.

Aynı zamanda Türkiye’nin mülteci müdahalelerini desteklemek ve yardım alanında boşluklar olmasını engellemek amacıyla BM örgütlerinin ve ortaklarının çabalarını koordine etmektedir. BMMYK, bireylerin üçüncü ülkeye yerleştirilmek üzere uygun olup olmadıklarını belirlemek amacıyla en hassas durumdaki vakaların tespit edilmesi için Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile işbirliği içindedir.

Türkiye’de BMMYK’nın temel faaliyet alanları en hassas durumdaki veya koruma risklerine sahip dosyaların titiz bir önceliklendirme temelinde incelenmesiyle mültecilerin üçüncü ülkeye yerleştirilmesi; mevzuat desteği, savunuculuk, sos- yal hizmetlere erişimin kolaylaştırılması, nakit ve nakit temelli olmayan yardımlar ile hassas grupların özel ihtiyaçlarını karşılamayı esas alan koruma; mülteci ve sığınmacıların eğitimine destek olma, toplulukların güçlendirmesi ve kendi kendi- ne yeterlilik, barınma ve hijyen gibi temel ihtiyaçların sağlanıp iyileştirilmesi ve bu konularda toplumsal farkındalığın artırılmasıdır.

2.8. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ŞARTINA DAYALI ÖZEL DENETİM USULLERİ

Yukarıda bahsedilen Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri ile kurulan denetim organlarının yanı sıra, İnsan Hakları Konseyi’ne bağlı olarak görev almakta olan çalışma grupları veya özel raportörler bulunmaktadır. Bunlar, insan hakları ihlalle- rinin sistematik bir şekilde yaşandığı ülkelerin özel olarak incelendiği ülkesel yet- kiye dayalı çalışmalar ile dünya genelinde öne çıkan tematik insan hakları ihlallerinin incelendiği çalışmalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Türkiye özel olarak ülkesel inceleme yapılan devletler arasında değildir. Tematik çalışma gruplarına bireysel başvuru mümkündür. Ancak, çalışma grubunun vardığı sonucun herhangi bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Çalışma grubu, gerek bireysel başvurular ile vardığı sonucu raporlaştırarak gerekse ülke ziyaretlerini de içeren genel incelemeleri doğ- rultusunda hazırladığı raporları İnsan Hakları Konseyi’ne ve Genel Kurul’a sunmaktadır. Bu raporlar, özellikle Evrensel Periyodik İnceleme esnasında göz önüne alınmaktadır. Bazı tematik yetkili çalışma grupları ile özel raportörleri şunlardır:

– Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu – wgad@ohchr.org

– İş Dünyası ve İnsan Hakları Çalışma Grubu – g-business@ohchr.org

– Engelli Hakları Çalışma Grubu – sr.disability@ohchr.org

– Zorla veya İrade Dışı Kaybetmeler Çalışma Grubu – wgeid@ohchr.org

– Eğitim Hakkı Özel Raportörü – sreducation@ohchr.org

– Güvenli, Temiz, Sağlıklı ve Sürdürülebilir Çevre İçin İnsan Hakları Yükümlülükleri  Özel Raportörü – renvironment@ohchr.org

– Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü – eje@ohchr.org

– Gıda Hakkı Özel Raportörü – srfood@ohchr.org

– İfade Özgürlüğü Özel Raportörü – freedex@ohchr.org

– Örgütlenme Özgürlüğü Özel Raportörü – freeassembly@ohchr.org

– İnsan Hakları Savunucularının Durumuna İlişkin Özel Raportör – defenders@ohchr.org

– Hakim ve Avukatların Bağımsızlığına İlişkin Özel Raportör – srindependencejl@ohchr.org

– Göçmenlerin İnsan Haklarına İlişkin Özel Raportör – migrant@ohchr.org

– Azınlık Haklarına İlişkin Özel Raportör – minorityissues@ohchr.org

– Yaşlıların  İnsan  Haklarından  Yararlanabilmesine  İlişkin  Bağımsız  Uzman  – olderpersons@ohchr.org

