Adaletin Kodları: Yapay Zeka Mahkeme Kararı Verebilir mi?

Düşünün: Elinde çekiç değil, bir veri seti tutan bir yargıç. Davalının geçmişini, suç istatistiklerini ve binlerce benzer davanın sonucunu saniyeler içinde analiz eden bir sistem. Bu, yapay zekanın (YZ) hukuk dünyasına sızdığı distopik bir gelecek senaryosu değil; şu anda dünyanın çeşitli yerlerinde test aşamasında olan bir gerçeklik. Bilim, adalet dağıtma biçimimizi kökten değiştirme potansiyeli taşıyor. Ancak bu güçlü araç, aynı zamanda hukukun temelini oluşturan “adil yargılanma hakkı”“eşitlik” ve “sorumluluk” ilkelerini de derinden sarsıyor. Peki, bir makinenin verdiği karar, gerçekten adil olabilir mi?

1. Bilimin Sunduğu Vaâtler: Daha Hızlı, Daha Tutarlı Adalet?

Yapay zeka, hukuk sistemindeki açık araştırmalar, zaman alıcı idari işler ve insan hatasından kaynaklanan tutarsızlıklara güçlü bir çözüm sunuyor.

  • Olağanüstü Hız ve Verimlilik: YZ, binlerce sayfalık dava dosyasını, mahkeme kararlarını ve kanun maddelerini insanlardan katbekat hızlı bir şekilde tarayabilir. Bu, avukatların ve hakimlerin zamandan tasarruf edip stratejik kararlara odaklanmasını sağlar.

  • Tutarlılık ve Öngörülebilirlik: İnsan hakimler yorulabilir, duygusal durumlarından etkilenebilir. Bir YZ algoritması ise aynı koşullardaki benzer davalar için benzer sonuçlar üreterek, kararlarda daha fazla tutarlılık vaat eder.

  • Geleceği Tahmin Etmek: Bazı YZ sistemleri, belirli bir davada hakimin nasıl karar vereceğini yüksek bir doğrulukla tahmin etmek için kullanılıyor. Bu, davacı ve davalıların dava stratejilerini belirlemelerine ve muhtemel uzun davalardan kaçınmak için anlaşmaya varmalarına yardımcı olabilir.

2. Karanlık Taraf: “Algoritmik Önyargı” ve Kodlanmış Ayrımcılık

İşte bu noktada bilimin parlak vaatleri, acımasız bir gerçekle gölgeleniyor: Algoritmik Önyargı. Yapay zeka sistemleri, kendilerini besleyen verilerle öğrenir. Eğer bu veriler tarihsel ve toplumsal önyargılarımızı yansıtıyorsa, YZ bu önyargıları öğrenir, büyütür ve sistematik hale getirir.

  • Amazon’un Cinsiyetçi İşe Alım Aracı: Amazon, işe alım süreçlerini otomatikleştirmek için bir YZ aracı geliştirdi. Ancak sistem, ağırlıklı olarak erkek adayların başvuruları üzerinden eğitildiği için, özgeçmişlerde “kadın” kelimesini (örneğin “kadınlar satranç kulübü”) cezalandırmayı öğrendi. Teknolojinin tarafsızlığı iddiası, toplumsal cinsiyet eşitsizliği karşısında çökmüştü.

  • Suç Tahmin Yazılımlarındaki Irksal Önyargı: ABD’de kullanılan bazı “suç işleme olasılığını tahmin eden” yazılımların, siyahi sanıkların riskini tutarlı bir şekilde beyaz sanıklara göre daha yüksek gösterdiği tespit edildi. Bu, hukuk sistemindeki sistematik ırkçılığın algoritmalar aracılığıyla yeniden üretilmesi anlamına geliyor.

Bu örnekler, bir YZ sisteminin kararının, Anayasa’nın temel ilkesi olan “kanun önünde eşitlik” ilkesini nasıl ihlal edebileceğinin çarpıcı kanıtlarıdır.

