İçeriğe geç
⚡ Son Tepkiler
📌 Faydalı🔎 İlgi Çekici🎶 Hurri İlahisi: İnsanlığın Bilinen En Eski Şarkısı 🧠 Bilgilendirici1926 Ankara Antlaşması ve Musul Meselesi: Nedenleri, Sonuçları ve Tam Metin 🙂 Fena Değil1. Thko Davasında Yargılanan Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde Yaptıkları Savunma 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciGümrükte Yolcu Beraberinde Getirilen Eşya Rehberi 2025-2026 📌 Faydalı🧠 BilgilendiriciDava Dilekçesinde Yer Almayan Hususlar Kısmen Islah ile Davaya Dahil Edilemeyecek: 2026 YİBBGK Kararı  ⚡ ŞaşırtıcıO. J. Simpson Vakası – Fotoğrafın Çökerttiği İnkâr 📌 Faydalı🔎 İlgi ÇekiciTers Kelepçe Hangi Hallerde Takılır? 📌 Faydalı🧠 Bilgilendirici7587 Sayılı Kanun Resmi Gazete’de yayınlandı.
Ankahukuk Sözlük

Adli Tatil

Adli tatil, kanunda belirtilen yargı mercilerinin her yıl belirli bir dönemde olağan çalışma düzenine ara verdiği; buna karşılık ivedi işlerin, tutuklu dosyaların, geçici hukuki koruma taleplerinin ve kanunda…

15 görüntülenme5 katkı4 Mevzuat / İçtihat1 Kaynakça / Ek Kaynak
Ankahukuk Sitesi
Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
Doğrulanmış Hukukçu
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
Üyeyi takip et
Terimi ekleyen üye

Adli tatil, kanunda belirtilen yargı mercilerinin her yıl belirli bir dönemde olağan çalışma düzenine ara verdiği; buna karşılık ivedi işlerin, tutuklu dosyaların, geçici hukuki koruma taleplerinin ve kanunda açıkça belirtilen diğer dava ve işlemlerin görülmeye devam ettiği dönemdir.

Adli tatil, mahkemelerin tamamen kapandığı veya yargısal faaliyetlerin bütünüyle durduğu bir tatil dönemi değildir. Bu süreçte nöbetçi mahkemeler görev yapar, dava ve başvuru dilekçeleri alınabilir, tebligat işlemleri gerçekleştirilebilir ve gecikmesinde sakınca bulunan işler görülmeye devam eder.

Adli Tatil Ne Zaman Başlar ve Biter?

Türkiye’de adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar.

Bu tarihler hukuk, ceza ve idari yargı bakımından genel olarak ortak olmakla birlikte, adli tatilin dava ve sürelere etkisi her yargı kolunun kendi usul kanununa göre ayrı ayrı değerlendirilir. Bu nedenle “adli tatilde bütün süreler durur” şeklindeki genel bir ifade hukuken doğru değildir.

Hukuk Yargılamasında Adli Tatil

Hukuk yargılamasında adli tatil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102 ilâ 104. maddelerinde düzenlenmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesine göre adli tatilde görülebilecek başlıca dava ve işler şunlardır:

İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri; nafaka davaları; soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler; nüfus kayıtlarının düzeltilmesi; işçilerin hizmet veya iş sözleşmesinden doğan davaları; ticari defterlerin kaybı nedeniyle kayıp belgesi verilmesi; kıymetli evrakın iptali; iflas ve konkordato işleri; adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler; tahkimle bağlantılı olarak mahkemelerin görev alanına giren işler; çekişmesiz yargı işleri ile kanunen veya mahkeme kararıyla ivedi kabul edilen dava ve işlerdir.

Tarafların anlaşması veya kanundaki şartların gerçekleşmesi hâlinde, bu dava ve işlerin görülmesi de adli tatil sonrasına bırakılabilir.

Adli tatilde görülmeyen bir davaya ilişkin olsa bile dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile cevap ve yenileme dilekçeleri alınabilir. İlam düzenlenebilir, tebligat yapılabilir ve dosya başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilebilir. Dolayısıyla adli tatil, dava açılmasını veya mahkemeye dilekçe sunulmasını engellemez.

Hukuk Davalarında Süreler Durur mu?

Hukuk yargılamasında adli tatil nedeniyle bütün sürelerin durduğu söylenemez.

Adli tatile tabi bir dava veya işte, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirlediği sürenin son günü adli tatil dönemine rastlarsa, süre ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır.

Bu düzenlemede belirleyici olan, sürenin son gününün 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına rastlamasıdır. Sürenin son günü adli tatilden sonraki bir tarihe rastlıyorsa, yalnızca sürenin bir kısmının adli tatil içinde geçmiş olması otomatik olarak ek süre sağlamaz.

