Deepfake Mağduru Olmak: Sahte Görüntü ve Ses Kayıtlarına Karşı Hukuki Yollar

Yapay zekâ teknolojileri, insan hayatını kolaylaştıran pek çok yeniliği beraberinde getirirken, aynı teknolojilerin kötüye kullanımı yeni bir mağduriyet alanı da yaratmıştır. Bunların başında deepfake içerikler gelmektedir. Kişinin yüzünü, sesini, mimiklerini ve konuşma tarzını taklit eden sahte video, fotoğraf ve ses kayıtları; artık yalnızca teknik bir oyun ya da dijital manipülasyon aracı değil, doğrudan kişilik haklarına, özel hayata, itibara, aile düzenine, ekonomik güvenliğe ve adil yargılanma hakkına saldırı aracı hâline gelebilmektedir.
Bu yazıda deepfake mağduru olan kişinin Türk hukukunda hangi yollara başvurabileceğini, hangi haklara sahip olduğunu, delillerin nasıl korunacağını, içeriklerin nasıl kaldırılabileceğini ve hangi durumlarda ceza soruşturması, tazminat davası veya kişilik hakkının korunması taleplerinin gündeme geleceğini hukuk-blog formatında baştan sona ele alıyorum.
Güncellik bakımından bu yazı, 14 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Türk hukuku esas alınarak hazırlanmıştır.
TÜRK MEDENİ KANUNU
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
TÜRK CEZA KANUNU
Madde 125- Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
Madde 107- Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
Madde 134- Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Madde 135- Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Madde 136- Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Madde 267- Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
Madde 86 – Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin … muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU
Madde 389- Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU
Madde 11- Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, bu işlemlerin üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme ve hukuka aykırı işleme nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir.
İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN
Madde 9/A- İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.
Deepfake, soruşturma, kovuşturma, boşanma davası, velayet uyuşmazlığı, işyeri disiplin süreci veya idari soruşturma gibi alanlarda sahte delil gibi sunulabilir. Bu, son derece ciddi bir hukuk sorunudur; çünkü yapay zekâ yalnızca bir saldırı aracı değil, aynı zamanda gerçeğin önünü kapatmaya yarayan bir araç hâline gelebilir.
Türk Hukukunda Deepfake İçin Ayrı Bir Suç Var mı?
Türk Ceza Kanunu’nda “deepfake üretmek” veya “yapay zekâ ile sahte görüntü oluşturmak” başlığıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır. Ancak bu, deepfake mağdurunun korumasız olduğu anlamına gelmez. Aksine, somut olaya göre birden fazla suç tipi aynı anda gündeme gelebilir.
Deepfake içeriğin niteliğine göre şu suçlar değerlendirilebilir:
- Hakaret
- Şantaj
- Tehdit
- Özel hayatın gizliliğini ihlal
- Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi
- İftira
- Somut olaya göre dolandırıcılık ve diğer bilişimeyi belirleyen asıl unsur içeriğin ne yaptığı, kimi hedef aldığı, hangi amaçla yayıldığı ve hangi zarara yol açtığıdır.
Deepfake Neden Sıradan Bir Sahte İçerikten Daha Tehlikelidir?
Deepfake’in tehlikesi, sıradan bir montaj veya sahte görselle karşılaştırıldığında çok daha derindir. Çünkü deepfake, insanın en güçlü güven kanallarını hedef alır: yüz, ses ve görüntü. İnsanlar doğal olarak gördüklerine ve duyduklarına daha fazla inanır. İşte bu nedenle deepfake, klasik yazılı iftira veya basit bir resim manipülasyonundan daha etkili olabilir.
Bu içeriklerin yaratabileceği başlıca zararlar şunlardır:
1. İtibarın Zedelenmesi
Kişi, hiç yapmadığı bir davranışın faili gibi gösterilebilir. Örneğin sahte bir videoda bir kamu görevlisinin rüşvet aldığı, bir öğretmenin uygunsuz davranışta bulunduğu, bir iş insanının yasa dışı konuşmalar yaptığı ya da bir eşin sadakatsizliğini itiraf ettiği izlenimi yaratılabilir. Böyle bir kayıt kısa sürede yayılırsa, kişi daha sonra bunun sahte olduğunu ispat etse bile ilk etki çoğu zaman geri döndürülemez.
