Adâd (Osmanlıca/klasik metinlerde; Arapça kökenli), adetler; sayılar anlamına gelir. Günümüz Türkçesinde çoğu bağlamda bunun karşılığı sayı veya adettir. Hukuk dilinde “adâd”, özellikle Osmanlı dönemi hukukî-idarî metinlerde “bir şeyin sayısı / miktarı” anlamını karşılamak üzere, çoğunlukla adâd-ı … (…’ın sayısı) şeklinde tamlama yapısıyla kullanılır.
Kullanım
Hukuki/idarî kullanımda “adâd”, bir kurulun/heyetin üye sayısı, bir yerleşimin nüfus sayısı, bir kalemin miktarı gibi “nicelik bildiren” unsurları ifade eder. Osmanlı Türkçesi metinlerde “adâd-ı aza” (üyelerin sayısı) gibi kalıplar bu kullanımın tipik örneklerindendir.
Günlük kullanım bakımından kelime, modern Türkçede tek başına yaygın değildir; daha çok Osmanlıca üslubun korunduğu metinlerde veya tarihî belgelerin aktarımında görülür. Güncel yazı dilinde aynı işlevi çoğunlukla sayı, sayısı, adet, miktar gibi kelimeler üstlenir.
Meclis-i umumiye intihap olunacak azanın adâd ve vacibatları beyanındadır.
— Yakup Karataş, “Nizamname-i Milliye-i Museviye’den ‘Hahamhane Nizamnamesi’ne…”, MİLEL ve NİHAL 21/2 (2024), s. 281
(PDF: DergiPark)
Köken (Etimoloji)
Adâd, Arapça عدد (ʿadad: “sayı”) kelimesinin çoğulu olan أعداد/اعداد (aʿdād/adad: “sayılar”) biçimiyle ilişkilidir. Osmanlı Türkçesi yazımında kelime çoğu kez اعداد olarak geçer ve “sayılar/adetler” anlamını taşır.
Aynı seslenişe yakın görünen âdet kelimesinin “gelenek” anlamı ise farklı bir Arapça köke dayanır; bu yüzden “adâd (sayılar)” ile “âdet (görenek)” köken bakımından karıştırılmamalıdır.




