Vesayet makamı, kamu vesayetinin yürütülmesinde görevli olan ve kanun gereği sulh hukuk mahkemesi sıfatıyla hareket eden vesayet dairesidir. Bu makam, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini korumak amacıyla, vasi ve kayyımın atanması, gözetimi, izne tabi işlemlerinin denetlenmesi, rapor ve hesaplarının incelenmesi gibi temel işlevleri yerine getirir.
Başka bir ifadeyle vesayet makamı, vesayet kurumunun “ilk derece koruma ve denetim mercii”dir. Vasi ya da kayyım, vesayet altındaki kişi adına hareket eden temsilci olmakla birlikte, bu temsil yetkisini kendi başına ve sınırsız biçimde kullanmaz; onun üzerinde, karar ve işlemlerini kontrol eden mahkeme, vesayet makamıdır.
Hukuki niteliği
Vesayet makamı, sıradan bir mahkeme fonksiyonundan daha özel bir role sahiptir. Çünkü burada mahkeme yalnızca uyuşmazlık çözen bir organ olarak değil; aynı zamanda koruyucu, gözetici ve izin verici bir makam olarak hareket eder. Bu yönüyle vesayet makamı:
- kamu vesayetinin yargısal ayağını oluşturur,
- vasi ile vesayet altındaki kişi arasındaki ilişkiyi gözetir,
- vesayet altındaki kişinin zarar görmesini önlemeye yönelik önleyici kararlar alır,
- gerektiğinde vasinin işlemlerini sınırlar, düzeltir veya reddeder.
Bu sebeple vesayet makamı, klasik anlamda yalnız “hüküm veren” değil; vesayet ilişkisinin idaresinde aktif rol oynayan bir yargısal denetim merciidir.
Görev ve yetkileri
Vesayet makamının görev alanı oldukça geniştir. Başlıca yetkileri şunlardır:
Vasi ve kayyım atanmasına ilişkin işlemler
Vesayet gerektiren bir durum ortaya çıktığında, yetkili merci olarak vasi veya kayyım atanması vesayet makamı eliyle yapılır. Bu yönüyle vesayet makamı, vesayet ilişkisinin başlangıç noktasını oluşturur.
Malvarlığının defterinin tutulması ve başlangıç denetimi
Vasi atandıktan sonra, vesayet altındaki kişinin yönetilecek malvarlığının defteri tutulur. Bu işlem, vesayet makamının gözetiminde gerçekleştirilir ve malvarlığının başlangıç durumunu ortaya koyar. Bu, daha sonra vasiye hesap sorulabilmesi bakımından temel önemdedir.
İzne tabi işlemler hakkında karar verme
TMK m. 462’de sayılan pek çok önemli işlem için vesayet makamının izni şarttır. Taşınmazların satılması, rehnedilmesi, borç alınması veya verilmesi, dava açılması, sulh olunması, uzun süreli kira sözleşmesi yapılması, yerleşim yerinin değiştirilmesi gibi işlemler bu kapsamdadır. Bu da gösterir ki vesayet makamı, vesayet altındaki kişinin malvarlığı ve yaşam düzeni üzerinde ciddi etkiler doğurabilecek kararların süzgeç makamıdır.
Rapor ve hesap denetimi
Vasi belirli dönemlerde rapor ve hesap vermek zorundadır. Vesayet makamı bu raporları inceler, eksik veya yanlışlık varsa tamamlanmasını ister, uygun bulursa kabul eder, uygun bulmazsa reddeder ve vesayet altındaki kişinin menfaatini koruyacak önlemleri alır.
Şikâyet mercii olarak işlev görme
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir. Bu anlamda vesayet makamı, vasinin günlük uygulama ve yönetim faaliyetleri üzerinde doğrudan başvuru yapılabilen ilk denetim merciidir.
Denetim makamı ile ilişkisi
Vesayet makamı, vesayet düzenindeki tek makam değildir. Onun üzerinde, denetim makamı olarak asliye hukuk mahkemesi yer alır. Bu ilişki, bir temyiz ilişkisi değil; vesayet sistemine özgü bir itiraz ve denetim ilişkisidir.
Burada yapı şu şekilde işler:
- vasinin işlem ve eylemlerine karşı önce vesayet makamına başvurulur,
- vesayet makamının vesayetin idaresine ilişkin kararlarına karşı ise tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilir.
Yargıtay içtihatlarına göre, vesayet makamının vesayetin yönetimine dair kararları doğrudan temyize elverişli klasik yargısal kararlar değildir; bu kararlar hakkında önce denetim makamı incelemesi işletilir. Bu durum, vesayet makamının görev alanının kendine özgü ve hiyerarşik bir vesayet sistemi içinde yer aldığını gösterir.
Günlük hayatta kullanımı
Uygulamada “vesayet makamı” denildiğinde çoğu zaman “vasi atayan mahkeme” anlaşılır. Bu kullanım eksik değildir, ancak dardır. Çünkü vesayet makamı yalnızca vasi atayan merci değil; aynı zamanda:
- vesayet sürecini izleyen,
- vasinin işlemlerini denetleyen,
- izin veren,
- raporları inceleyen,
- şikâyetleri karara bağlayan
mahkemedir.
Dolayısıyla günlük dildeki “vesayet makamı = vasi tayin eden mahkeme” formülü doğru olmakla birlikte, kurumun gerçek kapsamını tam yansıtmaz.
Mevzuatta ve içtihatta kullanım biçimi
Mevzuatta vesayet makamı çoğu zaman şu bağlamlarda geçer:
- kamu vesayetinin unsuru olarak,
- izin merci olarak,
- rapor ve hesapları inceleyen makam olarak,
- şikâyet mercii olarak.
İçtihatlarda ise özellikle şu vurgu dikkat çeker:
- vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir,
- denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir,
- vesayet makamı vasinin eylem ve işlemlerine karşı ilk başvuru merciidir,
- vesayet makamının kararlarına karşı denetim makamına itiraz edilir,
- vesayet makamı kararları çoğu zaman doğrudan temyize konu edilmez; vesayet sistemine özgü itiraz yolu önce tüketilir.
Etimolojik köken
- Vesayet kelimesi Arapça وصاية kökünden gelir; koruma, gözetim ve başkası adına hukuki iş yürütme anlam alanındadır.
- Makam kelimesi Arapça مقام kökünden gelir; yer, mevki, otorite, görev noktası anlamları taşır.
Bu iki unsur birlikte düşünüldüğünde “vesayet makamı”, vesayet ilişkisinde koruma ve gözetim yetkisini kullanan resmî merci anlamını kazanır.
Bkz: Vasi, kayyım, Vesayet Denetimi




