Adlî kaza, en genel anlamıyla, adlî yargı kolu içinde yürütülen yargılama faaliyetini ve bu faaliyeti yerine getiren mahkemeler düzenini ifade eden, ağırlıkla klasik/öğretisel terminolojiye ait bir terimdir.
Adli (hukuk dilinde sıklıkla adlî biçimiyle), genel olarak adalet, yargı ve yargısal işleyiş ile ilgili olanı; daha dar bağlamda ise ceza muhakemesi, yargılama faaliyeti ve yargı teşkilatı çevresindeki kurum, işlem ve nitelikleri ifade e…
Adi şirket (Türk Borçlar Kanunu terminolojisiyle adi ortaklık), iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve/veya mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmesel kişi birliğidir.
Adem-i vüsuk (bazı metinlerde adem-i vüsûk), hukukî ve klasik/Osmanlıca dilde bir iddia, beyan veya belgenin gerçekliğinin sabit olmaması, başka bir ifadeyle güvenilir/sahih bulunmaması hâlini anlatan terimdir.
Adem-i ifâ, borçlar hukuku ve klasik hukuk dili içinde, bir borcun/edimin ifa edilmemesini; yani borçlunun üstlendiği edimi yapmaması, yerine getirmemesi (para borcunda ödememesi) hâlini ifade eder.
Aciz, hukuk dilinde (özellikle icra–iflas/takip hukukunda) kişinin veya bir kuruluşun borcunu vadesinde ödeyememesi, başka bir ifadeyle ödeme gücünün yetersizliği hâlini ifade eder.
Ceza davası, bir fiilin suç oluşturduğu iddiası üzerine, ceza muhakemesi usulüne göre yetkili ceza mahkemesi önünde yürütülen yargılama faaliyetini ve bu yargılama sonunda verilecek hükmü ifade eden genel bir terimdir.
Dava, en genel ve teknik anlamıyla, bir hakkın ihlâli, ihlâl tehlikesi veya hukukî belirsizlik nedeniyle mahkemeden hukukî koruma istenmesini ve bu istemin usul hukukunun öngördüğü çerçevede yargılamaya konu edilmesini ifad…
Açık artırma, önceden ilan edilen yer, zaman ve koşullar çerçevesinde, ilgililerin birbirleriyle rekabet ederek artan bedeller üzerinden teklif sundukları ve kural olarak en yüksek teklifi verenin satış konusunu kazandığı …
Aciz vesikası, icra takibinin yahut iflâs tasfiyesinin sonunda, borçlunun haczi mümkün malvarlığının borcun tamamını ödemeye elvermediğini ve bu nedenle alacağın bir bölümünün tahsil edilemeden kaldığını gösteren resmî nitelikte bir belg…
Zincirleme suç, failin tek bir suç işleme kararı doğrultusunda, aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle birden fazla fiil ortaya çıkmasına rağmen, kanunun bu fiilleri “içtima” kapsamında değerlendirerek tek ceza verilmesini; ancak …
Ceza zamanaşımı, bir suçtan dolayı verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün içerdiği cezanın, kanunda öngörülen süre içinde infaz edilmemesi (ya da infazın kesintiye uğramasından sonra kalan kısmın süresi içinde yerine getirilememesi) ne…
Dava zamanaşımı, bir suç nedeniyle kamu davasının açılabilmesi veya açılmış kamu davasının devam ettirilebilmesi için kanunun öngördüğü süre içinde hareket edilmemesi hâlinde, sürenin dolmasıyla birlikte kamu davasının düşmesi sonucunu d…
Pacta sunt servanda, Latince bir özdeyiş olup hukuk dilinde en yaygın karşılığıyla “sözleşmelere uyulmalıdır / akitler yerine getirilmelidir” anlamına gelir.
Acir, bir kira sözleşmesinin (icare akdi) taraflarından olup, mülkiyetinde bulunan veya tasarruf yetkisine haiz olduğu bir malın kullanılmasını veya ondan yararlanılmasını, belirli bir bedel karşılığında başkasına bır…
Ahde vefa, en genel ifadeyle “kurulan sözleşmeye bağlı kalma” ve sözleşmeden doğan borçları kararlaştırıldığı şekilde ifa etme yükümlülüğünü anlatan temel borçlar hukuku ilkesidir.
Adlî sicil, bireyler hakkında kesinleşmiş ceza mahkûmiyetleri ve bazı güvenlik tedbirlerine dair bilgilerin devlet tarafından merkezi bir sistemde toplanıp saklandığı, gerektiğinde yetkili kişi ve kurumlara belirli kurallarla verilen res…