2. Özel Hayatın İhlali
Özellikle cinsel içerikli deepfake üretimleri, mağdurun özel hayat alanını fiilen yok eder. Gerçekte böyle bir görüntü hiç olmamasına rağmen, kişinin yüzü uygunsuz bir sahneye yerleştirildiğinde mağdur hem psikolojik hem sosyal hem de ailevi bir yıkımla karşı karşıya kalabilir.
3. Şantaj ve Tehdit
Fail, sahte içeriği yayımlamakla tehdit ederek para, cinsel içerik, ilişki kurma, susma, şikâyetten vazgeçme veya başka bir davranış talep edebilir. Bu durumda deepfake yalnızca bir “sahte içerik” değil, aynı zamanda bir baskı aracı olur.
4. Dolandırıcılık ve Malvarlığı Kaybı
Ses klonlama yoluyla bir aile üyesinin veya iş yöneticisinin sesi taklit edilerek para gönderilmesi istenebilir. Görüntülü aramada sahte kimlik kullanılarak güven sağlanabilir. Bu tür durumlar yalnızca mağdurun değil, onun çevresindeki kişilerin ve kurumların da zarara uğramasına yol açabilir.
5. Sah suçları
Burada kritik olan nokta, failin “ben sadece teknoloji kullandım” savunmasının tek başına koruma sağlamamasıdır. Hukuk, teknolojiyi değil, teknolojiyle gerçekleştirilen fiili değerlendirir.
Deepfake ve Hakaret İlişkisi
Deepfake içeriklerin en sık doğurabileceği sorunlardan biri hakarettir. Çünkü sahte bir video veya ses kaydı, kişiye somut bir fiil isnat edebilir. Bir kişinin uyuşturucu kullandığı, rüşvet aldığı, aldatma yaptığını söylediği, bir örgütü desteklediği ya da toplumsal itibarı zedeleyecek davranışlar içine girdiği izlenimi yaratılabilir.
TÜRK CEZA KANUNU
Madde 125- Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
Görüntü ya da ses kaydı üzerinden işlenen hakaretlerde özellikle şu noktalar önemlidir:
- İçeriğin mağdurla ilişkilendirilebilir olması
- İçeriğin üçüncü kişiler tarafından gerçek sanılabilecek nitelikte bulunması
- Yayılma hızının yüksek olması
- İçeriğin aleni şekilde dolaşıma sokulması
- İçerikte mağdurun şeref ve saygınlığını hedef alan bir anlatım bulunması
Eğer içerik “şaka”, “parodi” veya “mizah” adı altında hazırlanmış olsa bile, bu etiket tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Hukuki değerlendirme, etiket üzerinden değil, içerik ile yarattığı gerçek etki üzerinden yapılır.
Deepfake ile Şantaj ve Tehdit
Deepfake saldırılarında en ağır ihlallerden biri, sahte içeriğin yayılacağı tehdidiyle mağdurdan menfaat talep edilmesidir. Fail, mağdura “ödemeyi yapmazsan videoyu yayarım”, “şu fotoğrafı göndermezsen bunu paylaşırım”, “şikâyetini geri çekmezsen görüntünü yayarım” diyebilir.
TÜRK CEZA KANUNU
Madde 107- Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
Bu tür olaylarda mağdurun en sık yaptığı hata, faile zaman kazandıracak şekilde uzun pazarlıklar yürütmek veya içeriği kaldırma vaadine güvenerek delilleri kaybetmektir. Oysa yapılması gereken ilk şey, delilleri korumak ve ardından hukuki başvuru yollarını aynı anda değerlendirmektir.
Özel Hayatın Gizliliği ve Deepfake
Deepfake içeriğin en hassas boyutlarından biri özel hayatın gizliliğidir. Gerçek mahrem görüntü veya ses kayıtları kullanılmışsa, dosya üzerinde manipülasyon yapılmış olması özel hayat ihlalini ortadan kaldırmaz. Aksine, gerçek içerik ile sahte içerik birleştirilmişse zarar daha da ağırlaşabilir.
TÜRK CEZA KANUNU
Madde 134- Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Burada önemli bir ayrım vardır: Her deepfake içerik özel hayat ihlali oluşturmaz. Örneğin yalnızca kamuya açık bir fotoğrafın yüz kısmı yapay zekâ ile başka bir sahneye yerleştirildiyse, olayın niteliğine göre özel hayat ihlalinden ziyade kişilik hakkı, hakaret, kişisel veri ihlali veya şantaj hükümleri gündeme gelebilir. Buna karşılık mağdurun özel yaşam alanına ait gerçek görüntü veya sesler kullanılmışsa, TCK m. 134 çok daha güçlü biçimde değerlendirilir.
