Alâkadar, bir kişi, olay, işlem veya konu ile ilgili, ilişkili ya da bağlantılı olan kimse veya şeyi ifade eden Osmanlıca kökenli bir terimdir. Klasik hukuk dili ve Osmanlı bürokratik yazışmalarında, özellikle bir meseleyle doğrudan bağlantısı bulunan kişi veya kurumları belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Terim, modern Türk hukuk dilinde çoğunlukla ilgili, ilgili kişi, ilgili taraf veya ilgililer gibi ifadelerle karşılanmaktadır.
Kullanım
- Hukukî kullanım: Osmanlı dönemine ait hukuk metinlerinde ve resmî yazışmalarda, bir davaya, işleme veya idarî tasarrufa doğrudan ilişkisi bulunan kişi veya kurumları ifade etmek için kullanılmıştır. Bu bağlamda terim, günümüz hukuk terminolojisindeki ilgili kişi veya ilgili taraf kavramlarına karşılık gelir.
- Gündelik kullanım: Güncel Türkçede “ilgili”, “alakalı” veya “ilişkili” anlamında kullanılır. Bir kişi veya konunun belirli bir meseleyle bağlantılı olduğunu ifade eder.
İşbu hususta alâkadar olanların malûmatı olmak üzere keyfiyet ilân olunur.
— Osmanlı Devleti resmî ilân ve teblig metinlerinde kullanılan ifade biçimi
Köken (Etimoloji)
Terim Arapça kökenli iki unsurdan oluşur:
- على (ʿalā): “üzerine, hakkında, ilgili olarak”.
- قدر (qadar): “ölçü, değer, itibar, bağlılık veya ilgi”.
Bu unsurların birleşmesiyle oluşan ifade Osmanlı Türkçesinde zamanla “bir şeyle ilgili olan, o işle bağlantılı bulunan” anlamını kazanmış ve alâkadar biçiminde yerleşmiştir.
(Bkz: Alâka, İlgili Kişi, İlgili Taraf, Alâkadar Olanlar, Teblig




