Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini

Image default
Ceza Hukuku Ticaret Hukuku

“Şirket yönetimi için kayyım tayini” tedbiri Yasa’da sayılan belli suçlar için başvurulabilen özel bir koruma tedbirdir. Bu tedbire Yasa’da arama ve elkoyma tedbirlerine ilişkin bölümde yer verilmiştir.

1. Tedbirin Hukuki Niteliği ve Tedbirin Uygulanabileceği Suçlar

“Şirket yönetimi için kayyım tayini” tedbiri Yasa’da sayılan belli suçlar için başvurulabilen özel bir koruma tedbirdir. Bu tedbire Yasa’da arama ve elkoyma tedbirlerine ilişkin bölümde yer verilmiştir. Bu yönüyle tedbir elkoymanın sonuçlarını doğurmaktadır. Tedbiri özel bir elkoyma olarak nitelendirmek mümkündür.

Bu tedbire Yasa’da sayılmış olan şu suçların soruşturulması ve kovuşturulması sürecinde başvurulabilir (CMK m.133/4):
• Türk Ceza Yasası’nda yer alan, 1) göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (TCK m.79-80), 2) uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188), 3) parada sahtecilik (TCK m.197),
4) fuhuş (TCK m.227), 5) kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (TCK m.228), 6) zimmet (TCK m.247), 7) suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m.282), 8) silahlı örgüt (TCK m.314) veya bu örgütlere silah sağlama (TCK m.315), 9) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (TCK m.328-331, 333-337) suçları,
• Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yasa’da tanımlanan silah kaçakçılığı (m.12) suçları,
• Bankalar Yasası m.22/3,4’de tanımlanan zimmet suçu (5411 sayılı Bankacılık K. m.160),
• Kaçakçılıkla Mücadele Yasası’nda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,
• Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası m.68 ve 74’de tanımlanan suçlar.

2. Tedbirin Koşulları ve Tedbire Karar Vermeye Yetkili Merci

Tedbire başvurulması için öngörülen iki temel koşul bulunmaktadır.

1) Yukarıda sayılan suçlardan birinin veya birçoğunun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlendiği veya işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin (kuvvetli delilin) varlığı,

2) maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için bu tedbire başvurmanın gerekli olması (CMK m. 133/2). Maddi gerçeğin başka tedbirlere başvurularak ortaya çıkartılması mümkünse, tedbirin bu şartı gerçekleşmemiş demektir.

Soruşturma evresinde tedbire Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi karar verebilir (CMK m. 162). Belirtelim ki, sulh ceza hakimi, zorunlu savcılık yaptığı hallerde (CMK m. 163) Cumhuriyet savcısının talebi olmadan da re’sen tedbire karar verebilir.
Kovuşturma evresinde, yargılamayı yapan mahkeme tedbire karar verebilir (CMK m.133).

3. Tedbirin Uygulanması için İlan ve Tebliğ Şart Mıdır? 

Hakim veya mahkemenin kayyım tayini kararı vermesi; bu kararın infazına başlanması için yeterli olup, CMK m.133/1’in son cümlesinde öngörülen ilan usulü karar ve infazı için kurucu özellik taşımaz. Burada geçen ilan, şirket için kayyım tayin kararının üçüncü kişilere duyurulması özelliğini taşır. Bu kararın infazına başlanması için, şirkete ve yetkililerine tebliğ de şart değildir.

4. Tedbirin Uygulanma Şekli ve Süresi

Şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atanmasına karar veren merci atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığını veya yönetim organının yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiğini açıkça belirtir. Kayyım tayinine ilişkin karar, ticaret sicili gazetesiyle ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunur (CMK m.133).

Kayyım atanmasına karar veren merci atama kararında ayrıca kayyım hakkında bir ücret takdir eder. Takdir edilen bu ücret şirket bütçesinden karşılanır. Ancak, soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının verilmesi halinde, ücret olarak şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı, yasal faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanır. Belirtelim ki, Devlet Hazinesinden geri ödeme yapılabilmesi için kovuşturmama veya beraat kararının kesinleşmiş olması gerekir. Çünkü kesinleşmemiş kararlar kural olarak hukuki açıdan hüküm doğurmazlar (CMK m.133/2).

İlgililerin, atanan kayyımın işlemlerine karşı, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, görevli mahkemeye başvurabilirler (CMK m. 133).

Tedbir için bir uygulanma süresi öngörülmemiştir. Gerekli olduğu sürece ve her halükarda hükmün kesinleşmesine kadar uygulanabilir. İlgililer, kararı veren mercilerden tedbirin şartlarının ortadan kalktığını belirterek tedbirin kaldırılmasını isteyebilirler.

5. Tedbir Kararına Karşı Başvurulacak Kanun Yolu

Yukarıda 3 nolu başlık altında belirttiğimiz üzere, ticaret sicilinde yapılan ilan kurucu nitelikte değildir. Tedbirin infazının başlanılması için tebliğe de gerek yoktur. Kararın verilmesi ile birlikte tedbir infazına başlanılabilir.  Bunun iki nedeni bulunmaktadır; birincisi, “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı CMK m.35/2’den kaynaklanmaktadır. Bir koruma tedbiri olan şirket için kayyım tayin kararının, ilgilisine tebliği şart değildir. İlgilinin karar sırasında hazır bulunup bulunulmadığına bakılmaksızın, kararın infazına başlanır. İkinci neden ise, “İtiraz usulü ve inceleme mercileri” başlıklı CMK m.268/1’e dayanmaktadır. Bu hükümde; itiraza konu kararın CMK m.35’e göre ilgilisi tarafından öğrenilmesinden itibaren başlayacak yedi günlük itiraz süresinden bahsedilmiştir. Verildiğinde, infazı sırasında veya bir şekilde kararı öğrenen ilgili, CMK m.267 ve 268 uyarınca itiraz hakkının kullanabilecektir. Karara yapılan itiraz; kararı veren veya itiraz mercii tarafından infazın geriye bırakılmasına karar verilmediği takdirde, kararın yerine getirilmesini durdurmayacaktır (CMK m.269). 

Yararlanılan Kaynaklar:

* Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini – Prof. Dr. Ersan Şen (http://www.haber7.com/yazarlar/prof-dr-ersan-sen/1627842-sirket-yonetimi-icin-kayyim-tayini)

* Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini Konusu – Açıköğretim Adalet Bölümü (http://www.acikogretimadalet.com/sirket-yonetimi-icin-kayyim-tayini-konusu.html)

İlgili İçerikler

Bu içeriğimiz ile ilgili düşünceniz?