Bu ayrımın pratik önemi şudur: Hangi başvuru yoluna gidileceği, içeriğin doğasına göre belirlenmelidir. Her itibar zedeleyici deepfake otomatik olarak 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesine, her özel hayat dışı deepfake otomatik olarak ceza davasına ya da tazminat davasına aynı biçimde konu olmaz. Somut olayın hukuki niteliği doğru sınıflandırılmalıdır.
Kişisel Veriler, Yüz ve Sesin Hukuki Korunması
Deepfake üretimi çoğu zaman kişisel verilerin işlenmesine dayanır. Bir kişinin fotoğrafları, videoları, ses kayıtları, mesajları ve sosyal medya paylaşımları toplanarak yapay zekâ modeline yüklenebilir. Bu aşamada kişisel veri işleme faaliyeti doğabilir.
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU
Madde 11- Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, bu işlemlerin üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme ve hukuka aykırı işleme nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir.
Bu çerçevede kişi şu haklara sahiptir:
- Verisinin işlenip işlenmediğini öğrenme
- Hangi amaçla işlendiğini öğrenme
- Yanlış veya eksik verilerin düzeltilmesini isteme
- Silinmesini veya yok edilmesini talep etme
- Üçüncü kişilere bildirim yapılmasını isteme
- Otomatik sistemlerle aleyhe sonuç doğmasına itiraz etme
- Hukuka aykırı işleme nedeniyle zararının giderilmesini isteme
Burada çok önemli bir nokta vardır: Bir fotoğrafın sosyal medyada açık olması, onun her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez. Görselin görülebilir olması ile o görselin yapay zekâ modeline yüklenmesi, değiştirilmesi, cinsel içerikli sahte sahneye dönüştürülmesi ya da dolandırıcılıkta kullanılması arasında hukuken büyük fark vardır. Rıza, her zaman amacı ve kapsamı belirli bir rıza olmalıdır.
Fotoğraf ve Portre Üzerindeki Hak
Deepfake yalnızca video ve sesle sınırlı değildir; fotoğraf manipülasyonu da aynı derecede önemlidir. Kişinin fotoğrafı, portresi ve tanınmasını sağlayan görsel unsurlar hukuken korunur. Bu koruma yalnızca kişisel veri hukuku ile sınırlı değildir; aynı zamanda resim ve portre üzerindeki haklar bakımından da önem taşır.
FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU
Madde 86 – Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin … muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.
Bu hüküm, resim ve portrelerin izinsiz kamuya sunulmasına ilişkin önemli bir hukuki dayanak sağlar. Ancak deepfake olaylarında yalnızca FSEK m. 86’ya bakmak da yeterli değildir; çünkü aynı zamanda Türk Medeni Kanunu’nun kişilik hakkını koruyan hükümleri de uygulanır. Yani kişinin fotoğrafı açık olarak paylaşılmış olsa bile, bu fotoğrafın sahte, yanıltıcı, aşağılayıcı ya da cinsel içerikli bir kurguda kullanılması ayrıca hukuka aykırı olabilir.
Deepfake ile İftira Arasındaki İlişki
Deepfake bazı durumlarda yalnızca hakaret değil, iftira suçunu da gündeme getirir. Eğer fail, mağdur hakkında işlemediğini bildiği hâlde yetkili makamlara veya basın-yayın yoluyla gerçeğe aykırı bir isnatta bulunuyor ve bunun sonucunda soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım doğmasını amaçlıyorsa, iftira değerlendirmesi gündeme gelir.
TÜRK CEZA KANUNU
Madde 267- Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
Deepfake burada özellikle tehlikelidir; çünkü fail yalnızca sözlü veya yazılı isnat yapmaz, aynı zamanda sahte bir görüntü veya ses kaydıyla isnadını “delillendirmiş” gibi gösterebilir. Bu nedenle dijital materyalin üretim süreci, ilk paylaşım kaynağı, metadata bilgileri ve teknik analizi son derece önemlidir.
Hukuk Davası Açılabilir mi?