Ceza Yargılamasında Adli Tatil

Ceza yargılamasında adli tatil, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331. maddesinde düzenlenmiştir.

Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler de 20 Temmuz’dan 31 Ağustos’a kadar olağan çalışma düzenine ara verir. Bununla birlikte soruşturmalar, tutuklu sanıklara ilişkin kovuşturmalar ve ivedi sayılan diğer işler adli tatil döneminde de yürütülür.

Ceza yargılamasında hukuk yargılamasından farklı olarak, adli tatile rastlayan muhakeme süreleri işlemez. Bu süreler, adli tatilin sona erdiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Bu nedenle ceza muhakemesindeki süre hesabı, hukuk yargılamasındaki bir haftalık uzama kuralıyla karıştırılmamalıdır.

İdari Yargıda Adli Tatil

İdari yargıda adli tatil için kanunda genellikle “çalışmaya ara verme” ifadesi kullanılmaktadır.

Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri kural olarak 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında çalışmaya ara verir. Ancak bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve yalnızca bir idare veya bir vergi mahkemesinin bulunduğu yerlerdeki idari yargı mercileri çalışmaya ara vermeden görevlerini sürdürür.

Çalışmaya ara verme döneminde nöbetçi idare ve vergi mahkemeleri oluşturulur. Bu mahkemeler özellikle yürütmenin durdurulması ve delil tespiti talepleri ile kanunen belirli bir süre içinde karara bağlanması gereken işleri görür.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yazılı bir sürenin son günü çalışmaya ara verme dönemine rastlarsa, süre ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Sürenin son gününün adli tatilden sonraki bir tarihe rastlaması hâlinde ise bu uzama uygulanmaz.

Adli Tatilde Dava Açılabilir mi?

Adli tatil süresince dava açılması, kanun yoluna başvurulması veya mahkemeye dilekçe verilmesi mümkündür. Adliyeler ve elektronik başvuru sistemleri işlem almaya devam eder.

Ancak açılan davada duruşma yapılması, dosyanın incelenmesi veya karar verilmesi; davanın ivedi olup olmadığına, tabi bulunduğu yargı koluna ve ilgili usul kanunundaki düzenlemelere göre değişir.

Bu nedenle adli tatil, hak arama özgürlüğünün askıya alındığı bir dönem değil, yargı mercilerinin çalışma düzeninin kanunla geçici olarak farklılaştırıldığı bir dönemdir.

Adli Tatil ile Resmî Tatil Arasındaki Fark

Adli tatil ile resmî tatil aynı kavram değildir.

Resmî tatillerde kamu kurumları genel olarak kapalıdır ve sürenin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre çoğunlukla takip eden ilk iş gününe uzar. Adli tatil ise yaklaşık altı haftalık özel bir yargısal çalışma dönemidir. Adliyeler tamamen kapanmaz; nöbetçi mahkemeler ve görevli birimler çalışmalarına devam eder.

Adli Tatilin Hukuki Önemi

Adli tatilin en önemli sonucu, dava ve işlerin hangi mahkemeler tarafından görülmeye devam edeceğinin ve usul sürelerinin nasıl hesaplanacağının belirlenmesidir.

Süre hesabında hukuk, ceza ve idari yargı arasında farklı kurallar bulunması nedeniyle, adli tatil içinde sona eren dava açma, itiraz, istinaf veya temyiz sürelerinin ilgili usul kanununa göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Özetle adli tatil; mahkemelerin kapandığı bir dönem değil, olağan yargılama faaliyetlerinin sınırlandığı, ivedi işlerin ise nöbetçi merciler aracılığıyla görülmeye devam ettiği özel bir çalışma düzenidir.

İlgili Mevzuat

Adli tatil başlıca şu hükümlerde düzenlenmiştir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.102-104,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.331,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.8, m.61 ve m.62.

Hukuki kullanım

Adli tatil, hukuk yargısında HMK m. 102-104; ceza yargısında CMK m. 331; idari yargıda ise İYUK m. 8, 61 ve 62 çerçevesinde uygulanır. Dava açılması ve dilekçe verilmesi devam eder; görülecek işler ile sürelerin etkisi her yargı kolunun özel hükümlerine göre ayrı ayrı belirlenir.

Köken / Etimoloji

Adli sözcüğü Arapça adl kökünden türeyen ve yargıya, adalete ilişkin anlamına gelen adlî sıfatından; tatil sözcüğü ise Arapça ta'tîl kökünden gelir ve bir faaliyete geçici olarak ara verme anlamını taşır. Terim, yargı mercilerinin olağan çalışma düzenine kanunen ara verilen dönemi ifade eder.

