Ceza muhakemesi hukukunda, sanığın duruşmada bizzat hazır bulunması, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biridir. Ancak, güvenlik, sağlık, coğrafi uzaklık gibi nedenlerle bu kuralın istisnai durumlarda esnetilmesi gerekebilmektedir. Bu bağlamda, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS), teknolojik imkânlardan yararlanılarak sanığın duruşmaya fiziken katılamadığı durumlarda savunma hakkını kullanabilmesine olanak tanıyan önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, SEGBİS uygulamasının hukuki dayanaklarını, uygulama şartlarını, yüksek yargı kararları ışığında değerlendirilecek ve sistemin adil yargılanma hakkı bağlamında taşıdığı avantaj ve riskleri ortaya koymayı amaçlamaktadır.
1. SEGBİS’in Hukuki Dayanağı ve Kapsamı
SEGBİS, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 196/4’te düzenlenmiştir. Buna göre, “Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.” Bu hüküm, sanığın fiziki varlığının zorunlu olmadığı durumlarda, teknolojik altyapı aracılığıyla muhakemeye aktif katılımını mümkün kılmaktadır.
SEGBİS’in uygulanabilmesi için herhangi bir suç türü veya ceza miktarı sınırlaması öngörülmemiştir. Ancak, uygulamanın istisnai niteliği göz önüne alındığında, mahkemenin SEGBİS’e başvurmayı “zorunlu görmesi” gerekmektedir. Bu zorunluluk; güvenlik riski, sağlık sorunları, doğal afet, pandemi, sanığın nakil imkânsızlığı gibi durumlarda söz konusu olabilir.
2. SEGBİS’in Uygulama Şartları
2.1. Zorunluluk Şartı
CMK m. 196/4’e göre SEGBİS uygulaması, mahkemenin takdir yetkisine bağlı olup, ancak “zorunlu görülen hallerde” kullanılabilir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, bu zorunluluğun somut olgularla desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Örneğin, sanığın aynı şehirde bulunmasına rağmen SEGBİS kullanılması, ancak somut ve ikna edici bir gerekçe ile mümkün olabilir.
2.2. Sanığın Rızası veya Feragati
Sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı, Anayasa’nın 36. maddesi ve AİHS’in 6. maddesi kapsamında korunan temel bir haktır. Ancak, sanık bu hakkından açık veya örtülü şekilde feragat edebilir. Feragatin geçerli olabilmesi için; sanığın iradesinin serbestçe oluştuğu, sonuçlarını öngörebildiği ve kamu yararına aykırı olmadığı durumlarda SEGBİS yoluyla duruşmaya katılım mümkündür.
2.3. Teknik ve Usuli Güvenceler
SEGBİS uygulamasının adil yargılanma hakkını ihlal etmemesi için aşağıdaki güvencelerin sağlanması gerekmektedir:
-
Görüntü ve ses kalitesinin yeterli olması,
-
Sanığın müdafii ile gizli iletişim kurabilmesi,
-
Sanığın duruşmayı etkin şekilde takip edebilmesi,
-
Esas hakkında mütalaa ve son söz hakkının kullanılmasına imkân tanınması.
3. Yüksek Mahkeme Kararları Işığında SEGBİS
3.1. Anayasa Mahkemesi Kararları
Anayasa Mahkemesi, SEGBİS uygulamasının sanığın savunma hakkını ihlal etmediğini, ancak uygulamanın “zorunluluk” ve “orantılılık” ilkelerine uygun olması gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle, tanık dinleme, teşhis gibi esaslı işlemlerin yapıldığı duruşmalarda sanığın fiziken hazır bulunmasının önem taşıdığı belirtilmiştir.
3.2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kararları
AİHM, SEGBİS benzeri sistemlerin kullanımının tek başına AİHS’in 6. maddesine aykırı olmadığını, ancak sanığın savunma hakkının etkili şekilde kullanılmasını engelleyecek teknik aksaklıkların bulunmaması gerektiğini ifade etmiştir. AİHM’e göre, sanığın avukatıyla özel görüşme imkânı ve duruşmayı takip edebilme olanağı sağlanmalıdır.
4. Esas Hakkında Mütalaa ve Son Sözün SEGBİS Yoluyla Verilmesi
CMK m. 216 uyarınca, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını açıklaması ve ardından sanığa son söz hakkının verilmesi zorunludur. SEGBİS yoluyla yapılan duruşmalarda da bu usul işlemleri aynen uygulanmalıdır. Sanığın, savcının mütalaasına karşı savunma yapabilmesi ve son sözünü etkili şekilde kullanabilmesi için teknik alt yapının elverişli olması şarttır.
5. Sonuç ve Değerlendirme
SEGBİS, ceza muhakemesi sürecinde sanığın duruşmaya fiziken katılamadığı durumlarda savunma hakkını koruyan önemli bir araçtır. Ancak, uygulamanın istisnai niteliği göz ardı edilmemeli, keyfi veya yaygın bir kullanıma dönüşmemelidir. Mahkemeler, SEGBİS’e başvururken somut ve ikna edici gerekçeler sunmalı, sanığın savunma hakkını etkileyebilecek teknik aksaklıkları gidermeli ve adil yargılanma ilkelerine uygun hareket etmelidir.
Teknolojik gelişmelerin hukuk alanına entegrasyonu kaçınılmaz olsa da, insan hakları ve adil yargılanma ilkeleri her zaman öncelikli olmalıdır. SEGBİS’in etkin ve hakkaniyetli bir şekilde kullanılması, ancak bu dengeyi koruyan bir anlayışla mümkün olacaktır.
Bu içerik, Sn. Prof. Dr. Berrin AKBULUT’un “SANIĞIN DURUŞMAYA SEGBİS ARACILIĞIYLA KATILMASI VE ESAS HAKKINDA MÜTALAA İLE SON SÖZ UYGULAMASI” isimli, Türkiye Adalet Akademisi’nin Temmuz 2025, 63 nolu sayısında yayınlanmış hukuki çalışmasından yararlanılarak hazırlanmıştır. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi edinimi için bu hukuki çalışmaya bakabilirsiniz!