Evet. Deepfake mağduru yalnızca ceza soruşturmasına başvurmak zorunda değildir. Türk hukukunda kişilik hakkının korunması ve tazminat için ayrı hukuk yolları mevcuttur. Bu yollar, ceza soruşturmasından bağımsız olarak işletilebilir.
TÜRK MEDENİ KANUNU
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
TÜRK BORÇLAR KANUNU
Madde 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
Bu iki madde, deepfake mağduru için belki de en önemli medeni hukuk dayanaklarıdır. Zira mağdur, yalnızca saldırının sona ermesini değil, aynı zamanda saldırının hukuka aykırılığının tespitini, tekrarının önlenmesini, düzeltme yapılmasını, maddi ve manevi tazminat ödenmesini ve gerekirse kazancın iadesini talep edebilir.
Deepfake Mağduru Maddi Tazminat İsteyebilir mi?
Evet, şartları varsa isteyebilir. Deepfake nedeniyle maddi zarar oluşabilir. Örneğin:
- İş kaybı
- Müşteri kaybı
- Sözleşme iptali
- Profesyonel itibar kaybı
- Tedavi giderleri
- Psikolojik destek giderleri
- Güvenlik önlemleri için yapılan harcamalar
- Gelir azalması
Ancak maddi tazminat için sadece “zarar yaşadım” demek yetmez. Zararın belgelenmesi ve deepfake fiili ile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerekir. Bu nedenle işten çıkarılma yazıları, müşteri iptalleri, banka hareketleri, fatura kayıtları, tedavi belgeleri, platform kayıtları ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesi çok önemlidir.
Manevi Tazminat ve Onurun Korunması
Deepfake mağdurlarının çoğunda esas yıkım, yalnızca ekonomik değil; psikolojik ve sosyal olur. Kişinin itibarı zedelenebilir, ailesi sarsılabilir, çevresiyle ilişkisi bozulabilir, mesleki güvenilirliği sarsılabilir. Özellikle cinsel içerikli deepfake’lerde mağdurun yaşadığı manevi zarar son derece ağır olabilir.
Manevi tazminat belirlenirken mahkemeler genellikle şu unsurları dikkate alır:
- İçeriğin niteliği
- Yayılma hızı ve kapsamı
- İçeriğin aleni olup olmadığı
- Mağdurun yaşı ve sosyal konumu
- Failin kastı veya kötü niyeti
- İçeriğin kaldırılmaması için direnilmesi
- Mağdurun uğradığı psikolojik etki
- Toplumsal damgalanma ihtimali
Manevi tazminat, her olayda otomatik olarak aynı miktarda belirlenmez; somut olayın ağırlığına göre değerlendirilir.
İçeriğin Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi
Deepfake mağduru açısından en acil ihtiyaç çoğu zaman faile ceza verilmesinden önce içeriğin yayılmasının durdurulmasıdır. Çünkü dijital içerik bir kez yayıldığında, özellikle sosyal medya ve mesajlaşma ağları üzerinden kısa sürede çoğalabilir.
Bu konuda iki ana yol öne çıkar:
1. Kişilik hakkı ihlali ise genel hukuk yolları
Kişilik hakkı ihlali niteliğindeki deepfake içeriklerde TMK m. 24-25 kapsamında saldırının durdurulması, önlenmesi ve etkilerinin giderilmesi istenebilir. Ayrıca HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir talep edilebilir.
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU
Madde 389- Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Özellikle hızla yayılan içeriklerde, tedbir talebi hayati önemdedir. Çünkü davanın sonuna kadar beklemek, hakkın fiilen korunamaz hâle gelmesine yol açabilir.
2. Özel hayatın gizliliği ihlali varsa 5651 m. 9/A
İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN
Madde 9/A- İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.
Bu yol, özellikle gerçek mahrem görüntülerin kullanıldığı veya kişinin özel yaşam alanına girildiği vakalarda önemlidir. Ancak her deepfake otomatik olarak bu kapsama girmez. Bu nedenle hangi yolun tercih edileceği olayın içeriğine göre belirlenmelidir.
KVKK Kapsamında Başvuru Yapılabilir mi?
Evet, çoğu durumda yapılabilir. Eğer deepfake üretimi veya paylaşımı bir veri sorumlusunun kişisel veri işleme faaliyetinden kaynaklanıyorsa, mağdur önce veri sorumlusuna başvurabilir, ardından gerektiğinde Kurul şikâyeti yoluna gidebilir.
