Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ceza hukuku normlarıyla da korunmaktadır. TCK m.151’de suçun temel şekli düzenlenirken; m.152’de suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış şekli hüküm altına alınmıştır. Mala zarar verme suçu, malın doğrudan zarar görmesini esas alan, mağdurun fiziksel veya psikolojik durumundan bağımsız olarak mal varlığına yönelik bir saldırıdır.
Suçun oluşması için malın “başkasına” ait olması şarttır. Paylı mülkiyet veya elbirliğiyle mülkiyet durumunda, failin kendi payı dışındaki kısım “başkasına ait” sayıldığından suçun maddi konusu oluşmuş kabul edilir.
1. Suçun Maddi ve Manevi Unsurları
Maddi Konu: Mal; taşınır, taşınmaz, katı, sıvı veya gaz hâlinde olabilir. Ekonomik değerinin yanı sıra sadece manevi değer taşıyan mallar da bu suçun konusunu oluşturabilir.
Fiil: TCK m.151’de sayılan seçimlik hareketlerden (yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kirletmek veya değerini düşürmek) birinin gerçekleştirilmesi gerekir. Suç serbest hareketli bir suçtur.
Manevi Unsur: Suç kural olarak genel kast ile işlenir. Ancak m.152/1-g bendinde düzenlenen “öç alma” hâlinde özel kast aranmaktadır.
2. Nitelikli Hâller (TCK M.152/1)
Kanunun 152. maddesinin ilk fıkrası, suçun maddi konusu veya mağduru nedeniyle ağırlaştırılmış yedi bentten oluşur:
- Kamu Malına ve Kamu Hizmetine Tahsisli Mallara Zarar Verme (m.152/1-a): Kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya kamu hizmetine tahsis edilmiş malların zarar görmesi durumunda bu bent uygulanır. Örneğin; mülkiyeti özel bir şirkete ait olsa dahi kamu hizmeti veren telefon direklerinin kesilmesi bu kapsamda değerlendirilir.
- Felaketleri Önlemeye Yarayan Mallara Zarar Verme (m.152/1-b): Yangın, sel veya deprem gibi afetlere karşı korunmaya tahsis edilen (can yeleği, sığınma odası, oksijen tüpü vb.) mallara zarar verilmesidir. Burada temel kriter, malın özel olarak bu amaçla tahsis edilmiş olmasıdır.
- Dikili Ağaç ve Fidanlara Zarar Verme (m.152/1-c): Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuklarına zarar verilmesi durumudur. Sayı sınırlaması yoktur; tek bir fidanın dahi zarar görmesi nitelikli hâlin oluşması için yeterlidir.
- Grev ve Lokavt Sırasındaki Zararlar (m.152/1-f): İşçi veya işveren sendikalarının kullanımında olan binalara veya tesislere grev/lokavt döneminde zarar verilmesidir. Siyasi parti binalarına veya meslek kuruluşlarına (Barolar vb.) yönelik saldırılar da bu kapsamda değerlendirilir.
- Kamu Görevlisinden Öç Alma Amacıyla İşlenen Suçlar (m.152/1-g): Failin, kamu görevlisinin yürüttüğü görev nedeniyle ondan intikam almak amacıyla malına zarar vermesidir. Bu durumda “öç alma amacı” (özel kast) ispatlanmalıdır.
3. İşleniş Biçimi Bakımından Nitelikli Hâller (TCK M.152/2)
İkinci fıkrada fiilin işleniş tarzının yarattığı tehlike esas alınmıştır:
- Yakarak, Yanıcı veya Patlayıcı Madde Kullanarak: Malın yakılması veya patlayıcı madde ile zarar verilmesidir. Yangın çıkması şart değildir; malın bir kısmının yakılması yeterlidir.
- Doğal Afetlere Neden Olarak: Toprak kaymasına, çığ düşmesine veya su taşkınına sebebiyet vererek mala zarar verilmesidir.
- Tehlikeli Silah ve Maddeler Kullanarak: Nükleer, biyolojik veya kimyasal silahların kullanılması bu bendi oluşturur.
4. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hâl (TCK M.152/3)
Suçun işlenmesi sonucunda; haberleşme, enerji, demiryolu veya havayolu ulaşımı gibi kamu hizmetlerinden birinin geçici de olsa aksaması durumunda ceza yarı oranından iki katına kadar artırılır. Burada önemli olan, hizmetin gerçekten aksamış olmasıdır; aksama ihtimali yeterli değildir.
5. Karşılaştırmalı Hukuk ve Değerlendirme
Fransız Ceza Kanunu (FCK) ile yapılan kıyaslamalarda, Fransız hukukunda nitelikli hâllerin çok daha geniş bir yelpazede (yaklaşık 31 bent) düzenlendiği görülmektedir. Özellikle mağdurun savunmasızlığı (yaşlılık, engellilik, hamilelik vb.) nedeniyle suçun işlenmesinin kolaylaşması FCK’da bir ağırlaştırıcı sebepken, Türk hukukunda bu durum m.152 kapsamında açıkça düzenlenmemiştir.
6. Sonuç ve Öneriler
Mala zarar verme suçunun mevcut düzenlemesi, mülkiyet hakkını koruma konusunda güçlü bir irade sergilese de bazı eksiklikler barındırmaktadır. Akademik görüşler ışığında şu öneriler sunulabilir:
Mağdurun savunmasız durumundan yararlanılarak suçun işlenmesi nitelikli hâl olarak eklenmelidir.
Özellikle pandemi döneminde görüldüğü üzere, sağlık hizmetlerinde kullanılan kritik tıbbi cihaz ve ilaçlara yönelik saldırılar özel olarak ağırlaştırılmalıdır.
Malın değerinin azlığı durumu, hırsızlık ve yağma suçlarında olduğu gibi cezada indirim sebebi olarak kanuna dâhil edilmelidir.
Bu düzenlemeler, mülkiyet hakkının korunması ile ceza adaletinin tesisi arasındaki dengeyi daha sağlıklı bir noktaya taşıyacaktır.

===============
Hazırlanan bu içerik, Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Veysel Candan Canoğlu tarafından kaleme alınan ve Ankara Barosu Dergisi‘nin 2025/4 sayısında yayımlanan “Mala Zarar Verme Suçunun Nitelikli ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hâlleri (TCK m.152)” başlıklı akademik makaleden faydalanılarak oluşturulmuştur. Konuyla ilgili yargı kararları, doktrindeki tartışmalar ve ayrıntılı hukuki analizler için ilgili makaleye BURADAN ulaşılabilir.
=================





