Terim Ara
Kelimeyi yazın, anında sonuçları görün.
Ana Sayfa / Sözlük / Hukuk Ansiklopedisi / Adli tıp raporu

Adli tıp raporu

1) Tanım ve hukuki niteliği Adlî tıp raporu, bir olayın ceza veya hukuk yargılamasında önem taşıyan tıbbî yönlerinin; tıp biliminin yöntemleriyle incelenip değerlendirilmesi sonucunda düzenlenen, çoğu zaman bilirkişi rap…
Görüntülenme: 14 Tarih: 23 Şubat 2026
Adli tıp raporu

1) Tanım ve hukuki niteliği

Adlî tıp raporu, bir olayın ceza veya hukuk yargılamasında önem taşıyan tıbbî yönlerinin; tıp biliminin yöntemleriyle incelenip değerlendirilmesi sonucunda düzenlenen, çoğu zaman bilirkişi raporu niteliğinde olan yazılı uzman görüşüdür. Rapor; yaralanmanın niteliği, hayatî tehlike olup olmadığı, kemik kırığı/organ kaybı, iş gücü kaybı-maluliyet, ölüm nedeni, zehirlenme, cinsel suçlarda bulgular, yaş tayini, akıl sağlığı ve cezai ehliyet gibi konularda yargı makamının teknik bilgi ihtiyacını karşılamaya hizmet eder.

Hukuken adlî tıp raporu:

  • Delil değil, delili değerlendirme aracıdır (bilirkişi görüşü).
  • Hâkimi/savcıyı teknik konuda aydınlatır; hukukî nitelendirme yapamaz (CMK m. 67/3; HMK m. 279/4).
  • Uygulamada özellikle Adlî Tıp Kurumu (ATK), üniversiteler ve sağlık kuruluşu heyet raporları bu başlık altında görülür.

2) Adlî tıp raporu hangi aşamalarda ve kim tarafından istenir?

Ceza soruşturmasında (savcılık aşaması) ve kovuşturmasında (mahkeme aşaması) bilirkişiye başvuru şartı, teknik/özel bilgi gerekliliğidir. CMK m. 63 bunu açıkça sınırlar: “genel bilgi/tecrübe veya hâkimlik mesleğinin hukukî bilgisiyle çözülebilecek” konuda bilirkişiye gidilemez; ama tıbbi meseleler çoğu kez teknik olduğundan adlî tıp raporuna ihtiyaç doğar.

  • Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı rapor aldırabilir (CMK m. 63/3).
  • Kovuşturmada mahkeme/hâkim rapor aldırır; soru listesi, konu ve süre atama kararında yazılmalıdır (CMK m. 66/1).
  • Taraflar/ilgiler, inceleme sırasında teknik bilgi verebilecek kişilerin dinlenmesini veya araştırma yapılmasını isteyebilir (CMK m. 66/5).
  • Taraflar ayrıca rapora karşı “uzman mütalaası” (bilimsel görüş) alabilir (CMK m. 67/6). Bu, özellikle raporun bilimsel dayanağı/ölçütü tartışmalı olduğunda pratikte çok güçlü bir araçtır.

3) Raporun içeriği: “Tıbbî vakıa + yöntem + gerekçe + sonuç” standardı

Ansiklopedik düzeyde iyi bir adlî tıp raporunda şu unsurlar aranır:

  1. Kimlik ve dosya bilgisi: Kime ait, hangi makamın talebiyle, hangi dosya kapsamında düzenlendiği.
  2. İnceleme materyali: Muayene bulguları, epikrizler, görüntüleme sonuçları, laboratuvar verileri, otopsi bulguları, fotoğraflar, olay yeri verileri vb.
  3. Yöntem: Hangi tıbbî metodolojiyle değerlendirme yapıldığı (klinik muayene, radyoloji değerlendirmesi, toksikoloji, histopatoloji vb.).
  4. Tartışma/gerekçe: Bulguların tıbben ne ifade ettiği, alternatif ihtimallerin neden elendiği.
  5. Sonuç: Sorulan sorulara tek tek, açık ve denetlenebilir yanıtlar.

Ceza yargılamasında CMK m. 67, bilirkişinin “yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları açıklayan” rapor düzenlemesini; birden çok bilirkişi varsa görüş ayrılıklarının gerekçesiyle yazılmasını öngörür (CMK m. 67/1-2). Hukuk yargılamasında da HMK m. 279 raporun gerekçe ve varılan sonuçları içermesini arar.

