İnsan Haklarına İlişkin Tarihsel Açıklama

İnsan Hakları Mevzuatı Adlı Dosyamızdaki Diğer Başlıklar

İnsan hakları, insan olmanın bir getirisi olarak, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın, bir şarta, statüye bağlı kılınmaksızın, doğuştan sahip olunan, dokunulmaz, vazgeçilemez, maddi ve manevi olarak insan olmaktan kaynaklanan ihtiyaçların giderilmesine yönelik haklardır.

Zamandan, mekandan ve ekonomiden bağımsız olan insan hakları evrensel olup tüm insanlar insan olmanın sonucu olarak bu haklara sahiptir ve eşittir. İnsan hakları bir bütün olup her bir hak bir diğerinin tamamlayıcısı niteliğindedir.

İnsan hakları tarihinin en büyük kazanımlarından ilki 1215 yılında imzalanan Magna Carta Libertatum’dur. Günümüze yalnızca dört nüshası ulaşan, İngiltere Kralı Yurtsuz John tarafından ilan edilen ve 63 maddeden oluşan bu metin, dünya tarihinde ilk kez bir Kralın kendi rızasıyla birtakım yetkilerinden feragat etmesi nedeniyle önemli bir yere sahiptir. “Hiçbir insan sebepsiz yere suçlanamaz, yargılanamaz, sürülemez ve malı elinden alınamaz, adalet satılamaz, geciktirilemez ve hiçbir özgür vatandaş adaletten yoksun bırakılamaz.”gibi birçok temel düzenleme içeren Magna Carta’nın önemli bir diğer yönü ise, tanınacak hak ve özgürlükler- den belli sınıfların değil, “krallığın bütün hür kişilerinin” yararlanacağı güvence- si vermesi olmuştur.Tanrısal iradenin yansıması olarak görülen krallık makamına karşı elde edilmiş bu kazanımlar,insan haklarının gelişiminde köşe taşı niteliği taşımaktadır.

1679 yılında İngiltere’de çıkarılan Habeas Corpus yasası ile‘Kralın hiçbir emrinin, mahkemenin otoritesinden üstün olamayacağı kuralı’ konmuş, özgürlüklerin korunması bu yasa ile yargıç güvencesine bağlanmıştır.

1689’da yayınlanan İngiliz Haklar Bildirgesi (Petition of Rights) ile Magna Carta’da ilk kez dile getirilen haklar, krala hatırlatılmış ve kabul ettirilmiştir.

Tüm Avrupa ülkeleri için önemli olan bu adımdan sonra 1789 yılında,ihtilali takiben Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirgesi yayınlanmıştır. Fransa’da monarşinin sonu anlamına gelen bu bildirgede “İnsanlar hür doğar ve hür, eşit haklara sahip olarak yaşar. Hürriyet, mülkiyet, güven ve baskıya karşı koyma, tabii ve kaldırılamaz haklardır. Her türlü egemenliğin asıl kaynağı millettir. Hürriyet başkalarına zarar vermeyecek her şeyi yapabilmek demektir. Kanun genel ira- denin açıklanmasıdır. Her vatandaş ister şahsen, ister temsilci vasıtasıyla kanun yapılmasına katılma hakkına sahiptir. Bütün vatandaşlar kanun karşısında eşittir.” ilkeleriyle insan hakları mücadelesinde güçlü kazanımlar elde edilmiştir.

“İnsan özgür ve hakça eşit doğar” hükmüne birinci maddede yer verilen Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nden 159 yıl sonra, Birleşmiş Milletler tarafından;“İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu beyannameyi her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası önlemlerle gerek üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki ülkeler halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak ideal ölçüleri belirleyen bu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini ilan eder.”beyanı ile 10 Aralık 1948’de yayımlanan “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” yayımlanmıştır.

İnsan hakları alanında en yetkin ve etkili belge olma niteliğini haiz bu belge ile ikinci ve üçüncü kuşak hakların da zemini hazırlanmış, temel hak ve özgürlüklerin evrensel düzeyde korunması için önemli adımların atılmasına vesile olmuştur.

Yukarıda özetlenmeye çalışıldığı üzere;her ne kadar doğuştan sahip olunduğu kabul edilse de bu hakları kullanmak ve ileri sürmek adına tarih boyunca yoğun mücadeleler verilmiş, sahip olunan bu hakların korunması için önemli adımlar atılmıştır. Gerek ulusal gerekse uluslararası alanda insan haklarının ihlal edilme- sini önleme amacıyla ciddi yaptırımlar getirilmiş ise de yaşanan hak ihlallerinin takipçisi olarak çalışma yapan sivil toplum kuruluşları ile hak ihlallerinin en aza indirilmesi için hala yoğun mücadeleler verilmektedir.

Bir bütün olan insan haklarının ihlal edilmesinin hukuken ve vicdanen kabulü mümkün olmamakla birlikte, hakları korumak adına öncelikle haklarımızın neler olduğunu, ihlal durumunda nelerin yapılabileceğini de bilmek gerekmektedir. Bu amaçla hazırlanan kitapçığımızın bu yöndeki çalışmalarınızda yardımcı olacağı inancını taşımaktayız.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Ücretsiz olan sitemizin gelişimi için reklam gelirleri, takdir edeceğiniz üzere önem arz etmektedir. Bu nedenle reklam engelleyici programınızı kapatmanızı rica edeceğiz.