Adem-i selahiyet, klasik/Osmanlıca hukuk dilinde yetkisizlik anlamına gelir. Bir mercii, makamı veya kişinin belirli bir iş/işlem hakkında hukuken geçerli karar verme ya da işlem yapma yetkisinin bulunmaması hâlini ifade eder. Güncel Türkçe hukuk dilinde karşılığı çoğu kez yetkisizlik (bağlama göre “görevsizlik/ehliyetsizlik” değil) olarak kullanılır.
Kullanım
Hukuki kullanımda “adem-i selahiyet”, özellikle eski metinlerde ve tarihî mevzuat/mahkeme pratiklerini anlatan çalışmalarda; bir merciin “bu işe bakmaya/işlem yapmaya yetkili olmadığı” itirazını veya tespitini anlatmak için geçer. Bugün aynı düşünce çoğunlukla yetki itirazı, yetkisizlik kararı, “mahkemenin yetkisi” gibi terimlerle ifade edilir.
Günlük kullanımda terim yaygın değildir; daha çok “yetkisizlik” yahut “bu konuda yetkim yok” gibi ifadeler tercih edilir. “Selahiyet” kelimesinin kendisi de gündelik dilde sınırlı kalmış, yerini büyük ölçüde “yetki”ye bırakmıştır.
… tahkikat-ı istintakiye icrası sırasında salahiyet veya adem-i salahiyet (yetkisizlik) … bir karar verebilir.
— İ. Ülker, “Osmanlı Ceza Yargılamasında Müstantik (Sorgu Hâkimi)”, DergiPark (PDF) Kaynak
Köken (Etimoloji)
Adem-i selahiyet Osmanlıca kalıp bir tamlamadır:
- adem (Arapça عدم, ʿadam): “yokluk, bulunmama”.
- -i: izafet eki (tamlayan–tamlanan ilişkisi kurar).
- selahiyet/salâhiyet (Arapça kök صلح ile ilişkili): “yetki; bir işe karışmaya/iş yapmaya haklı olma” anlam alanı.
Bu yapı itibarıyla terim, kelime kelime “selahiyetin yokluğu” demektir ve yerleşik karşılığı yetkisizliktir.
Bkz: Yetkisizlik




