Trafik sigortasında yeni dönem: Genel Şartlarda kapsamlı değişiklikler Resmî Gazete’de yayımlandı

12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” ile trafik sigortasının kapsamı, hasar onarım yöntemi, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma ve ağır hasarlı araçlara ilişkin uygulama esaslarında önemli değişiklikler yapıldı.
Yeni düzenleme, özellikle değer kaybı tazminatının hesaplanması, orijinal parça yerine yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça kullanımı, hak sahibinin onayı, sigortacının ispat yükü, ağır hasarlı araçların trafikten çekildiğinin belgelenmesi ve kaza yerinin terk edilmesi hâlinde doğabilecek sonuçlar bakımından dikkat çekiyor.
Değer kaybı, yeni teminat tanımıyla ayrıntılandırıldı
Düzenlemenin en dikkat çeken bölümlerinden biri, A.5 maddesinde yer alan maddi zararlar teminatına ilişkin hükümler oldu. Buna göre, zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı, artık doğrudan teminat kapsamında açıkça tanımlanıyor. Değer kaybının tespitinde aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasarlı kısımları, geçmiş hasar durumu ile kaza öncesi ve sonrası ikinci el satış değerleri esas alınacak.
Ayrıca, araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibinin, değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacağı hükme bağlandı. Bu da uygulamada başvuru sürecini sadeleştiren ancak hak sahibinin talep kapsamını genişleten bir sonuç doğuruyor.
Sağlık giderlerinde SGK ile sigortacı arasındaki sınır yeniden çizildi
Yeni metin, 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi ile uyumlu biçimde, sağlık giderleri bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunu ve sigorta şirketlerinin sorumluluk alanını daha net ayırıyor. Trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan bazı sağlık giderleri ve SGK kapsamındaki ödemeler bakımından sigorta şirketinin ve Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun sona erdiği açıkça belirtiliyor.
Buna karşılık, tedavi sürecinde ve sürekli sakatlık sonrasında ortaya çıkan bakıcı giderleri, belirli koşullarda yine sigorta teminatı içinde tutuluyor. Böylece sağlık giderleri ile bakım giderleri arasında ayrım yapan daha teknik bir sistem kuruluyor.
Orijinal parça ve eşdeğer parça tartışmasına açık kurallar getirildi
Düzenlemenin üçüncü maddesi, onarım uygulamalarında uzun süredir tartışılan orijinal parça / eşdeğer parça meselesini ayrıntılı şekilde ele alıyor. Hasar gören parçanın orijinal parça ile değişiminin mümkün olmaması hâlinde yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça kullanılabilecek; bununla birlikte, hak sahibinin onayı alınmışsa ya da orijinal parça ile değişim mümkün değilse, bu hususun ispat yükü sigortacıya ait olacak.
Bu düzenleme, uygulamada sigorta şirketlerinin tek taraflı biçimde eşdeğer parça kullanımına yönelmesinin önüne geçmeyi amaçlarken, aynı zamanda ispat yükünü açıkça sigortacı üzerine bırakıyor.
Ağır hasarlı araçlar için “trafikten çekilmiştir” belgesi zorunlu hale geldi
Yeni kurala göre, zarar gören aracın ağır hasarlı olduğunun eksper raporuyla tespit edilmesi hâlinde, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğini gösteren “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödemesi yapılmayacak.
Bu hüküm, özellikle total hasar niteliğindeki dosyalarda ödeme öncesi yeni bir belge şartı getirerek süreci sıkılaştırıyor.
Kaza yerini terk etme ve tutanak yükümlülüğü konusunda daha açık yaptırım
Yeni düzenleme, trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma hali ile tedavi amaçlı zorunlu durumlar dışında olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu ve benzeri belgelerin düzenlenmesine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde ortaya çıkacak sonuçları daha net hale getiriyor.
Bu değişiklik, hasar dosyalarında delil toplama ve olay yeri tespiti bakımından sigortalının davranışının daha yakından değerlendirileceğini gösteriyor.
Ekler yürürlükten kaldırıldı, yeni ek-6 getirildi
Düzenlemeyle birlikte Genel Şartların Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’si yürürlükten kaldırıldı, Ek-6 ise yeniden düzenlendi. Böylece tazminat, belge ve başvuru mekanizmasında teknik ekler güncellenmiş oldu.
Yürürlük tarihi 1 Temmuz 2026
Yeni Genel Şartlar, Resmî Gazete’de yayımının ardından 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu nedenle, uygulamada hangi poliçe ve hangi kaza dosyalarına yeni kuralların uygulanacağı ayrıca önem taşıyor.
Geçiş hükümleri bakımından, genel olarak sigorta genel şartlarında yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere yeni kuralların uygulanacağı ilkesi dikkate alınacak; ancak somut dosya bakımından poliçe tarihi, kaza tarihi ve başvuru tarihinin ayrıca değerlendirilmesi gerekecek.
KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI
GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR TAM METİN

💬Yorumlar ve Katkılar4 katkı
Bu değişiklik ne anlama geliyor?
Bu düzenleme, trafik sigortasında yalnızca terminolojik bir yenileme değil, doğrudan tazminat hesabı ve ispat rejimi değişikliği anlamına geliyor. Özellikle: değer kaybı hesabının netleştirilmesi, sigortacının ispat yükünün açıkça düzenlenmesi, orijinal parça yerine alternatif parça kullanımına ilişkin sınırlamalar,
ağır hasarda ek belge zorunluluğu, uygulamada hasar dosyalarının sonuçlarını doğrudan etkileyebilir.
Zarar gören açısından ne değişiyor?
Zarar gören bakımından en önemli gelişme, değer kaybının başvuru kapsamına açıkça alınması ve sigortacıya bildirim yükünün güçlendirilmesidir. Buna karşın, ağır hasarlı araçlarda ve parça değişiminde yeni belge ve onay şartları nedeniyle süreç daha teknik hale gelmiştir.
Sigorta şirketleri açısından ne değişiyor?
Sigorta şirketleri açısından düzenleme, özellikle: eksper raporunun içeriği, parça türü seçimi, hak sahibinden onay alındığının ispatı, alternatif parça kullanımının ispatı, ağır hasar belgelerinin kontrolü,
bakımından daha sıkı bir kayıt ve savunma yükü doğuracaktır.
Yargısal uyuşmazlık ihtimali var mı?
Evet. Bu tür düzenlemelerde en çok uyuşmazlık çıkan başlıklar genellikle: değer kaybı hesabı, tazminatın kapsamı, eksper raporuna itiraz, teminat dışı bırakma halleri, ispat yükünün kimde olduğu noktalarında yoğunlaşır. Geçmişte de Danıştay nezdinde KMAZMSS genel şartlarının çeşitli değişiklikleri dava konusu olmuş; bazı düzenlemelerde sonradan yürürlüğe giren yeni metinler nedeniyle davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Bu durum, yeni düzenlemenin de ileride yargısal denetime konu olabileceğini göstermektedir.