Adi Şirket (Adi Ortaklık)

📝 2 ileti 🗓️ 06.03.2026
🔗 bağlantı

Adi şirket (Türk Borçlar Kanunu terminolojisiyle adi ortaklık), iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve/veya mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmesel kişi birliğidir.

Adında “şirket” ibaresi geçmekle birlikte adi ortaklık, anonim, limited, kollektif gibi ticaret şirketlerinden farklı olarak tüzel kişiliğe sahip değildir; bu nedenle bağımsız bir hukuk kişisi gibi, tek başına hak ve borç sahibi olma (ayrı bir malvarlığıyla taraf olma) kapasitesi sınırlıdır. Nitekim uygulamada, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın tek başına borçlu gösterilmesi ve takip işlemlerinin kime yöneltildiği gibi konular, Yargıtay içtihadında da tartışma konusu olabilmektedir.

Adi ortaklık, hukuk tekniği bakımından “şirket türü” olmaktan ziyade, taraflar arasında süreklilik gösterebilen bir özel borç ilişkisi ve kişi birliği niteliği taşır. Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde kural olarak elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur.

Kullanım

Hukuki hayatta: Adi ortaklık, uygulamada oldukça yaygın olup çoğu kez taraflar “şirket kurduk” demeden dahi, fiilî işbirliğinin ortak amaç ve katkı (katılım payı) unsurlarını taşıması hâlinde ortaya çıkabilir. Kural olarak şekle bağlı değildir; belirleyici olan, ortak amaç doğrultusunda birlikte hareket etme iradesi ve katılım payı taahhüdüdür.

  • Belirli bir projeyi birlikte yürütmek üzere iki veya daha fazla kişinin, kârı paylaşma ve masraflara katılma iradesiyle iş görmesi (ör. ortak organizasyon, ortak üretim/işletim girişimi).
  • İki şirketin veya kişinin belirli bir iş için “iş ortaklığı / joint venture” benzeri bir yapılanmaya gitmesi (özellikle ihaleler ve inşaat projelerinde).
  • Bir taşınmazın birlikte değerlendirilmesi; emek + sermaye katkısıyla geliştirilen iş modelleri (somut olaya göre adi ortaklık niteliği kazanabilir).

Günlük dilde: “Adi şirket” ifadesi zaman zaman “resmî kaydı olmayan şirket” veya “ticaret siciline tescil edilmemiş şirket” gibi anlaşılabilmektedir. Bu kullanım isabetli değildir. Adi ortaklık, TBK’da düzenlenen ve hukuk düzenince tanınan bir sözleşme tipidir. Bununla birlikte tüzel kişiliğinin bulunmaması; vergi/faturalama, banka işlemleri, sözleşme kurulması ve uyuşmazlıklarda taraf gösterme gibi alanlarda, işlemlerin çoğu kez ortaklar üzerinden yürütülmesine yol açar.

Mevzuatta ve öğretide öne çıkan kavramlar:

  • Katılım payı: Her ortağın para, alacak, başka bir mal veya emek olarak ortaklığa bir katılım payı koyma yükümlülüğüdür; aksine anlaşma yoksa katılım paylarının ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olması esastır.
  • Temsil ve işlem yapmanın sonuçları: Bir ortak kendi adına fakat ortaklık hesabına üçüncü kişiyle işlem yaparsa, üçüncü kişiye karşı bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur; ortaklardan biri ortaklık veya bütün ortaklar adına işlem yaparsa, diğer ortakların üçüncü kişiye karşı durumu temsile ilişkin hükümler çerçevesinde belirlenir. Ayrıca kendisine yönetim görevi verilen ortağın üçüncü kişilere karşı temsil yetkisinin var sayılması; ancak önemli tasarruf işlemleri bakımından oybirliğiyle verilmiş ve yetki belgesinde açıkça belirtilmiş bir yetki şartı, uygulamada kritik bir güvenlik eşiğidir.
  • Elbirliği ve alacaklıların konumu: Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen hak ve değerler elbirliği hâlinde ortaklara ait olur; ortaklık sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilir.
  • Müteselsil sorumluluk: Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığıyla, üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.

Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.

Türk Borçlar Kanunu m. 620

Köken (Etimoloji)

Adi sözcüğü, Türkçede yerleşik kullanımında “olağan, sıradan, genel” anlam alanına sahip olup hukuk dilinde çoğu kez “özel rejim/düzenleme dışındaki genel tür” fikrini karşılar (adi kira, adi kefalet, adi ortaklık gibi). Etimolojik köken bakımından “adi” kelimesinin Arapça ʿādī (عادي) “alışılmış, sıradan” sözcüğüyle ilişkilendirildiği belirtilir.

Şirket kelimesi Arapça şirka(t) (شركة) kökünden gelir ve “ortaklık/ortaklaşma” anlam alanına sahiptir. Osmanlı-Türk hukuk dilinde “şirket/şeriket” kullanımı tarihsel olarak yaygınken, modern mevzuatta TBK metni “adi ortaklık” terimini tercih eder.

🔗 bağlantı

Adi şirket (adi ortaklık), iki veya daha fazla kişinin emek ve/veya mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendiği sözleşmesel ortaklıktır (TBK m. 620). Tüzel kişiliği yoktur; bu nedenle bağımsız hak ehliyeti ve taraf ehliyeti sınırlıdır ve uygulamada davalar/işlemler çoğunlukla ortaklar üzerinden yürür (HGK 2022/920 E., 2023/806 K.). Ortaklar katılım payı koymakla yükümlüdür (TBK m. 621); ortaklık için edinilen değerler kural olarak elbirliği ile ortaklara aittir ve üçüncü kişilere karşı ortaklık borçlarından müteselsil sorumluluk esastır (TBK m. 638). Özellikle “tüzel kişilik yokluğu” ve “müteselsil sorumluluk” adi şirketin pratikteki en kritik iki sonucudur.

İleti ekle

İleti gönderimi şu an kapalı.