\n

Akamet

📝 1 ileti 🗓️ 10.03.2026 👁️ 2
🔗 bağlantı

Akamet

Akamet, hukuk dilinde bir işin, girişimin veya yargısal/idarî sürecin sonuç vermemesini; başka bir ifadeyle neticesizlik, kısırlık ve sonuç alınmama hâlini ifade eder. Terim, klasik/eskimiş söz varlığı içinde yer almakla birlikte, hukuk uygulamasında özellikle “… akamete uğraması” kalıbı üzerinden yaşamaya devam eder.

Kullanım

Hukuki kullanımda “akamet”, bir davanın, takibin veya geçici hukukî koruma tedbirinin amaçlanan sonucu doğurmayacak şekilde işlevsizleşmesi yahut sürecin sonuçsuz kalması ihtimalini anlatmak için kullanılır. Uygulamada en sık görülen kalıplar şunlardır:

  • Davanın akamete uğraması: Yargılamanın sonuç vermeyecek hâle gelmesi / amaçlanan sonuca ulaşamaması.
  • İcra takibinin akamete uğraması: Takibin ilerleyememesi veya sonuçsuz kalması (ör. usulî eksiklikler, itiraz/şikâyet süreçleri vb. nedeniyle).
  • Hükmün akamete uğraması tehlikesi: Asıl davada elde edilecek sonucun, tedbir alınmadığı takdirde etkisiz kalması (geçici hukukî korumalar bağlamında).

Günlük kullanımda “akamet” tek başına sınırlı kullanılır; buna karşılık “akamete uğramak” deyimi “başarısız olmak, sonuçsuz kalmak” anlamıyla yerleşiktir.

… asıl davada elde edilecek olan hükmün akamete uğraması tehlikesinin …

— İstanbul Üniversitesi, “Koruma Dilekçesi” (bilgilendirme broşürü, PDF)

Köken (Etimoloji)

Akamet, Arapça kökenli olup Arapça عقم (ʿ-ḳ-m) kök alanıyla ilişkilidir. Etimoloji kaynaklarında kelimenin,
Arapça عقيم (ʿaqīm: “kısır, verimsiz”) sıfatından hareketle,
Türkçede “kısırlık/verimsizlik” anlamını karşılayacak şekilde türetilmiş bir ad (yapay masdar) olduğu belirtilir.
Osmanlıca yazımda عقامت biçimiyle de gösterilir.

Kaynakça

İleti ekle

İleti gönderimi şu an kapalı.