Yasak Hatası
Yasak hatası, kişinin işlediği fiilin hukuk düzenince haksız ve yasaklanmış olduğunu bilmemesi veya bu konuda yanılmasıdır.
Yasak hatası, kişinin işlediği fiilin hukuk düzenince haksız ve yasaklanmış olduğunu bilmemesi veya bu konuda yanılmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 30. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi cezalandırılmaz.
Yasak hatası, suçun maddi unsurlarına ilişkin hatadan farklıdır. Maddi unsur hatasında kişi ne yaptığını veya fiilin maddi koşullarını yanlış bilir; yasak hatasında ise maddi olayı bilir fakat fiilin hukuken yasak olduğunu kavrayamaz veya hukuka uygun olduğunu sanır.
Kapsamı ve Uygulamadaki Ayrımlar
Yasak hatasının cezalandırmayı kaldırabilmesi için hata kaçınılmaz olmalıdır. Kişinin eğitim düzeyi, mesleği, sosyal çevresi, hukuki danışma imkânı, fiilin niteliği, düzenlemenin açıklığı ve yetkili makamların tutumu birlikte değerlendirilir. Kişinin makul bir dikkat ve araştırmayla fiilin hukuka aykırılığını anlayabilecek durumda olması hâlinde hata kaçınılmaz sayılmaz.
“Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesi, yasak hatası düzenlemesini tamamen dışlamaz. Herkesin yürürlükteki bütün ceza hükümlerini fiilen bilmesi beklenemez; ancak toplumsal ve hukuki yaşamda açıkça haksız olduğu bilinen davranışlarda yalnızca kanun maddesinin bilinmemesi sorumluluğu kaldırmaz. Yasak hatasının uygulama alanı, özellikle karmaşık izin rejimleri, teknik idari düzenlemeler veya yetkili makamın yanıltıcı açıklamasının bulunduğu durumlarda gündeme gelebilir.
Doğrudan yasak hatası, kişinin fiili yasaklayan normun varlığını veya kapsamını yanlış değerlendirmesidir. Dolaylı yasak hatası ise kişi fiilin kural olarak yasak olduğunu bilmekle birlikte gerçekte bulunmayan bir hukuka uygunluk nedeninin varlığına veya mevcut bir hukuka uygunluk nedeninin sınırlarına ilişkin yanılgıya düşer. Dolaylı yasak hatasının hangi hata hükmü kapsamında değerlendirileceği öğretide tartışmalıdır ve somut olayın niteliğine göre belirlenir.
Kaçınılabilir hata, Türk Ceza Kanunu’nun 30/4. maddesindeki cezasızlık sonucunu doğurmaz. Mahkeme, kaçınılmazlığın nedenlerini kararında somut olarak açıklamalı; yalnızca failin “yasayı bilmiyordum” savunmasıyla yetinmemelidir.
(bknz: Hata, Kusurluluk, Hukuka Uygunluk Nedeni, Kast, Kanunu Bilmemek Mazeret Sayılmaz İlkesi)
Kaynakça
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 4 ve 30/4.
- İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayıncılık.
- Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayıncılık.
- Mehmet Emin Artuk, Ahmet Gökcen, Mehmet Emin Alşahin, Kerim Çakır, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi.
Yasak hatasının cezalandırmayı kaldırabilmesi için hata kaçınılmaz olmalıdır. Kişinin eğitim düzeyi, mesleği, sosyal çevresi, hukuki danışma imkânı, fiilin niteliği, düzenlemenin açıklığı ve yetkili makamların tutumu birlikte değerlendirilir. Kişinin makul bir dikkat ve araştırmayla fiilin hukuka aykırılığını anlayabilecek durumda olması hâlinde hata kaçınılmaz sayılmaz. “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesi, yasak hatası düzenlemesini tamamen dışlamaz. Herkesin yürürlükteki bütün ceza hükümlerini fiilen bilmesi beklenemez; ancak toplumsal ve hukuki yaşamda açıkça haksız olduğu bilinen davranışlarda yalnızca kanun maddesinin bilinmemesi sorumluluğu kaldırmaz.
Yasak , Türkçe “yasa-” köküyle bağlantılı olarak kural ve men etme anlamında kullanılan bir sözcüktür. Hata , Arapça ḫaṭāʾ kökenli olup yanılma, yanlışlık anlamına gelir. Alman ceza hukuku terminolojisindeki Verbotsirrtum kavramının Türkçe karşılığı olarak yerleşmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 4 ve 30/4.; İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler , Seçkin Yayıncılık.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.
