Çiler N. Koşar

lk ve orta öğrenimini İzmir Türk Koleji'nde tamamlamıştır. DEÜ Hukuk Fakültesi’nden 1989 yılında mezun olduktan sonra, bir yıllık avukatlık stajının ardından 1990 yılında Çiler Nazife Koşar Avukatlık Ofisi’ni kurmuş, mesleğin ilk yıllarında özel hukuk alanında bilgi, birikim ve tecrübe gelişiminin ardından, 1998'den bu yana Ceza Hukuku ve Ekonomik Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri alanına yönelmiştir. 17 Kasım 2003'de noterlik belgesini almıştır. 1998 yılında Türk Hukuk Enstitüsü İzmir şubesini kurmuş, iki dönem başkanlığını yürütmüştür. 1999 yılında 232 şehit ailesini temsilen, Abdullah Öcalan İmralı yargılamasına müdahil avukat olarak katılmış, bu davanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecinde şehit ailelerini temsil ile görevlendirilmiş ve bu görevi başarı ile yerine getirmiştir. Mesleki eğitime önem vererek ve iki yabancı dil avantajını da kullanarak; • Council of Europe European Commission • International Bar Association • International Bar Association The Global Voice of the Legal Profession • International Bar Association Women’s Interest Group • International Bar Association Competition Policy Convergence and Economic Intergration gibi uluslararası seminerlerde gerek sunumlarda bulunarak, gerek bilgilendirme çalışmaları yaparak yer almış, bu sunumlar neticesinde plaket ve başarı belgeleri ile taltif edilmiştir. Mesleki makaleleri ve pek çok güncel ya da insani olay ile ilgili köşe yazıları, başta Türk Hukuk Dergisi olmak üzere, "Egelife" ve "Senato" dergilerinde, ayrıca muhtelif hukuki platformlarda yayınlanmıştır. “Susamadıklarım” ve “Dil – Efgâr” isimli yayınlanmış iki adet kitabı bulunmaktadır.
16 İçerik Ekledi
Ankahukuk Sitesi Kurucusu ve Editörühttps://www.cnkhukuk.com/
Dreyfus Davası, salt suçluyu bulma, yani polis ve / ya yargılama etkinliğiyle ile ilgili sıradan bir olay değildir. Adalet tarihinin en...
Haziran 1899'da Dreyfus ve Zola Fransa'ya döndüklerinde Başbakan Dupuy'dür. Hükümette Dreyfus yandaşı bakanlar vardır. Başbakan, Davanın yeniden ele alınmasından yanadır. Kamuoyundaki bölünme,...
Zola'nın ünlü 'Suçluyorum!' yazısı ve hüküm giymesi sayesinde Dreyfus Davası, parlamentonun, hükümetin, bütün devlet güçlerinin üzerine çıkar. Dreyfus artık bir...
Zola, aslında Dreyfus Davasındaki yanılgıdan dönülmesini isterken, kendisini cinayet mahkemesi önünde bulur. Kavganın yanları açıktır: Zola ile yandaşları. Karşılarında da hükümet...
Evet, gerçeğin nasıl yürümekte olduğunu L'Aurore gazetesinde yayımlanan ünlü mektubunda/yazısında görkemli biçimde sergiler, Zola. Bir tam gündüz ve iki gecede yazdığı...
Dreyfus Davasıyla ilgili hemen her gün Fransa'da yeni bir durum yaşanır. Picquart, hainliği bir başka subayın yaptığını saptar: Esterhazy. Zira Esterhazy'nin el...
Picquart, iz sürmekte kararlıdır. Esterhazy'nin ele geçen mektuplarının içeriğinden bir başka bilgiye daha ulaşır. Esterhazy, önemli belgeleri elde etmek için Savaş...
Dreyfus'ün hükümlülüğü ile birlikte geleceği çok parlak bir subayın meslekte kalması ve yükselmesi acı bir biçimde bitmiş görünmekteydi. Karar, Dreyfus'ün ailesini...
Dreyfus'ün hükümlülüğüne ilişkin kararla birlikte Fransız kamuoyunun içi rahatlar. Dava da bir bakıma gündemden çıkar. Ulusçuluk, hatta ırkçılık yandaşlığı ve Yahudilik...
28 Ekim 1894'te Binbaşı Henry, La Libre Parole gazetesi yazı işleri müdürüne bir mektup yazar. Yüzbaşı Dreyfus'ün casusluk suçundan tutuklandığını...
28 Ekim 1894'te Binbaşı Henry, La Libre Parole gazetesi yazı işleri müdürüne bir mektup yazar. Yüzbaşı Dreyfus'ün casusluk suçundan tutuklandığını...