İçeriğe geç
⚡ Son Tepkiler
📌 Faydalı🔎 İlgi Çekici🎶 Hurri İlahisi: İnsanlığın Bilinen En Eski Şarkısı 🧠 Bilgilendirici1926 Ankara Antlaşması ve Musul Meselesi: Nedenleri, Sonuçları ve Tam Metin 🙂 Fena Değil1. Thko Davasında Yargılanan Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Yaptıkları Savunma 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciGümrükte Yolcu Beraberinde Getirilen Eşya Rehberi 2025-2026 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciDava Dilekçesinde Yer Almayan Hususlar Kısmen Islah ile Davaya Dahil Edilemeyecek: 2026 YİBBGK Kararı  ⚡ ŞaşırtıcıO. J. Simpson Vakası – Fotoğrafın Çökerttiği İnkâr 📌 Faydalı🔎 İlgi ÇekiciTers Kelepçe Hangi Hallerde Takılır? 📌 Faydalı🧠 Bilgilendirici7587 Sayılı Kanun Resmi Gazete’de yayınlandı.

Misak-i Millî Beyannamesi’nin İlanı Sonrası Diplomatik Deprem: İstanbul’un İşgali

Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
Doğrulanmış Hukukçu
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
Üyeyi takip et · 7 Şubat 2026 · 3 dk. okunma süresi
Facebook X LinkedIn WhatsApp Diğer Bağlantıyı kopyala
0
İçerik türü Makale / Analiz

Misak-ı Millî’nin 17 Şubat 1920’de tüm dünyaya resmen duyurulması, İtilaf Devletleri için sadece bir “evrak” değil, Mondros Ateşkesi’nin ardından kurdukları sömürge düzenine karşı yapılmış bir siyasi intihar veya açık bir savaş ilanı olarak algılandı. İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar, “hasta adam” dedikleri imparatorluğun kalbinden, böylesine diri, böylesine tavizsiz ve böylesine “Türk” bir sesin çıkmasını beklemiyorlardı. Bu ilanın ardından başlayan diplomatik deprem, kısa sürede askeri bir operasyona dönüştü.

İngilizlerin Panik ve Öfke Süreci

Beyannamenin ilanından hemen sonra İngiliz Yüksek Komiserliği, Londra’ya gönderdiği raporlarda “Türk milliyetçilerinin İstanbul’u ele geçirdiğini” ve hükümetin artık kukla bile olamayacak kadar kontrol dışına çıktığını bildirdi. İtilaf Devletleri önce baskı yoluyla bu karardan dönülmesini istediler. Dönemin padişahı Vahdettin ve hükümet başkanı Ali Rıza Paşa üzerinde kurulan baskı, Ali Rıza Paşa’nın istifasına yol açtı. Ancak yerine gelen Salih Paşa hükümeti de Misak-ı Millî’den taviz vermeyince, Batılı güçler “diplomasinin bittiği, namlunun başladığı” yere geldiler.

16 Mart 1920: Bir Şehrin ve Bir İradenin Kelepçelenmesi

16 Mart sabahı, İstanbul sakinleri limana demirleyen devasa zırhlıların namluları saraya ve meclise dönmüş halde uyandı. İngiliz birlikleri sabahın erken saatlerinde Şehzadebaşı Karakolu’nu basarak silahsız Türk askerlerini uykularında şehit etti. Bu, sadece bir asayiş operasyonu değil, Türk milletinin moralini çökertmeye yönelik kanlı bir gözdağıydı. Şehrin her köşesine asılan bildirilerde, “İşgalin geçici olduğu, ancak saltanat makamını korumak için milliyetçi hareketin ezilmesi gerektiği” gibi kara propaganda yöntemlerine başvuruluyordu.

Asıl darbe ise meclise vuruldu. Milli iradenin sembolü olan Meclis-i Mebusan, süngülerin gölgesinde basıldı. Rauf Bey (Orbay) gibi Misak-ı Millî’nin öncüleri derdest edilerek tutuklandı. Birçok milletvekili pencereden atlayarak kaçmak zorunda kaldı. Tutuklanan onlarca mebus, aydın ve asker, İngiliz gemileriyle Malta Adası’na sürgüne gönderildi. Bu olay, dünya parlamento tarihinde eşine az rastlanan bir barbarlık örneği olarak kayıtlara geçti.

Meclisin Kapanması ve Mustafa Kemal’in Stratejik Yanıtı

İşgalciler meclisi kapatarak Milli Mücadele’yi bitirdiklerini sanıyorlardı. Ancak Mustafa Kemal Paşa için bu, beklenen ve “gereken” bir hamleydi. Paşa, İstanbul’daki dostlarına daha önce “Meclisi İstanbul’da açarsanız, İngilizler bir gün basar” demişti. Şimdi haklı çıkmıştı. İstanbul’un resmen işgaliyle birlikte, Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiği gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Mustafa Kemal, 16 Mart’ta tüm dünyaya yayımladığı protesto genelgesinde, bu saldırının Türk milletinin onuruna ve medeniyet dünyasına yapıldığını ilan etti. İşgal, Ankara’daki direnişin meşruiyetini bir kat daha artırdı. İstanbul’dan kaçabilen mebuslar, subaylar ve aydınlar akın akın Ankara’ya, “bozkırın merkezine” gelmeye başladılar. Bu, aslında sonun değil, Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışına giden yolun başlangıcıydı.

Sonuç: Ters Tepen Bir Hamle

İngilizlerin İstanbul’u işgal edip meclisi dağıtması, Türk milletini korkutmak yerine, Milli Mücadele etrafında daha sıkı kenetlenmesini sağladı. Artık tek bir hedef vardı: Misak-ı Millî sınırlarını silah gücüyle kurtarmak. 16 Mart işgali, İstanbul Hükümeti’nin otoritesini tamamen sıfırlarken, Ankara’yı Türk milletinin tek gerçek temsilcisi haline getirdi. Misak-ı Millî, artık sadece bir kağıt parçası değil, Anadolu topraklarında kanla yazılacak bir zaferin müjdecisiydi.

Bu içeriğe tepkin ne? En fazla 4 tepki seçebilirsin.

Topluluk

Yorumlar ve Katkılar0 katkı

Yorum / katkı ekle

Katkı ekle

E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Katkı türü

İlk katkıyı sen bırak. Düşünce, katkı, düzeltme veya ek kaynak ekleyebilirsin.
Menü