Kaynak

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 102-104; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 331; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 8, 61 ve 62.

Terim keşfi

Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar

İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Terime katkı ekle
Katılımcı sözlük

Terime Katkılar

Bu bölümde terime ilişkin tanım ve açıklamalar, mevzuat ve içtihat katkıları, ek kaynaklar, düşünce/notlar ve düzeltmeler yer alır.

Terime katkı sunBilginizi, kaynağınızı veya düşüncenizi paylaşın
  1. Ankahukuk Sitesi
    Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
    Doğrulanmış Hukukçu
    Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
    Üyeyi takip et
    20 Temmuz 2026
    Mevzuat / İçtihat

    10. Hukuk Dairesi         

    2021/2292 E.  ,  2021/13100 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi

    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince başvurunun süre yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    1-İSTEM Davacı vekili iş kazası sonucu oluşan kurum zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

    II-CEVAP Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, 6100 sayılı Kanunu’nun 352. maddesi gereğince süre yönünden reddine karar verilmiştir.

    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı vekili verilen kararın hatalı olduğunu belirtip, kararın bozulmasını istemiştir.

    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; Adli tatil süresi başlıklı 102. maddesi, "Adli tatil, her yıl yirmi Temmuzda başlar, otuz bir Ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir Eylül'de başlar." Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103. maddesi, "(1)Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler (3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir Mahkemeye, Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay'a gönderilmesi işlemleri de yapılır" Adli tatilin sürelere etkisi başlıklı 104. maddesi, "Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler başlıklı 447. maddesi, "Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır." düzenlemelerini içermektedir. Bu yasal mevzuat çerçevesinde artık, (icra mahkemesinde görülenler hariç) basit yargılama usûlüne tabi olan davalara adlî tatilde bakılmayacaktır. Başka bir ifade ile basit yargılama usulüne tâbi davalar da adlî tatile tâbi olacaktır. Basit yargılama usûlünün uygulandığı sulh hukuk mahkemeleri ile iş mahkemeleri adlî tatilden yararlanacaktır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ise basit yargılama usûlüne tâbi olan davalar adlî tatilde görülmeye devam edilmekte idi (m. 176/11). Adli tatilde görülemeyen basit yargılama usûlüne tâbi olan davalarla ilgili bir süre, adlî tatil süresi içinde sona ererse, adlî tatilden sonra ek bir süreden yararlanacaktır. Ancak Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adlî tatilde görülmeye devam edilecektir. Dikkat edilirse burada yargılama usûlü değil, dava veya işin ivedi olması ya da mahkemenin ivedi olduğuna karar vermesi önemlidir. Bu nedenle mahkeme yazılı ya da basit yargılama usûlüne tâbi bir dava ya da işin ivedi olduğuna karar verirse, bu dava veya işin adlî tatilde de görülmesine karar verebilir. Adlî tatilde bakılmayan iş ve davalarla ilgili sürelerin sonu, adlî tatil dönemine rastlarsa, bu süreler adlî tatilin bittiği günden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılır. (Hakan Pekcanıtez/Oğuz Atalay/Muhammet Özekes, Medeni Usûl Hukuku, 14. Bası, s. 273, 274) Bu doğrultuda, hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalardan veya taraflardan birinin talebi üzerine Mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işlerden olmaması sebebiyle adli tatile tabi olan eldeki davada; hükmün davalı vekiline 19.07.2020 gününde tebliğ edilmesi, istinaf süresinin bitim tarihinin adli tatil süresi içerisinde kalması ve istinaf dilekçesinin 11.08.2020 tarihinde verilmesi karşısında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 103 ve 104. maddeleri dikkate alındığında, davalı vekilinin başvurusu süresinde olup istinaf kanun yolu denetimi yapılması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.

    SONUÇ: Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  2. Ankahukuk Sitesi
    Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
    Doğrulanmış Hukukçu
    Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
    Üyeyi takip et
    20 Temmuz 2026
    Mevzuat / İçtihat

    6. Hukuk Dairesi

    2021/5515 E.  ,  2022/5819 K.

