Adem-i ifâ

📝 1 ileti 🗓️ 05.03.2026
🔗 bağlantı

Adem-i ifâ, borçlar hukuku ve klasik hukuk dili içinde, bir borcun/edimin ifa edilmemesini; yani borçlunun üstlendiği edimi yapmaması, yerine getirmemesi (para borcunda ödememesi) hâlini ifade eder. Terim, güncel Türkçe hukuk dilinde çoğu kez “ifa etmeme / borcun ifa edilmemesi” karşılığıyla anılır.

Kullanım

Hukuki kullanımda “adem-i ifâ”, sözleşmeden veya kanundan doğan bir edimin hiç yerine getirilmemesi bağlamında “borca aykırılık” (özellikle ifa engelleri) tartışmalarında görülür. Modern mevzuat metinlerinde “adem-i ifâ” kalıbı yerine genellikle “borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi” ifadeleri kullanılır; bu çerçevede borçlunun sorumluluğu ve zararların tazmini gündeme gelir.

  • Hiç ifa etmeme: Edimin hiç yerine getirilmemesi (ör. para borcunun hiç ödenmemesi).
  • Gereği gibi ifa etmeme: Edimin sözleşmeye/kanuna uygun biçimde ifa edilmemesi (yer, zaman, nitelik veya miktar bakımından aykırılık).
  • Temerrüt ile ilişki: “Temerrüt” tipik olarak muaccel borcun gecikmeli ifası ile ilgilidir; “adem-i ifâ” ise bağlama göre ifa etmeme (hiç yerine getirmeme) vurgusunu öne çıkarır.

Günlük kullanımda terim, modern konuşma dilinde yaygın değildir; daha çok Osmanlıca/klasik üslupta veya hukukî yazımda “ifa etmeme” anlamını teknik bir kısaltma gibi karşılamak üzere kullanılır. Güncel dilde aynı anlam çoğunlukla “yerine getirmemek”, “ifa etmemek”, “ödememek” şeklinde ifade edilir.

Zarara maruz kalan önalım hakkı sahibi, sadece kendi borçlusundan borcunu yerine getirmemesi (adem-i ifa) nedeniyle tazminat isteyebilir (TBK m. 112).

— O. Güneri, “Kanundan Doğan Önalım Hakkı ile Sözleşmeden Doğan Önalım Hakkı…”, YÜHFD 18/2 (2021)

Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 112

Köken (Etimoloji)

Adem-i ifâ birleşik bir terimdir:

  • adem: Arapça عدم (ʿadam) — “yokluk, bulunmama” anlam alanı.
  • -i: Osmanlı Türkçesinde yaygın Farsça izafet eki; “...ın/ ...in” bağlantısını kurar.
  • ifâ: Arapça إيفاء (īfāʾ) — “(gereğini) yerine getirme, borcu ödeme, eksiksiz ifa” anlamları.

Bu bakımdan terim, kelime yapısı itibarıyla “ifanın yokluğu / ifa etmeme” anlamına gelir.

Bkz: İfa

Kaynakça

İleti ekle

İleti gönderimi şu an kapalı.