Adalet, herkese kendi payına düşeni vermek için sürekli ve sonsuz bir iradedir.
UlpianRoma hukuk geleneğinin en meşhur adalet tanımlarından biridir. Romalı hukukçu Ulpian’ın bu ünlü tanımı, hukukun temel amacını hakkaniyet ve liyakat ekseninde tanımlayan evrensel bir ilkedir. Bu ifade, adaletin yalnızca yazılı yasaların uygulanması değil, bireylerin hak ettiklerini teslim etmeye yönelik bilinçli, kararlı ve kesintisiz bir ahlaki çaba olduğunu vurgular. Hukuk felsefesindeki "herkese hakkını vermek" prensibinin en yetkin anlatımlarından biri kabul edilen bu yaklaşım, adalet kavramını zamanla değişen bir durumdan ziyade, insan ilişkilerinde daimî olması gereken erdemli bir tutum olarak konumlandırır. Bu bağlamda adalet, devletin ve toplumun düzenini koruyan temel bir zemin görevi görürken, aynı zamanda bireysel ve toplumsal vicdanın merkezinde yer alan sürekli bir sorumluluk bilincini temsil eder.