– Din ve İnanç Özgürlüğü Özel Raportörü – freedomofreligion@ohchr.org

– Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğine Yönelik Şiddet ve Ayrımcılığa Karşı Korunmaya İlişkin Bağımsız Uzman e-sogi@ohchr.org

– Terörle Mücadelede İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  Korunup Geliştirilmesine İlişkin Özel Raportör – srct@ohchr.org

– İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlıkdışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezaya İlişkin Özel Raportör – sr-torture@ohchr.org

– Özellikle Kadın ve Çocuklar Olmak Üzere İnsan Kaçakçılığına İlişkin Özel Raportör – srtrafficking@ohchr.org

– Kadına Karşı Şiddet, Nedenleri ve Sonuçları Özel Raportörü – vaw@ohchr.org

– Kadın  ve  Kız  Çocuklarına  Yönelik  Ayrımcılığa  Karşı  Özel  Raportör  – wgdiscriminationwomen@ohchr.org

2.9. İŞKENCENİN VE GAYRİ İNSANİ YA DA KÜÇÜLTÜCÜ CEZA VEYA MUAMELENİN ÖNLENMESİ KOMİTESİ

İşkencenin ve Gayri İnsani ya da Küçültücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi›nin denetim organıdır. Sözleşme, Türkiye yönünden,1 Şubat 1989 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Komite, işkence, gayri insani veya küçültücü muamele ya da ceza iddialarını inceleyen bir yargısal organ değildir. Komite’nin denetiminin amacı, ihlallerin gerçekleşmeden önlenmesidir. Bu doğrultuda Komite, Sözleşme’ye taraf devletlerin yetki alanları içerisinde bulu- nan ve bireylerin, kamu makamlarınca özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları yerlere, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın, ziyaretler gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla cezaevleri ve karakolların yanı sıra sığınmacıların bulunduğu nezaret merkezleri ile askeri kışlalarda yer alan nezarethaneler de bu kapsamda ziyaret edilebilmektedir. Bu ziyaretler esnasında incelemelerde ve araştırmalarda bulun- makta, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiler başta olmak üzere, konu hakkında bilgi verebilecek yetkinlikte olduğuna inanılan herkesle birebir görüşmeler yapılabilmektedir. Taraf devletler, söz konusu bu ziyaretlere izin verme ve Komite ile işbirliği yapma yükümlülüğü altındadır. Yalnızca milli savunma, kamu güvenliği, kişilerin hürriyetlerinden yoksun bırakıldıkları yerlerde ciddi karışıklık, bir kişinin sağlık durumu ve ciddi bir suça taalluk eden acil bir sorgulamanın yürütülüyor olması gerekçeleriyle Komite’nin ziyaretine müdahale edilebilmektedir. Ancak bu halde de taraf devlet, Komite’nin görevini süratle yerine getirmesini sağlayacak düzenlemeleri gerçekleştirmelidir. Ziyaretler, çoğunlukla dört yılda bir olmak üze- re periyodik olduğu gibi, özel durumlarla karşılaşılıp gerek duyulması halinde ad hoc niteliğinde de olabilmektedir. Komite, ziyaretler sonrasında tespit, tavsiye ve önerilerini içeren bir rapor hazırlamaktadır ve hazırladığı raporları taraf devletin onayı ile kamuyla paylaşmaktadır. Ancak, şayet taraf devlet Komite ile işbirliği yapma yükümlülüğünü veya tespit edilen durumları iyileştirme yükümlülüğünü yerine getirmiyorsa, bu durumda kamuya açıklama yapılmaktadır. Türkiye’ye yönelik bu şekilde 1992 ve 1996 yıllarında açıklamalar yapılmıştır.