KVKK bakımından mağdurun hakları şunlardır:
- Verisinin işlenip işlenmediğini öğrenmek
- İşlenmişse buna ilişkin bilgi almak
- Hangi amaçla kullanıldığını öğrenmek
- Yanlış veya eksik verilerin düzeltilmesini istemek
- Silinmesini veya yok edilmesini talep etmek
- Üçüncü kişilere bildirim yapılmasını istemek
- Otomatik analiz sonucu aleyhe karar oluşmasına itiraz etmek
- Hukuka aykırı işleme nedeniyle zararının giderilmesini istemek
Deepfake bağlamında KVKK başvurusu özellikle şu durumlarda önemlidir:
- Yüz ve ses örneklerinin toplanması
- Sosyal medya içeriklerinin modele yüklenmesi
- İzinsiz veri aktarımı
- Verilerin silinmemesi
- Aynı görüntünün farklı platformlarda tekrar işlenmesi
Deliller Nasıl Korunmalı?
Deepfake vakalarında delil koruma, en az saldırının kaldırılması kadar önemlidir. Çünkü içerik silindikten sonra failin kim olduğu, içeriklerin nasıl yayıldığı ve hangi hesapların rol oynadığı sonradan ispatta güçlük yaratabilir.
Mağdurun yapması gerekenler:
- İçeriğin URL’sini saklamak
- Ekran görüntüsü almak
- Mümkünse ekran kaydı yapmak
- Mesajların tamamını muhafaza etmek
- Hesap adını, kullanıcı adını ve profil bağlantısını kaydetmek
- Yayın tarihini ve saatini not etmek
- Ses dosyalarını, videoları ve orijinal kopyaları korumak
- Para talebi varsa banka hesabı, IBAN, cüzdan adresi ve numaraları saklamak
- Şantaj mesajlarını silmemek
- İçeriği kendi hesabında yeniden dolaşıma sokmamak
Sadece ekran görüntüsü almak çoğu zaman yeterli olmayabilir. Çünkü ekran görüntüsü, içeriğin tam bağlantısını, paylaşım geçmişini, etkileşim düzeyini, dosyanın teknik özelliklerini ve sonradan değişikliğe uğrayıp uğramadığını her zaman göstermez. Bu nedenle mümkünse orijinal materyal ve teknik kopya birlikte korunmalıdır.
Teknik İnceleme Neden Gereklidir?
Deepfake içerikler bazen ilk bakışta anlaşılabilir; ancak gelişmiş üretim teknikleri nedeniyle bu her zaman mümkün değildir. Göz hareketleri, ses tonu, dudak senkronu, ışık geçişleri, saç çizgisi, yüz kenarı, gölge ve arka plan uyumsuzlukları şüphe doğurabilir. Fakat bunlar tek başına kesin delil değildir.
Bu nedenle önemli uyuşmazlıklarda:
- Adli bilişim uzmanı
- Ses analizi uzmanı
- Görüntü inceleme uzmanı
- Bilirkişi
- Gerekirse teknik laboratuvar incelemesi
gündeme gelebilir. Özellikle fail, içeriği mahkemeye veya kolluğa “delil” gibi sunmuşsa, materyalin kaynağı ile üretim süreci mutlaka araştırılmalıdır.
Deepfake Mağduru İlk 24 Saatte Ne Yapmalı?
Deepfake saldırısında ilk saatler çok kritiktir. Çünkü içerik ne kadar erken kontrol altına alınırsa, zarar o kadar sınırlı kalır.
1. İçeriği yeniden yaymayın
“Bu sahte” diyerek içeriği kendi hesabınızda paylaşmak, istemeden yayılmasını büyütebilir. Açıklama yapılacaksa içerik mümkün olduğunca yeniden dolaşıma sokulmadan yapılmalıdır.
2. Delilleri koruyun
URL, mesajlar, hesap bilgileri, ses kayıtları, video dosyaları, şantaj talepleri ve ekran kayıtları saklanmalıdır.
3. Para göndermeyin
Şantajcıya para göndermek, çoğu zaman sorunu çözmez; tam tersine yeni talepleri tetikleyebilir.
