KararSosyal Güvenlik Hukuku

Basamak Yükseltme Hakkı ve Basamak Yükseltme Primlerinin Hesaplanması

Basamak yükseltme olanağı sağlayan yasa ile konuya ilişkin uygulamayı biçimlendiren diğer düzenlemeler, primlerinin sosyal güvenlik kuruluşu tarafından sigortalılık süreci içerisinde tahsil edilip nemalandırılması ve aktüeryal dengeyi bozmayacak biçimde sigorta yardımlarına yansıtılması gerekleri gözetilerek oluşturulmuş; prim borcunun, basamakta bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri ile basamak yükseltme farkı da gözetilerek, sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanması ve basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra yaşlılık aylığı yönünden değerlendirilebilmesi olanağı öngörülmüştür.

24.7.2003 tarihli 4956 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesi “1479 Sayılı Kanuna tabi sigortalı olanlar, bulundukları basamak dahil, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı talepte bulunmak şartıyla, bulundukları basamakları en fazla oniki basamak yükseltebilirler. Basamak yükseltme primi, sigortalının talep tarihinde bulunduğu basamaktan, yükselerek intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için öngörülen bekleme süresindeki prim tutarına basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutarın, ilk taksitinin talep tarihini takip eden ay içerisinde ödenmesi şartıyla ilk taksitin ödendiği ayı takip eden üçer aylık dönemler halinde üç eşit taksitte ödenmesi zorunludur. Basamak yükseltme tutarının tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, sigortalı son ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle bu ödemenin tam olarak karşıladığı basamağa intibak ettirilir. Basamak yükseltme primleri, primi ödenmiş süreler olarak değerlendirilmez.

Basamak yükseltme hakkından yararlanan sigortalılara, basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra, bu Kanunda öngörülen diğer şartları taşımak ve talepte bulunmak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanır.

Basamak yükseltme talebinde bulunan sigortalının, basamak yükseltme priminin bir kısmını veya tamamını süresi içinde ödemeden ölümü halinde, hak sahipleri basamak yükseltme primlerini, bu Kanunda öngörülen ödeme süresinin dolduğu tarihten itibaren üç ay içinde ödeyebilirler. Bu tutarın tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Malullük veya ölüm aylığı bağlanmasında basamak yükseltme primlerinin ödenmesi şartıyla ikinci fıkrada öngörülen üç yıllık bekleme süresi aranmaz.” düzenlemesini içermekte olup; basamak yükseltme primlerinin hesaplanma yöntemi ise, 7.8.2003 tarihli, 2003/6 Sayılı Kurum genelgesindeki, “Basamak yükseltme primleri, sigortalının bulunduğu basamaktan , yükselerek, intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için öngörülen bekleme süresindeki prim tutarlarına, basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutara, ayrıca sigortalının basamak yükseltme talebinde bulunduğu tarihteki basamağını bir üst basamağa yükseltmek için talepte bulunulan ay dahil, gerekli olan bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri ile basamak yükseltme farkı da ilave edilecektir. Basamak yükseltme primlerinin hesabında sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanan prim oran ve tutarları esas alınacaktır. Hesaplamalara sağlık sigortası primleri dahil edilmeyecektir.” düzenlemesiyle ortaya konulmuştur.

Nimet-külfet dengesi, sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinden biri olup; anılan ilke, gelecekte elde edeceği sosyal sigorta yardımlarına karşılık olarak daha fazla prim ödeme külfeti altına giren sigortalıların, fazladan katlanılan külfet karşılığında daha fazla yardıma hak kazanması gereğini ortaya çıkarmaktadır. Başka bir ifadeyle sosyal güvenlik kuruluşlarınca sigortalılardan alınacak primlerle ileride yapılacak yardımlar arasında mutlak bir bağlantı, paralellik sağlanmalıdır.

Basamak yükseltme olanağı sağlayan yasa ile konuya ilişkin uygulamayı biçimlendiren diğer düzenlemeler, primlerinin sosyal güvenlik kuruluşu tarafından sigortalılık süreci içerisinde tahsil edilip nemalandırılması ve aktüeryal dengeyi bozmayacak biçimde sigorta yardımlarına yansıtılması gerekleri gözetilerek oluşturulmuş; prim borcunun, basamakta bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri ile basamak yükseltme farkı da gözetilerek, sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanması ve basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra yaşlılık aylığı yönünden değerlendirilebilmesi olanağı öngörülmüştür.

