Adem-i vüsuk (bazı metinlerde adem-i vüsûk), hukukî ve klasik/Osmanlıca dilde bir iddia, beyan veya belgenin gerçekliğinin sabit olmaması, başka bir ifadeyle güvenilir/sahih bulunmaması hâlini anlatan terimdir. Modern Türkçe karşılıkları bağlama göre “gerçek olmama”, “güvenilir olmama”, “delil/ispata elverişsizlik” şeklinde ifade edilir.
Kullanım
Hukuki kullanımda “adem-i vüsuk”, çoğunlukla bir vakıanın veya belgenin ispat gücünün zayıf görülmesi yahut itibar edilebilir bulunmaması fikrini kısa bir kalıp halinde vermek için geçer. Eski üslupta:
- Belge/beyan yönünden: “(… belgenin) adem-i vüsuku” denilerek, belgenin sahihliğine güven duyulmadığı vurgulanır.
- İddia/ispat yönünden: “adem-i vüsuk” ifadesi, iddianın “gerçekliği sabit değil” veya “dayanağı zayıf” anlam katmanını taşır.
Günlük kullanımda terim yaygın değildir; daha çok tarihî metinlerde ve klasik üslupta görülür. Bugün aynı anlam, genellikle “güvensizlik/itimatsızlık”, “inandırıcılığı yok”, “kanıtlanmamış” gibi ifadelerle anlatılır.
… tahavvüf ve tereddüt ve telâş ve mübalât gibi hile ve adem-i vüsuk u ve itminansızlığı imâ eden umurlardan müberrâ iken …
— Bediüzzaman Said Nursî, Muhakemat (metin içinde gerçek kullanım) Kaynak
Köken (Etimoloji)
Adem-i vüsuk Osmanlıca kalıp bir tamlamadır:
- adem (Arapça عدم): “yokluk, bulunmama”.
- -i: izafet eki (tamlayan–tamlanan ilişkisi kurar).
- vüsûk (Arapça وثوق): “güven, itimat; sağlamlık/güvenilirlik”.
Bu yapı itibarıyla terim, kelime kelime “vüsukun (güvenin/sağlamlığın) yokluğu” demektir.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü: “Adem-i vüsuk: Gerçek olmamak” Kaynak
- Luggat (Osmanlıca Sözlük): “adem-i vüsuk: sağlam olmama, delilsizlik” Kaynak
- Kamus-ı Türki (Çağdaş sözlük aktarımı): “vüsûk (وثوق): itimad etme, güvenme; sağlamlık” Kaynak
- Erisale (Muhakemat): “adem-i vüsuk” ibaresinin metin içi gerçek kullanımı Kaynak