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    KARAR 6100 sayılı HMK'nın "Adli tatil süresi" başlıklı 102. maddesine göre, adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlar ve 31 Ağustos'ta sona erer. Yeni Adli yıl 1 Eylül'de başlar. Aynı Kanunun 104. maddesine göre, adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. 103. maddesinde ise, adli tatilde görülecek dava ve işler ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Eldeki dava, adli tatilde görülecek dava ve işlerden değildir. Eldeki davada hükmün, asıl ve birleşen davada davacı vekiline gerekçeli karar usulüne uygun olarak 20.07.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, 09.09.2021 havale tarihli dilekçesiyle temyiz talebinde bulunmuştur. asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz talebinde bulunabileceği son gün 08.09.2021 tarihidir. Bu itibarla, asıl ve birleşen davada davacı vekili süresinde temyiz talebinde bulunmadığından temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  3. Ankahukuk Sitesi
    Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Ankahukuk Sitesi Ankahukuk SitesiDoğrulanmış Hukukçu1040 puan?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın.Avukat
    Doğrulanmış Hukukçu
    Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 1040 puan· Güvenilir Katkıcı?Katılım puanıKatılım puanı; yayınlanan içerikler, onaylı yorum/katkılar, oylar, tepkiler, kaydetme, takip ve paylaşım gibi gerçek topluluk hareketlerinden oluşur. Ayrıntı için Hesap Ayarları veya Katılım Puanı kartındaki açıklamaya bakın. Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
    Üyeyi takip et
    20 Temmuz 2026
    Mevzuat / İçtihat

    T.C.
    YARGITAY
    ONUNCU HUKUK DAİRESİ
     

    Esas : 2025/20
    Karar : 2025/4938
    Tarih : 25.03.2025

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının ve borçlu olmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 26.09.2024 tarihli ek karar ile davacının temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.

    Temyiz dilekçesinin reddi ek kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; yapılan öninceleme sonucunda:

    A.Davacının, temyiz dilekçesinin süreden reddi ek kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

    01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; Adli tatil süresi başlıklı 102. maddesi hükmü uyarınca, "Adli tatil, her yıl yirmi Temmuzda başlar, otuz bir Ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir Eylül'de başlar." Söz konusu Kanun'un adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103. maddesi, "(1)Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:...

    ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar...

    h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, Mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler...

    (3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir Mahkemeye, Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır..." hükmünü; adli tatilin sürelere etkisi başlıklı 104. maddesi ise, "Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanun'un tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." hükmünü düzenlemiştir. Öte yandan diğer Kanun'lardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler başlıklı 447, maddesi, "Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde, bu Kanun'un basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri uygulanır." düzenlemelerini içermektedir.

    Bu yasal mevzuat çerçevesinde artık, (icra mahkemesinde görülenler hariç) basit yargılama usûlüne tabi olan davalara adlî tatilde bakılmayacaktır. Başka bir ifade ile basit yargılama usulüne tâbi davalar da adlî tatile tâbi olacaktır. Basit yargılama usûlünün uygulandığı sulh hukuk mahkemeleri ile iş mahkemeleri adlî tatilden yararlanacaktır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ise basit yargılama usûlüne tâbi olan davalar adlî tatilde görülmeye devam edilmekte idi (m. 176/11). Adli tatilde görülemeyen basit yargılama usûlüne tâbi olan davalarla ilgili bir süre, adlî tatil süresi içinde sona ererse, adlî tatilden sonra ek bir süreden yararlanacaktır. Ancak Kanun'larda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, Mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adlî tatilde görülmeye devam edilecektir. Dikkat edilirse burada yargılama usûlü değil, dava veya işin ivedi olması ya da Mahkemenin ivedi olduğuna karar vermesi önemlidir. Bu nedenle Mahkeme yazılı ya da basit yargılama usûlüne tâbi bir dava ya da işin ivedi olduğuna karar verirse, bu dava veya işin adlî tatilde de görülmesine karar verebilir. Adlî tatilde bakılmayan iş ve davalarla ilgili sürelerin sonu, adlî tatil dönemine rastlarsa, bu süreler adlî tatilin bittiği günden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılır. (... .../... .../... ..., Medeni Usûl Hukuku, 14. Bası, s. 273, 274)

    Bu doğrultuda; özü itibariyle yaşlılık aylığı tutarına bağlı alacak davası niteliğinde olup, hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalardan veya taraflardan birinin talebi üzerine Mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işlerden olmaması sebebiyle adli tatile tabi olan eldeki davada; hükmün davacıya 09.08.2024 gününde tebliğ edilmesi, temyiz süresinin bitim tarihinin adli tatil süresi içerisinde kalması ve temyiz dilekçesinin 05.09.2024 tarihinde verilmesi karşısında, 6100 sayılı Kanun'un 103. ve 104. maddeleri dikkate alındığında, davacının başvurusunun süresinde olduğu anlaşıldığından ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

    A.Davacının, Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;

    Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

    Dosya içeriğine göre davaya konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.

    KARAR

    Açıklanan sebeple;

    Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,

    Davacının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

    Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Daha fazla katkı gösterGösterilen 3 / 5
Menü