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ E. 2011/1295 K. 2011/3468 T. 15.3.2011 tarihli kararından

KARAR METNİNİN TAMAMI

T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
E. 2011/1295
K. 2011/3468
T. 15.3.2011
• BASAMAK SATIN ALMA İŞLEMİ
( Gerçekleştiği İçin Basamak İntibak İşlemini Geçmiş Döneme Yansıtmayıp Münhasıran Basamak Satın Alma İşleminin Gerçekleştiği Tarih Sonrası Dönem Kısmi Aylığının Hesabında Satın Alınan Basamak Değerlerini Gözetir İşlem Yapılması Gerektiği )
• MÜNHASIRAN BASAMAK SATIN ALMA İŞLEMİ ( Gerçekleştiği Tarih Sonrası Dönem Kısmi Aylığının Hesabında Satın Alınan Basamak Değerlerini Gözetir İşlem Yapılması Gerektiği )
• YAŞLILIK AYLIĞI ( Öncesi ve Sonrası Döneme İlişkin Kısımlarının Satın Alınan Basamakların Geçmişe Yönelik Olarak da İntibak İşlemi Gerçekleştirilmek Suretiyle Değerlendirilmesi Gerektiği – Dava Tarihine Kadar Davacıya Ödenmesi Gereken Her Bir Aylık Miktarının Hesaplanması Gerektiği )
1479/m.11, Ek.20
ÖZET : Basamak satın alma işlemi gerçekleştiği için, basamak intibak işlemini geçmiş döneme yansıtmayıp, münhasıran basamak satın alma işleminin gerçekleştiği tarih sonrası dönem kısmi aylığının hesabında satın alınan basamak değerlerini gözetir işlem yaparak, yasal düzenlemenin gereklerine uygun intibak işleminden kaçınıp kaçınmadığı yönleri açıklığa kavuşturulmamıştır.

Basamak yükseltme hakkından yararlanarak prim borcunu ödeyip üç yıllık süreyi de geçirdikten sonra aylık başvurusunda bulunan davacıya , bağlanan yaşlılık aylığının; 1.1.2000 öncesi ve sonrası döneme ilişkin kısımlarının, satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle değerlendirildikten ve varsa 1479 Sayılı Kanunun Ek 20. maddesi kapsamında yapılması gereken sosyal güvenlik destek primi kesintisi de gözetilerek tahsis tarihinden, dava tarihine kadar davacıya ödenmesi gereken her bir aylık miktarı hesaplandıktan sonra, bu dönemde davacıya ödenmiş olan aylık miktarlarıyla yapılacak karşılaştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

DAVA : Dava, farklı yaşlılık aylığı alınmasına sebep olan mevzuatın, eşitlik ilkesine aykırılık sebebiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yoluyla iptali sağlanarak, iptal sonrasında tahsis tarihinden itibaren geçen süre için gelişme oranlarının yaşlılık aylığına yansıtılması; ayrıca. 4956 Sayılı Yasadan yararlanarak 12. basamak tan 23. basamağa yükselip prim farkı ödemesine ve daha sonra 24. basamağa yükselmesine karşın, emsallerine göre düşük düzeyden bağlanan yaşlılık aylığının, basamak yükseltme işlemi gözetilerek hesaplanması istemine ilişkindir.

Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 1-) Bir davanın dinlenebilmesi ( esasına girilebilmesi ) için gerekli şartlar arasında, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunması, başka bir deyişle hukuki korunma ihtiyacının varlığının gerekli olmasına; salt ekonomik gerekçeler ileri sürülerek, yasal düzenlemelerin iptali ve buradan çıkacak sonuca göre aylıkların yükseltilmesi istemiyle açılan davada, yargı önünde dava yoluyla korunması gereken bir hukuki yararın bulunmadığı; farklı dönemlerde aylığa hak kazananlar arasındaki farklılıkların, yasa koyucu tarafından oluşturulacak düzenlemelerle giderilmesinin mümkün olduğuna ilişkin mahkeme yaklaşımında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

2-) 24.7.2003 tarihli 4956 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesi “1479 Sayılı Kanuna tabi sigortalı olanlar, bulundukları basamak dahil, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı talepte bulunmak şartıyla, bulundukları basamakları en fazla oniki basamak yükseltebilirler. Basamak yükseltme primi, sigortalının talep tarihinde bulunduğu basamaktan, yükselerek intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için öngörülen bekleme süresindeki prim tutarına basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutarın, ilk taksitinin talep tarihini takip eden ay içerisinde ödenmesi şartıyla ilk taksitin ödendiği ayı takip eden üçer aylık dönemler halinde üç eşit taksitte ödenmesi zorunludur. Basamak yükseltme tutarının tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, sigortalı son ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle bu ödemenin tam olarak karşıladığı basamağa intibak ettirilir. Basamak yükseltme primleri, primi ödenmiş süreler olarak değerlendirilmez.

Basamak yükseltme hakkından yararlanan sigortalılara, basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra, bu Kanunda öngörülen diğer şartları taşımak ve talepte bulunmak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanır.

Basamak yükseltme talebinde bulunan sigortalının, basamak yükseltme priminin bir kısmını veya tamamını süresi içinde ödemeden ölümü halinde, hak sahipleri basamak yükseltme primlerini, bu Kanunda öngörülen ödeme süresinin dolduğu tarihten itibaren üç ay içinde ödeyebilirler. Bu tutarın tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Malullük veya ölüm aylığı bağlanmasında basamak yükseltme primlerinin ödenmesi şartıyla ikinci fıkrada öngörülen üç yıllık bekleme süresi aranmaz.” düzenlemesini içermekte olup; basamak yükseltme primlerinin hesaplanma yöntemi ise, 7.8.2003 tarihli, 2003/6 Sayılı Kurum genelgesindeki, “Basamak yükseltme primleri, sigortalının bulunduğu basamaktan , yükselerek, intibak etmek istediği basamağa kadar her basamak için öngörülen bekleme süresindeki prim tutarlarına, basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanır. Bu tutara, ayrıca sigortalının basamak yükseltme talebinde bulunduğu tarihteki basamağını bir üst basamağa yükseltmek için talepte bulunulan ay dahil, gerekli olan bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri ile basamak yükseltme farkı da ilave edilecektir. Basamak yükseltme primlerinin hesabında sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanan prim oran ve tutarları esas alınacaktır. Hesaplamalara sağlık sigortası primleri dahil edilmeyecektir.” düzenlemesiyle ortaya konulmuştur.