4. Platforma ayrıntılı başvuru yapın
Yalnızca “rahatsız edici” şikâyeti yerine, içerikte kimlik taklidi, yapay üretim, kişilik hakkı ihlali, özel hayat ihlali, şantaj veya dolandırıcılık bulunduğu açıkça belirtilmelidir.
5. Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa başvurun
Fail bilinmiyorsa hesap, IP, telefon numarası, ödeme bilgileri ve dijital izlerin tespiti talep edilmelidir.
6. Gerekirse ihtiyati tedbir isteyin
İçeriğin hızla yayılma ihtimali varsa, dava açılırken ya da öncesinde geçici koruma düşünülmelidir.
7. Yakın çevreyi uyarın
Ses klonlama dolandırıcılığında aile üyeleri, iş arkadaşları, banka ve şirket yöneticileri gecikmeden bilgilendirilmelidir.
Her Deepfake Hukuka Aykırı mıdır?
Hayır. Deepfake teknolojisi tek başına hukuka aykırı değildir. Sinema, eğitim, sanat, erişilebilirlik, tarihsel canlandırma, mizah ve yaratıcı üretim amacıyla hukuka uygun biçimde de kullanılabilir. Ancak burada belirleyici olan şey, içeriğin açık şekilde yapay olduğunun belirtilip belirtilmediği, rıza bulunup bulunmadığı ve içerikten doğan zararın niteliğidir.
Bir deepfake aşağıdaki hâllerde hukuka aykırı olma ihtimali taşır:
- Kişi rızası yoksa
- Gerçekmiş gibi sunuluyorsa
- Aşağılayıcı veya cinsel içerik taşıyorsa
- Şantaj amacıyla kullanılıyorsa
- Dolandırıcılığa araç oluyorsa
- Soruşturma veya davada sahte delil gibi kullanılıyorsa
- Kişisel veriler hukuka aykırı biçimde işleniyorsa
Özetle, deepfake’in hukuka uygunluğu, teknolojinin varlığından değil, kullanım biçiminden anlaşılır.
Özet
Deepfake mağduru olmak, yalnızca “sahte bir video görmek” değildir; çoğu zaman kişinin yüzü, sesi, kimliği, itibarı, özel hayatı ve ekonomik güvenliği üzerinden yürütülen çok katmanlı bir saldırıdır. Türk hukukunda deepfake adıyla özel bir suç düzenlenmemiş olsa da, bu tür saldırılar hakaret, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması, iftira, kişilik hakkının ihlali ve tazminat sorumluluğu kapsamında güçlü biçimde yaptırıma bağlanabilir.
En önemli nokta şudur: Her deepfake olayı aynı değildir. Gerçek mahrem görüntülerin kullanıldığı bir vaka ile tamamen sentetik bir sahte görüntü aynı hukuki sonuca götürmez. Bu nedenle mağdur, önce delillerini korumalı, sonra içeriğin niteliğine göre doğru hukuki yolu seçmelidir. Bazı olaylarda ceza şikâyeti öne çıkar; bazılarında KVKK başvurusu, bazı olaylarda ise TMK ve TBK kapsamında kişilik hakkının korunması ve tazminat talepleri daha etkili olur. Çoğu zaman en doğru çözüm ise bu yolları birlikte ve eş zamanlı kullanmaktır.
En kritik adım, saldırıyı yalnızca silinmesi gereken bir içerik olarak değil; hukuken durdurulması, ispatlanması ve tazmin ettirilmesi gereken bir hak ihlali olarak görmektir.
Sık Sorulan Sorular
Deepfake video hazırlamak tek başına suç mudur?
Türk Ceza Kanunu’nda “deepfake üretmek” adıyla bağımsız bir suç tipi düzenlenmiş değildir. Ancak bu, deepfake içerik üretiminin hukuken serbest olduğu anlamına gelmez. İçeriğin hazırlanma amacı, kullanılan kişisel veriler, mağdura isnat edilen fiil, içeriğin alenî şekilde yayılması ve ortaya çıkan zarar birlikte değerlendirilir. Somut olaya göre hakaret, şantaj, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi, iftira ve dolandırıcılık gibi suçlar gündeme gelebilir.
Bu nedenle hukuki değerlendirme “deepfake yapıldı mı?” sorusundan çok, “deepfake hangi amaçla, hangi verilerle, kime karşı ve ne sonuç doğuracak şekilde kullanıldı?” sorusu üzerinden yapılır.
