AKİT, kişileri birbirlerine karşı bir şey yapmak yahut vermekle yükümlü kılan hukukî ilişki veya bu ilişkinin doğurduğu yükümlülük anlamında kullanılan hukuk terimi; en yaygın hukukî işlemi ve borç kaynağını ifade eden bir hukuk terimi olan ve İnsanlığın tanıdığı en eski hukukî müesseselerden birini teşkil eden akid, İslâm'ın ilk muhatabı olan Câhiliye Arapları tarafından da bilinmekte ve kullanılmakta idi. Bu sebepledir ki Kur'ân-ı Kerîm ve hadisler onu tarif etmeden zikretmiş, bilindiğini var saydığı bu hukukî tasarrufla ilgili hükümler koymuştur.
Kullanım
Akit terimi modern Türk hukukunda sözleşme terimiyle eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. İvazlı akit, iki tarafa borç yükleyen sözleşme; ivazsız akit, tek tarafa borç yükleyen sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Mevzuatta "Akit Taraf" ifadesi uluslararası anlaşmalarda taraf devletleri ifade etmek için kullanılmaktadır.
Klasik İslam hukukunda akid daha geniş bir anlam spektrumuna sahiptir. Akid, borç kaynağı hukukî işlemlerin en önemlisidir. Hukuk tarihinde, mülkiyetin sebepleri arasında "sahipsiz mala el koyma"dan sonra ikinci sırayı almaktadır. Ahid terimiyle de yakın ilişki içindedir: Ahid, fıkıh terimi olarak daha çok "taahhüt" ve "anlaşma" mânalarında akid kelimesiyle eş anlamlı olarak geçmektedir.
İnşaat hukukunda özel bir kullanım alanı bulmuştur: İnşaat sözleşmesi (sözleşme); bir varlığın veya tasarım, teknoloji ve fonksiyon ya da nihai amaç veya kullanım açısından birbiriyle yakından ilişkili ya da birbirine bağımlı bir grup varlığın inşası için özel olarak yapılmış bir sözleşmedir. Sabit fiyatlı sözleşme; Yüklenicinin sabit bir sözleşme fiyatını ( ihale bedeli ) veya üretim birimi başına sabit bir tutarı ( birim fiyat ) kabul ettiği ancak belli koşullarda maliyet güncelleştirmesine (eskalasyon) konu olan inşaat sözleşmesidir.
Bugün akit terimi özellikle hukuk metinlerinde ve klasik hukuk eserlerinde tercih edilmekte, günlük kullanımda sözleşme terimi yaygın olarak benimsenmiştir.
Köken (Etimoloji)
Arapça ˁḳd kökünden gelen iˁtiḳād إعتقاد z "sözleşmeyle bağlanma, bir dine veya mezhebe bağlanma, bağlı olunan din veya mezheb" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaḳada "bağladı, düğümledi" fiilinin iftiˁāl vezni (VIII) masdarıdır. Arapça عَقَدَ (ʿaqada) "bağlamak, düğümlemek, kararlaştırmak" kök fiilinden türemiştir. Aynı kökten akide (inanç), itikat (inanma, bağlanma), ukde (düğüm) kelimeleri de gelmiştir.
Terim Osmanlı döneminde hukuk literatürüne girmiş, Cumhuriyet sonrası hukuk terminolojisinde de yerini korumuştur. Batı hukukundan gelen "sözleşme" terimiyle birlikte kullanılmaya devam etmektedir.
Bkz: Ahid, Akide, İtikat, Sözleşme, Ukde
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi - Akid maddesi (https://islamansiklopedisi.org.tr/akid)
- Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü (https://sozluk.adalet.gov.tr/)
- EtimolojiTürkçe - İtikat maddesi (https://www.etimolojiturkce.com/kelime/itikat/)
- Mevzuat Bilgi Sistemi (https://mevzuat.gov.tr/)




