Adlî kaza
Adlî kaza; adalet (yargı) teşkilatı içinde, mahkemeler tarafından yürütülen genel yargı faaliyetini ifade eder. Bu kapsamda adlî kaza; uyuşmazlıkların ve bazı hâllerde uyuşmazlık bulunmasa bile yargısal denetim gerektire…

Adlî kaza; adalet (yargı) teşkilatı içinde, mahkemeler tarafından
yürütülen genel yargı faaliyetini ifade eder. Bu kapsamda adlî kaza; uyuşmazlıkların
ve bazı hâllerde uyuşmazlık bulunmasa bile yargısal denetim gerektiren işlerin,
hukuk ve ceza mahkemeleri (ve ilgili yargı kolları) eliyle görülmesini içerir.
Kapsamı
- Cezai yargı (ceza yargısı): Suç isnadı, soruşturma/kovuşturma ve yaptırımlar.
- Hukuki yargı (hukuk yargısı): Özel hukuk uyuşmazlıkları (borçlar, aile, miras, eşya vb.).
- Ticari yargı: Ticari nitelikteki uyuşmazlıklar (ticaret mahkemeleri bağlamında).
- Nizalı yargı: Taraflar arasında çekişme/uyuşmazlık bulunan işler.
- Nizasız yargı: Kural olarak çekişme olmaksızın, mahkemenin izin, tespit, onay gibi
işlemleri yaptığı yargısal işler (ör. bazı çekişmesiz yargı işleri).
Hukuki bağlam
- Adlî kaza terimi, çoğu metinde idarî kaza (idarenin işlem ve eylemlerinin
yargısal denetimi) kavramına karşılık olarak kullanılır. - Güncel dilde “adlî yargı” ifadesi, “adlî kaza”nın karşılığı olarak daha yaygındır.
Köken (Etimoloji)
Adlî Arapça ʿadl (عدل) kökünden gelir; “adalete/yargıya ilişkin” anlamını taşır.
Kaza kelimesi Arapça kökenlidir; klasik kullanımda “hüküm verme, yargılama”
anlam alanına dayanır (Arapça qaḍāʾ / قضاء). Türkçede özellikle hukuk dilinde “yargı/yargılama”
manasında yerleşmiştir.
Not
Terim, öğretide ve eski metinlerde geniş bir şemsiye kavramdır; pratikte “ceza yargısı”,
“hukuk yargısı” gibi alt ayrımlar üzerinden ifade edilir.