Komite’nin gerçekleştirdiği ziyaretler sonucunda hazırladığı raporlarla, özgürlüğünden mahrum bırakılan bireylerin tutulduğu yerlere dair çeşitli standartlar belirlenmiştir. Polis nezaretinde tutulan bireyler yönünden, avukata erişim, kendi- sinin istediği bir doktor tarafından tıbbi muayene ve kişinin özgürlüğünden yoksun bırakıldığını üçüncü bir tarafa bildirme hakkı bu standartlardandır. Kişiler, birkaç saatten daha uzun süreli tutulmaktaysa, 7 metrekare civarında, duvarlar arasında 2 metre veya daha çok, tavan ve taban arasındaysa 2.5 metre mesafe olan yerlerde tutulmaları tavsiye edilmektedir. Tutuklu ve hükümlüler yönünden günün en az 8 saatinin hücrelerin dışında geçirilmesi, en az bir saat açık havada spor yapılması, uygun tuvalet imkanına rahatça erişim ile iyi hijyen standardına uygun, insancıl bir ortam sağlanması önerilmektedir. Bu doğrultuda tuvaletler hücrede ayrı bir bölüm- de yer almalı ya da dışarıda bulunması durumunda kişinin gece de rahatça erişebil- mesi mümkün olmalıdır. Koğuşlar çok kalabalık ve sıkışık olmamalı, hijyen standartlarına özen gösterilmeli ve tuvalet ile banyo kullanımında kişilere mahrumiyet sağlanmalıdır. Sağlık hakkı kapsamında doktora erişim mümkün olmalıdır. Bazen kişilerin farklı kurumlara sevk edilmesi gerekli olabilirse de bunun sürekli bir hal alması belirli durumlarda gayri insani veya küçültücü muamele olabilmektedir. Ayrıca, personele bu konularda gerekli eğitim verilmelidir. İşkence, gayri insani veya küçültücü muamele ya da ceza iddialarına ilişkin şikayetlerin incelenmesi için bağımsız bir mekanizma bulunmalıdır. Herhangi bir biçimde güç kullanımına maruz kalanlar, derhal doktor tarafından muayene ve tedavi edilmelidir. Bu işlemler, ilgili tıp uzmanı dışındaki personelin duyamayacağı ve göremeyeceği bir yerde yapılmalı, bulgular resmi bir sisteme kaydedilerek istemesi durumunda kişiye de verilmelidir.

2.10. GREVIO – KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET VE EV İÇİ ŞİDDETE KARŞI EYLEM UZMAN GRUBU

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücade- leye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi)’nin denetim organıdır. Gerekli olması halinde Sözleşme’de bulunan kavramlar hakkında genel tavsiyeler düzenleyebildiği gibi, Sözleşme’nin taraf devletler tarafından uygulanması için atılan yasal alanda kabul edilen düzenlemeler ile diğer alanlarda atılan adımlar incelemektedir. Taraf devletlerce sunulan ve Sözleşme’nin ülkede nasıl uygulan- dığı, bu yolda atılan adımların ve karşılaşılan güçlüklerin ne olduğu, nasıl hedefler belirlendiğine ilişkin raporlar sunulmaktadır. GREVIO da bu raporlarda yer alan bilgileri, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi ve diğer Avrupa Konseyi kurumları başta olmak üzere, diğer uluslararası sözleşmeler ile kurulan mekanizmalar ve sivil toplum kuruluşlarınca sağlanan bilgiler ışığın- da değerlendirmektedir. Şayet taraf devletin kendisine sunduğu bilgilerin yeterli olmadığı kanaatine varırsa, ilgili ülkeye ziyaret gerçekleştirebilmektedir. Tüm bu faaliyetlerin ardından tespitler, değerlendirmeler, öneri ve tavsiyelerinin yer aldığı bir sonuç raporu taraf devlete iletmektedir. Taraf devletler, söz konusu raporu kendi parlamentolarına da sunmakta ve böylece parlamentonun da raporda yer alan hususların uygulanmasını takip edebilmesini sağlamaktadır.

Ayrıca, taraf devletlerden birinde Sözleşme kapsamında yer alan bir şiddet eyleminin, ciddi, yaygın ve süreklilik arz eder bir nitelik gösterdiği kanısına varması halinde özel ve acil bir soruşturma yöntemi işletme yetkisine sahiptir. Böyle bir durumda taraf devletten konuya ilişkin özel bir rapor sunması talep edilebilmek- tedir. Elindeki tüm bu bilgiler ışığında, GREVIO üyesi bir ya da birkaç kişiyi, konu hakkında bir soruşturma yürütüp rapor hazırlamakla görevlendirebilmektedir. Taraf devletin de onay vermesi halinde soruşturma esnasında ülke ziyareti de gerçekleştirilebilmektedir. Bu şekilde ulaşılan sonuçlar, taraf devlete ve Avrupa Bakanlar Komitesine yorum ve tavsiyelerle sunulmaktadır. GREVIO başkanı şu anda Türkiye’den Feride ACAR’dır.

