Pazar, Şubat 8, 2026

Misak-i Millî Beyannamesi’nin İlanı Sonrası Diplomatik Deprem: İstanbul’un İşgali

Bir milletin kalemle yazdığı kadere, süngüyle cevap verme girişimi: 16 Mart 1920’de İstanbul’un resmi işgali ve son Osmanlı Meclisi'nin hazin sonu. Bu işgal, bir devrin kapanışı olduğu kadar, Ankara’da doğacak olan yeni güneşin de habercisiydi.

Misak-ı Millî’nin 17 Şubat 1920’de tüm dünyaya resmen duyurulması, İtilaf Devletleri için sadece bir “evrak” değil, Mondros Ateşkesi’nin ardından kurdukları sömürge düzenine karşı yapılmış bir siyasi intihar veya açık bir savaş ilanı olarak algılandı. İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar, “hasta adam” dedikleri imparatorluğun kalbinden, böylesine diri, böylesine tavizsiz ve böylesine “Türk” bir sesin çıkmasını beklemiyorlardı. Bu ilanın ardından başlayan diplomatik deprem, kısa sürede askeri bir operasyona dönüştü.

İngilizlerin Panik ve Öfke Süreci

Beyannamenin ilanından hemen sonra İngiliz Yüksek Komiserliği, Londra’ya gönderdiği raporlarda “Türk milliyetçilerinin İstanbul’u ele geçirdiğini” ve hükümetin artık kukla bile olamayacak kadar kontrol dışına çıktığını bildirdi. İtilaf Devletleri önce baskı yoluyla bu karardan dönülmesini istediler. Dönemin padişahı Vahdettin ve hükümet başkanı Ali Rıza Paşa üzerinde kurulan baskı, Ali Rıza Paşa’nın istifasına yol açtı. Ancak yerine gelen Salih Paşa hükümeti de Misak-ı Millî’den taviz vermeyince, Batılı güçler “diplomasinin bittiği, namlunun başladığı” yere geldiler.

16 Mart 1920: Bir Şehrin ve Bir İradenin Kelepçelenmesi

16 Mart sabahı, İstanbul sakinleri limana demirleyen devasa zırhlıların namluları saraya ve meclise dönmüş halde uyandı. İngiliz birlikleri sabahın erken saatlerinde Şehzadebaşı Karakolu’nu basarak silahsız Türk askerlerini uykularında şehit etti. Bu, sadece bir asayiş operasyonu değil, Türk milletinin moralini çökertmeye yönelik kanlı bir gözdağıydı. Şehrin her köşesine asılan bildirilerde, “İşgalin geçici olduğu, ancak saltanat makamını korumak için milliyetçi hareketin ezilmesi gerektiği” gibi kara propaganda yöntemlerine başvuruluyordu.

Asıl darbe ise meclise vuruldu. Milli iradenin sembolü olan Meclis-i Mebusan, süngülerin gölgesinde basıldı. Rauf Bey (Orbay) gibi Misak-ı Millî’nin öncüleri derdest edilerek tutuklandı. Birçok milletvekili pencereden atlayarak kaçmak zorunda kaldı. Tutuklanan onlarca mebus, aydın ve asker, İngiliz gemileriyle Malta Adası’na sürgüne gönderildi. Bu olay, dünya parlamento tarihinde eşine az rastlanan bir barbarlık örneği olarak kayıtlara geçti.

Meclisin Kapanması ve Mustafa Kemal’in Stratejik Yanıtı

İşgalciler meclisi kapatarak Milli Mücadele’yi bitirdiklerini sanıyorlardı. Ancak Mustafa Kemal Paşa için bu, beklenen ve “gereken” bir hamleydi. Paşa, İstanbul’daki dostlarına daha önce “Meclisi İstanbul’da açarsanız, İngilizler bir gün basar” demişti. Şimdi haklı çıkmıştı. İstanbul’un resmen işgaliyle birlikte, Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiği gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Mustafa Kemal, 16 Mart’ta tüm dünyaya yayımladığı protesto genelgesinde, bu saldırının Türk milletinin onuruna ve medeniyet dünyasına yapıldığını ilan etti. İşgal, Ankara’daki direnişin meşruiyetini bir kat daha artırdı. İstanbul’dan kaçabilen mebuslar, subaylar ve aydınlar akın akın Ankara’ya, “bozkırın merkezine” gelmeye başladılar. Bu, aslında sonun değil, Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışına giden yolun başlangıcıydı.

Sonuç: Ters Tepen Bir Hamle

İngilizlerin İstanbul’u işgal edip meclisi dağıtması, Türk milletini korkutmak yerine, Milli Mücadele etrafında daha sıkı kenetlenmesini sağladı. Artık tek bir hedef vardı: Misak-ı Millî sınırlarını silah gücüyle kurtarmak. 16 Mart işgali, İstanbul Hükümeti’nin otoritesini tamamen sıfırlarken, Ankara’yı Türk milletinin tek gerçek temsilcisi haline getirdi. Misak-ı Millî, artık sadece bir kağıt parçası değil, Anadolu topraklarında kanla yazılacak bir zaferin müjdecisiydi.

Bunları da Okuyabilirsiniz!

Ankahukuk Sitesi
Ankahukuk Sitesihttps://www.ankahukuk.com
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi

Cevap Bırak

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!

İlginizi Çekebilir

Bugün İlgi Görenler

Hukuk ve Yaşam

Exit mobile version