Sahte görüntü gerçek değilse yine de hak ihlali oluşur mu?
Evet, oluşabilir. İçeriğin tamamen sahte olması, hukuka aykırılığı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Aksine, kişi gerçekte yapmadığı bir davranışla ilişkilendiriliyorsa, bu durum kişilik hakkına saldırı oluşturabilir. Ayrıca içerik kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeliyorsa hakaret hükümleri; içeriğin bir baskı veya menfaat aracı olarak kullanılması hâlinde şantaj hükümleri; mağdur hakkında yetkili makamlara gerçeğe aykırı isnatta bulunulması hâlinde iftira hükümleri değerlendirilir.
Özetle, görüntünün sahte olması failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; yalnızca uygulanacak hukuk kuralını değiştirebilir.
Sosyal medyada herkese açık olan fotoğrafım deepfake için kullanılabilir mi?
Bir fotoğrafın sosyal medyada herkese açık olması, o fotoğrafın her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez. Görselin görüntülenmesine izin verilmesi ile onun yapay zekâ modeline yüklenmesi, değiştirilmesi, cinsel içerikli sahneye dönüştürülmesi ya da dolandırıcılıkta kullanılması arasında ciddi hukukî fark vardır. Bu tür kullanım, somut olaya göre kişilik hakkı ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle “görsel internette zaten vardı” savunması, hukuken tek başına yeterli bir savunma değildir. Burada esas olan, kullanım amacı ve rıza sınırlarıdır.
Deepfake içeriği kaldırmak için doğrudan platforma başvurmak yeterli mi?
Hayır, çoğu durumda tek başına yeterli değildir. Platform başvurusu önemlidir; hatta ilk adımlardan biri olmalıdır. Ancak içeriğin hızlı biçimde yayılma riski, yeniden yüklenme ihtimali ve failin kimliğinin tespit gereksinimi nedeniyle platform başvurusu çoğu zaman ceza şikâyeti, ihtiyati tedbir ve gerekirse KVKK başvurusu ile birlikte yürütülmelidir.
Bu yüzden en doğru yaklaşım, içerik kaldırma sürecini tek kanallı değil, çok kanallı şekilde yönetmektir:
- Platforma bildirim yapılması,
- Delillerin korunması,
- Gerekiyorsa Cumhuriyet başsavcılığına başvurulması,
- Uygun ise 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi kapsamında başvuru yapılması,
- Kişilik hakkı ihlali varsa TMK m. 24-25 ve HMK m. 389 kapsamında tedbir istenmesi.
Deepfake nedeniyle manevi tazminat istenebilir mi?
Evet. Kişilik hakkı hukuka aykırı biçimde ihlal edilen kişi, Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminat miktarı; içeriğin niteliğine, yayılma derecesine, mağdur üzerindeki etkisine, failin kastına, içeriğin cinsel veya aşağılayıcı olup olmamasına ve mağdurun sosyal çevresi ile mesleki durumuna göre değişir.
Özellikle cinsel içerikli deepfake vakalarında manevi zarar çok daha ağır olabilir. Bu tür olaylarda mağdurun yalnızca duygusal değil, ailevi, toplumsal ve mesleki zararları da gündeme gelebilir.
Deepfake şantajında para ödemek doğru mudur?
Genel olarak hayır. Failin talep ettiği paranın ödenmesi, çoğu zaman içeriğin silineceğini garanti etmez; aksine failin yeni taleplerle geri dönmesine yol açabilir. Bu nedenle şantaj vakalarında en doğru yaklaşım, doğrudan pazarlığa girmek yerine delilleri saklamak, iletişimi mümkün olduğunca kontrollü yürütmek ve kolluk veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurmaktır.
Ödeme yapılmış olsa bile bu durum mağdurun hukuki koruma talebini ortadan kaldırmaz. Ancak ödeme sonrasında iletişim ve para transferine ilişkin bütün kayıtların korunması, failin tespiti bakımından önemlidir.
Deepfake olduğu nasıl kanıtlanır?
Deepfake içeriğin sahte olduğu; yalnızca göz, dudak, saç, ses tonu veya robotik görünüm gibi yüzeysel belirtilerle değil, teknik inceleme ile ispatlanır.