3. Hukukun Açmazı: Sorumlu Kim? Kara Kutunun İçindeki Günah Keçisi

Bir yapay zeka “hata” yaptığında ve bir bireyin haksız yere hapse girmesine, işini kaybetmesine veya itibarının zedelenmesine neden olduğunda, hukuk devreye girer ve en temel soruyu sorar: Sorumlu kim?

  • Algoritmayı Tasarlayan Yazılımcı mı? Kodunda bilinçsiz bir önyargı mı var?

  • Veriyi Sağlayan ve Sistemi Kuran Şirket mi? Kalitesiz veya taraflı veri kullanımından sorumlu tutulabilirler mi?

  • Kararı Uygulayan Hakim mi? Nihayetinde, YZ’nin önerisini bir “insan” onayladığı için sorumluluk ona mı aittir? (“Ben makineye güvendim” bir savunma olabilir mi?)

  • Yapay Zekanın Kendisi mi? Hukuken “kişilik” statüsü olmayan bir varlığa ceza veya tazminat yükümlülüğü verilebilir mi?

Bu, hukukun “kusur” ve “irade” kavramlarını kökünden sarsan bir “hesap verebilirlik açmazıdır”. Ayrıca, bazı karmaşık YZ sistemlerinin karar sürecinin tam olarak izlenememesi (“Kara Kutu Problemi“), sorumluluğun tespitini daha da zorlaştırıyor.

4. Etik ve Felsefi Uçurum: Adalet, İstatistikten mi İbarettir?

Sorun sadece teknik ve hukuki değil, aynı zamanda derin bir felsefi soruyu da gündeme getiriyor: Adalet nedir?

  • Merhametin Yokluğu: Bir hakim, bir sanığın özel koşullarını, pişmanlığını, topluma yeniden kazandırılma potansiyelini değerlendirebilir. Bir algoritma ise soğuk, katı verilerle çalışır. Adalet, istatistiksel bir doğruluktan daha fazlası mıdır?

  • Şeffaflık İlkesi: Bir birey, kendi hakkında verilen kararın gerekçesini anlama hakkına sahiptir. Ancak karmaşık bir YZ sistemi, kararını “Girdi A, B ve C, Çıktı D’yi %92 olasılıkla doğru kılıyor” şeklinde açıklayabilir. Bu, anlamlı bir hukuki gerekçe sayılır mı?

Sonuç: Dengeyi Bulmak: Teknolojiye Rehberlik Eden Bir Hukuk Çerçevesi

Yapay zekayı hukuk sisteminden tamamen dışlamak, verimlilik ve tutarlılık potansiyelini görmezden gelmek olur. Ancak kontrolsüz bir şekilde benimsemek de, temel hak ve özgürlüklerimiz için büyük bir risk oluşturur.

Çözüm, bilimi hukukun ve etiğin rehberliğine almaktır. İhtiyacımız olan şey:

  • Şeffaf ve Denetlenebilir Algoritmalar geliştirmek.

  • YZ sistemlerini eğitmek için kullanılan veri setlerinin çeşitliliğini ve tarafsızlığını sağlamak.

  • “İnsanın Gözetimde Olması” (human-in-the-loop) ilkesini yasal bir zorunluluk haline getirmek; nihai kararın her zaman bir insan tarafından verilmesi ve sorumluluğunun da o insanda olması.

  • YZ kullanımını, hesap verebilirliği ve adil sonuçları garanti altına alacak yeni yasal düzenlemelerle çevrelemek.

Son söz olarak; adaletin maddesi, hiçbir zaman bir bilgisayar koduna indirgenemez. Adalet, insanlık durumunun karmaşıklığını anlayan, merhametli ve sorumlu akıllara emanet edilmesi gereken bir değerdir. Teknoloji, bu akıllara hizmet eden bir araç olabilir, ancak asla onların yerini almamalıdır.

Bunları da Okuyabilirsiniz!

Ankahukuk Sitesi
Ankahukuk Sitesihttps://www.ankahukuk.com
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi

Cevap Bırak

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!