2.11. AVRUPA KONSEYİ İNSAN HAKLARI KOMİSERİ

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 7 Mayıs 1999 tarih ve 99(50) Sayılı Kararıyla kurulan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği, bağımsız, tarafsız, yargısal niteliğe sahip olmayan bir kurumdur. 47 Avrupa Konseyi üyesi ülke ara- sında insan haklarına saygı ve farkındalığın artırılmasını amaçlamaktadır. Bireysel başvuru inceleme yetkisi olmamakla birlikte, insan hakları ihlallerine ilişkin güvenilir bilgiler edinmesi durumunda, geniş bir yetki alanı bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve AGİT gibi hükümetler arası kuruluşlar başta olmak üzere, pek çok sivil toplum kuruluşu ile de yakın bir ilişki içerisindedir.

Avrupa Konseyi üyesi ülkelere ülke ziyaretleri gerçekleştirerek hükümet temsilciler, milletvekilleri, yargı mensupları gibi ulusal makamlar, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları ile birebir diyalog kurabilmekte, cezaevleri, hastaneler, sığınmacıların tutuldukları alanlar gibi yerleri ziyaret edebilmekte ve sonrasında bu ziyaretlerle ilgili raporlar hazırlamaktadır. Raporda, ülkenin insan hakları durumu değerlendirilmekte ve mevcut sorunlarla nasıl başa çıkılabileceğine ilişkin yasal ve pratiğe ilişkin tavsiyeler sunulmaktadır. Söz konusu bu ziyaret temelli raporların yanı sıra, tematik raporlar da hazırlanarak insan haklarının sistematik bir biçimde uygulanabilmesi için tavsiyelerde bulunabilmektedir. Çocuk hakları, terörle mücadele, ekonomik kriz, LGBTİ, medya özgürlüğü, göç, engelliler, Romenler, sistematik insan hakları çalışması, geçiş süreci adalet ve kadın hak- ları ile toplumsal cinsiyet eşitliği tematik çalışma alanlarıdır. Ayrıca, farkındalık artırıcı çalışmalarda da bulunabilmektedir. Bunlara örnek olarak üye devletlerde düzenlenen seminerler, medya ile kurulan yakın ilişki sayesinde sunulan düzenli makaleler verilebilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 14 No’lu Protokolleyse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde görülmekte olan davalara üçüncü kişi sıfatıyla katılması mümkün hale gelmiştir

2.12. TERÖRİZM UZMANLARI KOMİTESİ

Komite, Avrupa Konseyi’nin terörizme karşı atacağı adımları koordine eden, hükümetler arası bir organ görevi görmektedir. Avrupa Konseyi Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesi başta olmak üzere pek çok belgeyi hazırlamıştır. Terörizm ve internet, terörizme varan radikalleşme ve internet yoluyla olan da dahil olmak üzere terörizm eğitimi, özel soruşturma teknikleri, Avrupa Konseyi’nin hazırladığı uluslararası hukuk belgelerinde terörün önlenmesi ve etkisiz kılınmasında mevcut boşluklar, terör ve organize suçlar arasındaki bağ Komite’nin temel çalışma alanlarıdır. Bu bağlamda, ülkelerin ulusal yasal düzenlemeleri ve kurumları, terörizme karşı düzenlenen Avrupa Konseyi hukuki belgelerinin kabul edilme ve uygulanma oranı, terörle mücadelede hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygıyı esas alan iyi örneklerin paylaşımı Komite’nin faaliyetlerindendir. Komite, Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Komitesi, AGİT ve Avrupa Birliği ile de yakın ilişki içindedir.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Ücretsiz olan sitemizin gelişimi için reklam gelirleri, takdir edeceğiniz üzere önem arz etmektedir. Bu nedenle reklam engelleyici programınızı kapatmanızı rica edeceğiz.