Akd-i mezbur, sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme anlamında kullanılan, Osmanlı hukuk metinlerinde daha evvel bahsi geçmiş veya zikredilen bir sözleşmeye atıf yapan arkaik hukuk terimidir.
Kullanım
Akd-i mezbur terimi, klasik Osmanlı hukuk belgeleri ve şer'iyye sicillerinde sıklıkla karşılaşılan bir izafet tamlamasıdır. Mezbur kelimesi Arapça'da "anılan, zikredilen, bahsi geçen" anlamında kullanılırken, akd ise en yaygın hukukî işlemi ve borç kaynağını ifade eden bir hukuk terimidir.
Osmanlı döneminde vakıf senedleri, mukataa belgeleri, satış belgeleri ve mahkeme kayıtlarında bir sözleşmeye ilk kez değinildikten sonra aynı metinde o sözleşmeye tekrar atıf yapılması gerektiğinde "akd-i mezbur" ifadesi tercih edilirdi. Bu kullanım, hem belge dilinin tekrardan kaçınma eğilimini hem de hukukî metinlerin titizliğini yansıtır.
Modern Türk hukuk dilinde bu terimin doğrudan karşılığı bulunmamakta, yerine "sözü edilen sözleşme" veya "anılan akit" gibi ifadeler kullanılmaktadır. Terim bugün yalnızca tarihi metinlerde ve hukuk tarihi araştırmalarında karşılaşılan arkaik bir ifade niteliği taşımaktadır.
Köken (Etimoloji)
Akd kelimesi düğümlemek mânasındaki akd kökünden türemiş Arapça kökenli bir terimdir. Arapçada ʿaqd (عقد) şeklinde yazılır ve "bağlamak, düğümlemek" anlamındaki fiilden türetilmiştir. Aynı kökten türetilen ve "iman" ile eş anlamlı olarak kullanılan i'tikad ise "düğüm atmışçasına bağlanmak, bir şeye gönülden inanmak, gönülden benimsemek" demektir.
Mezbur ise Arapça żakara (ذكر) "anmak, zikretmek" fiilinden türetilmiş olan meżkūr (مذكور) kelimesinin Türkçedeki kullanım şeklidir. Kök anlam "anmak, hatırlamak, bahsetmek" olup sıfat olarak "anılan, zikredilen, bahsi geçen" anlamına gelir.
Bkz: Akd, Mezbur, Akd-i sahih, Akit, Sözleşme
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü (https://sozluk.adalet.gov.tr/)
- TDV İslâm Ansiklopedisi (https://islamansiklopedisi.org.tr/)




