Duruşmada Neler Yaşandı?
Silivri Cezaevi yerleşkesinde yapılan duruşma, yoğun bir katılıma sahne oldu. Altaylı’nın savunmasını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan, Av. Ömer Teker ve Av. Emine Rezzan Aydınoğlu üstlendi. Duruşmaya ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı katılarak, savcılığın talebine destek verdi. Salonu dolduranlar arasında Galatasaray Lisesi’nden mezunlar, tarihçi Murat Bardakçı, Prof. Dr. Celal Şengör, Prof. Dr. İlber Ortaylı, CHP’li vekil Sezgin Tanrıkulu ve çok sayıda gazeteci de yer aldı.
Savcılık, Altaylı’nın TCK’nın 310. maddesi uyarınca “5 yıldan az olmamak kaydıyla” hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Altaylı ise savunmasında şu ifadeleri kullandı:
Altaylı, “Örgüt üyesi değilim, şiddete başvurmuşluğum yok. Karşınızda duran bir vatandaşım” diyerek beraatini istedi.
Avukatlar ve TBB Başkanı’ndan Sert Tepki
Altaylı’nın avukatları, dosyada somut bir delil olmadığını, iddianamenin “abesle iştigal” olduğunu vurguladı. Av. Ömer Teker, “Müvekkilim 158 gündür tutuklu. Cumhurbaşkanı’nın korkmuş olabileceği iddiası tamamen gerçek dışı” dedi.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise mütalaayı “hukuka aykırılığın aynası” olarak nitelendirerek şöyle konuştu:
Altaylı Ne Demişti?
Altaylı’nın soruşturmaya konu olan 21 Haziran tarihli yayınında, “Cumhurbaşkanının ömür boyu görevde kalması” tartışmalarına ilişkin şu ifadeleri kullandığı belirtildi:
Bu sözlerin hemen ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, “Altaylıııı! Suyun ısınmaya başladı” paylaşımıyla gazeteciyi hedef göstermiş, bir gün sonra da Altaylı tutuklanmıştı.
Karar Sonrası Tepki ve Sembol Hareket
Mahkeme kararını açıkladıktan sonra Altaylı’nın dosyaları fırlatarak tepki gösterdi ve heyetin yuhalarla salondan ayrılması, duruşmanın sonunu dramatik bir şekilde noktaladı. Karar, basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti tartışmalarını bir kez daha alevlendirirken, Altaylı’nın avukatları kararı temyiz edeceklerini duyurdu.