4) Bilirkişinin (adli tıp uzmanının) sınırı: hukuki değerlendirme yasağı

Adlî tıp raporu, tıbbi açıdan çok güçlü olsa bile hukukî nitelendirme raporu değildir. Hem CMK hem HMK, bilirkişinin uzmanlık/teknik bilgi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamayacağını ve hâkime ait hukukî değerlendirme alanına giremeyeceğini açıkça yazar (CMK m. 67/3; HMK m. 279/4).

Bu pratikte şu anlama gelir:

  • “Sanık kusurludur/kusursuzdur” gibi saf hukukî sonuç cümleleri (özellikle kusur normatif değerlendirme ise) risklidir.
  • “Fiil TCK anlamında öldürmeye teşebbüstür” gibi nitelendirmeler bilirkişinin işi değildir.
  • Buna karşılık “yaralanma yaşamı tehlikeye sokar niteliktedir / sokmaz” gibi tıbbi-kriminal kriterler, uzmanlık alanında kaldığı ölçüde raporda yer alabilir.

5) Çelişkili raporlar ve giderilmesi: ATK Üst Kurulları ve genişletilmiş heyet

Uygulamada aynı olaya ilişkin:

  • hastane adlî raporu,
  • üniversite raporu,
  • ATK ihtisas dairesi raporu,
  • heyet raporu

arasında çelişki çıkabilir. Bu durumda yargı makamı çelişkinin nedenlerini tartışmak ve gerekirse yeni rapor/ek rapor almak zorundadır. Güncel teşkilat yapısında çelişki giderme mekanizması, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi No:4 m. 16’da düzenlenmiştir:

  • ATK ihtisas kurulları ile ATK dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet raporları arasında çelişki varsa, Adlî Tıp Üst Kurulları uzman üyelerle inceleyip “kesin karara bağlar” (m.16/1-d).
  • Fizik, Trafik ve Adlî Bilişim İhtisas Daireleri bakımından ise Üst Kurullar yolu kapalıdır; çelişki varsa en az 7 uzmanla genişletilmiş heyet incelemesi öngörülmüştür (m.16/2).

Bu düzenleme, hangi çelişkide hangi ATK mekanizmasının devreye gireceğini “kurumsal olarak” belirlediği için, rapor talep dilekçelerinde doğru merciyi hedeflemek açısından önemlidir.

6) Üniversitelerin “resmî bilirkişi” niteliği

Sadece ATK değil; mevzuat, bazı üniversite birimlerini de adlî olaylarda “resmî bilirkişi” kabul eder. 2659 sayılı Kanun m. 31, yükseköğretim kurumları veya birimlerinin adli tıp mevzuatı çerçevesinde resmi bilirkişi sayılacağını belirtir. Bu, özellikle:

  • ATK’ya gitmeden üniversite adlî tıp anabilim dallarından rapor alınması,
  • ATK raporuna karşı bilimsel değerlendirme yaptırılması,
  • çelişki olduğunda ikinci görüş alınması gibi süreçlerde pratik karşılık bulur.

7) Raporun bağlayıcılığı meselesi ve yargısal denetim

Adlî tıp raporu, teknik bir delil değerlendirme aracıdır; mahkemeyi otomatik olarak bağlamaz. Ancak raporun bilimsel tutarlılığı yüksekse ve dosyadaki diğer delillerle uyumluysa mahkeme için çok güçlü bir dayanak olur. Buna karşılık rapor:

  • gerekçesiz,
  • çelişkili,
  • soruları yanıtlamayan,
  • dosya içeriğine yabancı,
  • yöntemsel açıdan denetlenemez

ise yeni rapor alınması ya da raporun hükme esas alınmaması gündeme gelebilir.

Bu yaklaşım içtihatta da görünür. Örneğin tıbbi uygulama hatası/hekimin özen yükümlülüğü türü dosyalarda bilirkişi raporunun “denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli” olması gerektiği vurgulanır:

3. Hukuk Dairesi 2022/828 E. , 2022/6430 K.

“… bilirkişi raporu önem kazanmakta olup, rapor taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmalıdır … bilirkişi … ayrıntılı ve gerekçeli açıklamalı ve sonuca ulaşmalıdır … bilirkişi tarafların itirazlarını da mutlaka karşılamalı ve aydınlatıcı olmalıdır …”

Ceza dosyaları bakımından da, bilirkişi raporunun tek başına “son söz” olmadığı; mahkemenin gerekçeli biçimde rapora itibar edip etmeme takdirinin bulunduğu ifade edilir:

