Ceza Sorumluluğu
Ceza sorumluluğu, bir kişinin suç oluşturan fiili nedeniyle ceza hukuku yaptırımlarına muhatap tutulabilmesidir.
Ceza sorumluluğu, bir kişinin suç oluşturan fiili nedeniyle ceza hukuku yaptırımlarına muhatap tutulabilmesidir. Bu sorumluluk için fiilin kanunda suç olarak düzenlenmiş olması, failin fiille bağlantısı, kusurluluk ve sorumluluğu kaldıran nedenlerin bulunmaması gerekir.
Ceza sorumluluğu kişiseldir. Bir kimse kural olarak başkasının fiili nedeniyle cezalandırılamaz; ceza yaptırımı failin kendi eylemi, kusuru ve hukuki durumu üzerinden değerlendirilir.
Ceza sorumluluğu suçun unsurları, kast, taksir, hukuka uygunluk nedenleri, kusurluluğu etkileyen hâller ve yaş küçüklüğü gibi konularda kullanılır.
Kavram, özel hukuk sorumluluğundan ayrılır. Özel hukukta amaç çoğu zaman zararın giderilmesidir; ceza sorumluluğunda ise suç oluşturan fiile karşı kamu adına yaptırım uygulanır. Aynı olay hem ceza sorumluluğu hem de tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Ceza kelimesi Arapça جزاء yazılışındaki “cezâ”dan gelir. Sorumluluk Türkçe “sormak” fiiliyle ilişkili modern bir hukuk terimidir; kişinin bir davranışın sonuçlarını üstlenmesi anlamında kullanılır. Osmanlıca hukuk dilinde sorumluluk için Arapça مسؤولیت yazılışındaki “mesuliyet” kelimesi yaygındı. Bu nedenle ceza sorumluluğunun eski dildeki karşılığı “cezai mesuliyet”tir; Osmanlıca yazılışı جزائی مسؤولیت biçimindedir.
Bu terimle birlikte bakılabilecek başlıklar
İlgili ve tamamlayıcı başlıklar.

Kusurluluğu kaldıran veya azaltan nedenler
A. Cebir, şiddet, tehdit ve korkutma
Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet ya da muhakkak ve ağır korkutma veya tehdit altında suç işleyen kişiye ceza verilmez. Bu durumda cebir, şiddet, tehdit veya korkutmayı kullanan kişi fail sayılır. (5237 sayılı TCK m. 28)
Burada iradenin ciddi biçimde ortadan kalkması veya failden başka türlü davranmasının beklenememesi aranır. Basit baskı, telkin, ekonomik kaygı ya da soyut korku bu kurum için her zaman yeterli değildir.
B. Haksız tahrik
Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesi, ceza sorumluluğunu kaldırmaz; ancak cezada indirim sebebidir. (5237 sayılı TCK m. 29)
Haksız tahrikte:
aranır.
C. Hata
Fail suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmiyorsa kasten hareket etmiş olmaz. Ancak koşulları varsa taksir sorumluluğu saklı kalır. Nitelikli hallerde hata failin lehine değerlendirilir. Hukuka uygunluk veya kusurluluğu kaldıran/azaltan nedenlerin koşullarında kaçınılmaz hata da fail lehine sonuç doğurur. (5237 sayılı TCK m. 30)
Fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz hataya düşen kişi de cezalandırılmaz. (5237 sayılı TCK m. 30)
Hata savunmasında temel ayrım:
şeklindedir.
D. Yaş küçüklüğü
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; haklarında ceza kovuşturması yapılamaz, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. (5237 sayılı TCK m. 31)
On iki ila on beş yaş grubunda, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ya da davranışları yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği somut olarak araştırılır. Bu yetenek yoksa ceza sorumluluğu bulunmaz; varsa indirimli sorumluluk rejimi uygulanır. (5237 sayılı TCK m. 31)
On beş ila on sekiz yaş grubunda ise ceza sorumluluğu vardır; fakat kanunun öngördüğü oran ve üst sınırlar çerçevesinde indirim uygulanır. (5237 sayılı TCK m. 31)
E. Akıl hastalığı
Akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez; buna karşılık güvenlik tedbirine hükmedilebilir. (5237 sayılı TCK m. 32)
Davranışlarını yönlendirme yeteneği tamamen değil fakat azalmışsa, cezada indirim ve ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri gündeme gelir. (5237 sayılı TCK m. 32)
Ceza sorumluluğu yönünden belirleyici olan, soyut tanı değil, fiilin işlendiği andaki algılama ve davranışı yönlendirme yeteneğidir.
F. Geçici nedenler; alkol ve uyuşturucu etkisi
İrade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisi ya da geçici nedenlerle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalan kişiye ceza verilmez. Buna karşılık iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde işlenen suçlarda bu hüküm uygulanmaz. (5237 sayılı TCK m. 34)
İştirak bakımından ceza sorumluluğu
Birden fazla kişinin suçla bağlantısı, otomatik olarak aynı tür veya aynı derecede sorumluluk doğurmaz. Her kişinin suç planındaki rolü, kastı ve fiile katkısı ayrı belirlenmelidir.
Başlıca iştirak biçimleri:
İştirak sorumluluğu bakımından ortak suç işleme iradesi, somut katkı ve bu katkının suçun işlenmesiyle bağlantısı aranır. Salt olay yerinde bulunma, faille tanışıklık, sonradan haber alma veya soyut irtibat çoğu durumda iştirak için yeterli değildir.
Teşebbüs, gönüllü vazgeçme ve tamamlanmış suç
Fail, kastettiği suça elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamazsa teşebbüs hükümleri gündeme gelir.
Fail, icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını ya da neticenin meydana gelmesini önlerse teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Ancak tamamlanan kısmın bağımsız suç oluşturması halinde o suçtan sorumluluk devam eder. (5237 sayılı TCK m. 36)
İştirak halinde gönüllü vazgeçme bakımından ise yalnız gönüllü vazgeçen suç ortağı bundan yararlanır; suçun onun çabası dışındaki nedenle işlenmemesi veya bütün gayretine rağmen diğer faillerce işlenmesi hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanabilir. (5237 sayılı TCK m. 41)