Nimet-külfet dengesi, sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinden biri olup; anılan ilke, gelecekte elde edeceği sosyal sigorta yardımlarına karşılık olarak daha fazla prim ödeme külfeti altına giren sigortalıların, fazladan katlanılan külfet karşılığında daha fazla yardıma hak kazanması gereğini ortaya çıkarmaktadır. Başka bir ifadeyle sosyal güvenlik kuruluşlarınca sigortalılardan alınacak primlerle ileride yapılacak yardımlar arasında mutlak bir bağlantı, paralellik sağlanmalıdır.

Basamak yükseltme olanağı sağlayan yasa ile konuya ilişkin uygulamayı biçimlendiren diğer düzenlemeler, primlerinin sosyal güvenlik kuruluşu tarafından sigortalılık süreci içerisinde tahsil edilip nemalandırılması ve aktüeryal dengeyi bozmayacak biçimde sigorta yardımlarına yansıtılması gerekleri gözetilerek oluşturulmuş; prim borcunun, basamakta bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri ile basamak yükseltme farkı da gözetilerek, sigortalının talepte bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre hesaplanması ve basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra yaşlılık aylığı yönünden değerlendirilebilmesi olanağı öngörülmüştür.

Ayrıca, basamak satın alma yoluyla yükselme olanağı getiren düzenlemenin gerekçesinde de, primlerin ve emeklilik aylıklarının hesaplanmasında esas alınan basamak sayısının, 1479 Sayılı Yasada sonradan yapılan düzenleme ile 24 olarak benimsenmesi nedeniyle, “bu düzenleme sonucu emeklilik programlarını oniki basamaklı sisteme göre ayarlayan sigortalıların mağduriyetinin önlenmesinin,” amaçlandığı belirtilmiştir.

Sıralanan maddi ve hukuki olgulara ve konuya ilişkin yasal düzenleme, prim ödeme karşılığında “intibak ettirilir hükmünü içerdiğinden; davalı Kurumun, bu olanaktan yararlanarak 16.10.2003 tarihli başvuruyla basamak satın alıp 12. basamaktan 23. basamağa ( sonra 14.8.2006 tarihli basamak yükseltme dilekçesiyle 24. basamağa ) yükselen sigortalının yaşlılık aylığını, 1479 Sayılı Kanunun geçici 11. maddesi uyarınca hesaplarken. 1.1.2000 tarihinden önceki gelir basamağını, intibak gereğine uygun olarak belirleme zorunluluğu bulunmaktadır.

Yargılama sürecinde, davalı Kurumun 1.1.2000 tarihi öncesi basamağı, Yasal düzenlemeye aykırı biçimde 12. basamak olarak kabul edip etmediği; basamak satın alma işlemi 1.1.2000 tarihinden sonra gerçekleştiği için, basamak intibak işlemini geçmiş döneme yansıtmayıp, münhasıran basamak satın alma işleminin gerçekleştiği tarih sonrası dönem kısmi aylığının hesabında satın alınan basamak değerlerini gözetir işlem yaparak, yasal düzenlemenin gereklerine uygun intibak işleminden kaçınıp kaçınmadığı yönleri açıklığa kavuşturulmamıştır.

Basamak yükseltme hakkından yararlanarak prim borcunu ödeyip üç yıllık süreyi de geçirdikten sonra aylık başvurusunda bulunan davacıya , 1479 Sayılı Kanunun geçici 11. maddesi uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının; 1.1.2000 öncesi ve sonrası döneme ilişkin kısımlarının, satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle değerlendirildikten ve varsa 1479 Sayılı Kanunun Ek 20. maddesi kapsamında yapılması gereken sosyal güvenlik destek primi kesintisi de gözetilerek tahsis tarihinden, dava tarihine kadar davacıya ödenmesi gereken her bir aylık miktarı hesaplandıktan sonra, bu dönemde davacıya ödenmiş olan aylık miktarlarıyla yapılacak karşılaştırma sonucuna göre karar verilmesi gereği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, bu yöndeki istemin gerekçesiz olarak reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükümün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. (Kaynak: Kazanci.com)

Recommend0 recommendationsPublished in Karar, Sosyal Güvenlik Hukuku
Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Ücretsiz olan sitemizin gelişimi için reklam gelirleri, takdir edeceğiniz üzere önem arz etmektedir. Bu nedenle reklam engelleyici programınızı kapatmanızı rica edeceğiz.