12. Ceza Dairesi 2018/7113 E. , 2019/3547 K.

“… bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu …”

8) Uygulamada sık görülen rapor türleri (kategorik)

Adlî tıp raporları pratikte şu başlıklarda yoğunlaşır:

  • Adlî muayene raporu (yaralama): Basit tıbbi müdahale ile giderilebilirlik, hayati tehlike, kırık-çıkık, duyu/organ kaybı vb.
  • Cinsel suçlar raporu: Muayene bulguları, biyolojik örnekler, travma bulguları (son derece hassas veri niteliği taşır).
  • Maluliyet/iş gücü kaybı raporu: Trafik kazası, iş kazası, meslekte kazanma gücü kaybı gibi uyuşmazlıklarda oran tespiti.
  • Otopsi raporu ve ölüm nedeni raporu: Ölüm nedeni, ölüm zamanı değerlendirmesi, travmatik bulgular, toksikoloji.
  • Toksikoloji raporu: Alkol/uyuşturucu, zehirlenme, ilaç düzeyleri.
  • Psikiyatrik/adlî psikiyatri raporu: Ceza ehliyeti, akıl hastalığı, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği.
  • Yaş tayini/kimliklendirme: Özellikle resmi belgelerde yaş uyuşmazlığı veya kimlik tespiti.

9) Raporlara karşı tarafların hakları (itiraz/ek rapor/yeni bilirkişi)

Ceza yargısında CMK m. 67/5, rapor geldikten sonra ilgililere “itiraz veya yeni bilirkişi incelemesi isteme” imkânı tanınmasını ve istem reddedilirse 3 gün içinde gerekçeli karar verilmesini düzenler. Ayrıca CMK m. 67/6 uyarınca taraflar rapora karşı uzmanından bilimsel mütalaa alabilir. Bu iki hak, özellikle raporun eksik olduğu veya çelişkili olduğu dosyalarda belirleyicidir.

Hukuk yargılamasında da HMK m. 281, bilirkişi raporuna itiraz ve yeni bilirkişi atanması gibi talepleri ve sürelerini düzenler (bu maddeyi burada kesit olarak vermedim; ancak HMK linkinde tam metin yer alır).


Uygulanabilir Pratik Öneriler (Dosyası olanlar için)

Adlî tıp raporunu “okurken” veya “itiraz ederken” genelde şu kontrol listesi iş görür:

  1. Mahkemenin/savcılığın sorduğu sorular raporda tek tek cevaplanmış mı?
  2. Kullanılan tıbbi belgeler (epikriz, BT/MR, grafi, laboratuvar, fotoğraf) listelenmiş mi?
  3. Bulgudan sonuca giden gerekçe zinciri var mı, yoksa sadece sonuç mu yazılmış?
  4. “Hukukî nitelendirme” yapılmış mı (yapılmışsa raporun bu kısmı tartışmalı olabilir)?
  5. Raporda çelişki var mı veya başka raporlarla çelişiyor mu? Çelişkinin teknik nedeni ortaya konmuş mu?
  6. Gerekirse CMK m. 67/6 kapsamında uzman mütalaası alıp rapora bilimsel karşılık verilebilir mi?

Sonuç / Özet

  • Adlî tıp raporu, yargılamada çoğu kez bilirkişi raporu niteliğinde olup teknik/tıbbî konularda mahkemeyi aydınlatır (CMK m.63, m.66, m.67; HMK m.279).
  • Bilirkişi (adli tıp uzmanı) hukukî nitelendirme yapamaz; yalnız uzmanlık gerektiren teknik hususlarda görüş bildirebilir (CMK m.67/3, HMK m.279/4).
  • Raporlar arasında çelişki varsa, özellikle ATK–dış sağlık kurumu raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesinde Adlî Tıp Üst Kurulları ve bazı daireler için genişletilmiş uzman heyeti mekanizmaları devreye girebilir (CBK No:4 m.16).
  • Adlî tıp raporu mahkemeyi bağlamaz; mahkeme gerekçeli olarak rapora itibar edebilir veya etmeyebilir. Raporun denetime elverişli, gerekçeli ve itirazları karşılar nitelikte olması beklenir (Yargıtay içtihatları).
  • En kritik vurgu: Rapor geldikten sonra itiraz/ek rapor/yeni inceleme isteme ve uzman mütalaası alma hakları, raporun eksik/çelişkili olduğu dosyalarda sonucu doğrudan etkileyebilir (CMK m.67/5-6).

Kaynak: apilex.ai