Bu incelemede özellikle şu unsurlar değerlendirilir:
- Dosyanın orijinal kopyası,
- Metadata bilgileri,
- İlk yükleme kaynağı,
- Paylaşım zinciri,
- Görüntü ve ses senkronu,
- Sıkıştırma ve düzenleme izleri,
- Dijital bütünlük verileri.
Bu nedenle içerik silinmeden önce delillerin korunması çok önemlidir. Aksi hâlde teknik inceleme ve içeriğin kaynağının belirlenmesi zorlaşabilir.
Deepfake içeriği paylaşan kişi de sorumlu olur mu?
Evet, olabilir. İçeriği yalnızca üreten kişi değil; bilerek paylaşan, benimsediğini açıkça ortaya koyan, yeniden dolaşıma sokan veya mağdura zarar verme amacıyla yayan kişiler de somut olayın özelliklerine göre sorumlulukla karşılaşabilir. Burada kişinin içeriği yalnızca “iletmesi” ile içeriği benimseyerek “yayması” farklı değerlendirilir.
Bu nedenle “ben üretmedim, sadece paylaştım” savunması her olayda koruma sağlamaz. Paylaşımın şekli, altına yazılan yorum, hedef gösterme amacı ve yayılma niyeti önemlidir.
Gerçek mahrem görüntü ile tamamen yapay görüntü arasında hukukî fark var mı?
Evet, çok önemli bir fark vardır. Eğer mağdurun gerçek özel hayatına ilişkin görüntü veya ses kullanılmışsa, özellikle TCK m. 134 yönünden daha güçlü bir ihlal gündeme gelir. Buna karşılık içerik tamamen yapay olarak üretilmişse, her olayda özel hayatın gizliliği ihlali oluşmayabilir; fakat kişilik hakkı, hakaret, kişisel veri ihlali, şantaj veya iftira yine gündeme gelebilir.
Dolayısıyla avukata, kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak başvuruda, içeriğin tamamen sentetik mi olduğu yoksa gerçek görüntü veya ses üzerinde değişiklik mi yapıldığı özellikle belirtilmelidir.
KVKK şikâyeti ne zaman düşünülmeli?
Deepfake üretimi veya paylaşımı, bir veri sorumlusunun kişisel veri işleme faaliyetiyle bağlantılıysa KVKK başvurusu gündeme gelebilir.
Örneğin aşağıdaki durumlarda ilgili kişinin KVKK kapsamındaki hakları değerlendirilebilir:
- Yüz ve ses örneklerinin toplanması,
- Sosyal medya içeriklerinin yapay zekâ sistemleriyle işlenmesi,
- Kişisel verilerin izinsiz biçimde üçüncü kişilere aktarılması,
- Hukuka aykırı işlenen verilerin silinmemesi,
- Otomatik sistemler aracılığıyla kişi aleyhine sonuç üretilmesi.
Bu durumlarda ilgili kişi önce veri sorumlusuna başvurabilir, ardından gerekli şartların oluşması hâlinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yoluna gidebilir.
Ancak fail anonim bir hesap üzerinden hareket etmişse veya veri sorumlusu tespit edilemiyorsa, KVKK yolunun pratik etkinliği sınırlı olabilir. Böyle bir durumda ceza soruşturması, failin ve dijital bağlantılarının tespit edilmesi bakımından daha etkili bir araç hâline gelebilir.
Deepfake mağduru ilk 24 saatte ne yapmalı?
İlk 24 saat, içeriğin yayılmasının önlenmesi ve delillerin korunması bakımından kritik önemdedir. Şu adımlar izlenmelidir:
- İçeriği yeniden paylaşmadan ekran görüntüsü ve ekran kaydı alın.
- İçeriğin URL adresini, kullanıcı adını, paylaşım saatini ve mesaj içeriklerini saklayın.
- Şantaj varsa faile ödeme yapmadan önce bütün delilleri koruyun.
- Platforma kimlik taklidi, deepfake, özel hayat ihlali veya şantaj gerekçesiyle ayrıntılı şikâyet gönderin.
- Gerekirse noter tespiti veya Türkiye Noterler Birliği E-Tespit hizmetini değerlendirin.
- Kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurun.
- İçeriğin niteliğine göre ihtiyati tedbir ve erişimin engellenmesi yollarını bir avukatla birlikte değerlendirin.

💬Yorumlar ve Katkılar0 katkı
✎ Yorum / katkı ekle